Aile ile ilgili bilgiler yazısına puan ver :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan | 8,68 / 10 | 37 kisi / 321 puan verdi.
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

Aile ile ilgili bilgiler
Aile, toplumun en küçük birimi olarak kabul edilir. Aile denince genellikle aynı evde oturan anne ve baba ile, varsa onların evlenmemiş çocukları anlaşılır. Bu tip aileye “çekirdek aile” denir.

Çekirdek ailedeki çocukların evlenmesiyle de yeni bir çekirdek aile ortaya çıkar. Ama aile sözcüğünün bundan daha geniş anlamı da vardır. Daha çok sayıda akrabadan oluşan birimi, hatta bir soyu ya da sülaleyi tanımlamak için de aile sözcüğü kullanılır.

“Aile” sözcüğü günlük dilde çok değişik grupları tanımlamak için de kullanılır. Örneğin “Hasan iyi bir aileydi” dendiğinde, Hasan’ın sorumlu bir baba ve koca olduğu anlaşılır. Oysa birisi “Benim ailem Adana’dan gelmiş” dediği zaman, annesiyle babasının, hatta belki de dedelerinin Adana’da yaşamış olduğunu belirtir. Bir başkası “Bu bir aile toplantısıdır” dediğinde, o toplantıda yalnızca akrabaların bulunacağı anlaşılır. Bunlar amcalar, dayılar, teyzeler, halalar, yeğenler ve evlilik bağıyla aileye katılmış kişilerdir. Bütün bunlar bize, “aile” kavramının her zaman evliliğe ya da ortak atalara dayalı ilişkileri kapsadığını göstermektedir.
Konu başlıkları

Çekirdek Aile
Çağdaş toplumlarda, yeni evlenen çiftler genellikle baba evinden ayrılarak yeni bir evde yaşamaya başlarlar. Oysa bundan yüz, iki yüz yıl önce yeni evliler, damadın ya da gelinin ailesin yanında otururlardı. Anne, baba, kızlar, damatlar, oğullar, gelinler ve torunların aynı çatı altında yaşadığı böyle ailelere geniş aile deniyordu. Bu gelenek, tarıma dayalı geleneksel yapısını koruyan birçok toplumda bugün de sürmektedir.

Sanayileşmiş çağdaş toplumlarda, özellikle kentlerde geniş aileler yerini giderek küçük ailelere bırakmıştır. Anne, baba ve evlenmemiş çocuklardan oluşan bu küçük ailelere çekirdek aile denir. Çekirdek aile, yalnız birey sayısıyla değil yapısıyla da geniş aileden çok farklıdır. Çekirdek aile, kentlerdeki yaşam ve üretim koşullarına bağlı olarak doğmuştur. Kırsal kesimde aile, çoğu kez bütün bireylerin birlikte çalışıp birlikte ürettikleri ekonomik bir birimdir. Ama aile kentlerde bu özelliğini yitirir. Aile bireyleri, üretimin aile dışında yapılmasından dolayı, ev dışında çalışarak bağımsız hale gelirler. Bu durum, geniş ailedeki katı alt-üst ilişkilerini ortadan kaldırır ve ailede daha eşitlikçi ilişkilerin oluşmasını sağlar. Çocukların bilgi ve beceri edinmelerini, toplumla bütünleşmelerini sağlama işlevini üstlenen aile, bireyin geleceğinin güvencesi olmaktan da çıkar.

İSLAMDA AILENIN ÖNEMI
Aile, anne baba ve çocuklardan oluşan en küçük toplum birimidir Bu bakımdan aile toplumun temel taşı sayılmıştır İlk toplumlardan günümüze kadar, bütün toplumlarda aile vardır İnsanları diğer canlılardan ayıran önemli özelliklerden biri, insanların aile düzeni içinde yaşamalarıdır Anne baba ve çocukların yanında nine, dede, amca, hala, dayı ve teyzeler de aileden sayılır

