<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hakkında Bilgi &#187; Biyografiler</title>
	<atom:link href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/category/egitim/biyografiler-egitim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com</link>
	<description>Hakkında Bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 11:38:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Marko Polo Kimdir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/marko-polo-kimdir-nedir+marko-polo-kimdir-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/marko-polo-kimdir-nedir+marko-polo-kimdir-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 16:26:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Marko Polo]]></category>
		<category><![CDATA[Marko Polo hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Marko Polo Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Marko Polo ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Marko Polo kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Marko Polonun Hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36799</guid>
		<description><![CDATA[MARKO POLO KİMDİR (1254-1324)Venedikli gezgin Marko Polo, Çin’e ve Asya’nın çeşitli yerlerine yaptığı gezilerde gördüğü yerleri ve edindiği izlenimleri anlatarak, Avrupa’nın Uzakdoğu uygarlıklarını tanımasını sağlamıştır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MARKO POLO KİMDİR</strong><br />
(1254-1324)Venedikli gezgin Marko Polo, Çin’e ve Asya’nın çeşitli yerlerine yaptığı gezilerde gördüğü yerleri ve edindiği izlenimleri anlatarak, Avrupa’nın Uzakdoğu uygarlıklarını tanımasını sağlamıştır. </p>
<p>Marko Polo tüccar bir ailenin çocuğuydu. Babası ve amcası Asya’ya ticaret amacıyla yaptıkları yolculuklarda Çin’e kadar gitmiş ve Pekin’de Hint-Türk imparatoru Kubilay Han’ın konuğu olmuşlardı. İtalya’ya dönüşlerinde papaya Kubilay Han’dan bir mektup getirerek, Han’ın Hristıyanlık konusunda bilgi edinmek isteğini ilettiler. İki yıl sonra 1271’de doğuya gitmek için yeniden yola çıkarken 17 yaşındaki Marko Polo’yu da yanlarına aldılar. </p>
<p>Denizyoluyla İskenderun körfezindeki Ayas’a gelen Pololar,Doğu Anadolu ve İran’dan geçerek Basra körfezinde Hürmüz Boğazına vardılar. Deniz yolculuğunu tehlikeli bularak daha güvenli olan İpek Yolu’nu izlemeye karar verdiler. İran ve Afganistan’ı geçip Pamir dağlarını  aştılar. Kaşgar, Yarkent, Hotan, Gabi Çölü ve Kuzey Tibet’ten geçerek Çin’e ulaştılar. Onlardan sonra 600 yıl boyunca hiçbir Avrupalı bu yoldan geçemedi. </p>
<p>Marko Polo 3,5 yıl süren bu Asya yolculuğu sırasında gördüklerini sonradan öylesine ayrıntıyla anlatmıştır ki,geçtikleri yerleri neredeyse adım adım izlemek olanaklıdır. Polo’nun yazdıkları kuşaklar boyunca gerçek dışı, çekici öyküler olarak algılandı. Çok sonra Sir Henry Yule ve Sven Hedin gibi gezginler yazılanların doğru olduğunu ortaya koydu. </p>
<h6>Marko Polo, Marko Polo kimdir, Marko Polo hakkında, Marko Polo ile ilgili bilgi, Marko Polo Hayatı, Marko Polonun Hayatı,</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/marko-polo-kimdir-nedir+marko-polo-kimdir-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Thales kimdir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/thales-kimdir-nedir+thales-kimdir-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/thales-kimdir-nedir+thales-kimdir-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2011 21:19:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Thales]]></category>
		<category><![CDATA[Thales hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Thales in hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Thales kim]]></category>
		<category><![CDATA[Thales kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Thales nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Thalesin hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36346</guid>
		<description><![CDATA[Thales kimdir Thales, (d. M.Ö. 624 Milet &#8211; ö. M.Ö. 546) Yunanlı gökbilimci, filozof, matematikçi ve siyaset adamı. Thales Heredot&#8217;a göre kendisinde pek çok özellik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Thales kimdir</strong><br />
Thales, (d. M.Ö. 624 Milet &#8211; ö. M.Ö. 546) Yunanlı gökbilimci, filozof, matematikçi ve siyaset adamı.</p>
<p>Thales Heredot&#8217;a göre kendisinde pek çok özellik toplamış birisidir. Devlet adamı, mühendis ve şehir planlamacısıdır. Yaşadığı yıllarda Mısır&#8217;da bulunmuş ve suyun her şeyin kaynağı olduğunu onlardan öğrenmiştir. İlk Yunan geometricisidir. Piramitlerin yüksekliğini gölgelerini ölçerek hesaplamıştır. Gemilerin kıyıdan ne kadar uzakta olduklarını ölçebilmek için geometrik yöntemler geliştirmiştir. Ona göre karalar, her şeyin kaynağı olan suyun üstünde yüzmektedir. Küçük ayı takım yıldızını keşfetmiştir. Ayrıca depremin nedenleri hakkında geliştirilen ilk teori de Thales&#8217;e aittir. Geminin, dalgalar üzerinde hareket edişine benzer bir biçimde , karalar su üstünde yüzer ve bu nedenle depremler oluşur. Ona göre, bize cansız gibi görünen her şey canlıdır ve Dünya Tanrılarla doludur. Mıknatısın ve amberin (elektron) çekici gücünü açıklamaya çalışmıştır.</p>
<p>Aristoteles Thales için şöyle demektedir; Onu yoksul biri olduğu için küçümsemişlerdi. Bu da, felsefenin, ilmin, hiçbir yararı olmadığını gösteren bir özellikti. Oysa o, gök cisimlerinin hareketlerini inceleyip, onları önceden tahmin edebildiği için, ne zaman büyük bir zeytin hasadı elde edilebileceğini bilebilirdi. Bundan dolayı da; epeyce para kazanabilir, kışın parasını Milet ve Khios&#8217;taki bütün zeytinyağı elde etmeye yarayan mengenelere yatırıp, tümünü ucuza kiralayabilirdi. Zamanı gelip te, bu zeytinyağı mengenelerine gereksinme duyulunca, dilediği fiyata onları kiraya vererek çok büyük kazançlar sağlayabilirdi. Böylece bir filozofun, bir bilginin, isterse nasıl zengin olabileceğini herkese göstermiş olurdu. Oysa felsefecinin işi bu değildi. O, bilgiyi bir çıkar amacıyla değil, yalnızca bilmek için istiyordu.</p>
