Akraba Evliliğinin Zararları yazısına puan ver :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan | 6,93 / 10 | 28 kisi / 194 puan verdi.
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

Akraba Evliliği
Akraba Evliliğinin Zararları

Her insanda 23 çift kromozom vardır. Her bir çift kromozomun bir tanesi anneden, diğeri babadan gelmektedir. Kromozomlar, kalıtımımızla ilgili olan DNA´yi içerir. DNA´nin fonksiyonel ürün kodlayan bölümler ise Gen denir.

Her bir kromozomda binlerce gen vardır. Her gen, kromozom üzerinde özel bir yere sahiptir. Genler bir kuşaktan diğerine aktarılan kalıtsal birimlerdir. Bazı hastalıkların ortaya çıkmasında sadece anneden veya babadan bozuk gen aktarılması yeterliyken, bazı hastalıklarda hem anneden hem de babadan bozuk olan genin alınması sonucu hastalık ortaya çıkar. Böyle bir durumda anne ve baba sağlıklı olabilirler, ancak bozuk gen taşımaktadırlar; yani tip dilinde Heterozigot olarak adlandırdığımız durum söz konusudur. Hastalığın ortaya çıktığı çocuk ise Homozigot´tur yani her iki bozuk genide aldigi için hasta olmustur. Iste bu kalıtıma Otozomal Resesif Kalıtım denmektedir. Otozomal resesif kalıtımda, ayni bozuk geni taşıyan anne ve babanın hasta çocuk sahibi olma ihtimali %25´tir.

Akraba evliliklerinde, hem annenin hem babanın ayni bozuk geni taşıma ihtimali, akraba evliliği yapmayan diğer kişilere oranla daha yüksek olduğu için, çocuğun da hasta dogma ihtimali, normal popülasyona göre artmıştır. Bununla beraber, düşük ve ölü doğum ihtimali de artmıştır.

Son yıllarda yapılmaya başlanan çalışmalar, ülkemizdeki kan yakini evlilik oranını %21-40 arasında belirlemiştir. Almanya´da ise bu oran sadece %0,1- 0,3 arasındadır.

Akraba evliliği yapmış anne adaylarına tavsiyem, gebelikleri sırasında genetik danışma almaları olacaktır.

Akraba Evliliği nın sakıncaları

Akraba evliliklerinin kuşkusuz sakıncaları da var. Bununla birlikte araştırma bölgemizde sakıncaların öneminin azlığı dikkatimizi çekmiştir. Bu nedenle de akraba evlilikleri yaygındır. Sakıncalı yönleri de aşağıdaki noktalar etrafında toplayabiliriz.

a. Akrabalar arası kırgınlığa yol açma: Işık tepe köyü muhtarının belirttiği sakıncalardan birisi şu: Evde bir anlaşmazlık olduğunda (dövülme, kötü söz) kız hemen annesine uğrayıp durumu bildirmekte, o zaman da onlarla kırgınlık doğmaktadır. Işık tepe köyünde gençler artık akrabalarla evlenmek istemiyor. Çünkü ayrılmak söz konusu olunca akrabalarla da kırılma, küsme oluyor diyorlar. Bu nedenle kızdan memnun olmadığı halde sırf akraba olduğu için evliliği sürdüren, boşayamayan aileler vardır. Işık tepe’den bir genç; “Akraba kızı nazlı olur. Bir iki tokat atınca hemen babası evine kaçar” diyordu.

b. Çocukların sakat doğuşu: Yakın akraba evliliklerinden doğan çocuklar genellikle biyolojik olarak sakat doğmaktadır. Hatta Antalya ve Konya’da yapılan çalışmalarda akraba evlilikleri ile bebek ölümleri arasındaki ilişkinin anlamlı olduğu saptanmıştır. Fakat Işık tepe’de köylüler sakatlık sakıncasını herhalde bilmediklerinden pek belirtmediler. Fakat eğitim görmüş gençler bu durumun farkındalar, bu sakıncayı daha çok gençler belirttiler.

Lise mezunu bir genç (Suphi) diyor ki, “Çocuklar anormal doğuyor. Ama o cahillere anlatamıyoruz ki.” Işık tepe’de yakın akraba evliliklerinden sakat doğmuş çocuklar var, fakat halk bunun farkında değil. Sadece Allah vergisi deyip geçiyorlar. Hatta lise mezunu bir genç, çok uzak bir akrabası ile evlenmek üzere idi. Bana çocuklar yönünden bir sakıncası olup olmadığını sordu. Ben de kızın çok uzak akraba olması nedeniyle bir sakıncası olmayabileceğini belirterek moral verdim. Bu olayda olduğu gibi köylüler, süt emmenin çocuklarda sakatlığa yol açtığı inancındalar. Bir köylüyle çocuklarını yakın akrabalarıyla evlendirmek isteyip istemediğini sorduğumuzda. “Hayır, çocuklar süt emmiş olabilir, günahtır. Hem de çocuklara karşı sevgi olmaz. Çocuklar zekâsız doğar” yanıtını verdi.

