<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hakkında Bilgi &#187; Eğitim</title>
	<atom:link href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/category/egitim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com</link>
	<description>Hakkında Bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 11:38:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Asit ve Bazlar</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/asit-ve-bazlar-nedir+asit-ve-bazlar-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/asit-ve-bazlar-nedir+asit-ve-bazlar-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 21:04:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Asit]]></category>
		<category><![CDATA[Asit çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Asit ve Bazlar]]></category>
		<category><![CDATA[Asit ve Bazlar hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Asit ve Bazlar ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[asit ve bazlar özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Asit ve Bazların çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Asit ve Bazların özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Asitler]]></category>
		<category><![CDATA[Asitler Bazlar]]></category>
		<category><![CDATA[Asitler ve Bazlar]]></category>
		<category><![CDATA[asitler ve bazlar özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bazlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bazlar ve asitler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=37135</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar ASİTLER BAZLAR pH FORMİK ASİT ASETİK ASİT SORBİK ASİT SÜLFÜRİK ASİT BENZOİK ASİT FOLİK ASİT HİDROJEN SÜLFÜR NİTRİK ASIT FOSFORİK ASİT HİDROFLORİK ASİT [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#asitler" title="ASİTLER">ASİTLER</a> </li><li> <a href="#bazlar" title="BAZLAR">BAZLAR</a> </li><li> <a href="#ph" title="pH">pH</a> </li><li> <a href="#formik-asit" title="FORMİK ASİT">FORMİK ASİT</a> </li><li> <a href="#asetik-asit" title="ASETİK ASİT">ASETİK ASİT</a> </li><li> <a href="#sorbik-asit" title="SORBİK ASİT">SORBİK ASİT</a> </li><li> <a href="#sulfurik-asit" title="SÜLFÜRİK ASİT">SÜLFÜRİK ASİT</a> </li><li> <a href="#benzoik-asit" title="BENZOİK ASİT">BENZOİK ASİT</a> </li><li> <a href="#folik-asit" title="FOLİK ASİT">FOLİK ASİT</a> </li><li> <a href="#hidrojen-sulfur" title="HİDROJEN SÜLFÜR">HİDROJEN SÜLFÜR</a> </li><li> <a href="#nitrik-asit" title="NİTRİK ASIT">NİTRİK ASIT</a> </li><li> <a href="#fosforik-asit" title="FOSFORİK ASİT">FOSFORİK ASİT</a> </li><li> <a href="#hidroflorik-asit" title="HİDROFLORİK ASİT">HİDROFLORİK ASİT</a> </li><li> <a href="#sodyum-hidroksit" title="SODYUM HİDROKSİT">SODYUM HİDROKSİT</a> </li><li> <a href="#potasyum-hidroksit" title="POTASYUM HİDROKSİT">POTASYUM HİDROKSİT</a> </li><li> <a href="#kalsiyum-hidroksit" title="KALSİYUM HİDROKSİT">KALSİYUM HİDROKSİT</a> </li><li> <a href="#amonyak" title="AMONYAK">AMONYAK</a> </li><li> <a href="#hidrosiyanik-asit" title="HİDROSİYANİK ASİT">HİDROSİYANİK ASİT</a> </li><li> <a href="#asit-ve-bazlarin-kuvveti" title="ASİT ve BAZLARIN KUVVETİ">ASİT ve BAZLARIN KUVVETİ</a> </li></ul></div><p><strong>ASİTLER VE BAZLAR</strong></p>
<p><a name="asitler"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> ASİTLER</code>

<br />
Suda çözündüğünde H+ iyonları veren hidrojenli kimyasal türe ASİT denir. Asitler, en eski çağlardan bu yana tanınan maddelerdir. Sözgelimi, alkol mayalanmasının yanı sıra, asetik mayalanma, yani mikroorganizmaların etkisiyle alkolün sirkeye dönüşmesi daha o dönemlerde biliniyordu. Sirke, bir başka deyişle asetik asit, XIII. yy’a kadar bilinen tek asitti. Günümüzde kimya sanayisinin büyük bir bölümü, az sayıda asidin (sözgelimi sülfürik, nitrik, asetik ve hidroklorik asitler) üretimine ya da kullanımına dayanır.</p>
<p>Asitler, çözeltiye hidrojen iyonu bırakan bileşiklerdir. Bütün asitler hidrojen (H+) içerir. Genelde;<br />
1- Ekşi bir tada sahiptirler.<br />
2- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Asitler litmus kağıdını kırmızıya çevirirler).<br />
3- Bazlarla reaksiyona girdiklerinde tuz ve su oluştururlar. Bundan başka çok çeşitlilik gösteren başka özellikleri de bulunur. Bu spesifik özellikler, anyon muhtevası ve ayrılmamış molekülerden dolayı olur. Çeşitli asitlerin molekülleri, çözeltiye farklı miktarda serbest Hidrojen bırakma eğilimindedirler.</p>
<p>Hidroklorik asit (güçlü asit)<br />
HCI H + CI –</p>
<p>Asetik asit (zayıf asit)<br />
C2 H4 O2 (CH3COOH)</p>
<p>Asetik asit; (sirke) zayıf iyonize olur ve serbest oksijenden az miktarda çözeltiye bırakır. Güçlü asit ve bazlar iyonlarına ayrılır ve ayrılmış halde bulunur. Bu asit olarak tek yönlü ok ile ifade edilir. Zayıf asit ve bazlar sürekli olarak iyonizasyon prosesi altındadırlar. Serbest iyonlar sürekli olarak tekrar kombine olurlar. Bu durum çift yönlü ok ile belirtilir.</p>
<p>Asidik olan bir su asit nötralizerleri ile arıtılır. Su asidik ise geçtiği yerlerde zamanla mavi-yeşil lekeler ortaya çıkar. pH testleri ile suyun asidik olup olmadığı anlaşılabilir.</p>
<p>Asit nötralizer olarak kalsit kullanıldığı zaman suya karışan çözünmüş kireç taşları su sertliğinin artmasına neden olur.</p>
<p>Soda veya sodyumhidroksit ile de pHyükseltilebilir.</p>
<p><a name="bazlar"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> BAZLAR</code>

<br />
Suda çözündükleri zaman OH- iyonu verebilen maddelere BAZ denir. Bazlar acıdır, çözeltileri kaygandır. Sodyum hidroksit (NaOH) veya Kalsiyum hidroksit ( Ca (OH)2 ) gibi bazlar deriyi yakar. Bazlar mor lahanayı yeşile, kırmızı turnusolü maviye çevirirler. Su ile hazırlanan çözeltilerinde hidroksil iyonu meydana gelir. Bazlar asitlerle birleşerek tuz yaparlar. En bol ve ucuz bazlardan biri kalsiyum hidroksittir ( Ca (OH)2 ). Bu maddeye sönmüş kireç de denir.</p>
<p>Asit ya da tuzlar gibi bazlar da bir dizi ayırt edici özelliği olan kimyasal maddelerdir. Bu özellikler “ baz işlevi ” adı verilen bir bitin oluşturur. Bazların özel bir tadı (kül suyu) vardır. Renkli ayraçlara etki eder (ftaleini kırmızıya, heliantini sarıya, turnusolu maviye boyar). Aside etkiyerek tuzu oluşturur. Bu tepkime sırasında su ve ısı açığa çıkar. Bazların sulu çözeltileri, iyonlaşmasıyla OH- iyonları doğuran elektrolitlerdir. Çözeltideki iyonlaşma, etkisiz biçimde gerçekleşirse bunlara kuvvetli bazlar denir (örneğin; sudkostik, potaskostik). Ama iyonlaşma yalnızca bölümsel olursa, bunlara da zayıf bazlar adı verilir (örneğin; amonyak). Bazların formulleri incelendiğine, bu bileşiklerin bir ya da birçok OH grubu içerdiği görülür. Formullerinde yalnızca bir OH grubu bulunduranlara “tekbaz” (örneğin; sudkostik: NaOH, amonyak: NH4OH), birden çok OH grubu içerenlere ise “çoğul baz” (örneğin; ikibazlı baryum hidroksit: Ba (OH)2) denir.</p>
<p>Bazlar, hidroksit iyonu bırakan maddelerdir. Örnek olarak Sodyum hidroksit (NaOH) ve amonyum hidroksit (NH4OH) verilebilir.</p>
<p>Sodyum hidroksit,<br />
Na OH Na + + OH –</p>
<p>Amonyum hidroksit,<br />
NH4OH NH4+ + OH –</p>
<p>Genelde;<br />
1- Acı tada sahiptirler.<br />
2- Kaygan hissiyatı verirler.<br />
3- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Litmus kağıdını mavi yaparlar).<br />
Amonyum hidroksit, zayıf bir bazdır ve çökeltiye az miktarda hidroksit iyonu bırakırlar. Güçlü baz ve zayıf baz durumu da asitlerde olduğu gibidir.</p>
<p><a name="ph"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> pH</code>

<br />
pH suyun asitlik veya bazlık durumunun bir ölçüsüdür ve logaritmik bir ölçüdür. Saf su H ve OH iyonları açısından dengelidir ve PH değeri 7’dir.</p>
<p>PH<7 ise asidik , PH>7 ise baziktir.</p>
<p>PH H+ iyonlarının elektrik potansiyellerine bağlı olarak veya renk indikatörleri ile ölçülebilir. Düşük PH’lı sular çoğunlukla, hız kısıtlayıcı reaksiyon olan katot reaksiyonunu kolaylaştırıp, korozyonu artırır. Bu parametre içme suyunun güvenliği hakkında direk bilgi vermez. Düşük pH ve aynı zamanda düşük TDS ‘li sular korozif olduğu için borulardaki birtakım zehirli metalleri çözebilir. Yüksek pH ‘a sahip sularda da pH’ı yükselten kimyasalların zararlı olup olmadığı belirlenmelidir.</p>
<p>pH: hidrojen iyon konsantrasyonu veya sudaki hidrojen potansiyeli.</p>
<p>pH’ın asitlik ve alkalilikle ilişkisi<br />
Asidite, alkalinite ve pH derecesi ayrı ayrı şeylerdir. Mesela hidroklorik asidin, sülfirik asidin ve hidroklorik asidin 0.1 normal eriyiklerinin (1 litre suda 1 litre eşdeğer gram ağırlıkta asit bulunan eriyik normal eriyiktir.) asiditesi birbirinin aynıdır. Halbuki bu eriyiklerin pH değerleri farklı ve sırasıyla 1.08, 1.20,2.889’dur. Asitlik bir yetenek faktörü olup bazları nötürleştirmek kapasitesi olarak belirlenir; aynı şekilde alkalilikte bir yetenek faktörüdür ve asitleri nötrleştirme kapasitesidir. Halboki pH değeri aksine bir şiddet, yoğunluk faktörü olup hidrojen iyonlarının konsantrasyonunu gösterir. PH değeri asitlik ve alkalilik aktivitesinin (faaliyet derecesinin) bir ölçüsüdür.</p>
<p>Alkalilik bir sudaki HCO3, CO3 ve OH köklerinin toplamının me/lt veya mg/lt cinsinden eşdeğeri kalsiyum karbonat olarak verilmektedir. Asitlik de aynı şekilde sudaki SO4, CI, NO3 ve diğer asit köklerinin toplamına karşı gelen eşdeğer CaCO3 miktarını me/lt veya mg/lt cinsinden göstermektedir.</p>
<p>Yani alkalilik ve asitlik terimleri eriyikte mevcut HCO3 ve SO4 gibi birçok köklerin ağırlığını göstermekte fakat bunların hiçbiri eriyiğin kimyasal aktivitesi hakkında fikir vermemektedir. Halbuki pH, eriyiğin kimyasal aktivitesinin bir ifadesidir; zira eriyik ne kadar aktif ise o kadar çok iyonize olacak ve içindeki H+ iyonu miktarıda ona göre artacaktır.</p>
<p>Önemli asit ve bazların özellikleri ve kullanıldığı alanları aşağıda bulabilirsiniz.</p>
<p><a name="formik-asit"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> FORMİK ASİT</code>