<h6>Thales, Thales nedir, Thales kim, Thales kimdir, Thales hayatı, Thalesin hayatı, Thales in hayatı, Thales,</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/thales-kimdir-nedir+thales-kimdir-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahi Evran Kimdir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/ahi-evran-kimdir-nedir+ahi-evran-kimdir-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/ahi-evran-kimdir-nedir+ahi-evran-kimdir-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Sep 2011 19:39:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahi Evran]]></category>
		<category><![CDATA[Ahi Evran Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahi Evran Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahi Evran ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahi Evran Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Ahi Evran nerede doğdu]]></category>
		<category><![CDATA[Ahilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=35151</guid>
		<description><![CDATA[Ahi Evran Büyük velîlerden. Kelam, tefsîr, tasavvuf ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi, tabib. Anadolu&#8217;daki Ahîlik esnaf teşkilâtının kurucusu. Asıl ismi Mahmûd bin Ahmed&#8217;dir. Herkesin korkup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ahi Evran</strong><br />
Büyük velîlerden. Kelam, tefsîr, tasavvuf ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi, tabib. Anadolu&#8217;daki Ahîlik esnaf teşkilâtının kurucusu. Asıl ismi Mahmûd bin Ahmed&#8217;dir. Herkesin korkup kaçtığı evran denen büyük bir yılanın onu görünce sakinleşmesi ve itâat etmesi dolayısıyla &#8220;Evran&#8221; diye anılmıştır.</p>
<p>1171 (H.567) yılında İran&#8217;da Batı Âzerbaycan taraflarındaki Hoy kasabasında dünyâya geldi. İmâm-ı Fahrüddîn Râzî&#8217;den çeşitli ilim dallarında dersler aldı. Ahmed Yesevî hazretlerinin talebelerinin ders ve sohbetlerine devâm ederek tasavvuf yolunda ilerledi. Büyük İslâm âlimi Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Hac yolunda Evhadüddîn Hâmid Kirmânî ile tanışıp, onun talebelerinden oldu. Evhadüddîn Kirmânî&#8217;nin vefâtına kadar da yanından ayrılmadı. Konya&#8217;daki Anadolu Selçuklu Devleti idârecileri arasında büyük nüfûz sâhibi olup, Bağdat&#8217;a elçi gönderilmiş olan Sadreddîn-i Konevî hazretlerinin babası, Mecdüddîn İshak&#8217;ın dâveti üzerine, Muhyiddîn ibni Arabî ve hocası Evhadüddîn&#8217;le birlikte Anadolu&#8217;ya geldi. Hocasının kızı Fâtıma Bacı ile evlendi. Yazmış olduğu pek kıymetli eserlerinden Mürşid-ül-Kifâye ve Yezdân-Şinaht adlı kitaplarını Sultan Alâeddîn Keykûbâd&#8217;a takdim etti.</p>
<p>Bundan sonra kayınpederi Evhadüddîn&#8217;le Anadolu şehirlerini dolaştı. Esnafa bilhassa İslâmiyetin alış-veriş bilgileri hakkında vaazlar verdi. Nasîhatlar etti. Kendisine sual sorup nasîhat isteyenlere:</p>
<p>&#8220;Ey Ahî (Kardeşim)! Alış veriş ilmini bilmeyen, haram lokmadan kurtulamaz. Haram lokma yiyen ise ibâdetlerinin sevâbını bulamaz. Zahmetleri hep boşa gider. Sonunda büyük azaba yakalanır ve pişman olur.&#8221; buyururdu.</p>
<p>Ahî Evran ayrıca gittiği yerlerde esnafı bir çatı altında toplayıp teşkîlâtlandırıyordu. Böylece Anadolu şehirlerinde Ahi teşkilatlarının kurucusu oldu. Hocası Evhadüddîn&#8217;in vefâtından sonra Kayseri&#8217;ye yerleşen AhiEvran bütün Anadolu ahilerinin şeyhi kabul edildi.</p>
<p>Ahî teşkilâtına girebilmek için ilim ve sanatla meşgûl olmak lazımdı. Ahî Evran&#8217;ın etrafında ve her şehirde bulunan ahîler her cumâ gecesi aralarında toplanırlar. Kur&#8217;ân-ı kerîm, hadîs ve fıkıh kitapları, menkıbeler okurlar ve ahlâk konularında sohbet ederlerdi.</p>
<p>Ahî Evran hazretleri Kayseri&#8217;ye yerleştikten sonra debbâğlık yapmaya ve elinin emeği ile geçimini temin etmeye başladı. Bu arada halkı irşâd etmeye, bilgi ile yetiştirmeye çok önem verirdi. Yetiştirdiği talebeleri Anadolu&#8217;nun dört bir tarafına gönderirdi. Bu talebeler onun emriyle gittikleri yerlerde zâviye kurup irşâd halkasını genişletmeye çalışırlardı. Böylece zamanla sevenleri yüz binlere ulaştı.</p>
<p>Bu sırada Doğudan Batıya bütün Türk alemi Moğol tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Moğollar geçtikleri her yerde kan, gözyaşı ve parçalanmış cesetler bırakıp, beldeleri ve hâneleri virân ediyorlardı.</p>
<p>Yaklaşan bu büyük tehlikeye karşı Ahî Evran hazretleri halkı uyandırmaya ve sevenlerini karşı koymaya çağırdı. Onlara şöyle nasihatlarda bulundu:</p>
<p>&#8220;Ey Ahîler! Mücâhitler, yiğit, arslan yürekli olur. Düşmandan korkmaz, kaçmaz ve ona boyun eğmez. Yağmada kurt gibi saldırsalar hiç sarsılmaz. Atılan oklara ve kılıç darbelerine metânetle karşı koyar. Savaşırken safta, namazdaki gibi sessiz olup, komutanına itâatte cemâatin imâma uyması gibidir. Düşmanına karşı haykırışı gök gürültüsü gibi olmalıdır. Düşmandan korkmayın, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uyamamaktan korkun. Vatan sevgisinin îmândan olduğunu unutmayın!&#8221;</p>
<p>Allahü teâlânın emir ve yasaklarına riâyet edip, takdirine râzı olan ve hocalarına itâat eden bu mübarek insanlar sürüler halinde Anadolu&#8217;ya akan Moğol putperestlerine karşı kahramanca mücâdele ettiler. Onların zulüm ve katliamlarından yılmadılar. Anadolu&#8217;yu bir şefkat diyarı haline getirdiler.</p>
<p>Ahî Evran hazretleri Anadolu&#8217;nun bu karışıklık zamânında Anadolu Selçuklu Devleti&#8217;ne karşı meydana gelen bir hâdise bahânesiyle iftirâya uğradı ve tutuklanıp hapsedildi. Beş sene hapiste kaldı.</p>
<p>Beş yıllık tutukluluk süresini bitirdikten sonra Denizli&#8217;ye gitti. Bir müddet sonra Sadreddîn-i Konevî hazretlerinin isteği üzerine, diğer ulemâ ile birlikte Konya&#8217;ya döndü. Konya&#8217;da bir müddet ikamet edip, müslümanları irşâd ile meşgûl olup, vâz ve nasîhatta bulundu.</p>
<p>Daha sonra, Kırşehir&#8217;e (Gülşehir&#8217;e) yerleşti. Menâhic-i Seyfî adlı Şâfiî mezhebi ilmihâl bilgilerine dâir eserini, Kırşehir emîri Seyfeddîn Tuğrul&#8217;a takdim etti. Vâzlarındaki sâdelik, herkesin anlayabileceği şekilde meseleleri îzah ederek yazdığı kitaplar, kendisinde görülen kerâmetler, ahlâkının güzelliği, dünyâ malına ehemmiyet vermeyip, yalnız Allahü teâlânın rızâsı için çalışması, herkesin sevgisini kazanmasına vesîle oldu. Çevresinde pek çok kimse toplandı. İslâmiyete yaptığı hizmetler dolayısı ile Nâsırüddîn lakabını aldı. Doksan üç yaşlarında iken onun nüfûzundan ve sevenlerinin çokluğundan korkan ve Moğolların baskısına dayanamayan Kırşehir emiri Nûreddîn Caca tarafından 1262 (H.660) yılında Kırşehir&#8217;de şehîd edildi.</p>