Köylüler, köylerindeki bir olayı anlattılar. Bir aile, aynı memeden süt emmiş çocukları zorla evlendirmiş. Bir çocukları olmuş ve çift cinsiyetli olarak doğmuş ve ölmüş.

Kalıtsal hastalıklar genellikle çocukta sakatlıklara neden olur. Bu kalıtsal hastalıklar üç grupta toplanır.

1. Dışarıdan görülen, çocuğun sağlığını etkileyen iç organlardaki anormallikler (kalbin delik olması, böbreklerin bozuk olması).
2. Çocuk kabaca normal göründüğü halde, organlarının çalışmasında bozukluklar olur.
3. Zekânın doğuştan geri olması.
kimse

Bir hekimin bu konudaki açıklamaları şöyledir:
“Kalıtsal hastalıklar, anne, baba sağlıklı görünmesine rağmen, beraberliklerinden doğan çocuklarda aynı hastalığın taşınmasıdır. Bu durumda anne ve babada, her ikisinde hastalığı meydana getiren genler dediğimiz kalıtım maddesiyle (babanın sperminden annenin yumurtasından) kromozomlarda taşınmasıyla çocukta sakatlık oluşur ki, ancak bunlar karşılaştıkları zaman hastalık ortaya çıkar. Hem anne hem baba sağlıklı oldukları halde, soyda böyle bir hastalık var ise, karşılaşma olasılığı fazladır.”

Yapılacak iş, evlenirken genetik olarak soyun çok iyi incelenmesidir.

c. Kentte göçü engelleme: Köyden bir genç, “Köydeki akrabamla evlenirsem köyde kalırım, bir yere gidemem. Oysaki ben kentten yabancı bir kız alıp kente yerleşmek istiyorum” demişti. Bu gencin akrabalarıyla arası açıktı. “Burada onlardan kız alırsam benim kalkınmamı istemezler, kendi egemenlikleri altına alırlar. Bizim köyde akrabalar birbirinin düşmanıdır” diyordu.

ç. Düşman tarafa kız vermemek için akrabaya kız verme: Işıktepeli lise mezunu bir genç (Suphi), köylerinde kan davası nedeniyle düşman olan tarafa kız vermemek için, aileler zorunlu olarak akrabalarına kız verdiklerini belirtti. Bu da doğru bir gözlemdi. Çünkü esasen köy çok ufaktı (54 hane). Kızı alacak kimse kalmayınca akrabaya gidiyordu. Yani köylüler istemeseler bile, bir yerde akraba evliliğine zorunlu olarak baş vuruyorlardı. Bu hususla ilgili başka bir örneği köy gençlerinden Mehmet Ali verdi. Onun Elazığ’da evlenmeyi düşündüğü bir kızı Maden belediye reisinin yeğenine istemişler, kızı vermemişler. Fakat kız tarafı, onlar güçlüdürler, kızı kaçırırlar diye alelacele amca oğullarına vermişler. Yani son çare akraba oluyor.

d. Geçim olamayacağı: Elazığ’daki bir Alevi köyündeki araştırmada, akraba çocuklarının kaç göç olmadan birbirlerine alışık olarak büyüdükleri için birbirlerine pek tutkun olamayacakları ve geçim olamayacağı inancı belirtiliyor.

Evvelden çok rastlanan beşik kertmesi de akraba evliliklerinin bir kökeni olmaktaydı. Çünkü beşik kertmesi, komşularla olabildiği gibi, daha çok, akrabalarca uygulanıyordu.

Bir başka uygulama da Diyarbakır ve Urfa taraflarında görülmektedir. Bu yörelerde bir kızın yakın akrabaları ve onların oğulları varsa o kızı dışardan isteyemez, istendiğinde kavga olur.

Akraba Evliliği, Akraba Evliliğinin zararları, Akraba Evliliğinin zararı, Akraba Evliliğinin zararı nedir, Akraba Evliliğinin zararları hakkında, Akraba Evliliğinin zararları nelerdir, Akraba Evliliği hakkında, Akraba Evliliğinin zararları ile ilgili bilgi,

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin

  1. ALEYNA GÜZELÜSTÜN
    15 Nisan 2014 | Cevapla

    BENCE ARTIK AKRABA EVLİLİGİNE SON VERİLMELİ ÇÜNKÜ AKRABA EVLİLİGİNDEN DOGAN COCUKLARIN BİR COGU HASTA VEYA ENGELİ OLARAK DÜNYAYA GÖZLERİNİ ACIYORLAR BU DURUMDA ONLAR 1 ÖMÜR HAYAT SÜRERKEN COK ALAY KONUSU OLUYOR :( :p