 (HCOOH):<br />
Bakterilere küf ve mayalara etki eder&#8230;<br />
Mikrobik bozunmayı önlemek için gıdalarda koruyucu olarak kulanılır&#8230; ( Karınca salgısında bol miktarda bulunur)</p>
<p><a name="asetik-asit"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> ASETİK ASİT</code>

 (CH3COOH):<br />
Sirke asidi olarak bilinir. Asetik asitin %5-8 likçözeltisi sirke olarak kullanılır. Asetik asit birçok ilaç endüstri maddesinin kullanılmasında kullanılır. Tahriş edici bir kokouya sahip bir sıvıdır. Alüminyum asetat tuzu, taze kesilmiş yaralarda kan dindirici olarak kullanılır.</p>
<p><a name="sorbik-asit"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> SORBİK ASİT</code>

 (HC6H7O2):<br />
Küf ve mayaların gelişmesine engel olur. Bu özelliğinden dolayı yiyeceklerde antimikrobik koruyucu olarak kullanılır. Kokusu lezzeti yoktur.</p>
<p><a name="sulfurik-asit"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> SÜLFÜRİK ASİT</code>

 (H2SO4):<br />
Endüstüride kullanılan en önemli asit ve dünyada en çok üretilen kimyasallardan biridir. SO2 gazı kullanılarak Kontakt metodu denilen bir metotla üretilir. Endüstride birçok alanda kullanılan bu asit, özellikle gübre üretiminde, amonyum sülfat üretiminde, patlayıcı yapımında, boya sanayinde, petrokimya sanayinde kullanılmaktadır.</p>
<p><a name="benzoik-asit"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> BENZOİK ASİT</code>

 (C6H5COOOH):<br />
Beyaz renkli iğne ve yaprakçık görünümünde bir maddedir. Gıdalarda mikrobik bozunmayı önlemek için kullanılır. En çok kullanıldığı alanlar, meyva suyu, marmelat, reçel, gazlı, içecekler, turşular, ketçap ve benzeri ürünlerdir. Benzoik asit, bir çok bitkinin yaprak, kabuk ve meyvelerinde bulunur. Benzoik asit genellikle sodyum tuzu olarak (Sodyum benzoat) kullanılır. İlave edildiği bitkinin tadını etkiler.</p>
<p><a name="folik-asit"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> FOLİK ASİT</code>

<br />
Folik asit dokularında az da olsa bulunur.Folik asit en çok koyu yeşil yapraklı sebzeler ve gıda olarak kullanılan hayvanların böbrek ve karaciğerlerinde bulunur. Biftek, huhubat, sebzeler, domates, peynir ve sütte az miktarda bulunur. Folik asit eksikliğinde vücutta anemi (kansızlık )ortaya çıkar.</p>
<p><a name="hidrojen-sulfur"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> HİDROJEN SÜLFÜR</code>

 (H2S):<br />
Renksiz bir gazdır. Kokmuş yumurtayı andıran bir kokusu vardır. Çok zehirlidir. Uzun zaman solunduğunda insanı öldürebilir. Havada seyreltik olarak bulunduğunda yorgunluk ve baş ağrısı yapar.</p>
<p><a name="nitrik-asit"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> NİTRİK ASIT</code>

 (HNO3):<br />
Nitrik asit, dinamit yapımında kullanılır. Nitrik asitin gliserin ile reaksiyonundan nitrogliserin meydana gelir. Ayrıca nitrik asit NH4NO3 içeren gübrelerin üretiminde kullanılır.</p>
<p><a name="fosforik-asit"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> FOSFORİK ASİT</code>

 (H3PO4):<br />
Saf fosforik asit, renksiz kristaller halinde bir katıdır. Fosforik asit,en çok fosfatlı gübrelerin yapımında ve ilaç endüstrisinde kullanılır.</p>
<p><a name="hidroflorik-asit"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> HİDROFLORİK ASİT</code>

 (HF):<br />
Hidroflorik asit yüksek oktanlı benzin yapımında, sentetik kriyolit (Na3AlF6) imalatında kullanılır. Ayrıca hidroflorik asit camların üzerine şekiller yapmak için kullanılır. Bu iş için, önce cam eşya yüzeyi bir parafin tabakası ile kaplanır.</p>
<p>Sonra parafinin üzerine bir çelik kalem ile istenen şekil çizilir. Bu çizgilere hidrojen florür gazı veya çözeltisi tatbik edilir. Camdaki parafin temizlendikten sonra camda yalnız sabit şekiller kalır.</p>
<p><a name="sodyum-hidroksit"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> SODYUM HİDROKSİT</code>

 (NaOH):<br />
Beyaz renkte nem çekici bir maddedir. Suda kolaylıkla çözünür ve yumuşak kaygan ve sabun hissi veren bir çözelti oluşturur. Sodyum hidroksit, laboratuvarlarda CO2 gibi asidik gazları yakalamak için kullanılır. Endüstride bir çok kimyasal maddenin yapımında, yapay ipek, sabun, kağıt, tekstil, boya, deterjan endüstrisinde ve petrol rafinerilerinde kullanılır.</p>
<p><a name="potasyum-hidroksit"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> POTASYUM HİDROKSİT</code>

 (KOH):<br />
Endüstride arap sabunu üretiminde,pillerde elektrolit olarak ve gübre yapımında kullanılır.</p>
<p><a name="kalsiyum-hidroksit"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> KALSİYUM HİDROKSİT</code>

 (Ca(OH)2):<br />
Beyaz bir toz olup, suda hamurumsu bir görünüş alır. Sönmemiş kirece su ilave edilmesi ile elde edilir. Kalsiyum hidroksit asidik gazların uzaklaştırılması (Hava gazından hidrojen sülfürün uzaklaştırılması gibi), kireç ve çimento yapımı alanlarında kullanılır.</p>
<p><a name="amonyak"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> AMONYAK</code>

(NH3):<br />
Renksiz, kendine özgü keskin kokusu olan bir gazdır. Sıvı amonyak özellikleri bakımından suya benzer, polar yapıdadır, hidrojen bağı yapar ve su gibi iyonlarına ayrışır. Amonyak endüstride en çok azotlu gübrelerin ve nitrik asitin üretiminde başlangıç maddesi olarak kullanılır. Zayıf baz olarak ve birçok Laboratuvarlarda ise amonyak, zayıf baz olarak ve birçok kimyasal maddenin elde edilmesinde kullanılır. Amonyak bilhassa nitrik asit ve amonyum tuzları imalatında, üre, boya, ilaç ve plastik gibi organik madde imalatında kullanılır. Amonyak gazı normal sıcaklıkta basınç uygulandığında kolaylıkla sıvılaşır oluşan bu sıvının buharlaşma ısısı yüksektir (327 kcal/g ) bundan dolayı amonyak endüstride soğutucu olarak kullanılır.</p>
<p><a name="hidrosiyanik-asit"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> HİDROSİYANİK ASİT</code>

(HCN):<br />
Tabiatta bulunan zehirlerin en kuvvetlisidir. HCN’nin kokusu şeftali çekirdeği içi kokusuna benzer. Metreküpte 34 miligram HCN varlığında kokusu hissedilir. Öldürücü dozu konsantrasyonuna bağlıdır. Mesala,200 mg/m3 konsantrasyonda öldürücü doz 2000 mg dk/m3’tür. </p>
<div class="ara"></div>
<h4>
<a name="asit-ve-bazlarin-kuvveti"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> ASİT ve BAZLARIN KUVVETİ</code>