<p>Talebeleri Ahî Evran hazretlerinin yolunu devam ettirdiler. Bu arada Ahî Evran&#8217;ın hanımı Fâtıma Bacı&#8217;nın yetiştirdiği bacılar da elde ettikleri mümtâz İslâm kültürünü, bacıdan bacıya naklettiler. Söğüt civârında, Bizans hududunda gelişmeye başlayan Osmanlı Beyliği emrine koşuşan ahîlerden bir kısmı, uçlara yerleşip tekkeler ve zâviyeler kurdular. Bir ahî şeyhi olan, Şeyh Üdebâli ile Osman Bey arasında akrabâlık tesis edildi. Doğudan gelerek Osmanlılara katılan Türkmenleri terbiye ettiler, yetiştirdiler. Onlara İslâmî bilgileri öğretip, gazâ rûhunu aşıladılar. FâtımaBacı&#8217;nın yetiştirdiği bacıların meydana getirdiği Baciyân grubu da yeni gelenlerin kadınlarına İslâmiyeti öğreterek, dîn-i İslâmı hakkıyla yaşamaları için gayret ettiler. Üç kıtada altı asır at oynatacak istikbâlin Osmanlı neslinin temelini kurmakta, onlara yardımcı oldular. Osmanlılar da onların kadr-ü kıymetini devamlı şekilde takdir ettiler. Onlara hürmet gösterip vatandaşlarının onlar tarafından yetiştirilmesini kolaylaştırdılar.</p>
<p><strong>AHÎ NASIL OLMALIDIR</strong><br />
İslâm âleminde daha önce de mevcut bulunan, cömertlik, mertlik, mürüvvet mânâlarına gelen ve güzel ahlâkın en yüksek mertebesi şeklinde bilinen fütüvvet teşkilâtı ile Ahî Evran&#8217;ın nasihatlarından Ahîlik teşkilâtının umdeleri, şartları, ortaya çıktı.</p>
<p>&#8220;Ahî ve şeyh helâlinden kazanmalıdır. Teşkilât mensuplarının hepsi sanat sâhibi olmalıdır. Cömert olup yoksullara yardım etmelidir. Âlimleri sevmeli, gereken hürmeti göstermelidir. Namazlarını zamânında kılmalı, kazâya bırakmamalıdır. Alçak gönüllü olmalı, fakirleri sevmelidir. Nefsine hâkim olup, haramlardan kaçınmalıdır. Beylerin, zenginlerin kapısına gitmemelidir.&#8221;</p>
<p><strong>Bir Ahînin üç şeyi açık olmalıdır:</strong><br />
1) Cömert olup eli açık olmalı, fakat isrâf etmemelidir.<br />
2) Misâfire kapısı açık olmalı, gelene ikrâmda kusûr etmemelidir.<br />
3) Sofrası açık olmalı, aç geleni tok döndürmelidir.</p>
<p><strong>Üç şeyi de kapalı olmalıdır:</strong><br />
1) Gözü; harama ve başkasının ayıbını görmeye kapalı olmalıdır. Kimseye sû-i zan etmemeli, yabancı kadına, kıza ve başkasının bakması haram olan yerlerine bakmamalıdır.<br />
2) Dili bağlı olmalı, kimseye kötü söylememeli, lüzumsuz yere konuşmamalıdır.<br />
3) Beli bağlı olmalı, kimsenin nâmusuna, ırzına, haysiyet ve şerefine göz dikmemelidir.</p>
<h6>Ahi, Ahilik, Ahi Evran, Ahi Evran Kimdir, Ahi Evran Hakkında Bilgi, Ahi Evran ile ilgili bilgi, Ahi Evran Hayatı, Ahi Evran nerede doğdu, </h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi.com"><img alt="" src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQuMfBeeg9quCkEYXOe9HKEZCYdh2HVMFl4JxHav6oXRonKcZRQJw" title="ahi evran" class="alignnone" width="189" height="267" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/ahi-evran-kimdir-nedir+ahi-evran-kimdir-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gıyasettin Bingöl Kimdir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/giyasettin-bingol-kimdir-nedir+giyasettin-bingol-kimdir-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/giyasettin-bingol-kimdir-nedir+giyasettin-bingol-kimdir-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Aug 2011 22:07:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Gıyasettin Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[Gıyasettin Bingöl Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Gıyasettin Bingöl hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Gıyasettin Bingöl hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Gıyasettin Bingöl ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Gıyasettin Bingöl kimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=34531</guid>
		<description><![CDATA[Özel Sınav Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Bingöl Muş’ta 1962 yılında dünyaya gelen Gıyasettin Bingöl, ailesinin 9 çocuğu arasında okuyan tek isim. Muş’ta başladığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Özel Sınav Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Bingöl<br />
Muş’ta 1962 yılında dünyaya gelen Gıyasettin Bingöl, ailesinin 9 çocuğu arasında okuyan tek isim. Muş’ta başladığı lise eğitimini Erzurum’da tamamladı. Hem kitapçıda çalıştı hem de okudu… 12 Eylül’den sonra insanlar kitapçı dükkanlarına kilit vururken, o kitapevi açtı. 1982 yılında Uludağ Üniversitesi’nde okumak üzere Bursa’ya geldi. Kültür yayınları ağırlıklı bir kitapçı dükkanı açtı; Heykel’deki eski Osmanlı Bankası’nın altındaki Bursa Kitapçılar Çarşısı’nı kurdu. Kitapçılıkta BKM’yi markalaştırdı; 1984 yılında İstanbul’da bir yayınevi kurdu. 1990 yılına kadar Türkiye’nin birçok kitapevine kitap dağıttı. 1989 yılında Çubukçular Dağıtım firmasına ortak oldu&#8230; Ancak dağıtım işi yürümeyince firmanın yüzde 90 hissesini satın aldı. Firmanın boş olan binasını dershaneye dönüştürdü ve 1997 yılına kadar bu sektörde bir altyapı oluşturdu. Bu arada 1993 yılında 28 Şubat’ta ismi Radyo 16’yı kurdu.</p>
<p>2003 yılına gelindiğinde Sınav Dershanesi oldukça iyi bir gelişim gösterdi . Dershanenin Bursa’daki 15 şubesini yönetmeye başladı ve kurumun bölge koordinatörlüğüne getirildi. 2008 yılında Mustafakemalpaşa Özel Gelişim Sınav Koleji’ni açtı. Yeni Nesil adlı bir dergi çıkardı. AKP Osmangazi belediye meclis üyeliği yaptı. Halen İl Genel Meclisi Üyesi ve Eğitim Komisyonu Başkanlığı’nı görevini yürütüyor.  Evli ve 3 erkek çocuk babası… Bingöl’ün en büyük hedefi, patentini aldığı Özel Bursa Vakıf Üniversitesi’ni faaliyete geçirebilmek…</p>
<p>Kaynak: Gündem16</p>
<h6>Biyografiler, Gıyasettin Bingöl, Gıyasettin Bingölün hayatı, Gıyasettin Bingöl hakkında bilgi, Gıyasettin Bingöl ile ilgili bilgi, Gıyasettin Bingöl kimdir, Gıyasettin Bingöl hayatı,</h6>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/resim/kimdir/atilla_ilhan.jpeg" title="atilla ilhan" class="alignnone" width="243" height="208" /></a><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSJlNqJzR9V_joIxulNxvq5td3uuUfWnFfBTfeFoRXFETXhb8tCdw" title="gıyasettin bingöl" class="alignnone" width="244" height="207" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/giyasettin-bingol-kimdir-nedir+giyasettin-bingol-kimdir-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gütenberg Kimdir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/gutenberg-kimdir-nedir+gutenberg-kimdir-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/gutenberg-kimdir-nedir+gutenberg-kimdir-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Aug 2011 07:56:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Gütenberg]]></category>