Dinimize göre aile; anne, baba ve varsa çocuklardan oluşan kutsal bir yuvadır Birbirlerine sevgi ve saygı bağlarıyla bağlı olan; aynı inanç, aynı düşünce ve aynı duyguları paylaşan; kendilerine düşen görevleri yerine getiren bireylerden oluşan aileler, huzurlu olurlar Kur’an-ı Kerim’de “Allah sizlere kendinizden eşler, eşlerinizden de oğullar ve torunlar var eder”1 buyurulur

İslâm dini aileye büyük önem vermiştir Çünkü aile hem kişinin huzur bulduğu bir ortam, hem neslin devamı için bir vesile, hem de kişiyi dince günah sayılan çeşitli kötülüklerden koruyan bir kurumdur Kur’an-ı Kerim’de “İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda sevgi ve rahmet var etmesi Allah’ın varlığının belgelerindendir Bunda düşünen insanlar için dersler vardır”2 buyurulur

Toplumun özü ve temeli ailedir Uygarlıkta ileri gitmiş ne kadar millet varsa, aile ocağında iyi eğitim görmüş bireylerden meydana gelmiştir Çünkü milletler birçok ailenin birleşmesinden meydana gelmektedir Dinimiz, ailelere, aile kurumuna ve aile bireyleri arasındaki ilişki ve bağlara büyük önem vermektedir Aile, evlilik ve nikah bağıyla kurulur Peygamberimiz bir hadisinde “Nikah benim sünnetimdir Evleniniz, ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla öğünürüm”3 buyurmuştur

Ailenin düzenli, huzurlu ve mutlu olması, aile bireylerinin birbirlerine karşı sevgi, saygı, yardımlaşma ve dayanışma bilinci içinde olmalarına bağlanmıştır Aslında milletin bütün bireyleri, birbirleriyle sevgi, saygı ve yardımlaşma ihtiyacındadırlar İnsan, yaradılışı gereği bir başkasına muhtaçtır Üzüldüğümüz veya sevindiğimiz zaman, bu duygularımızı paylaşacak dostlar ararız Bunların başında da aile üyeleri gelir

Anne ve babalar, kendileri ve çocukları için çalışırlar Aile üyelerinin ihtiyaçlarını helâl yoldan çalışarak temin ederler; çocuklarının geleceği için çok büyük maddî ve manevî fedakârlıklar gösterirler Çocuklarına millî ve manevî değerleri tanıtırlar Onların güzel ahlâklı olmaları için çaba harcarlar

Anne ve babasını seven çocuklar, içten gelen bir sevgi ve saygı duygusuyla onlara bağlanırlar Aile içinde düzen ve huzurun sağlanmasına yardımcı olurlar Kendilerinden yaş ve tecrübede daha büyük olan aile bireylerine saygıda, küçük olanlara ise sevgide kusur etmemeye çalışırlar

Aile bireyleri kendi aralarında, yardımlaşma ve dayanışma içinde olurlar Herkes, ailenin sevinci ile sevinir, üzüntüsüyle üzülür Aile bireyleri kendilerine düşen görevleri aksatmadan yerine getirirler Anne ve babasına eziyet etmezler Akrabalarını, dostlarını ve komşularını sever, sayar ve yardımlarına koşarlar

Aile, her insanın doğup büyüdüğü kutsal bir ortamdır Hepimizin kaldığı bir yer vardır İnsanların kaldıkları yerlere ev deriz Ancak aile bireylerinin yaşadıkları yerlere yuva denir Aile yuvalarına, aile ocağı da denilmektedir Aile yuvası ve aile ocağı gibi deyimler, içinde rahatlık ve güven duygusu veren, içinde sıcaklığını hissettiğimiz yerler anlamında kullanılmaktadır O hâlde, içinde yaşadığımız binaların maddî yapısına ev derken, içinde yaşadığımız manevî ortama da aile yuvası veya aile ocağı diyoruz

Hepimiz aile yuvamızın şeref ve haysiyetini zedeleyecek söz ve davranışlardan kaçınmalıyız Büyüklerimize saygı göstermeli, küçüklerimize her konuda yardımcı olurken, şefkat ve merhametimizi onlardan esirgememeliyiz Elimizden geldiğince aile bütçesine katkıda bulunmalıyız Ev işlerinde ve dışarı işlerinde birbirimize yardımcı olmalıyız Bunların karşılığında hiçbir ücret beklememeliyiz Çünkü aile işlerinin ücreti sevgi ve ilgidir