<br />
Asitlerin değerlikleriyle, kuvvetli ya da zayıf oluşları arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Asitlerin molekül yapısı ile asitlik gücü arasındaki ilişkiler oldukçada karışıktır. Bununla beraber bir asit, iyonlarına ne kadar kolay ve ne kadar çok ayrılabiliyorsa o kadar kuvvetlidir.</p>
<p>Asitleri kendi aralarında kuvvetlilik bakımından şöyle sıralamak mümkündür.</p>
<p>1) Bir periyotta , elementlerin hidrojenli birleşiklerinin asitlik gücü , hidrojenin bağlı olduğu elementin elektronegatifliği arttıkça artar. Örneğin ; 2. Periyotta soldan sağa doğru sıralanan azot<br />
oksijen ve flüorun hidrojenle oluşturdukları NH3 , H2O ve HF ‘ün asitlik güçleri NH3 < H2O < HF sırasında artar. Ancak , asitlik gücünün , hidrojenin bağlı olduğu elementin elektronegatifliğine paralel olarak artması kuralı , yalnızca aynı periyottaki elementlerin hidrojenli bileşikleri için geçerlidir.</p>
<p>2) Periyodik cetvelde bir grupta yukarıdan aşağıya doğru inildikçe elementlerin atom yarı çapları artarken bu elementlerin hidrojenli bileşiklerinin asitlik gücü , hidrojenin bağlı olduğu elementin atom yarıçapı artıkça artar. Örneğin ; VIIA grubunda yukarıdan aşağıya sıralanan flüor klor , brom ve iyodun hidrojenle oluşturdukları asitlerin asitlik gücü HF < HCI < HBr < HI şeklinde değişir. Grupta yukarıdan aşağıya doğru elektronegatiflik azaldığından , elektronegatifliğe bağlı olarak asitlik kuvveti açıklanmaz.</p>
<p>3) Oksijenli inorganik asitlerde , oksijen sayısı artıkça H+ iyonunun koparılması kolaylaşır. Bu nedenle , daha fazla oksijen taşıyan aynı elementlerden oluşmuş asitlerde asitlik kuvveti artar.</p>
<p>Klor elementinin oluşturduğu oksijenli asitlerin kuvveti , HCIO , HCIO2 , HCIO3 , HCIO4 sırasıyla artar. Ancak , bu tür bir karşılaştırma HNO3 - HCIO3 - HIO3 gibi farklı elementlerden oluşmuş oksijenli asitler arasında yapılmaz.</p>
<p>Bazların da değerlikleriyle kuvvetli ya da zayıf oluşları arasında, doğrudan bir ilişki yoktur. Bazlar , çözeltilerinde iyonlarına ne kadar kolay ve çok ayrılabiliyorsa o kadar kuvvetlidir. Ancak bazlık gücündeki değişmeler, elementlerin periyodik özelliklerine göre aşağıdaki genellemelerle açıklanabilir.</p>
<p>1) Bir periyottaki elementlerden türeyen bazların bazlık gücü, bazı oluşturan elementin iyonlaşma enerjisi ( diğer bir tanımla elektronegatifliği ) arttıkça azalır. Çünkü, iyonlaşma enerjisi arttıkça , atomun elektron tutma gücü de artacak, -OH bağının kopması zorlaşacaktır. Periyodik sistemde soldan sağa doru gidildikçe iyonlaşma enerjisi arttığından, soldan sağa doğru sıralanan elementlerin oluşturdukları bazların bazlık gücü de azalır. Örneğin ; ikinci periyotta sıralanan N, O ve F elementlerinin oluşturdukları bileşiklerin bazlık gücü için, NH3 > H2O > HF sıralaması yapılabilir. Periyodik cetvelin üçüncü sıra elementleri olan Na , Mg ve Al elementlerinin oluşturduğu bazların bazlık gücü için de NaOH > Mg( OH )2 > Al( OH )3 sıralamasını yapmak uygundur.</p>
<p>2) Gruplarda aşağıya doğru inildikçe, iyonlaşma enerjisi (elektronegatifliği) azalır. Dolayısıyla aynı grup elementlerinin oluşturduğu bazlarda -OH bağının kopması aşağıya doru kolaylaşır, bazlık gücü artar. IIA grubunda yukarıdan aşağıya doru sıralanan Be, Mg, Ca, Sr ve Ba elementlerinin oluşturduğu bazların bazlık gücü, Be( OH )2 < Mg( OH )2 < Ca( OH )2 < Sr( OH )2 < Ba( OH )2 şeklinde değişir.</p>
<p>Asit ve bazların zayıf ya da kuvvetli olmaları iyonlaşma dereceleri ile açıklanabilir. Sulu çözeltilerinde HCI , HNO3 ve H2SO4 gibi asitler, tam olarak iyonlaştıklarından kuvvetli asit, tam olarak iyonlaşmayan NH3 zayıf bazdır.</h4>
<h6>Asit ve Bazlar, Asitler ve Bazlar, Asitler Bazlar, Bazlar ve asitler, asitler ve bazlar özellikleri, asit ve bazlar özellikleri, Asit, Asitler, Bazlar, Asit ve Bazlar hakkında bilgi, Asit ve Bazlar ile ilgili bilgi, Asit ve Bazların özellikleri, Asit ve Bazların çeşitleri, Asit çeşitleri,</h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcS79ddCd8uKseaB9TzPUOXpjWTBEiXkAR3hW2v2B8VhCs7bHe60" class="alignnone" width="259" height="194" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/asit-ve-bazlar-nedir+asit-ve-bazlar-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sürtünme kuvveti nedir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/surtunme-kuvveti-nedir+surtunme-kuvveti-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/surtunme-kuvveti-nedir+surtunme-kuvveti-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 13:13:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtme]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtünme]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtünme kuvveti]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtünme kuvveti hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtünme kuvveti ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtünme kuvveti ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtünme kuvveti nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtünme kuvveti yararları ve zararları]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtünme kuvvetinin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtünme kuvvetinin faydası]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtünmenin Önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=37118</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar SÜRTÜNME KUVVETİ Sürtünme Kuvvetinin Bağlı Olduğu Etkenler Sürtünme Kuvvetinin Etkileri Sürtünmenin Hayatımızdaki Yeri Sürtünmenin Önemi Cismin hareketine karşı koyan, harekete zıt yöndeki kuvvete [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#surtunme-kuvveti" title="SÜRTÜNME KUVVETİ">SÜRTÜNME KUVVETİ</a> </li><li> <a href="#surtunme-kuvvetinin-bagli-oldugu-etkenler" title="Sürtünme Kuvvetinin Bağlı Olduğu Etkenler">Sürtünme Kuvvetinin Bağlı Olduğu Etkenler</a> </li><li> <a href="#surtunme-kuvvetinin-etkileri" title="Sürtünme Kuvvetinin Etkileri">Sürtünme Kuvvetinin Etkileri</a> </li><li> <a href="#surtunmenin-hayatimizdaki-yeri" title="Sürtünmenin Hayatımızdaki Yeri">Sürtünmenin Hayatımızdaki Yeri</a> </li><li> <a href="#surtunmenin-onemi" title="Sürtünmenin Önemi">Sürtünmenin Önemi</a> </li></ul></div><p>Cismin hareketine karşı koyan, harekete zıt yöndeki kuvvete sürtünme kuvveti denir.Sürtünme kuvveti birbirine sürtünen yüzeyler arasında oluşur. Sürtünme kuvveti yüzeylerin cinsine ve cismin kütlesine bağlıdır.<br />
Sürtünme kuvveti olmasaydı en azından yürüyemezdik. Arabalar frene basınca duramazdı. Cisimleri kolay hareket ettirmek için tekerlek takmazdık.</p>
<p><strong>Sürtünme Kuvvetinin Olumlu Olumsuz Yönleri :</strong><br />
1. Yürümeyi kolaylaştırır. Hareketi zorlaştırır.<br />
2. Sürtünme kuvveti nedeniyle yerine koyduğumuz koltuk ve masa gibi eşyalar yerinde kalır.<br />
3. Metaller arasında oluşan sürtünme sonucu sert metal yumuşak metali aşındırır. Enerji kaybına neden olur. Arabaların motor gücünün yaklaşık %20 si sürtünme kuvvetini yenmeye harcanır.<br />
4. Sporcular ayaklarına giydikleri çıkıntılı ayakkabılar ile daha rahat yere basarlar.<br />
5. Sürtünme kuvveti cisimleri aşındırır .<br />
6. Araba,uçak,gemi ve trenin hızını yavaşlatır.<br />
7. Sürtünme kuvveti olmasaydı dağ yamaçlarındaki kaya ve topraklar kolaylıkla kayardı.<br />
8. Kalemle yazamaz veya yazdıklarımızı silemezdik.<br />
9. Arabalar frene basılınca duramazdı.</p>
<p><strong>Sürtünme Kuvvetini Artırıcı Ve Azaltıcı Yöntemler</strong><br />
1. Çok dik yokuşlara girinti çıkıntı yapılması<br />
2. Kışlık ayakkabıların buzda kaymaması için girintili olması<br />
3. Araçların tekerlerine karda zincir takılması<br />
4. Kayakçıların düz ve pürüzsüz kayak kullanması<br />
5. Ağır cisimlerin altına sürülen yağ veya konulan silindirler<br />
6. Otomobil tekerlerinin mil yataklarına çelik bilye konulması</p>
<p><a name="surtunme-kuvveti"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> SÜRTÜNME KUVVETİ</code>

<br />
Bir cismi farklı yüzeylerde hareket ettirmenin, cismin hareketinde değişiklikler yaptığını günlük yaşantımızdan bilmekteyiz. Pürüzlü, kaygan veya cilalı yüzeylerde aynı cismin hareketi farklı farklı olmaktadır. Cam üzerinde bir cisim daha kolay hareket ederken tahta üzerinde hareket etmesi daha zordur.</p>
<p>Cismin hareket ettiği yüzeyin pürüzlü olması, cismin harekete geçmesini zorlaştırırken, düz veya pürüzsüz yüzeylerde aynı cisim daha kolay harekete geçer. Bu nedenle halı, tahta, taşlı zemin gibi yüzeylerde cismi harekete geçirmek için gerekli olan kuvvet; cam, asfalt, yağlı zemin gibi yüzeylerdeki aynı cismi hareket ettirmek için gerekli olan kuvvetten daha büyüktür. Yani cismin temas ettiği yüzeyin pürüzlüğü arttıkça, cismin harekete geçmesi için gerekli olan kuvvete artmaktadır.</p>
<p>Şekilde olduğu gibi iki traktör yolda gitmektedirler. Bu traktörlerden bir tanesi asfalt yolda giderken diğer taşlı bir yolda gitmektedir. Taşlı yolda giden traktörle düz yolda giden traktörün aynı hızda gitmeleri için taşlı yoldaki traktörün daha fazla kuvvet kullanması gerekmektedir.</p>
<p>Bir zemin üzerinde bulunan bir cismi harekete geçirmek için, yüzeyin cisme uygulanan hareketin zıt yönünde oluşan sürtünme kuvvetinden daha büyük bir kuvvete gereksinim vardır. Aksi taktirde uygulanan kuvvet cismin sürtünme kuvvetinden daha küçük veya eşitse cisim harekete geçmez.</p>
<p>Sabit hızla hareket eden bir cisme etkiyen sürtünme kuvveti ile harekete geçirici kuvvetin bileşkesi sıfırdır. Çünkü cismi harekete geçirici kuvvet ile sürtünme kuvveti ters yöndedir.</p>
<p>Bu bilgilerden hareketle; cisimler hareket ederken temas ettikleri yüzeylerin sürtünmesinden kaynaklanan ve yer değiştirmeye zıt yönde ortaya çıkan kuvvete sürtünme kuvveti denir.</p>
<p><a name="surtunme-kuvvetinin-bagli-oldugu-etkenler"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Sürtünme Kuvvetinin Bağlı Olduğu Etkenler</code>

<br />
<strong>a) Yüzeyin pürüzlü olması</strong><br />
Cismin hareket edeceği yüzeyin pürüzlü olması cismin hareketinde önemlidir. Pürüzlü yüzeylerde cisimlerin hareket etmesi için daha büyük kuvvete ihtiyaç vardır.</p>
<p>Bütün yüzeylerde mutlaka pürüz vardır. Cisimler birbiri üzerinde hareket ederken, yüzeylerindeki girinti ve çıkıntılar birbirinin içerisine girerek cismin hareket etmesini güçleştirirler. Cilalı yüzeylerde bu girinti-çıkıntılar daha az olduğundan sürtünme kuvveti de o oranda azdır. Bu nedenle pürüzlü yüzeylerin yağlanması ile bu girintiler azaltılarak daha az sürtünme kuvveti uygulaması sağlanabilir.</p>
<p><strong>b) Cismin ağırlığı</strong><br />
Bir cismin ağırlığı arttığında cismin ve yüzeyin girinti-çıkıntıları daha fazla birbiri içine gireceğinden sürtünme de artar. Yani cismin hareketini engelleyen kuvvetin büyüklüğü de artar. Cismin hareket etmesini engelleyen bu kuvveti yenmek için, bu kuvvetten daha büyük bir kuvveti cisme uygulamak gerekir.</p>
<p><a name="surtunme-kuvvetinin-etkileri"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Sürtünme Kuvvetinin Etkileri</code>

<br />
Sürtünme kuvveti, cisimlerin yüzeyde tutunmasına yardım eden bir etkendir. Eğer sürtünme kuvveti var olmasaydı birçok yaşamsal faaliyet mümkün olmazdı. Yolda yürüyemez, bir yerde oturamaz, yemek yiyemez, yazı yazamaz, araç kullanamazdık. Örneklerde de görüldüğü gibi her türlü hayati olayın gerçekleşmesinde sürtünme kuvvetinin etkisi vardır. Araba örneğini biraz açacak olursak, yolda hareketine başlayan bir aracın durması sürtünme kuvvetinin etkisi ile oluşmaktadır. Bu kuvvet olmasaydı frenler tutmayacağı için araba sürekli hareket ederdi.</p>
<p>Buzun sürtünme kuvvetinin toprak veya asfalta göre daha düşük bir sürtünme kuvveti olduğu bilinmektedir. Kışın buzlu yollarda araçlar daha fazla kaymakta ve frenlerin etkisi daha az olmaktadır. Bu nedenle kışın meydana gelen kazalar, diğer zamanlara göre daha fazla olmaktadır. Bu nedenle kışın buzun erimesi için tuz kullanılması (suyun donma sıcaklığını düşürür) veya toprak atılması bu sürtünme kuvvetini artırmak içindir.</p>
<p>Sürtünme kuvvetinin hayatımızı kolaylaştıran çok büyük etkilerinin yanında günlük yaşantıda işleri zorlaştırdığı da bilinmektedir. Çünkü sürtünme kuvvetini yenerek, cisimleri harekete geçirmek için daha büyük kuvvet kullanılması gerekir. Ve büyük yükleri, sürtünme kuvveti nedeni ile kas gücümüzle hareket ettiremeyiz. Bundan dolayı çeşitli makineler kullanarak bu yükleri hareket ettiririz.</p>
<p>Makineler çalışırken, içerisindeki parçalar birbirine sürtünürler. Sürtünen bu parçalar zamanla aşınarak kullanılmaz hale gelirler. Makinelerin yıpranmasını engellemek için sürtünme kuvvetini düşürücü önlemler almak gerekir. Yani sürtünme kuvvetinin çok büyük yararları olmakla beraber bazı zorlukları da vardır.</p>
<p><strong>Sürtünme Kuvvetini Artırmak ve Azaltmanın Yolları</strong><br />
Sürtünme kuvvetinin, bir olayın gerçekleşmesi için yetersiz kaldığı durumlarda alınması gereken tedbirler vardır. Bunlardan bazılarını sıralayacak olursak;</p>
<p>a) Kışın araba lastiklerine zincir takılması,<br />
b) Sporcuların ayakkabılarının altına dişler yapılması,<br />
c) İş makinelerinin tekerlerinde dişlerin daha büyük yapılması,<br />
d) Büyük kütlelerin altına tekerlek tipinde cisimlerin konulması,<br />
e) Makinelerin yağlanması,<br />
f) Dik yokuşlarda ulaşımı kolaylaştırmak için önlemler alınması,</p>
<p><strong>SÜRTÜNME KUVVETİ GÜNLÜK YAŞANTIMIZI NASIL ETKİLER</strong><br />
Bir yere tutunmadan, güvenli bir şekilde ve kaymadan yürüyebilmemizi ayakkabı tabanımızla yer arasındaki sürtünme kuvvetine borçluyuz.<br />
Sürtünme kuvveti sayesinde cisimler bıraktığımız yerde kalır.<br />
Otomobilinizin frenlerini sıktığınızda, fren pabuçları tekerleğin metal kısmına doğru çekilerek bastırılır. Aralarındaki sürtünme artar ve otomobil durur.</p>
<div class="ara"></div>
<h4>
<a name="surtunmenin-hayatimizdaki-yeri"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Sürtünmenin Hayatımızdaki Yeri</code>