		<category><![CDATA[Gütenberg buluşları]]></category>
		<category><![CDATA[Gütenberg hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Gütenberg hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Gütenberg ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Gütenberg kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Gütenberg yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Gütenbergin hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=34349</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Gütenberg Hayatı Gütenberg Hayatı Johannes Gensfleisch, «Gütenberg» denir, tipografi tekniğinin bulucusudur (1394-1468). Gütenberg, çoğu kişilerin sandığı gibi basımcılığın değil (basımcılık ondan çok önceleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#gutenberg-hayati" title="Gütenberg Hayatı">Gütenberg Hayatı</a> </li></ul></div><p><a name="gutenberg-hayati"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Gütenberg Hayatı</code>

<br />
Johannes Gensfleisch, «Gütenberg» denir, tipografi tekniğinin bulucusudur (1394-1468). Gütenberg, çoğu kişilerin sandığı gibi basımcılığın değil (basımcılık ondan çok önceleri de vardı) tipografi’nin, yani her biri küçük bir blok üzerine kazılmış ayrı ayrı harflerle sözcükler yazma tekniğinin bulucusudur. Bu harf blokları önce tahtadan, sonra da dayanıklı madenlerden yapıldı. Gütenberg daha sonra, kurşun harflerle dizilmiş sayfaları çoğaltmak için basım tekniğinden yararlandı.</p>
<p>Buluşunu yeterince geliştirebilmek için bir bankacı olan Johann Fust ile ortaklık kurdu ve gerekli parayı ondan sağladı. Gütenberg ile birlikte çalışan ve işin tekniğini iyice öğrenen Peter Schoffer çelik üzerine kabartma harfler kazımayı, sonra bu harfleri başka bir maden üzerine basarak elde edilen izlere kurşun akıtmayı tasarladı. Bunu yapmak için de, elle çalışan bir döküm kalıbı icat etti. Özel matbaa mürekkebini yapan da gene Schoffer’dir.</p>
<p>Bankacının Yerine Bir Başpiskopos<br />
Ortaklığın kuruluşundan birkaç yıl sonra Gütenberg, Fust’un açtığı bir dava sonucunda her şeyini kaybetti: âletlerini, baskı makinelerini (rehin vermek zorunda kalmıştı), hattâ ilk eseri olan ve «kırk iki sabırlı» denilen (çünkü her sayfada 42 satırlık bir metin bulunuyordu) Kutsal Kitap’tan gelecek kazancı bile.</p>
<p>Gütenberg ömrünün son yıllarında Mainz (doğduğu şehir) başpiskoposunun himayesine girdi; başpiskopos ona soyluluk unvanı verdiği gibi, basım çalışmalarına yeniden başlaması için gerekli imkânları da sağladı.</p>
<p>Gütenberg’in buluşu, o zamana kadar yalnız manastırlarda basılan metinlerin çoğaltılmasına ve halka ulaşmasına imkân verdi. Böylece bütün bilgiler din adamlarının tekelinden çıkmış oluyordu. Temel eserleri okuyabileceklerin sayısı birkaç yüzü geçmezken, tipografi sayesinde kısa sürede binlerce kişiyi buldu</p>
<h6>Biyografiler, Gütenberg, Gütenbergin hayatı, Gütenberg hakkında bilgi, Gütenberg ile ilgili bilgi, Gütenberg kimdir, Gütenberg yaşamı, Gütenberg hayatı, Gütenberg buluşları, </h6>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/resim/kimdir/gutenberg.jpeg" title="gutenberg" class="alignnone" width="206" height="244" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/gutenberg-kimdir-nedir+gutenberg-kimdir-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Attila İlhanın Hayatı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/attila-ilhanin-hayati-nedir+attila-ilhanin-hayati-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/attila-ilhanin-hayati-nedir+attila-ilhanin-hayati-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Aug 2011 07:46:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Attila İlhan]]></category>
		<category><![CDATA[Attila İlhan hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Attila İlhan hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Attila İlhan ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Attila İlhan kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Attila İlhanın hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Attila İlhanın yaşamı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=34348</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Attila İlhan Kimdir Attila İlhan Kimdir Attila İlhan&#8217;ın Hayatı ( 1925 &#8211; 2005) 1925 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#attila-ilhan-kimdir" title="Attila İlhan Kimdir">Attila İlhan Kimdir</a> </li></ul></div><p><a name="attila-ilhan-kimdir"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Attila İlhan Kimdir</code>

<br />
<strong>Attila İlhan&#8217;ın Hayatı ( 1925 &#8211; 2005)</strong><br />
1925 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki yüksek öğrenimini yarıda bıraktı, gazete ve dergilerde çalıştı. Askerliğinden önce ve sonra olmak üzere, üç kez gittiği Paris’te altı yıl kaldı. Demokrat İzmir Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü ve Başyazarlığından Ankara’da Bilgi Yayınevi Danışmanlığına geldi (1973-1980). Çeşitli gazetelerde köşe yazarlığını sürdürdü (1968- ) (Yeni Ortam, Dünya, Milliyet, Söz, Güneş, Meydan) 1950’li yıllarda Vatan Gazetesi’nde sinema eleştirileri yazdı, senaryo yazarlığına başladı. Senaryolarında Ali Kaptan oğlu adını kullandı. Belli başlı filmleri: Yalnızlar Rıhtımı (Lütfi Akad), Ateşten Damlalar (Memduh Ün), Rıfat Diye Biri (Ertem Gönenç), Şoför Nebahat (Metin Erksan), Devlerin Öfkesi (Nevzat Pesen), Ver Elini İstanbul (Aydın Arakon). Atilla İlhan Ekim 2005&#8242;te son yolculuğuna uğurlandı.</p>
<p>İlk şiiri Balıkçı Türküsü, Yeni Edebiyat gazetesinde çıkmıştı (1941).<br />
İlk düzyazısı ise (Kültürümüz Üzerine Düşünceler) Balıkesir’de yayınlanan Türk Dili Gazetesi’nde yayınlandı (1944). </p>
