Alerji Çeşitleri yazısına puan ver :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan | 5,50 / 10 | 2 kisi / 11 puan verdi.
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

Alerji Çeşitleri

1 – Kozmetik alerjisi
Kozmetiklere bağlı alerjiler; cilt tahrişi, egzama, güneş ışınlarına hassasiyet, kurdeşen ve akne gibi olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Dolayısıyla bu tür malzemelerin bilinen alerjilerden, ciltte hassasiyete neden olacak maddelerden arındırılması gerekiyor. Uzmanlar bu durumda; krem veya losyon yerine pudra şeklindeki ürünleri tercih etmenizi öneriyorlar. Su ile çıkabilen ürünleri kullanın, her 3 ayda bir kozmetik ürünlerini yenileyin, sadece siyah rimel ve eyeliner kullanın, göz farlarında mümkün olduğunca açık renkleri tercih edin.

2 – Spor Alerjisi - Egzersiz alerjisi
Jogging, tenis, futbol, bisiklet, kayak ve hatta aerobik gibi pek çok egzersiz türü alerjiye yol açabiliyor. Egzersiz alerjisi ciltte hafif kızarma ve kabartılardan karın ağrısı, bulantı ve kusmaya, astım krizinden tansiyon düşüklüğüne kadar çok farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor

3 – Lateks alerjisi
Lateks, kauçuk ağacının süt kıvamındaki öz suyunun çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesiyle elde ediliyor. Günlük yaşantımızda sık sık karşılaştığımız 40 binden fazla maddenin lateks içerdiği belirtiliyor. Bu maddelerden bazıların ise şöyle; bulaşık eldiveni, prezervatif, balon, oyuncak, emzik, biberon, silgi, elektrik kablosu, tenis, basketbol, bowling topu, deniz yatağı, yapıştırıcı, boya ya da ayakkabı…

4- Kapalı binalar alerjisi
Genellikle büroda çalışanlarda görülen ve kesin nedenleri tam anlaşılamamış olan bu hastalığın belirtilerini; baş ağrısı, baş dönmesi, uyuşukluk, yorgunluk hissi, gözlerde sulanma, kaşınma, kızarma, burun akıntısı, hapşırık, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, boğazda yanma, boğaz kuruluğu, gıcık şeklinde öksürük, göğüste sıkışma hissi, nefes darlığı, cilt kuruluğu, ciltte kaşıntılar, burun kanaması, konsantrasyon güçlüğü

5 - Takı alerjisi
Ciltte kızarıklık, kaşıntı, sulanma gibi şikayetlerle ortaya çıkıyor. Alerjenle temas süresi, temas eden madde konsantrasyonu, ciltte daha önceden bulunan hasarlar, terleme, göz kapakları, kulak memesi gibi hassas cilt bölgeleri, cilt kuruluğu gibi etkenler tablonun oluşumunu etkiliyor. Özellikle deri, nikel ve krom içeren takılar, alerjik reaksiyon geliştirebiliyor.

6 – Besin alerjisi
Muz, pancar, kavun, çikolata, midye, kekik, yengeç, rezene, zencefil, bal, mercimek, ıstakoz, portakal, istiridye, çilek… Besin alerji; vücudun bazı yerlerinde kızarma, kaşıntı, kusma, karın ağrısı, döküntüler, gözlerde kaşınma ya da sulanma gibi pek çok şikayetlerle ortaya çıkıyor.

Güneş alerjileri
Güneş alerjisi üç gruba ayrılıyor:
Polimorf Işık Döküntüsü: Vücudun güneş gören bölgelerinde, güneşe çıktıktan 30 dakika – 3 gün sonra beliren; kızarıklık ve cilt döküntüleriyle seyrediyor. Alın, yanaklar, el sırtları, kollar ve göğüs altları gibi bölgelerde aniden ortaya çıkıyor

Fotoallerjik reaksiyon: Güneş yanığı ya da alerjik egzamaya benzerlik gösteriyor. Güneş gören alanlarda kızarıklık ve döküntüler oluşuyor.

Fototoksik Reaksiyon: Normalde reaksiyon uyandırmayan bir dalga boyunun; katran bileşikleri, bitkiler ve esansiyel yağ bileşikleri ( havuç, kereviz, dere otu, rezene, anason, çörekotu, turunçgiller, baklagiller, incir ve bazı çayır bitkileri), boyalar, ilaçlar gibi ışığa karşı hassasiyete neden olan maddelerle temas etmesi sonucu oluşuyor
Polenler

Bazen, çiçeklere dokunduğumuzda savrulan renkli bir toz bulutu gibi gördüğümüz…
Bazen, gökyüzünde pamuklar gibi uçuşurken seyrettiğimiz…
Bazen, bir yağmurdan sonra bir kenarda toplaşan sarı bir toz kümesi olarak gözümüze çarpan…
Polenler, yani çiçek tozları…
Burnumuz aktığında… hapşırdığımızda…
Gözlerimiz sulandığında… kızardığında….
Derimiz kabardığında, kaşındığında…
Öksürdüğümüzde…nefesimiz tıkandığında…göğsümüz hırıldadığında… suçladığımız… şu çiçek tozları…

Polen Nedir ?
Polen ya da halk arasındaki ismiyle çiçek tozları, tohumlu bitkilerde erkek organların başçık kısımlarında bulunan erkek döl hücreleridir. Bitkinin genetik bilgisini içeren polenler, yuvarlak veya elips şeklindedirler.