<br />
Sürtünme kuvveti cisimlerin yüzeyde tutunmasına yardım eden bir etkendir. Eğer sürtünme kuvveti var olmasaydı birçok yaşamsal faaliyet mümkün olmazdı. Yolda yürüyemez bir yerde oturamaz yemek yiyemez yazı yazamaz araç kullanamazdık. Örneklerde de görüldüğü gibi her türlü hayati olayın gerçekleşmesinde sürtünme kuvvetinin etkisi vardır. Araba örneğini biraz açacak olursak yolda hareketine başlayan bir aracın durması sürtünme kuvvetinin etkisi ile oluşmaktadır. Bu kuvvet olmasaydı frenler tutmayacağı için araba sürekli hareket ederdi.</p>
<p>Buzun sürtünme kuvvetinin toprak veya asfalta göre daha düşük bir sürtünme kuvveti olduğu bilinmektedir. Kışın buzlu yollarda araçlar daha fazla kaymakta ve frenlerin etkisi daha az olmaktadır. Bu nedenle kışın meydana gelen kazalar diğer zamanlara göre daha fazla olmaktadır. Bu nedenle kışın buzun erimesi için tuz kullanılması (suyun donma sıcaklığını düşürür) veya toprak atılması bu sürtünme kuvvetini artırmak içindir.</p>
<p>Sürtünme kuvvetinin hayatımızı kolaylaştıran çok büyük etkilerinin yanında günlük yaşantıda işleri zorlaştırdığı da bilinmektedir. Çünkü sürtünme kuvvetini yenerek cisimleri harekete geçirmek için daha büyük kuvvet kullanılması gerekir. Ve büyük yükleri sürtünme kuvveti nedeni ile kas gücümüzle hareket ettiremeyiz. Bundan dolayı çeşitli makineler kullanarak bu yükleri hareket ettiririz.</p>
<p>Makineler çalışırken içerisindeki parçalar birbirine sürtünürler. Sürtünen bu parçalar zamanla aşınarak kullanılmaz hale gelirler. Makinelerin yıpranmasını engellemek için sürtünme kuvvetini düşürücü önlemler almak gerekir. Yani sürtünme kuvvetinin çok büyük yararları olmakla beraber bazı zorlukları da vardır. </h4>
<div class="ara"></div>
<h5>
<a name="surtunmenin-onemi"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Sürtünmenin Önemi</code>

<br />
Sürtünen yüzeyler ne kadar düz görülürse görülsün pürüzlüdürler. Bir mikroskopla bakılan cilalı cismin yüzünde bile girinti ve çıkıntılar vardır. Birbirine dayalı iki cisim halinde bir cismin çıkıntıları öteki cismin girintilerine girmiştir. Cismi kaydırmak için giren çıkıntıları çıkarmak gerekir. Bu da çıkıntıların eğilmesi hatta kırılması ile olabilir. Hareketin zıt yönünde oluşan sürtünme kuvvetlerinin nedeni budur.</p>
<p>Bir cisim öteki cisim üzerinde yuvarlanırsa sürtünme kuvvtleri kayarken oluşan sürtünme kuvvetlerinden daha küçük olur. Bu yuvarlanma sırasında iç içe giren kesimlerin ayrılmasının daha kolay olmasından ileri gelir. Dayanma yüzeyinde oluşan çukurlaşma yuvarlanma sürtünmesini artırır. Yuvarlanma sürtünme kuvveti içinde yukarıdaki deney sonuçları geçerlidir. Ne var ki burada yuvarlanma sürtünme katsayısı çok küçüktür. Kayma sürtünme kuvvetlerinden kurtarıp yerine küçük olan yuvarlanma sürtünme kuvvetlerini koyan teker taşıt araçlarının en önemli parçasıdır. Tekerin keşfi uygarlıkta bir aşama olmuştur.</p>
<p><strong>Sürtünmenin önemi</strong><br />
Sürtünmenin büyük önemi vardır. Sürtünme olmasa yürüyemeyiz taşıt araçları da hareket edemez ve duramazlar. Motor arka tekerleri döndürür. Pürüzlü lastik ve kuru yolda oluşan sürtünme kuvvetleri tekerin kaymasını önler ve dönmesini sağlar. Dönme de otomobili hareket ettirir. Teker ile yer arasında sürtünme kuvveti tekeri döndüren kuvvetten küçük ise tekrar kayar(patinaj). Böylece statik sürtünme kuvveti konulmuş olur ki bu sonucu küçültür. Bir kayakçı kayarak indiği tepeye kayaklarıyla adım adım çıkabilir. Bu nasıl açıklanır? Keza araçları durdurmak için fren düzeneğine ihtiyaç vardır. Burada fren balataları denen sürtünmesi çok levhalar kullanılır.</p>
<p>Bazı hallerde enerjiyi başa götüren hızı azaltan ve bizi daha büyük kuvvetler kullanmaya zorlayan sürtünme kuvvetlerini azaltmak gerekir. Bu amaçla sürtünen yüzeyler arasına yağ konulur. Böylece yüzeyler birbiri üzerinde kayan sıvı tabakaları üzerinde hareket eder. Sıvı(akışkan) tabakaları arasındaki sürtünme (viskosluk)kuru sürtünme denen önceki sürtünmeye göre çok küçüktür.</p>
<p><strong>SÜRTÜNME KATSAYILARI</strong><br />
Statik Kinetik<br />
Çelik üstünde çelik 015 &#8211; 025 01 &#8211; 03<br />
Tahta üstünde tahta 04 – 07 02 – 03<br />
Beton üstünde lastik 1 07<br />
</h5>
<h6>Sürtünme, Sürtme, Sürtünme kuvveti, Sürtünme kuvveti nedir, Sürtünme kuvveti ne demek, Sürtünme kuvveti hakkında bilgi, Sürtünme kuvveti ile ilgili bilgi, Sürtünme kuvvetinin faydaları, Sürtünme kuvvetinin faydası, Sürtünme kuvveti yararları ve zararları, Sürtünmenin Önemi</h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSLbT9OFN-ZEBTm9bV3GQyF34s2-v2-RLhtUnn6J7ftJ8ILHDdj5A" class="alignnone" width="322" height="157" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/surtunme-kuvveti-nedir+surtunme-kuvveti-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyada Konuşulan Diller</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/dunyada-konusulan-diller-nedir+dunyada-konusulan-diller-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/dunyada-konusulan-diller-nedir+dunyada-konusulan-diller-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 20:12:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe / Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyada en çok konuşulan diller]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyada En Çok Konuşulan Dillerin Sıralaması]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyada kaç tane dil var]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyada konuşulan dil sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyada Konuşulan Diller]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyada konuşulan kaç dil var]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadaki diller]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadaki Konuşulan Diller]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın Konuştuğu Diller]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=37114</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada Konuşulan Diller Abhazca &#8211; Acarca &#8211; Afrikaans &#8211; Akatça &#8211; Almanca &#8211; Aragonca &#8211; Arbereşçe &#8211; Aramice -Aranese &#8211; Arapça &#8211; Arnavutça &#8211; Auvergnat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyada Konuşulan Diller</strong></p>
<p>Abhazca &#8211; Acarca &#8211; Afrikaans &#8211; Akatça &#8211; Almanca &#8211; Aragonca &#8211; Arbereşçe &#8211; Aramice -Aranese &#8211; Arapça &#8211; Arnavutça &#8211; Auvergnat dili &#8211; Aynu dili &#8211; Azerbaycan Türkçesi</p>
<p>Baskça &#8211; Bantu &#8211; Bengali &#8211; Bretonca &#8211; Beyaz Rusça &#8211; Boşnakça &#8211; Bulgarca &#8211; Burgonyaca</p>
<p>Champenois &#8211; Çağatayca &#8211; Çekçe &#8211; Çince &#8211; Çingene Dili</p>
<p>Danca &#8211; Dalmaçyaca</p>
<p>Endonezyaca &#8211; Ermenice &#8211; Eski İngilizce &#8211; Estonca &#8211; Eyak</p>
<p>Farsça &#8211; Filipince &#8211; Fince &#8211; Flemenkçe &#8211; Fransızca</p>
<p>Galce &#8211; Galiçyaca &#8211; Gotça</p>
<p>Hintçe &#8211; Hırvatça &#8211; Hollandaca</p>
<p>İbranice &#8211; İngilizce &#8211; İran Dilleri &#8211; İrlandaca &#8211; İskoç dili &#8211; İspanyolca &#8211; İsveççe &#8211; İtalyanca &#8211; İzlandaca</p>
<p>Japonca</p>
<p>Kabardeyce &#8211; Kalaallisut &#8211; Kapa &#8211; Karluk &#8211; Kartça &#8211; Katalanca &#8211; Kazak Türkçesi &#8211; Kazan Tatar Türkçesi &#8211; Khmer &#8211; Kırgız Türkçesi &#8211; Kırım Tatar Türkçesi &#8211; Korece &#8211; Korsikaca &#8211; Kurmanci &#8211; Kürtçe</p>
<p>Ladino &#8211; Lakça &#8211; Latince &#8211; Lehçe (dil) &#8211; Letonyaca &#8211; Litvanyaca</p>
<p>Macarca &#8211; Malay dili &#8211; Maltaca &#8211; Adam dili &#8211; Moğolca &#8211; Moldovca</p>
<p>Norveççe</p>
<p>Osetçe &#8211; Osmanlı Türkçesi &#8211; Özbek Türkçesi</p>
<p>Papiamento &#8211; Peştuca &#8211; Portekizce</p>
<p>Romanş &#8211; Romeika &#8211; Rumence &#8211; Rusça</p>
<p>Saho &#8211; Sanskritçe &#8211; Sırpça &#8211; Sicilyaca &#8211; Slovakça &#8211; Slovence &#8211; Soğdca &#8211; Sorb dili &#8211; Strence &#8211; Süryanice</p>
<p>Tacikçe &#8211; Takalotça &#8211; Tai &#8211; Tayvanca &#8211; Tupi &#8211; Turan Dili &#8211; Tuvaca &#8211; Türkçe &#8211; Türkiye Türkçesi &#8211; Türkmen Türkçesi</p>
<p>Ukrayna dili &#8211; Urduca &#8211; Uygur Türkçesi</p>
<p>Valensiyaca</p>
<p>Yakutça &#8211; Yidiş &#8211; Yunanca</p>
<p>Zazaca &#8211; Zentce</p>
<h6>Dünyada Konuşulan Diller, Dünyadaki Konuşulan Diller, Dünyanın Konuştuğu Diller, Dünyada kaç tane dil var, Dünyada en çok konuşulan diller, Dünyada En Çok Konuşulan Dillerin Sıralaması, Dünyada konuşulan kaç dil var, Dünyadaki diller, Dünyada konuşulan dil sayısı</h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRmlb1Tvyb4_xFT9s3pcGz2ajEwFiccXgdJW6cKnu-7jbgFtugm" class="alignnone" width="267" height="189" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/dunyada-konusulan-diller-nedir+dunyada-konusulan-diller-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yunan Edebiyatı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/yunan-edebiyati-nedir+yunan-edebiyati-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/yunan-edebiyati-nedir+yunan-edebiyati-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 19:53:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe / Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya edebiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Edebiyatı Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Edebiyatı ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Edebiyatı Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Edebiyatı Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Edebiyatının özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Edebiyatıyla ilgili bilgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=37112</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Destan nedir Fabl nedir Yunan Edebiyatı Yunan edebiyatı birkaç dönemde incelenebilir: I. Dönem (M.Ö. IX. &#8211; VII. yy.) M.Ö. IX-VIII. yüzyıllarda Homeros ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#destan-nedir" title="Destan nedir">Destan nedir</a> </li><li> <a href="#fabl-nedir" title="Fabl nedir">Fabl nedir</a> </li></ul></div><p><strong>Yunan Edebiyatı</strong><br />
Yunan edebiyatı birkaç dönemde incelenebilir:</p>
<p><strong>I. Dönem (M.Ö. IX. &#8211; VII. yy.)</strong><br />
M.Ö. IX-VIII. yüzyıllarda Homeros ve Hesiodos gibi iki büyük şair yetiştirmiş olan Yunan edebiyatının en önemli türü şiirdir. Şiirler vezinli, ancak kafiyesizdir. Şiir türleri içinde de en çok görülen destan (epik şiir) dır.</p>
<p><a name="destan-nedir"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Destan nedir</code>