<p>Duvar kitabına aldığı Cabbaroğlu Mehemmed şiirinin 1946 CHP Şiir Yarışması’nda ikincilik almasıyla tanındı. Şairliğinin ilk on yılını, destan boyutlarıyla ve duygusal, gergin bir hava içinde, İkinci Dünya Savaşı’nın Avrupa’yı saran bezginlik çöküntülerini yansıtmaya adamıştı. Zamanla (1955- ) toplumcu kollayışı bırakmamakla birlikte tek insanın duygu dünyasından kesitler verdi; artistik abartmalarla ve yerli dünya görüşüne de yaslanarak, bireysel temaları işledi. Aynı gerginlik ve gerilim kendine özgü bir söz dizim ve hazinesiyle at başı, çarpıcı benzetmelerle zenginleşmiş romanlarında da görülür. Eleştiride uzun zaman toplumcu gerçekçilik ilkelerine bağlı kalmıştı.</p>
<h6>Biyografiler, Attila İlhan, Attila İlhanın hayatı, Attila İlhan hakkında bilgi, Attila İlhan ile ilgili bilgi, Attila İlhan kimdir, Attila İlhanın yaşamı, Attila İlhan hayatı,</h6>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/resim/kimdir/atilla_ilhan.jpeg" title="atilla ilhan" class="alignnone" width="243" height="208" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/attila-ilhanin-hayati-nedir+attila-ilhanin-hayati-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arşimet Kimdir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/arsimet-kimdir-nedir+arsimet-kimdir-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/arsimet-kimdir-nedir+arsimet-kimdir-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Aug 2011 07:34:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Arşimet]]></category>
		<category><![CDATA[Arşimet buluşları]]></category>
		<category><![CDATA[Arşimet hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Arşimet hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Arşimet ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Arşimet kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Arşimetin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Arşimetin yaşamı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=34347</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Arşimetin Hayatı Arşimetin Hayatı Archimedes (arşimet)(m.ö. 287-212) Grek kökenli bir aileden gelen Archimedes, Sicilya’nın Siraküz kentinde doğdu.Babası tanınmış bir astronomdu. Öğrenimini, dönemin bilim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#arsimetin-hayati" title="Arşimetin Hayatı">Arşimetin Hayatı</a> </li></ul></div><p><a name="arsimetin-hayati"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Arşimetin Hayatı</code>

<br />
<strong>Archimedes (arşimet)(m.ö. 287-212)</strong><br />
Grek kökenli bir aileden gelen Archimedes, Sicilya’nın Siraküz kentinde doğdu.Babası tanınmış bir astronomdu. Öğrenimini, dönemin bilim merkezi olan İskenderiye’de tamamladı; Euclid geometrisi onu nerdeyse büyülemişti. Siraküz’e döndükten sonra tüm yaşamını matematik ve bilisel çalışmalara verdi.</p>
<p>Archimedes’in dikkat çeken bir özelliği çok yanlı bir araştırmacı olmasıydı: ilgi alanı kuramsal matematikten uygulamalı fizik ve savaş mühendisliğine uzanan çeşitli alanları kapsıyordu. Bilimsel kişiliğinde göz alıcı teknisyen becerisiyle üstün matematik yeteneğinin birleştiği görmekteyiz. Ama ilgi odağında öncelikle koni kesitleri, hidrostatik ve dengeye ilişkin kuramsal sorunlar yer alıyordu. Problem çözme büyük tutkusuydu. Söylentiye göre, kumsalda bir geometri problemi üzerinde uğraşırken kendisine yaklaşan Romalı askerlerin farkına varmaz, saldırıya uğrayarak yaşamını yitirir.</p>
<p>Fizikte şimdi ‘Archimedes ilkesi’ diye bilinen bir doğa yasasını bulmanın heyecenıyla banyodan kendini sokağa atıp ‘Buldum, buldum!’ diyerek sokakta çıplak koşmuştu.</p>
<p>Sudan daha yoğun bir nesne, suya daldırıldığında, taşırdığı suyun ağırlığınca ağırlığından yitirir. Archimedes ilkesi denen bu ilişki hidrostatik diye bilinen fizik dalının temel taşıdır. İş bu kadarla kalmaz.Archimedes hidrostatiğin temelini attığı gibi fiziğin ana dalı mekaniğin de temelini atar.</p>
<p>Kaldıraç, pratik yararı çok eskiden bilinen, çeşitli uygulama alanları olan bir ilkeye dayanır. Helenist dönemden 2000 yıl öncesine uzanan Asur ve Mısır uygarlıklarına ait pek çok yapı ve yontularda ilkenin örneklendiği görülmektedir. Archimedes’in yaptığı ilkeyi teorik yönden temellendirmek olmuştur. Geçmişten gelen uygulama ve gözlem birikimi ilkeyi doğrulayıcı nitelikteydi kuşkusuz; ama bu Archimedes için yeterli değildi. </p>
<p>Archimedes, ”Eşit olmayan iki ağırlık, destek noktasından bu ağırlıklarla ters orantılı mesafelerde dengelenir,” diye dile getirdiği ilkeyi bir yasa olarak ispatlama yoluna gider. Bilindiği gibi o çağda bir bilimin yetkinlik ölçütü önermelerinin aksiyom ve teorem olarak dedüktif bir dizgede düzenlenebilmesiydi. Bunun bilinen en çarpıcı örneğini Euclid geometrisi ortaya koymuştu. Euclid’i örnek alan Archimedes benzer başarıyı önce hidrostatikte,sonra mekanikte gösterir.</p>
<p>Archimedes kuşkusuz antik dünyanın ilk ve en büyük bilim adamıydı. Bugün dünyamıza gözlerini açsa, ne bilimimiz, ne de bilime dayalı teknolojimiz onu fazla şaşırtmayacaktır, herhalde! Onun çoğu kez gözden kaçan ama belki de en büyük başarısı araştırma etkinliğinde gözlem ile ussal çıkarımı birleştirmesi, modern anlamda bilimsel yöntemin ilk özgün örneğini ortaya koymuş olmasıdır.</p>
<p>Ayrıca Archimedes, bilimde atılım gücünü, ”Bana bir dayanak gösterin, tüm dünyayı yerinden oynatayım!” çağrısında dile getirmişti.</p>
<h6>Biyografiler, Arşimet, Arşimetin hayatı, Arşimet hakkında bilgi, Arşimet ile ilgili bilgi, Arşimet kimdir, Arşimetin yaşamı, Arşimet hayatı, Arşimet buluşları, </h6>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/resim/kimdir/arsimet.jpeg" title="arsimet" class="alignnone" width="164" height="196" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/arsimet-kimdir-nedir+arsimet-kimdir-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mozart&#8217;ın Hayatı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/mozartin-hayati-nedir+mozartin-hayati-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/mozartin-hayati-nedir+mozartin-hayati-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 May 2011 13:40:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Mozart]]></category>
		<category><![CDATA[Mozart biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Mozart hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Mozart ile ilgili bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Mozart kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Mozartın biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Mozartın hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=33347</guid>