Aile bireyleri, ara sıra, birbirlerine hediye alarak sürpriz yapmalıdırlar Bu olay hepimizi çok heyecanlandırır Aile içindeki neşemiz bir kat daha artar Bu mutluluğu hep birlikte paylaşırız Bayram, kandil ve önemli günler hediye almak için en uygun zamanlardır Çünkü hediye sevgi sembolüdür Sevgili Peygamberimiz de bazen, aile bireylerine hediye vererek onları sevindirirdi Hediyeleşme konusunda da ümmetini teşvik ederdi O, aile içerisinde en büyük hediyenin sevgi olduğunu belirtmiştir.

GİRİŞ
Hızla değişen dünyamızda insanın yaşayabilmesi ,bir bakıma en yakın çevresiyle olan ilişiklerine ve çevrenin kişilerin davranışları üzerindeki etkisini anlamasına bağlıdır. İnsanın en yakın çevresi evi ve ailesidir.Anayasamızın 41.maddesinde “Aile Türk Toplumunun Temelidir.”hükmü yer almaktadır.

Kişi veya aile olarak tüm insanlar,devamlı olarak değişen ,bir dünyada yaşamak ve bu dünyaya uyum sağlamak zorundadır.bir yandan sanayi ve teknolojideki değişikler aile yaşantısını da etkilemekte kitle iletişim araçlarının da yardımıyla bu etkileşim artık çok hızlı olmaktadır.

Nüfus durumunda, sosyal ve ekonomik yapıdaki değişmeler,doğrudan ve dolaylı olarak aileye yansımakta ve bunun sonucunda aile yaşamı devamlı olarak değişmektedir.Bu nedenle aile konusu işlenirken,ailenin durumu belirlenirken,ailenin içinde bulunduğu toplumdaki gelişme ve değişmeleri birlikte incelemek gerekmektedir.Ailenin bugünkü durumunu bilmek değişimleri izlemek için şart olmaktadır.Ancak bu sayede ;ailedeki değişimi analiz etmek ,ailenin değişimine neden olan veya neden olacak faktörleri incelemek ,aile refahını artırıcı yönde alınacak önlemlerin gerçekçi olmasına imkan sağlamak mümkün olacaktır.

Aile, insanlık tarihi boyunca var olan ve değişmeler karşısında sürekliliğini her zaman koruyan bir kurumdur.Bu güne kadar kurulmuş olan bütün medeniyetlerde,bütün hukuk sistemlerinde ve dinlerde toplumsal hayatı,birlik ve bütünlüğü sağlamaya yönelik düzenlemelerin esas objesi aile olmuştur.

Aile ,insanoğlunun en derin eğitim etkilerini aldığı ,pek çok şeyler öğrendiği ve hayata hazırlandığı bir okuldur.Diğer yandan aile ,dünyaya masum ve nötr bir özellikte gelen çocuğa hem ferdi hem de sosyal ve kültürel yönden kimlik kazandıran bir yerdir. Çocuğun şahsiyeti bir nevi aile eğitimi vasıtasıyla oluşmaktadır.Verdikleri eğitimle çocuklarının şahsiyetini çizen aileler ,dolayısıyla mensubu bulundukları milletinde şahsiyet ve kaderini çizmektedir. Bu sebepledir ki aile eğitiminin değeri ve sorumluluğu büyük önem arz etmektedir.

En küçük toplum birimi olarak da tanımlanan aile insan yaşantısı içinde doğudan önce başlayan ve doğundan sonraki ilk gelişim yıllarından yaşamın sonuna değin etkinliğini sürdüren bir kurumdur. Ailenin çocuk üzerindeki etkilerinin kalıcı olduğu düşünüldüğünde aile kavramının önemi dağa da belirginleşmektedir. Çocuk ,bir topluluk içinde nasıl yaşanıldığını ailesinden görerek öğrenmektedir. Çocuk yetiştirmede amaç sağlıklı bir kişilik oluşturmaktır. Bütün toplumlarda aile kişiliğin ortaya çıkmasında ve gelişmesinde etkili olan ilk sosyal etkendir.