<br />
Bir milletin ortak tarihinde önemli izler bırakan savaş, doğal afet, türeyiş, ölüm, büyük başarı ya da yenilgileri ve bu olaylarda önemli rol oynamış büyük kahramanların hayatlarını manzum hikâyeler hâlinde anlatan metinlere destan denir. Ulusların ortak bilinçlerinde yaşayan destanlarda olay ve kişiler genellikle mitolojik ve menkıbevî nitelikte olağanüstü bir karaktere sahiptir.</p>
<p>Homeros, M.Ö. IX. yüzyılda yaşamış, hem Yunan edebiyatının hem de dünya edebiyatının en büyük destan şairlerinden biridir. İzmir&#8217;de doğmuş ve İonia bölgesinde yaşamıştır. İlyada ve Odysseia adlı iki destanı vardır. Bu destanlar, Yunanlıların temel kültürel kaynakları arasında yer alır. İlyada destanında, Yunanlıların Troia&#8217;lılarla 10 yıl savaşıp, sonunda onları yenmeleri anlatılır. Odysseia destanında ise İthaka adasının kralı olan Odysseus&#8217;un 10 yıl süren Troia Savaşı dönüşünde yolda karşılaştığı olaylar ve ülkesine döndüğünde kendisinin yokluğunda olan bitenler anlatılır. Bu destanlarda mitolojik tanrıların insanlarla olan değişik ilişki biçimlerine, insanların ve tanrıların duygu, düşünce, hayal, özlem, tutku, öfke, kin ve sevinçlerine, olağanüstü ve tarihsel birtakım olaylara yer verilir.<br />
Hesiodos M.Ö.VIII. yüzyılda Askra kasabasında yaşamıştır. Didaktik (eğitici-öğretici) şiir türünün kurucularındandır. Şiirleriyle halka adaletli davranma, iyilik yapma, çok çalışma gibi olumlu değerleri aşılamaya, öğüt vermeye çalışmıştır. Hesiodos&#8217;un İşler ve Günahlar, Theogonia adlı iki eseri vardır.</p>
<p><strong>II. Dönem (M.Ö. VII. &#8211; VI. yy.)</strong><br />
M.Ö. VI. yy. da yaşamış olan Sappho, bu dönemin ünlü ozanlarındandır. Midilli adasında doğmuş, genç kızların eğitimi için çalışmıştır; zengin bir ailenin kızıdır. 170 parçadan oluşan şiirlerinde en çok aşk temasını işlemiştir. Yunan edebiyatının önde gelen lirik şairlerindendir.</p>
<p>M.Ö. VI. yy.da yaşamış olan Aisopos (Ezop), Anadolu&#8217;da Phrigia&#8217;da doğmuş, Mısır , Asya, Yunanistan&#8217;a seyahatlar yapmış; tanrı Apollon&#8217;a karşı geldiği için uçuruma yuvarlanarak öldürülmüştür. Gezdiği Doğu ülkelerinden öğrendiklerinden, gözlemlerinden edindiği materyallerle düzyazı tarzında fabl (masal) ler yazmıştır. Tek eserinin adı Fabller olup fabl türünün kurucusudur.</p>
<p><a name="fabl-nedir"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Fabl nedir</code>

<br />
Kişileri insan gibi konuşup davranan hayvan , bitki ve cansız varlıklardan oluşan, kıssadan hisse çıkarıp ders vermeyi amaçlayan masaldan kısa öykülere denir. Bu dönemin diğer önemli şairleri arasında Alkalos (M.Ö. VII. yy.) ve Anakreon (M.Ö. VI. yy.) sayılabilir.</p>
<p><strong>III. Dönem (M.Ö. VII. &#8211; VI. yy.)</strong><br />
Yunan edebiyatı en parlak ürünlerini M.Ö. V.-IV. yüzyıllarda vermiştir. Aiskhylos (M.Ö. 525-456), dönemin en büyük tragedya şairidir. İlk defa, tragedyanın aktör sayısını ikiye çıkararak, koro yerine diyaloğu ön plâna geçirmiştir. Maske, aktörün yüzünü saklayan bir alet olmaktan çıkıp, onun karakterini de yansıtır olmuştur. Eserlerinde tanrıların belirleyici gücüne önem vermiş; dünyayı ve insanları tanrıların, olması gerektiği gibi, iyi bir şekilde yönettiği, tanrılara isyan edenlerin cezalandırılması gerektiği tezini savunarak, yerleşik düzeni, gelenekleri ve toplum ahlâkını benimsemiştir. Ona göre insanlar tanrılar tarafından belirlenen alınyazılarını kabullenmek zorundadırlar.</p>
<p>Ele geçen yedi tragedyası şunlardır: Yalvaran Kızlar Persler, Thebai&#8217;ye Karşı Yediler, Zincire Vurulmuş Prometheus, Oresteia trilogia, Agamemnon, Kheephoroi, Eeumenides.</p>
<p>Sophokles (M.Ö. 495-406) de tragedyayı geliştirerek oyuncu sayısını 3&#8242;e, korodaki şarkıcıların sayısını da 12&#8242;den 15&#8242;e çıkarmış; trilogia denilen üçleme yazma biçimini kaldırmıştır. Aiskhylos&#8217;un tragedyalarında insanlar tanrılara boyun eğmek zorunda iken, Sophokles&#8217;in eserlerinde insanlar alınyazıları ve tanrılarla mücadele ederler. Ancak sonunda yenilen insanlar olur. Kral Oidipus, Oidipus Kolonos&#8217;ta, Antigone, Aias, Elektra, Trakhisli Kadınlar ve Philoktetes adlı yedi eseri bulunmaktadır.</p>
<p>Üçüncü büyük tragedya şairi olan Euripides (M.Ö. 480-406), insan-tanrı mücadelesi yerine insanın kendi kendisiyle olan mücadelesine yer vermiştir. İnsan kendi ihtiraslarıyla mücadele hâlindedir, ancak yenik çıkar. Başlıca eserleri şunlardır: Medeia, Hippolytos, İphigeneia Aulis&#8217;te, phigeneia Tauris&#8217;te, Orestes, Elektra, Hekabe, Andromakhe.<br />
İlk büyük komedya şairi Aristophanes (M.Ö. 445-385)&#8217;tir. Aristophanes, gelenekçi bir anlayışa sahip olup sanat, siyaset ve felsefe alanlarında yapılan yeniliklere ve yenilikçilere saldırmıştır.<br />
En önemli komedileri: Atlılar, Eşek Arıları, Kuşlar, Kurbağalar, Bulutlar, Barış, Lysistrate.</p>
<p><strong>IV. Dönem (M.Ö. III. &#8211; II. yy.)</strong><br />
Büyük kütüphanelerin, meşhur sanatçı ve bilginlerin bulunduğu İskenderiye, &#8220;İskenderiye Çağı&#8221; da denen bu döneme damgasını vurmuştur. Pastoral nazım türünün kurucusu olan Theokritos (M.Ö. III. yy.) yazdığı kısa şiirlerinde doğa sevgisini işlemiştir. Şiirlerine Eidyllia (kısa şiirler) adı verilmiştir. Pek çok ülke gezmiş olan Herodotos (M.Ö. 482-425), tarih türünün kurucusu olup, Tarih adlı eserinde gezdiği ülkeler ve halkları hakkında bilgi vermiştir. Hitabet türünde Demosthenes (M.Ö. 385-322); felsefede ise Sokrates (M.Ö. 470-399), Eflatun (M.Ö.429-347) ve Aristoteles (M.Ö. 384-322) dönemin önde gelen isimlerindendir.</p>
<p><strong>V. Dönem (M.Ö. II.-M.S.II. yy.)</strong><br />
&#8220;Yunan-Lâtin Çağı&#8221; adı verilen Roma egemenliğinin sürdüğü bu dönemde en önemli yazar, biyografi yazarı olan Plutarkhos (46-120)&#8217;tur. Paralel Hayatlar adlı eserinde eski Yunan kültürünü canlandırmaya, ahlâk ve insanlık dersi vermeye çalışmıştır. </p>
<h6>Yunan Edebiyatı, Yunan Edebiyatı Nedir, Yunan Edebiyatı Hakkında Bilgi, Yunan Edebiyatı ile ilgili bilgi, Yunan Edebiyatının özellikleri, Yunan Edebiyatı Tarihi, Yunan Edebiyatıyla ilgili bilgi, Dünya edebiyatları, Edebiyat Çeşitleri, Edebiyat Türleri,</h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQtRM5q8HdeE5wiNgNh_5RW9MpVyCtg3ElFBtK2zXi-9UaKYCgT" class="alignnone" width="198" height="240" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/yunan-edebiyati-nedir+yunan-edebiyati-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İngiliz Edebiyatı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/ingiliz-edebiyati-nedir+ingiliz-edebiyati-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/ingiliz-edebiyati-nedir+ingiliz-edebiyati-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 19:47:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe / Edebiyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=37110</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Rönesans Dönemi İngiliz Edebiyatı Klâsik Dönem İngiliz Edebiyatı Romantik Dönem İngiliz Edebiyatı 20. Yüzyıl İngiliz Edebiyatı İngiliz Edebiyatı Rönesans Dönemi İngiliz Edebiyatı İngilizcenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#ronesans-donemi-ingiliz-edebiyati" title="Rönesans Dönemi İngiliz Edebiyatı">Rönesans Dönemi İngiliz Edebiyatı</a> </li><li> <a href="#klacsik-donem-ingiliz-edebiyati" title="Klâsik Dönem İngiliz Edebiyatı">Klâsik Dönem İngiliz Edebiyatı</a> </li><li> <a href="#romantik-donem-ingiliz-edebiyati" title="Romantik Dönem İngiliz Edebiyatı">Romantik Dönem İngiliz Edebiyatı</a> </li><li> <a href="#20-yuzyil-ingiliz-edebiyati" title="20. Yüzyıl İngiliz Edebiyatı">20. Yüzyıl İngiliz Edebiyatı</a> </li></ul></div><p><strong>İngiliz Edebiyatı</strong><br />
<a name="ronesans-donemi-ingiliz-edebiyati"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Rönesans Dönemi İngiliz Edebiyatı</code>