		<description><![CDATA[Wolfgang Amadeus Mozart Hayatı Çarpıcı olaylarla dolu, acı ve hüznün her zaman neşeye dönüştürülerek yaşandığı kısa bir hayatın hikayesi ise şöyledir: 27 Ocak 1756&#8242;da Avusturya&#8217;da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Wolfgang Amadeus Mozart Hayatı</strong><br />
Çarpıcı olaylarla dolu, acı ve hüznün her zaman neşeye dönüştürülerek yaşandığı kısa bir hayatın hikayesi ise şöyledir: </p>
<p>27 Ocak 1756&#8242;da Avusturya&#8217;da Salzburg şehrinde doğdu. 5 Aralık 1791&#8242;de Viyana&#8217;da öldü. Babası Leopold Mozart, Salzburg Başpiskoposluğu Saray Orkestrası&#8217;nda keman çalan, bir çok besteler ve keman için bir metod yazan bir müzikçiydi. Oğlu Wolfgang üç yaşına geldiği zaman kendisinden beş yaş büyük olan kız kardeşi Maria Anna (Nannerl)&#8217;ın çaldığı klavsen parçalarını belleğine yerleştirip kendi kendine çalmaya başlayınca ondaki mucizevi özelliği farketti, hele bir gün minik Wolfgang&#8217;ın eline geçirdiği bir nota kağıdına daha kullanmayı bile beceremediği kocaman tüy kalemle konçerto çiziktirdiğini görünce, ona ciddi olarak klavsen dersleri vermeye başladı.</p>
<p>Gerçekten de Wolfgang&#8217;ın iyi bir müzikçi olmak için doğuştan olağanüstü özellikleri vardı; kulağı bir kemanda bir notanın sekizde bir kadar akort düşüklüğünü farkedecek derecede hassastı ve çirkin seslere, gürültülere karşı tepkisi ise baygınlık geçirecek ölçüde şiddetlenebiliyordu.</p>
<p>Zaman geçtikçe Mozart&#8217;ın müzik yanında aritmetik ve resime de yeteneği olduğu ortaya çıkıyordu. Çevrede bu harika çocuğa karşı ilginin artması üzerine, babası bu erken doğan güneşten faydalanmak, çocuklarının sayesinde para ve şöhret sağlayabilmek için, oğlunu ve kızını yanına alarak Avrupa kentlerini dolaşmaya, konserler vermeye başladı. Wolfgang klavsen, keman ve org çalmadaki ustalığıyla, her şeyden fazla doğaçtan çalışlarıyla dinleyicilerini hayrette bırakıyordu. Müzik aletlerini çalmakta gösterdiği kolaylığa denk bir kolaylıkla beste de yapmaya başladı. Beş yaşında menuet, yedi yaşında konçerto ve sekiz yaşında senfoni meydana getirdi.</p>
<p>Yaşamının ilk on iki yılında babası ve kız kardeşi ile birlikte konserler vererek boydan boya dolaştığı Avrupa&#8217;da geçtikleri her kentte hayranlık ve ilgi topladı, saraylarda krallar ve kraliçeler önünde çaldı. Soylular, her defasında yeni bir eserle ortaya çıkan harika çocuk Wolfgang&#8217;ı dinlemek için yarıştılar, çağın ünlü ressamları Mozart&#8217;ların portre ve resimlerini yaptılar.</p>
<p>O günlerde Wolfgang&#8217;ı dinleyen ünlü düşünürler Voltaire ve Goethe, bu küçük çocuğun bir gün sanatının en büyük ustaları arasına katılacağından emin olduklarını söylediler.</p>
<p>On Dört yaşında iken, ilk opera eseri &#8220;Lucia Silla&#8221; Milano&#8217;da çalındığı zaman Mozart kendini opera sahnelerine de, üstelik operanın vatanı İtalya&#8217;da, kabul ettirmiş bulunuyordu. Papa tarafından kabul edilerek ona, o güne kadar sadece büyük ustalara layık görülen &#8220;Altın Mahmuz&#8221; nişanı ve şövalyelik beratı verildi.<br />
Mozart, bilinci salt şarkı ve müzikten oluştuğu için kendisini o günlerdeki bu ihtişamlı olayların cazibesine kaptırmadı; sadece besteleri ile uğraştı, bu uğraşını durmadan inatla, ısrarla yürüttü.<br />
Yirmi beş yaşına kadar rahat ve huzur görmeden o kentten bu kente dolaştı, han köşelerinde barındı, bazen yiyeceksiz kaldı, kar ve yağmur yağarken atlı yolcu arabalarında titreyip durdu. Bu meşakkatli yolculuklar esasen sağlıksız ve zayıf olan bünyesini oldukça yıprattı. </p>
<p>Mozart&#8217;ın hayret uyandırıcı; bir başka yönü de birbiri ardına geçirdiği tifo, çiçek ve mafsal romatizması gibi o zamana göre ölümcül olan hastalıkları atlatması, ama buna rağmen ürün vermeye devam etmesi ve keyfini hiç bozmamasıdır. Ablası Nannerl onun bu yolculuklarında &#8220;Ben ülkesini teftişe çıkan küçük bir kralım&#8221; diyerek kendince bir eğlence yarattğını, geçtikleri kasaba ve köylere bir takım uydurma adlar taktığını anlatır anılarında.</p>
<p>Sanat tarihinin bu eşsiz insanı çocukluk nedir bilmedi, Ölünceye dek kendi çocuk ruhuna bağlanıp kaldı. Bu nedenle Mozart yaşamı boyunca iyi ve saf karakteri yanında çocuksu neşe ve espri (mizah) anlayışını hep muhafaza etti.</p>
<p>Hayatın küçük zevklerinden tat almaya bayılırdı, ümitsizliğe düşmek harcı değildi. İnsanlarla beraber olmaktan ve onlarla neşeli konuşmalar yapmaktan hoşlanırdı. Bilardo oynamak, Türk kahvesi içmek ve dans etmek ona büyük keyifler verirdi.</p>
<p>Kariyeri, onur ve şan yönünden parlak biçimde sürmesine rağmen maddi durumunu düzeltmedi. Yaşamı boyunca sonu gelmeyen para sıkıntısı çekti. Ona övgüler yağdıran krallar bile hasis davrandılar. Sadece dersler vererek ve halk konserleriyle yetinerek hayatını kazanmaya çalıştı.</p>
<p>Mozart&#8217;ın otuz altı yaşını doldurmadan vakitsiz ölümünde çocukluğunda geçirdiği ağır hastalıkların ve yapılan yıpratıcı yolculukların etkisinin büyük olduğu kabul edilmektedir.</p>
<p>Cenazesi fakir cenazeler için uygulanan biçimde kaldırıldı. Mezarının nerede olduğu ise bilinmemektedir. Söylenenlere göre, Mozart&#8217;ın tanıdığı insanlar arasından sadece altı kişinin katıldığı katedraldeki cenaze duasından sonra bu küçük kafile şiddetli yağmur nedeniyle mezarlığa kadar tabuta eşlik edemeyince cenaze aceleye getirilerek dilenciler için ayrılan bir mezara gömüldü. En fenası, bütün araştırmalara rağmen bu mezarın yeri öğrenilemedi, tabutun nasıl olup ta sahipsiz kaldığı ise ölüm sebebi gibi hiç bir zaman anlaşılamadı.</p>
<h6>Mozart, Mozartın hayatı, Mozart kimdir, Mozart biyografisi, Mozartın biyografisi, Mozart hakkında bilgi, Mozart ile ilgili bilgiler, </h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/mozartin-hayati-nedir+mozartin-hayati-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nur Vergin Hayatı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/nur-vergin-hayati-nedir+nur-vergin-hayati-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/nur-vergin-hayati-nedir+nur-vergin-hayati-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 May 2011 05:47:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Nur Vergin]]></category>