Bitkilerin üremeleri için polenlerin aynı türden diğer bitkilere taşınmaları gerekir. Bu taşınma böceklerle veya rüzgarla olur.

Bazı bitkilerin kokulu, parlak ve nektarlı polenleri vardır. Arılar ve böcekler tarafından taşınan çapları ortalama olarak 100 mikron olan polenler alerji bakımından o kadar önemli değildir. Bunların hem sayıları azdır, hem de solunum yollarına giremeyecek kadar büyüktürler. Ayrıca bu polenlerin yapıları balmumu gibi olduğundan, bir böceğin ayağına veya bir bitkinin yüzeyine kolayca yapışırlar ve atmosfer havasına karışmazlar.

Alerjik hastalıklar bakımından asıl önemli olanlar, 20-60 mikron büyüklüğünde ve rüzgarın etkisiyle çok uzak mesafelere taşınabilen polenlerdir. Bu boyutlardaki polenler rüzgar, yağmur, kuruluk, nem, vb. meteorolojik faktörlerin etkisiyle birkaç mikronluk çok daha küçük taneciklere parçalanırlar. Akçaağaç, dişbudak, ıhlamur gibi ağaçların hem böceklerle taşınan büyük polenleri, hem de rüzgarla taşınan küçük polenleri vardır.

Polenler kapı ve pencerelerden, hatta pencerelerdeki tellerden geçerek evlerimizin içine kadar girebilirler, fakat oda içinde hiçbir zaman dış atmosfer havasındaki kadar çok miktarlarda bulunmazlar.

Her Bitkinin Kendine Özgü Polen Zamanı Vardır!

Bitkilerin türlerine göre polen zamanları farklıdır. Örneğin; iğne yapraklı ve yaprak döken ağaçlar ilkbaharda, otların ve çiçeklerin çoğu Haziran ve Temmuz aylarında polen yayarlar. Geç açan ağaçlar ve yabani otlar ise yaz sonunda polen verirler.

Her Polen Alerji Yaratmaz!

Polenlerin alerjik hastalıklara neden olma potansiyelleri farklıdır. Bunu belirleyen dört önemli faktör vardır:
Alerjenite
Polenin boyutları
Solunan havadaki polen miktarı
Polenlerin havada kalma süreleri

Alerjenite, bir antijenin duyarlı kişilerde antikor yapımını uyarabilme özelliğidir. Bir polen ne kadar çok IgE yapımına yol açıyorsa, alerjenitesi o kadar fazla demektir. Bir maddenin alerjenitesi, kimyasal yapısına bağlıdır.

Polenlerin hastalık yapma potansiyelleri boyutları ile de yakından ilgilidir. Polenler astıma değil, daha çok alerjik nezleye neden olurlar çünkü bunların çapı 20-60 mikron arasındadır. Bu boyuttaki polenlerin küçük hava yollarına kadar ulaşabilmeleri mümkün değildir.

Alerjik hastalıklara yol açmada solunan havadaki polen miktarı ve bunların havada kalma süreleri de çok önemlidir. Araştırmalara göre, bir polenin alerjiye neden olabilmesi için bir metreküp havada ortalama 25-50 polen bulunması gerekmektedir. Bir çavdar başağının 4 milyon, orta boy fındık ağacının 600 milyon ve bir çam kozalağının yılda 5 milyondan fazla, tek bir ağacın ise 10 milyardan fazla polen üretebildiğini göz önüne alırsak, soluduğumuz havada ne kadar çok çam poleni bulunabileceği daha iyi anlaşılır. Ancak, çam polenlerinin alerjeniteleri fazla olmadığı için bunlara bağlı alerjik hastalıklar oldukça seyrektir.

Gösterişli ve renkli bitkilerin daha çok alerjiye neden oldukları sanılır. Örneğin, gül nezlesi diye bilinen hastalığa gül polenleri değil, aynı mevsimde atmosfere salınan ağaç ve çayır polenleri yol açar.

Kavak, huş ağacı, kızıl meşe, kızılağaç, fındık, selvi, kayın, söğüt, ıhlamur, zeytin, karaağaç, çınar gibi ağaç polenleri ile çayır salkım otu, tatlı ilkbahar otu gibi çayır polenleri; yapışkan otu, akkazayağı ve kuzu kulağı gibi yabani ot polenleri ve arpa, buğday, yulaf, çavdar ve mısır gibi tahıl polenlerinin alerji yaratma potansiyelleri yüksektir.