<br />
İngilizcenin yazı diline dönüşmesinde büyük katkıları olan ve Canterbury Hikâyeleri adlı eseri bulunan Chaucer (1340-1400) İngiliz edebiyatında Rönesansa zemin hazırlayan yazarlardan birisidir.</p>
<p>&#8220;Elizabeth Dönemi &#8220;adı verilen XVI. yüzyılda tiyatro ve şiir türlerinde önemli eserler ortaya konmuştur.<br />
Rönesans dönemi İngiliz edebiyatının en önemli tiyatro yazarı Shakespeare (1564-1616)&#8217;dir.</p>
<p>Shakespeare dram ve komedya türlerinde hem nazım, hem düzyazı, hem de her ikisini birlikte kullanarak başarılı oyunlar yazmıştır. Oyunlarının tamamı beşer perdeden oluşur. Kin, aşk, dostluk, yükselme, öç alma gibi hemen hemen tüm insanî boyutları derinlemesine irdelemiştir. Başlıca dramları arasında Romeo ve Juliet, Hamlet, Macbeth, Othello, Kral Lear; en önemli komedyaları arasında da Venedik Taciri, Yanlışlıklar Komedyası sayılabilir.<br />
Marlowe (1564-1593) ve Ben Jonson (1573-1637) da dönemin önemli tiyatro yazarları arasında yer alırlar.<br />
İlk büyük İngiliz şairi olan Edmund Spenser (1552-1599) ise pastoral türde yazdığı şiirlerini Çoban Takvimi, alegorik bir destanını da Peri Kraliçesi adlı eserlerinde topladı.</p>
<p>Tasvir ve ruh çözümlemelerinde başarılı olan ve üslûba önem veren dönemin son büyük şairi John Milton (1608-1674)&#8217;un en önemli eseri Kaybolmuş Cennet adlı konusunu Tevrat&#8217;tan aldığı dinî destanıdır.<br />
Montaigne gibi deneme türünde başarılı ürünler veren Bacon (1561-1626)&#8217;un en önemli eseri ise Denemeler&#8217;dir.</p>
<p><a name="klacsik-donem-ingiliz-edebiyati"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Klâsik Dönem İngiliz Edebiyatı</code>

<br />
Klâsisizm akımı İngiltere&#8217;de çok kısa sürmüştür. Bu akımın İngiliz edebiyatında iki önemli temsilcisi vardır: Şiir ve oyunlarıyla Drydon (1631-1700) ve şiirleriyle Pope (1688-1744).</p>
<p><a name="romantik-donem-ingiliz-edebiyati"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Romantik Dönem İngiliz Edebiyatı</code>

<br />
İngiltere&#8217;nin kuzeybatısında yer alan göller bölgesinde bir süre yaşamış olan ve bundan dolayı kendilerine &#8220;Gölcüler&#8221; denilen Wordsworth (1770-1850), Coleridge (1772-1834) gibi sanatçılar, ayrıca Lord Byron (1788-1824), Shelley (1792-1822) ve Keats (1795-1821) gibi şairler bu akımın başlıca temsilcileri arasında yer alırlar.</p>
<p><a name="20-yuzyil-ingiliz-edebiyati"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> 20. Yüzyıl İngiliz Edebiyatı</code>

<br />
20. yüzyılda İngiliz edebiyatı en çok roman türünde başarılı ürünler vermiştir.</p>
<p>J. Conrad (1857-1941) macera ve deniz romanları yazmıştır. İrlandalı romancı James Joyce (1882-1941) ise klâsik roman kurallarını bir tarafa bırakarak, modern roman tarzının örneklerini vermiştir. Kronolojik zaman akışını değil, insanın bilinçaltının belirlediği zaman sistemini esas almıştır. İnsanın iç dünyasını kendi mantıkî gerçekliği içinde olduğu gibi sunmaya çalışır. Bir olaydan başka bir olaya, bir zamandan başka bir zamana atlar, kalemini çağrışımların emrine verir, bazen dilin gramatikal sistemini bozar, başka dillerden alıntılar yapar, kahramanların iç konuşmalarına geniş yer verir. Onun romanları alışılmış klâsik roman kurgusuna uymaz.</p>
<p>Dublinler (1914) adlı eserinde on beş hikâye yer almaktadır. Üçü çocukluk, dördü genlik, dördü orta yaşlılık, dördü de sosyal hayatla ilgilidir. Kitap, bütün bir roman olarak da okunabilir. Diğer önemli eseri ise Ulysses (1922) adlı romanıdır. O bu romanında Dublin özelinde çağdaş dünyanın bir destanını verirken, asıl olarak modern bireyin zihinsel hayatını tüm yoğunluğu ve düşünce karmaşıklığı ile sunmaktadır. Eserleri genellikle Dublin kenti etrafında yoğunlaşır.</p>
<p>V. Woolf (1882-1941) önemli bir İngiliz kadın roman yazarıdır. O da James Joyce gibi bilinç akımı tekniğine baş vurmuştur. &#8220;Acı&#8221; ve &#8220;yalnızlık&#8221;, &#8220;kadın sorunları&#8221; temalarına ağırlık vermiştir. Romanlarında insan zihninin herhangi bir günde algıladığı şeyleri aktarmaya çalışır. Eserlerinin başlıcaları Jacob&#8217;ın Odası (1922), Perde Arkası (1941), Mrs. Dalloway, Orlando, Dalgalar, Yıllar&#8217;dır. </p>
<h6>İngiliz Edebiyatı, İngiliz Edebiyatı Nedir, İngiliz Edebiyatı Hakkında Bilgi, İngiliz Edebiyatı ile ilgili bilgi, Dünya edebiyatları, Edebiyat Çeşitleri, Edebiyat Türleri,</h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQJOEAzFtsCPcKDpQwYW7knhtg6-LFUQTqQkZ2Kdr_86bz7mprt" class="alignnone" width="260" height="152" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/ingiliz-edebiyati-nedir+ingiliz-edebiyati-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Temel hak ve özgürlüklerimiz</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/temel-hak-ve-ozgurluklerimiz-nedir+temel-hak-ve-ozgurluklerimiz-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/temel-hak-ve-ozgurluklerimiz-nedir+temel-hak-ve-ozgurluklerimiz-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 10:30:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[temel hak ve özgürlükler]]></category>
		<category><![CDATA[temel hak ve özgürlüklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Temel hak ve özgürlüklerimiz kısa]]></category>
		<category><![CDATA[Temel hak ve özgürlüklerimiz nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[temel haklarımız]]></category>
		<category><![CDATA[Temel haklarımız nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Temel haklarımız ve özgürlüklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=30912</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar İnsan Hakları Temel hak ve özgürlüklerimiz İnsan Hakları &#8220;Özgürlük, tarih boyunca birçok düşünür tarafından ayrı biçimde tanımlanmıştır. Bunun en önemli nedeni, özgürlüğün çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#insan-haklari" title="İnsan Hakları">İnsan Hakları</a> </li></ul></div><p><strong>Temel hak ve özgürlüklerimiz</strong><br />
<a name="insan-haklari"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> İnsan Hakları</code>