		<category><![CDATA[Nur Vergin Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nur Vergin Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Nur Vergin ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Nur Vergin Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Nur Verginin Hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=33281</guid>
		<description><![CDATA[Nur Vergin Hayatı Nur Vergin İstanbul&#8217;da doğdu. Çocukluğunu ve gençliğini yurt dışında geçirdi. Paris-Sorbonne Üniversitesi&#8217;nde Sosyoloji öğretimini tamamladıktan sonra aynı üniversitede Sosyoloji Doktoru unvanını aldı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nur Vergin Hayatı</strong><br />
Nur Vergin İstanbul&#8217;da doğdu. Çocukluğunu ve gençliğini yurt dışında geçirdi. Paris-Sorbonne Üniversitesi&#8217;nde Sosyoloji öğretimini tamamladıktan sonra aynı üniversitede Sosyoloji Doktoru unvanını aldı. 1973&#8242;te Türkiye&#8217;ye dönüp İstanbul Üniversitesi&#8217;nde göreve başladı. Bilkent ve Marmara Üniversitelerinde de öğretim üyeliği yapan Nur Vergin, halen İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi&#8217;nde akademik kariyerine devam etmektedir. Çeşitli uluslararası Sosyal Bilimler Derneklerine üye olan Vergin&#8217;in Industrialisation et Changement Social en Milieu Rural(1976), Siyaset Sosyolojisi (1980) ve Türkiye&#8217;ye Tanık Olmak(1998) başlıklı kitapları yayınlanmıştır.</p>
<h6>Nur Vergin, Nur Vergin Kimdir, Nur Verginin Hayatı, Nur Vergin Hakkında Bilgi, Nur Vergin Biyografisi, Nur Vergin ile ilgili bilgi, </h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/nur-vergin-hayati-nedir+nur-vergin-hayati-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yahya Kemal Beyatlı Kimdir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/yahya-kemal-beyatli-kimdir-nedir+yahya-kemal-beyatli-kimdir-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/yahya-kemal-beyatli-kimdir-nedir+yahya-kemal-beyatli-kimdir-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 May 2011 11:27:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlı Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlı Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlı İle İlgili Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlı Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlı Şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlının Eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlının Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlının Şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlının yaşamı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=33239</guid>
		<description><![CDATA[YAHYA KEMAL BEYATLI (1884 – 1958) Yahya Kemal Beyatlı 1884 yılında doğdu. Birinci Dünya Savaşı yıllarından başlayarak 40 yılı aşan bir süre boyunca eserleri ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YAHYA KEMAL BEYATLI  (1884 – 1958)</strong><br />
Yahya Kemal Beyatlı 1884 yılında doğdu. Birinci Dünya Savaşı yıllarından başlayarak 40 yılı aşan bir süre boyunca eserleri ve düşünceleriyle Türk sanatını kuvvetle etkiledi. Yahya Kemal Tanzimat ve Serveti Fünun şairlerinin Batı’yı geniş ölçüde taklit edişini, yüzeydeki örneklere bağlı kalışını eleştiriyor, divan şiiri ile halk şiirinin ise bütünlükten yoksun olduğunu, çağdaş zevke seslenemediğini ileri sürüyordu.</p>
<p>Fransız sembolistlerinin “öz şiir” anlayışı onda şiirini bütün fazlalıklarından arıtma, düzyazıdan uzaklaştırma eğilimi yarattı. Böylece, belli manzumlara bağlanan ve bütünlükten uzak kalan divan şiirinin bu eksiklerini tamamlamaya çalışan ürünler verdi. Paris’teki öğrenimi sırasında aldığı derslerin etkisinde kalarak Türk tarihini yeni bir açıdan değerlendirdi . Anadolu Türklüğünü, Anadolu toprağının 1071 den başlayan bir tarih süreci içinde yarattığını ileri sürerken bu tarihin parlak dönemlerini divan edebiyatına ait şiir aktardı. Divan şiirinden gelen etkilerle yazdığı şiirleri, ölümünden sonra eski şiirin Rüzgarıyla (1962) adlı kitapta derlendi. Yine ölümünden sonra şiirleri Kendi Gök Kubbemiz adlı kitapta toplnmıştır.</p>
<p>Başarılı bir nesir yazarı da olan Yahya Kemal’in kendi edebiyat anlayışını, Türk sanatı, Türk tarihi, vatan ve milliyetçilik konularındaki görüşlerini dile getiren yazıları yayımlanmıştır. Yahya Kemal işgal altındaki İstanbul’da Kurtuluş Savaşı’nı desteleyen etkileyici yazılar kaleme almıştı. Bunları toplayan eseri ( Eğil Dağlar 1966 ) ve kendi çağının Ziya Gökalp, Yakup Kadri, Ali Kemal vb. gibi sanat ve politika adamlarına ait portreleri (Siyasi ve Edebi Portreler, 1968) dikkati çeken nesir kitaplarındandır. Yahya Kemal’in şiiri İkinci Dünya Savaşı yıllarında günlük yaşayışa ve gerçekçi temele dayanan yeni şiir anlayışı karşısında eleştirilere uğramış; toplum sorunlarından uzak kalması en önemli eksiklerinden biri sayılmıştır. Yahya Kemal Beyatlı 1985 yılında öldü.  </p>
<p>Yaşarken şiir kitabı yayınlamayan Yahya Kemal&#8217;in, ölümünden sonra Yahya Kemal Enstitüsünce yayınlanan şiir kitapları:<br />
1961 Kendi Gök Kubbemiz<br />
1962 Eski Şiirin Rüzgâriyle<br />
1963 Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş</p>
<p>Tarih, edebiyat, v.b. konularında deneme, makale ve konferansları da aynı enstitüce kitap olarak yayınlandı.</p>
<p>Yahya Kemal şiir yazmaya lise yıllarında başlamıştı. Bu şiirleri başta Tevfik Fikret olmak üzere Seryet-i Fünun şairlerinin etkisi altındaydı. </p>
<p>Kendi sözleriyle: &#8220;Kendi neslimin bütün çocukları üzerinde olduğu gibi, ruhumda, ahlâkımda, zevkimde lisanımda, sanatımda en büyük tesiri O (Fikret) icra etmiştir&#8221;. </p>
<p>Yeni şiir denemelerine Fransa&#8217;da bulunduğu yıllarda başladı. Fakat dönüşünde de bunları uzun süre yayınlamadı. Şiirleri ilk kez 1918&#8242;de Yeni Mecmua&#8217;da yayınlanmaya başladı. Oysa yeni şiirlerinin yazılış tarihi 1910 ve daha önceleridir. Yahya Kemal&#8217;in yazmada ve yayınlamada bu titizliğinin, günümüzdeki kültür, sanat hatta siyaset konulu tartışmalara da ışık tutacak önemli nedenleri vardır. Paris&#8217;te Siyasal Bilgiler Okulunda öğrenim gördüğü sırada Albert Sorel&#8217;in tarih dersleri &#8220;Ona tarih ortasında Türklüğü aramak ve bulmak gibi sonsuz bir heves vermişti&#8230;&#8221; Dönüşünde, gerek dil gerek Türklüğün kökenleri bakımından Ziya Gökalp&#8217;le tartışmaya girdi. Yahya Kemal&#8217;e göre &#8220;Türklüğün kökeni Anadoluda&#8217;dır&#8230;&#8221;  Tarih (ulusal bilinç, ulusal sanat) konusunda yoğun araştırmalarını ve düşüncelerini ulusal dil konusunda da sürdürüyordu. Ona göre &#8220;Bir dilin yalnız kendine mahsus, süssüz, tabii, samimi, yalın ifade özellikleri&#8221; vardır&#8230; </p>