İnsanın ihtiyaçlarına karşılık vermeyen bir aile yapısı,o insanın,dolayısıyla o toplumun temel yapı ve özelliğini de kısa veya uzun vadede derinden etkiler.
Ailenin dayandığı temel değer onun yansıyış şartları arasında beyin, duyan kalp ile vücuttaki organlar ve duyumlar arasında ortaya çıkan uyumsuzluğu hatırlatabilir. Ki bu durumda olan insana özürlü diyoruz.bu durumda olan insana özürlü diyoruz.Gerçi bu durumda olan insanlarda da normal insanlarda gördüğümüz organlar ,beden yapısı ve ihtiyaçlar küçük farklar dışında aynıdır.

Fakat arda sırada bir ilişki kesikliği veya giderememe vb.. gibi durumlar söz konusudur. Tıpkı benzer şekilde ailenin dayadığı değer ile bu değerin yansıması gereken ortam ve şartlar arasında mütekabiliyet bir uyum ve uygunluk, bir ilişki eksikliği veya kesikliği söz konusu ise o taktirde ortada bir dizi önemli sorun var demektir. En azından sorunların ortaya çıkabileceği hazırlıklı olunması kaçınılmaz hale gelir.

Türk topumu olarak hayatiyetini korunması ve sürdürmesi belirtilmek istenen bu aile yapısına bağlıdır. Ancak bu aile yapısının dayandığı ve hayatiyetini sürdürmekte etkili olan değer ile onun yansıyacağı ortam ve şartlar arasındaki mesafe her geçen süre giderek açılmakta, en azından bulanıklaşmakta çeşitli lekelerin yansıdığı bir ortama dönüşmektedir. Bu durumu zaman içinde ve şartlara uygun olarak değerin yorumlanması olgusuyla karıştırmamak mecburiyeti vardır. İnsan yapısı gerekli değişikliğe veya ilerlemeye teşne bir varlıktır. Elbette aile kurumu toplumsal örgütlenme ve yapılanmada bunun dışında düşünülemez. Fakat insan aynı zamanda hafızası ve hatırası tarihi ve geçmişi olan bir varlıktır da. Bu yönüyle insan koruyucu, gözetici, sadık kısacası bazı değerlere sıkı sıkıya bağlı kalmak durumundadır ki insanın değişmeyen, kalıcı olana ilişkisi de buradadır. Başka bir söyleyişle insan ve toplum açısından zaman ve şartlar gereği bilirli değişikliklerin olması gereklidir. Bu değişim isteği insanın fıtratında kaynağını bulan bir olgudur. Çünkü değişim insanın insan olarak iyiye güzele ve doğruya yönelmesiyle vazgeçilmeyecek bir süreç olarak kabul edilmelidir. Kaldı ki insan iyiye güzele ve doğruya yöneldiği anda kendi özünü,asıl insan olma olgusunu yavaş yavaş gerçekleştirmeye başlar.

İnsan değişmeyen fıtratını değişen ortam ve şartlar bakımından tanımak, bu tanıyışına bağlı olarak da belli bir değişim içinde, yani sürecinde olmak durumundadır. ahlaki idealin gerçekleştirilme kaynağı burada söz konusu edilmektedir. kısacası insan, değişmeyen değerlerini değişen şartlar ve ortama göre yeniden tanımlamakta, belirlemekte, anlamakta ve anlaşılır kılmaktadır.

aile, aile nedir, aile ne demek, aile neye denir, aile ile ilgili bilgiler, aile hakkında bilgi, aile ne demektir, aile anlamı, aile özellikleri, aile hakkında kısa bilgi

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin

  1. zahide
    22 Mayıs 2012 | Cevapla

    çok güzel

  2. pınar
    22 Mart 2012 | Cevapla

    ben sevgi saygı dayanıma nedir dedim yaaa