<br />
&#8220;Özgürlük, tarih boyunca birçok düşünür tarafından ayrı biçimde tanımlanmıştır. Bunun en önemli nedeni, özgürlüğün çok boyutlu bir kavram olmasıdır. Bir tanıma göre özgürlük, “toplumun ayırdığı bağımsızlık alanıdır” (Kaboğlu, 1994, 11). Diğer bir görüşe göre, “bir engelin bilgi ve uğraş yoluyla aşılmasıdır” (Hacıkadiroğlu, 1991, 15). Özgürlük deyince, düşünmemiz, istememiz ve eylememiz için bir olanaklar, bir etkinlikler alanı düşünürüz. Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlüğü, “özgürlük” sözcüğünü şöyle tanımlamaktadır: “1. Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî. 2. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet” (Türk Dil Kurumu, 1988, 1148). Diğer bir tanıma göre özgürlük; bir şeyi yapma veya yapmama, belli bir şekilde davranıp davranmama erki olarak tanımlanabilir (Kaboğlu,1989,14;Uygun,1992,6). Bir başka deyimle serbest hareket etme gücü”dür (Tunaya,1982,187). Bu tanımlarda özgürlüğün insan eyleminin bir niteliğiolarak kullanıldığı görülmektedir. “Dolayısıyla özgürlükten “serbest insan eylemi” anlaşılabilir. Seyahat özgürlüğü, yerleşme özgürlüğü, haberleşme özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü gibi çeşitli özgürlüklerden bahsedilmektedir.</p>
<p>Bu özgürlüklerin içeriği aslında bir “insan fiili”nden ibarettir. Örneğin seyahat hürriyeti, gelip gitme; yerleşme hürriyeti, bir yerde devamlı olarak oturma; haberleşme hürriyeti, mektup gönderme, telefon ile konuşma vs.; basın hürriyeti gazete çıkarma vb. fiillerden oluşmaktadır. Bu hürriyetleri anayasada tanıyarak anayasa koyucu, insanların o konuda “serbest hareket etme güçleri”nin olduğunu kabul etmiş olmaktadır. Diğer bir ifadeyle, bu hürriyetlerin tanınması, o konuda insan fiillerinin serbest olduğu anlamına gelir” (Gözler,2000, 203).</p>
<p>Özgürlük; en genel olarak insanın, önünde bulunan türlü seçeneklerden birini, dış etkiler söz konusu olmaksızın, kendi kişiliğindeki iç dinamiklerin etkisi sonucu seçmesi durumudur. Özgürlükler, kaynaklarını insanın doğumunda bulurlar. Onların kişiliklerine bağlı doğar doğmaz kazanılmış bir kavram olarak görünürler. Ama bunların gelişebilmesi için az çok ileri bir toplumun ortaya çıkması gerekir. Özgürlükler, gerçekleştikleri ülkenin kanunları ile korunur ve güven altına alınır (Akın,1987,384).</p>
<p>Burada hak ve özgürlük ilişkisine de değinmekte yarar vardır. Özgürlük, bir haktır; fakat bütün haklar özgürlük değildir. Özgür olmak, aynı zamanda başkasına karşı öne sürülebilen haklara sahip olmaktır (Kaboğlu,1994,12). Hak ve özgürlük bir tek hukuki gerçeğin iki yönüdür. Özgürlük bir haktır ve hak ancak özgürlükle gerçekleşebilir. Bunlardan biri olmadan diğeri olamaz.</p>
<p>Gerçekleştirilecek bir hak yoksa özgürlüğün anlamı kalmayacağı gibi özgürlük yoksa hakkında bir anlam ve değeri yoktur. Hak, özgürlüklerin temeli ve konusu, özgürlük ise hakkın gerçekleşme aracıdır (Kubalı, 1964, 318).</p>
<p>Özgürlük, bütün hakların ortak kökenidir; hak bir özgürlüğü gerektirir. Kişi özgür değilse hakkın bir anlamı olamaz. Hak, “ hukuk düzenince tanınmış sınırı konusu, kullanma biçimi ve koşulları gösterilmiş, yararlanılması toplumca sağlanmış özgürlüktür” (Mumcu,1992,15).</p>
<p>Hak istemektir, özgürlük ise yapabilmektir (Kaboğlu,1994,13). Hak, özgürlüğün somutlaştırılmış biçimidir. Hak, özgürlüğün somutta gerçekleştirilmesinin aracıdır (Kaboğlu,1989,267). Örneğin “hak arama özgürlüğü”, “dava hakkı” ile gerçekleşir. Hak bir özgürlüğün sağlanması için kişiye anayasa ve kanunlar ile tanınmış yetkilerdir. Eğer bir kişinin, bir konuda hakkı var ise, devletten veya diğer kişilerden onun yerine getirilmesini “isteme yetkisi”ne sahip demektir. Hukukun genel kuramında, hak kavramı çok değişik şekillerde tanımlanmakta ise de, bu tanımlardan en eskisi ve yaygın olan tanımına göre hak, kişilere hukuk düzeni tarafından verilen bir istenç gücü, bir isteme yetkisidir. Bu tanım anayasa hukuku alanına da uygulanabilir. Anayasa hukuku alanında hak, kişiye anayasa tarafından verilmiş bir istenç gücü, bir isteme yetkisidir (Gözler,2004,101). Bütün bunlardan da anlaşıldığı gibi hak ve özgürlük kavramları birbirine sıkıca bağımlı, biri olmayınca öteki de olmayan bağıntılı kavramlardır.</p>
<p>Temel hak ve özgürlükler alanında kullanılan kavramların içinde en kapsamlı olanı “insan hakları”dır. İnsan hakları terimi; ayrımsız bütün insanların, yalnızca insan oluşlarından dolayı, insanlık onurunun gereği olarak sahip oldukları hakların bütünün kapsar (Soysal,1986,81). İnsan hakları kavramı, gerçekleşmiş durumdan çok, gerçekleştirilmesi gerekeni, bir ideali deyimler, olması gerekeni anlatır.. “İnsan hakları”, ırk, din, dil ayrımı gözetmeksizin tüm insanların yararlanabileceği haklardır. Bu haklardan yararlanmak bakımından vatandaş ve yabancı arasında ayrım yoktur. Diğer yandan “insan hakları” terimi bir ideali içerir. Bu terimi kullananlar, bu alanda olanı değil, daha çok “olması gerekeni” dile getirirler.</p>
<p>Temel haklar, pozitif hukuk tarafından güvence altına alınan, yasama ve yürütme organlarının tasarrufu ile kolayca kaldırılamayan haklardır (Uygun,1992,5). Temel haklar, insan haklarının pozitif hukuk tarafından düzenlenmiş kesimidir. İdealin gerçekleşmiş kısmıdır. İnsan hakları; felsefi nitelikli, etik değerli bir kavramdır. “ İnsan hakları kavramının düşünsel açıdan en temel boyutu toplumda adaletin sağlanmasıdır (Çeçen,1990,49)”. Temel haklar ise bu felsefi ideal listesinin pozitif hukuka aktarılmış hukuksal niteliği olan bölümüdür. Kamu özgürlükleri kavramı da temel haklar kavramı ile aynı anlamda kullanılmaktadır ve insan hakları kavramına ilişkin ideal programın, devletçe tanınmış ve pozitif hukukça kabul edilmiş bütününü ifade eder.</p>
<p>Bazı yazarlarca temel hakları diğerlerinden ayıracak ölçütler ileri sürülmektedir. Temel-haklar temel olmayan haklar ayrımı bu yazarlarca kabul edilmektedir. Shue’ye göre temel haklar, diğer tüm haklardan yararlanabilmek için korunması, gerçekleştirilmesi gereken haklardır. Bu haklar, güvenlik ve varlığını sürdürme hakkı olarak ifade edilebilir (Shue,1990,103).</p>
<p>Kimi bazı yazarlara göre de insan hakları arasında temel olanları, temel olmayanlardan ayırmaya yarayan bir ölçüt yoktur. Uygun’a göre felsefi düzlemde temel hak-temel olmayan hak ayrımı savunulamaz. Ancak, hukuksal düzlemde bu ayrım yapılabilir. Bir hak, anayasada düzenlenmiş ise temel hak, anayasal güvenceye bağlanmamış, yasa ya da düzenleyici işlem ile tanınan haklar da temel olmayan hak olarak kabul edilebilir. İnsan hakları kavramı bütün hakları içermektedir. Araştırma konusu bakımından diğer hakların kullanılmasında önemli işlev gören, bu haklar olmaksızın diğer hakların anlamsızlaşacağı haklar temel haklar olarak kabul edilebilir (Uygun,1992,7). Bu hakların büyük çoğunluğu uluslararası sözleşmelerde ve özellikle AİHS’nde kabul edilmiştir. Bu haklara yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü, düşünce ve inanç özgürlüğü gibi haklar örnek gösterilebilir.&#8221;</p>
<h6>Temel hak ve özgürlüklerimiz, Temel hak ve özgürlükler, Temel haklarımız, İnsan Hakları, Temel hak ve özgürlüklerimiz nelerdir, Temel hak ve özgürlüklerimiz kısa, Temel hak ve özgürlükler, Temel haklarımız, Temel haklarımız nelerdir, Temel haklarımız ve özgürlüklerimiz,</h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQh26HeDHvgWhPV1Ac4oWeAmihxtMJucKGpY-z0ZupCIS9MU-EB" class="alignnone" width="228" height="221" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/temel-hak-ve-ozgurluklerimiz-nedir+temel-hak-ve-ozgurluklerimiz-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sürtünme ile elektriklenme</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/surtunme-ile-elektriklenme-nedir+surtunme-ile-elektriklenme-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/surtunme-ile-elektriklenme-nedir+surtunme-ile-elektriklenme-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 10:19:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Elektiriklenme]]></category>
		<category><![CDATA[Elektiriklenme çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Elektiriklenme nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtme ile elektriklenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtünme ile elektriklenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtünme ile elektriklenme nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtünme ile elektriklenme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Sürtünme ile elektriklenmenin nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=37080</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Sürtünme ile elektriklenmenin nedenleri Sürtünme ile elektriklenme Saçlarınızı temizken taradığınızda tarakla saçlarınız arasında elektriklenme olur. Kazağınızı çıkartırken bazı çıtırtılar duymuş ve kıvılcım atlaması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#surtunme-ile-elektriklenmenin-nedenleri" title="Sürtünme ile elektriklenmenin nedenleri">Sürtünme ile elektriklenmenin nedenleri</a> </li></ul></div><p><strong>Sürtünme ile elektriklenme</strong><br />
Saçlarınızı temizken taradığınızda tarakla saçlarınız arasında elektriklenme olur. Kazağınızı çıkartırken bazı çıtırtılar duymuş ve kıvılcım atlaması görmüş olmalıyız. Petrol tankeri arkasında yere sürtünen bir zincir dikkatimizi çekmiştir. Çünkü her yerde görüldüğü gibi burada da elektriklenme olmuştur. Sürtünme ile elektriklenmeyi bir deneyle açıklayalım.</p>
<p>Deney:<br />
1. Bir kağıt parçasını ufak kırpıntılara ayıralım.<br />
2. Cam çubuğu ve ebonit çubuğu, ipekli ve yünlü kumaşa ayrı ayrı kağıt kırpıntılarına yaklaştıralım.<br />
3. Cam çubuğu ipekli kumaşa, ebonit çubuğa yün kumaşa sürterek kağıt kırpıntılara tekrar yaklaştırdığımızda bir elektriklenme meydana gelir. Sürtme ile elektriklenen ebonit çubuğun kağıt kırpıntılarını çektiğini görürüz. </p>
<p>Cam, plastik ,ebonit, kehribar gibi cisimler ipek veya yün parçasına sürtündüğünde hafif cisimleri çekme özelliği kazanırlar. Bu şekilde ortaya çıkan elektrik yüklerine durgun(statik)  elektrik, bu özelliği kazanan cisimlere de  ‘elektriklenmiş cisimler’ denir. </p>
<p>Herhangi bir şekilde bir madde üzerinde toplanmış olan elektrik yüküne durgun(statik) elektrik denir. Madde üç yolla durgun elektrikle yüklenebilir.<br />
1. Sürtünme ile<br />
2. Dokunma ile<br />
3. Etki ile<br />
Elektrik yüklü iki cam çubuğun, yüklü iki ebonit çubuğun birbirini ittiğini, ancak yülü cam çubukla ebonit çubuğun birbirini çektiğini görürüz o halde cam ve ebonit çubuğun yükleri farklı olmalıdır. Buda bize iki farklı yükün olduğunu gösterir. Biri cam çubukta olan elektrik türü, diğeri plastik veya ebonit çubukta oluşan elektrik türüdür. Elektrikle ilgili ilk deneyleri yapan Benjamin Franklın sürtme sonucu cam çubukta oluşan elektrik yüküne pozitif (+) ebonit çubukta oluşan elektrik yüküne negatif (-) elektrik yükü adını vermiştir.</p>
<p>Sürtme ile elektriklenen diğer maddeler de ya camdaki gibi pozitif yada ebonitteki gibi negatif yükle yüklenir. Aynı beze sürterek yüklenmiş iki can çubuğun yada iki ebonit çubuğun birbirini itmesi, aynı cins elektrikle yüklü cisimlerin birbirini ittiğini gösterir. Öte yandan yüklü ebonit ve cam çubukların birbirini çekmesi zıt yükle yüklü cisimlerin birbirini çektiğini belirtir. Sonuç olarak; Aynı işaretli yükle yüklenmiş cisimler birbirlerini iter, zıt işaretli yükle yüklenmiş cisimlerde birbirlerini çeker.</p>
<h5>
<a name="surtunme-ile-elektriklenmenin-nedenleri"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Sürtünme ile elektriklenmenin nedenleri</code>

<br />
Saçımızı tararken, yün kazağımızı çıkarırken çıtırtılar duyulur Otomobilden inerken kapı kolu ile el arasında elektrik akışı olur Bu ve benzeri örneklerdeki olayların nedeni elektriklenmedir</p>
<p>Sürtünme ile elektriklenmede birbirine sürtünen cisimlerden biri diğerine elektron verir ve kendisi pozitif (+) yükle yüklenir Elektron alan cisim üzerinde (–) yük fazlalığı oluşacağı için negatif (–) yükle yüklenir Alınan yük verilen yüke eşit olduğu için yük miktarı eşittir</p>
<p>Cam çubuk ipek kumaşa sürtülürse, camdan ipeğe elektron geçişi olur Cam çubuk (+), ipek kumaş ise (–) yükle yüklenir</p>
<p>Plastik çubuk yünlü kumaşa sürtülürse, çubuk yünlü kumaştan elektron alır ve (–) yükle yüklenir Yünlü kumaş elektron verdiği için (+) yükle yüklenir Alınan ve verilen yük miktarları eşittir.</h5>
<h6>Elektiriklenme, Sürtme ile elektriklenme, Sürtünme ile elektriklenme, Elektiriklenme nasıl olur, Elektiriklenme çeşitleri, Sürtünme ile elektriklenme nasıl olur, Sürtünme ile elektriklenmenin nedenleri, Sürtünme ile elektriklenme nedir,</h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQQPHfxhTbcxMdOjLBwiLjfPlUUnHzJJmQUMGqVq4jSiUqvz0PR" class="alignnone" width="223" height="226" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/surtunme-ile-elektriklenme-nedir+surtunme-ile-elektriklenme-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elektroskop nedir &#8211; Elektroskop nasıl yapılır</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/elektroskop-nasil-yapilir-elektroskop-nedir+elektroskop-nasil-yapilir-elektroskop-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/elektroskop-nasil-yapilir-elektroskop-nedir+elektroskop-nasil-yapilir-elektroskop-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 09:59:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Elektiriklenme]]></category>
		<category><![CDATA[Elektroskop]]></category>
		<category><![CDATA[Elektroskop hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Elektroskop ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Elektroskop nasıl çalışır]]></category>
		<category><![CDATA[Elektroskop nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[Elektroskop ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[Elektroskop nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Elektroskop yapılışı]]></category>
		<category><![CDATA[Elektroskop yapımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=37071</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Elektroskop nasıl yapılır Elektroskop nedir Elektroskop nasıl çalışır Elektroskop ne demek Elektroskop bir cismin yüklü olup olmadığını, yüklü ise yükümün cinsini bulmak için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#elektroskop-nasil-yapilir" title="Elektroskop nasıl yapılır">Elektroskop nasıl yapılır</a> </li><li> <a href="#elektroskop-nedir" title="Elektroskop nedir">Elektroskop nedir</a> </li><li> <a href="#elektroskop-nasil-calisir" title="Elektroskop nasıl çalışır">Elektroskop nasıl çalışır</a> </li></ul></div><p><strong>Elektroskop ne demek</strong><br />
Elektroskop bir cismin yüklü olup olmadığını, yüklü ise yükümün cinsini bulmak için kullanılan araçtır. Bu araç cam kap içinde duran metal çubuğun ucuna asılmış iki metal yaprak ve diğer ucunda metal bir küreden (veya levha) oluşmuştur. Elektroskop yüksüzken metal yapraklar kapalıdır. Herhangi bir yolla elektroskopu yükleyecek olursak yapraklardaki aynı tür yükler birbirlerini iteceklerinden yapraklar açılır. Elektroskoptaki yük miktarı arttırılırsa yapraklar daha çok açılır. Negatif yükle yüklenmiş bir elektroskopun topuzuna parmağımızla dokunursak negatif yükler vücudumuz üzerinden toprağa akar, elektroskop nötr haline gelir ve yaprakları tamamen kapanır. Pozitif yüklü elektroskopa parmağımızla dokunursak negatif yükler topraktan elektroskopa geçer ve yapraklar kapanır. Bu olaya elektroskopun boşalması denir.</p>
<p><a name="elektroskop-nasil-yapilir"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Elektroskop nasıl yapılır</code>