<p>Türkçede ise kendi ifade özellikleri yerine tesirinde kaldığı Arap ve özellikle Fars dilinin ifade özellikleri geçmiştir&#8230; Yahya Kemal&#8217;e göre &#8220;Servet-i Fünun nazmının dili, sözcük topluluğu, gramer ve hatta söz dizimi bakımından Türkçeden uzaklaşmış yapma bir dildi&#8230; Bu dil, Fransa dilinin güçlü etkisi altında bir tatlı su lehçesi haline gelmiştir&#8230; Ulusal bir çığır açabilmek için ne Servet-i Fünun diline, ne de Divan nazımının diline bağlanılabilir&#8230; Halk şiirinin dilini de fazla dar ve mahalli bulan şair, bu durum karşısında bütün milletin birden mal edineceği bir şiirin dili için tek imkân olarak konuşulan Türkçeyi görüyordu.&#8221;</p>
<p>Daha önce Tevfık Fikret, Rıza Tevfık, Mehmet Emin ve Mehmet Akif’te belirtileri görülen bir Türkçedir bu. Fakat Yahya Kemal&#8217;in dili &#8220;Fikret&#8217;in daha çok konuşmalarla sınırlı kalan, Rıza Tevfik&#8217;te bir düzen ve süreklilik sağlayamayan, Mehmet Emin&#8217;de İstanbul konuşmasının sınırlarını aşan ve kalıplaşan, Mehmet Âkifte fazla halklaşan ve bazen argolaşan Türkçelerden çok üstün niteliktedir&#8230; Aruz vezni ile Fikret kuvvetli bir dış musikisi ve ustalıklı bir manzume lisanı vücuda getirmişti. Bu vezni daha temiz, daha sade bir Türkçe ile dillendirmek kudretini de Mehmet Akif göstermişti. Fakat tam on asırlık bir atalar mirası olan bu güzel vezinle yalnız şiir söyleyen ilk büyük şair Yahya Kemal oldu&#8230; (Nihat Sami Banarlı, Resimli Türk Edebiyatı Tarihî). Yahya Kemal &#8220;ulusal ve Avrupacı sanatın sentezini&#8221; yaratmış, &#8220;Türk edebiyatında bir sair ilk defa şiirin Avrupai gelişimini yöntemsel bir görüşle incelemiştir&#8221; (bkz. ag.y.) &#8220;Türk şiiri bir yandan taklitçilikten kurtulup kendi kaynaklarına dönerek ulusallaşacak, öte yandan modern şiirin bütün özelliklerine sahip olacaktır&#8230;&#8221; (bkz. Kenan Akyüz, Batı Tesirinde Türk Şiiri Antolojisi). </p>
<p>Ulusal tarih, ulusal bilinç, ulusal dil konularındaki görüşlerinin yanısıra, Stephan Mallarmé&#8217;nin &#8220;Bir mısra, kelimelerin yanyana dizilmesinden meydana gelir&#8221; tanımını benimseyen Yahya Kemal&#8217;e göre, eski şiir anlayışında &#8220;..şair bir mevzuu, bir fikri, bir hayali, bir hissi pürüzsüz ve selis bir ifade ile söylerse işini görmüş, yani mısra söylemiş sayılırdı. Halbuki bu ikinci telâkkide lisan pürüzsüzlüğü, selaset ve belagatın bütün kaideleri şiirin söylenmesine kifayet etmiyordu&#8230; Şiir, ritmin lisan haline gelmesi, yani söyleyişin bir musiki cümlesi olabilmek sırrına erişmesiydi&#8230;&#8221; (N.S. Banarlı, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi.) &#8220;Fransa&#8217;da, şiir, Yahya Kemal&#8217;i Parnas&#8217;cı şairlerin mükemmel manzumeleri ve sembolizmin derin musikisi ile karşıladı&#8230; </p>
<p>Fransız şiirinde ilk dikkat ettiği hadise, başlangıçtan en yeni sembolist şairlere kadar eski Yunan mısralarını Fransızca bir mısra haline getirmek için giriştikleri ve başardıkları tarihi faaliyet oldu&#8230; Bir aralık Türk şiirini ve zevkini asırlardan beri almış olduğumuz Arap ve Acem tesirlerinden uzaklaştırarak doğrudan doğruya Yunan ve Latin edebi terbiyesine bağlamak&#8221; eğilimini duydu. (a.g.y.). Bu eğilim onu, aynı mısraların Türkçedeki &#8220;ifade sırlarını&#8221; bulmak gibi bir çalışmaya (a.g.y.) ve antik şiirin &#8220;berrak, külfetsiz, samimi, aydınlık söyleyişine&#8221; yöneltti&#8230; (K.Akyüz, Batı Tesirinde Türk Şiiri Antolojisi.) Muazzam ve titiz bir çalışmaya koyuldu (a.g.y.). Şiir onun için &#8220;musikiden başka türlü bir musiki&#8221;, &#8220;içimizin ahengi&#8221;dir&#8230; (a.g.y.). &#8220;Sembolist şiirin büyük değer verdiği iç ahenkle parnasiyenlerin titizlikle temine çalıştıkları dış ahengi onda bağdaşmış olarak buluyoruz&#8230;&#8221; (a.g.y.). Buna karşılık, &#8220;Fransız nazmına ait şekilleri pek az kullanmış, Servet-i Fünunun en çok tercih ettiği sone tarzına hiç rağbet etmemiş&#8230; gazel, şarkı, mesnevi ve rubai tarzlarını kullanmıştır&#8230; Ahenk bakımından çok daha mükemmel bulduğu aruzu heceye daima tercih etmiştir&#8230;&#8221; (a.g.y.). </p>
<p>Yahya Kemal sağlam bir kültür ve dil bilinci üstüne kurduğu şiirlerindeki klasik yalınlık ve güçlülükle, sanatının özünde ve biçiminde ulusal ve modern olanın, bireysel ve toplumsal olanın, tarihsel ve çağdaş olanın sentezine ulaşmadaki çabaları ve başarılarıyla, modern şiirimizin, (Kendi Gök Kubbemiz&#8217;deki şiirleriyle) büyük bir kurucu ustası, klasiğidir. Bu özellikleriyle, XX. yüzyıl dünya şiirinin de önemli şairleri arasında bulunduğundan kuşku yoktur.<br />
YAPITLARI<br />
Kendi Gök Kubbemiz (1961)<br />
Eski Şiirin Rüzgârıyle (1962)<br />
Rubailer ve Hayyam Rubâilerini Türkçe Söyleyiş (1963)<br />
Bitmemiş Şiirler (1976)<br />
ÖDÜLLERİ<br />
1948 İnönü Sanat Armağanı</p>
<p>ŞİİRLERİ<br />
Açık Deniz  Akıncılar -<br />
 Atik-Valde&#8217;den İnen Sokakta<br />
Bir Başka Tepeden<br />
Büyü Şiir<br />
Deniz Türküsü<br />
Duyuş ve Düşünüş<br />
Düşünce<br />
Endülüs&#8217;te Raks<br />
Erenköyü&#8217;nde Bahar<br />
Eylül Sonu<br />
Gece<br />
Gece Bestesi<br />
Geçmiş Yaz<br />
Güftesiz Beste<br />
Hayâl Beste<br />
Hayâl Şehir<br />
Itrî<br />
Kar Mûsıkîleri<br />
Koca Mustâpaşa<br />
Mehlika Sultan<br />
Mohaç Türküsü<br />
O Rüzgar<br />
Özleyen<br />
Rindlerin Akşamı<br />
Rindlerin Ölümü  &#8211; Rubai &#8211;  Sessiz Gemi &#8211; Siste Söyleniş-  Sonbahar –Telâkki-  Uçuş-Vuslat</p>
<h6>Biyografiler, Yahya Kemal Beyatlı, Yahya Kemal Beyatlının hayatı, Yahya Kemal Beyatlı hakkında bilgi, Yahya Kemal Beyatlı ile ilgili bilgi, Yahya Kemal Beyatlının eserleri, Yahya Kemal Beyatlı kimdir, Yahya Kemal Beyatlının yaşamı, Yahya Kemal Beyatlı hayatı, Yahya Kemal Beyatlı Şiirleri, Yahya Kemal Beyatlının Şiirleri, hakkında-bilgi-nedir, </h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/yahya-kemal-beyatli-kimdir-nedir+yahya-kemal-beyatli-kimdir-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