Bazı polenler o kadar büyüktürler ki, havada çok kısa süre kalabilirler ve salındıktan hemen sonra toprağa düşerler. Bu yüzden de hastalık yapma özellikleri hiç yoktur.

Hava Koşulları ve Polenler
Ülkemizde, bölgelere göre farklılıklar olmakla beraber polenlerin atmosferde en çok bulunduğu dönem nisan-haziran aylarıdır. Sıcak iklimlerde, polen mevsimi 8-9 ay sürer.

Atmosferdeki polen miktarları hava koşullarına bağlı olarak değişir. Sıcak, kuru, rüzgarlı ve fırtınalı günlerde atmosferdeki polen sayısı çok fazladır. Rutubetli ve yağmurlu günlerde ise polenler su ile yere indikleri için havadaki miktarları çok azalır. Birçok hasta, yağmur yağdıktan sonra şikâyetlerinin bıçak gibi kesildiğini çok iyi bilir ve çok rahatsız oldukları zaman yağmur yağmasını arzu ederler.

Bitkilerin çoğu polenlerini gün doğumu ile sabah saat 8 arasında, bir kısmı öğle saatlerinde, bir kısmı ise öğleden sonra salarlar.

Polenler rüzgarın etkisiyle kilometrelerce uzaklara taşınabilirler. Ağaç polenlerine göre, çayır ve çimen polenleri çok daha uzak mesafelere yayılabilirler.

Yüksek binalarla çevrili sokaklarda, binaların yüzeyi statik elektrik nedeniyle polenleri çekerler. Buna karşılık, deniz kenarlarında çok az polen bulunur.

Birçok araştırma hava kirliliğinin polenlere karşı duyarlılığı artırdığını göstermiştir. Özellikle de yoğun trafik olan bölgelerde yaşayan ve dizel partikülleri ile poliaromatik hidrokarbonlara maruz kalan kişilerde polen duyarlılığı daha kolay oluşmaktadır.

Polenlerden Korunmanın Yolları
Soluduğumuz havada bulunan polenleri kontrol etmek elimizde olmadığı için, polenlerden korunmak ev akarlarından korunmak kadar kolay değildir.

Her şeyden önce, hangi polenlere alerjik olunduğu bilinmelidir.
Polenlerine alerjik olunan bitkilerden uzak durulmalıdır.
Radyo, televizyon, gazete gibi yayın organlarında, günlük hava durumu raporlarında o günkü polen durumu hakkında bilgi verilerek alerjisi olanlar uyarılmalıdır.
Evlerin kapı ve pencereleri sıkıca kapatılmalıdır.
Evlerde ve arabalarda polen filtreli klimalar kullanılmalıdır.
Evdeki polen miktarı çok fazla ise hava temizleyicilerden yararlanılmalıdır.
Polenlerin atmosferde yoğun olarak bulundukları zamanlarda (sabahın erken saatleri, sıcak, kuru ve fırtınalı havalar) mümkünse dışarıya çıkılmamalıdır.
Polenlerin çok yoğun olduğu dönemlerde mutlaka dışarı çıkmak gerekiyorsa, ağzı ve burnu kapatan maskelerden yararlanılmalıdır.
Polen mevsiminde, açık havada spor ve egzersizden kaçınılmalıdır.
Polen zamanı ağaçlık ve çimenlik yerlere seyahat edilmemeli, deniz kenarları tercih edilmelidir.
Dışarıda mutlaka güneş gözlüğü kullanılmalı ve eve gelince gözlük bol su ile yıkanmalıdır.
Şapka mutlaka kullanılmalıdır. Eğer şapka takılmıyorsa saçlar yatmadan önce mutlaka yıkanmalıdır, çünkü saçlara çok miktarda polen yapışmış olabilir.
Günlük kıyafetler eve gelir gelmez, yatak odası dışında bir yerde hemen değiştirilmelidir.

Alerji, Alerji Çeşitleri, Alerji Çeşitleri Nelerdir, Alerji Çeşitleri Nedir, Alerji Çeşitleri Hakkında Bilgi, Alerji Çeşitleri ile ilgili bilgi, Alerji Türleri,

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin

  1. mehmet
    28 Mayıs 2010 | Cevapla

    tedavisi varmı bunun

  2. mehmet
    28 Mayıs 2010 | Cevapla

    mrb ben 19 yaşındayım 6 yaşından beri yanaklarım sürekli kızarık ne deni ne olabilir şimdiden tşkr

  3. büşra
    25 Mayıs 2010 | Cevapla

    aslın da bende bunlar yok ben de ise güneşe çıkınca ilk başta afif kızarıyor sonra acayip kızarıyor bende büün yolları denedim doktora gittim verdiği şurup ve krem hiç işe yaramıyor arkadaşlarım benden farklı