<br />
Gereçler<br />
Cam şişe (yarım kiloluk süt şişesi)<br />
Şişenin ağzını kapatmak için mantar<br />
Bakır tel ( 25 cm uzunluğunda )<br />
2 Ad alüminyum folyo şerit 4&#215;1 cm ölçülerinde kesilmiş<br />
Alüminyum folyadan top ( bir bilye büyüklüğünde )<br />
Tarak<br />
Yün parçası<br />
Teli büçmek için pense<br />
Mum ve kibrit<br />
Gazete kağıdı<br />
Maşa</p>
<p>Bakır tel çıplak olmalıdır. Herhangi bir elektrikçiden satın alabilirsiniz. Yalıtım maddesini çıkartırken teli,bir ekmek tahtası vela başka bir ahşap yüzeyin üzerine koyun. Dizinizi asla bir çalışma masası gibi kullanmayın; bıçak kayarsa kendinizi yaralarsınız. Çıplak tel elde ettiğinizde bir ucunu mantardan şekilde göründüğü gibi mantardan geçirin ve 2,5 cm kadar dışarı çıkartın. Telin diğer ucunu bir dik açı oluşturacak şekilde 4cm kadar bükün. Bu 4cm lik parçayı ikiye katlayın,öyleki geriye doğru yatay bir şekilde kendi üzerine kıvrılsın. Bu işlem,kenarları neredeyse birbirine değen,dar,yatay bir “ U “ oluşturacaktır. Telin mantara girdiği ve çıktığı noktaları kapatmak zorundasınız. Mumu yakın ve mantarla tel arasındaki boşlukları eriyen mumla kapatın. Alüminyum şeritleri,her bir tel kıvrımının üzerinden katlayarak tele bağlayın. Şişeyi içinde mantar olmadan,maşayı kullanarak mum alevinde dikkatlice ısıtın. Bu içerideki havanın genleşmesine ve şişedeki nemin bir kısmının uçmasına yol açar. Şişe ılıkken,teli ve aliminyum şeritlerini şişenin dibine doğru dikkatlice sallandırın. Mantarı iyice sıkıştırarak şişenin ağzına yerleştirin ve şişeyi soğumaya bırakın. Alüminyum şeritler şekilde göründüğü gibi şişenin dibinden en az 2,5 cm yukarıda olacak şekilde sallandırılmalıdır. Son olarak alüminyum topu,mantardan çıkan telin 2,5 cm lik ucuna bastırarak geçirin. Bu işlemle elektroskop tamamlanmış olur. Bir elektrik yükü oluşturmak için yün kumaşı tarağa sürttürün. Tarağın bir ucunu yavaşça alüminyum topun yanına doğru getirirken,topa değmemeye dikkat edin. Alüminyum şeritleri izlerseniz birbirlerinden ayrıldıklarını görürsünüz. Elektronlar taraktan ayrılıp tel aracılığıyla aşağıya iner ve alüminyum şeritleri elektrikle yükler. Şeritlerde elektron fazlası oluştuğu ve ikisi de negatif elektrikle yüklendiği için birbirlerini iterler. Tarağı geri çekin; elektronların fazlası telden yukarı akıp hayava karıştıkça alüminyum şeritler eski hallerine dönecektir.</p>
<h5>
<a name="elektroskop-nedir"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Elektroskop nedir</code>

<br />
Cisimler üzerinde elektrik yükü olup olmadığını, varsa cinsini bulmak için kullanılır. Bir tüp içerisine yerleştirilmiş basit iki küre veya levhadan oluşur. Kullanıldığı ortamda eğer elektrik yükü varsa bu küre veya levhalar birbirini iter veya çeker. Elektroskoplar dokunma ve etki ile elektriklenebilirler.</p>
<p>Yüklü bir cismi elektroskoba yaklaştırdığımızda bu cisim elektroskop yapısında bulunan iletken madde üzerindeki elektron dağılımını etkileyecektir. Bu durumda asılı durumda olan ince yapraklar, eğer yaklaştırılan cisim negatif ise negatif yüklenecek pozitif ise pozitif yükle yüklenecektir. İki yaprak birbiri ile aynı elektrik yüküne sahip oldukları için birbirlerini itecek ve elektroskopun yaprakları açılacaktır.</p>
<p><strong>Elektroskop Nasıl Yapılır ?</strong><br />
Kullanılan Malzeme:<br />
- Bir adet cam şişe veya kavanoz<br />
- Alüminyum Folyo<br />
- Bakır Tel<br />
- Yalıtkan Kapak yada mantar (Şişe ağzı için )</p>
<p>Önce plastik çubuğu yüklemeden elektroskopun topuzuna dokundurup yaprakların gözlenmesini sağlarız. Sonra plastik çubuğu yün kumaşa sürterek elektrik ile yükleriz ve plastik çubuğu elektroskopun topuzuna dokundurup yaprakların hareketinin gözlenmesini sağlarız ve yaprakların açıldığını, birbirinden uzaklaştığını görürüz.<br />
Plastik çubuk sürtünme ile (-) yüklenmiş olur ve topuza dokunduğumuz da (-) yükler elektroskopa geçmiştir, elektroskopun yaprakları aynı tür yüklendiği için yapraklar birbirini iter ve açılır.</p>
<p>Bu şekilde cisimlerin yüklü olup olmadığı ve hangi türde yükle yüklü olduğu anlaşılabilir.<br />
</h5>
<h4>
<a name="elektroskop-nasil-calisir"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Elektroskop nasıl çalışır</code>

<br />
Bir cismin yüklü olup olmadığını, yüklü ise yükünün işaretini anlamaya yarayan alete elektroskop denir. Elektroskobun basitçe yapısı şekildeki gibidir. Metal bir topuz, metal bir tel, iletken çok hafif iki yaprak ve cam fanustan oluşmaktadır.</p>
<p>Elektroskop yüksüz iken, yapraklar kapalı ve yapraklar arasındaki açı sıfır derecedir.</p>
<p>Elektroskop yüklendiğinde, her iki yaprakta aynı cins ve eşit yükle yüklenir ve birbirlerini iterek yapraklar açılır. Yapraklar arasındaki açı yük miktarı ile orantılıdır. Yük miktarı artarsa, açı artar, yük miktarı azalırsa, yapraklar arasındaki açı da azalır.</p>
<p>Buna göre, elektroskobun yüklü olup olmadığını, yaprakların açık olup olmadığından anlayabiliriz.</p>
<p>Nötr bir elektroskoba bir cisim dokundurulduğunda, yapraklar açılıyorsa dokundurulan cisim mutlaka yüklü demektir. Dokunmayla elektriklenme sonucu elektroskopta yüklenir ve yaprakları açılır. Fakat bu durumda yükün işareti anlaşılamaz.</p>
<p>Yükün işaretini anlayabilmek için, yükünün işareti bilinen bir elektroskoba yüklü cismi yaklaştırmamız gerekir. Şekildeki (–) yüklü elektroskoba K cismi yaklaştırıldığında yapraklar biraz açılıyor.</p>
<p>Yaprakların biraz açılmasının nedeni, yapraklardaki yük miktarının artmasıdır. Yani topuzdan yapraklara (–) yükler itilmiştir.</p>
<p>Topuzdan yapraklara (–) yüklerin itilebilmesi için K cisminin yükünün işareti (–) olmalıdır.</p>
<p>Eğer K cismi yaklaştırıldığında elektroskobun yaprakları biraz kapanıyorsa, yapraklardaki yük miktarı azalıyor yani topuza yapraklardan yük çekiliyordur. Buna göre, K cisminin yükünün işareti (+) dır.</p>
<p>Yüklü bir cisim, yüklü bir elektroskoba yaklaştırıldığında yapraklar biraz açılıyorsa, cisim ile elektroskop aynı cins yükle yüklü, yapraklar biraz kapanıyorsa, cisim elektroskopla zıt yüklüdür.</p>
<p>Cisim yaklaştırılırken yapraklar biraz açılıyorsa, uzaklaştırılırken yapraklar biraz kapanıyordur. Yani yaklaştırma ve uzaklaştırma birbirinin tersi olur.</p>
<p>Nötr bir elektroskoba (–) yüklü bir K cismi yaklaştırıldığında elektroskop etki ile elektriklenir. Yapraklar (–) yükle yüklenirken, topuz ise (+) yükle yüklenir, (+) yüklü cisim yaklaştırılsa idi, yapraklar (+), topuz ise (–) yükle yüklenirdi.</p>
<p>Yüklü bir cismi yüklü bir elektroskoba dokundurduğumuzda, yaprakların hareketinin nasıl olacağını anlamak için yük miktarlarını ve yükün işaretini bilmek gerekir.</p>
<p>Elektroskop ve dokundurulan cismin yükünün işareti aynı ise, elektroskobun yapraklarının hareketini bilebilmek için kapasitelerinin de bilinmesi gerekir.<br />
Şekilde +q yüklü çubuk ve elektroskop birbirine dokundurulduğunda üç ihtimal vardır.</p>
<p><strong>Yüksüz elektroskoba + yüklü cismin yaklaşması</strong><br />
Yüksüz bir elektroskoba + yüklü bir cisim yaklaştırılırsa yapraklardaki &#8212; yükler cisim tarafından topuza doğru çekilir. Bu durumda yapraklar + yüklü kaldığından artıların itmesi sonucu yapraklar açılır.</p>
<p><strong>Yüksüz elektroskoba &#8211; yüklü cismin yaklaşması</strong><br />
Yüksüz bir elektroskoba &#8211; yüklü bir cisim yaklaştırılırsa topuzdaki &#8212; yükler cisim tarafından yapraklara doğru itilir. Bu durumda yapraklar &#8211; yüklü kaldığından eksilerin itmesi sonucu yapraklar açılır.</p>
<p><strong>Yüksüz elektroskoba yüklü cismin dokunması</strong><br />
Yüksüz bir elektroskoba &#8211; yüklü bir cisim dokundurulursa elektroskop ile cisim arasında yük paylaşımı olur. Bu durumda elektroskop &#8211; yüklü kaldığından artıların itmesi sonucu yapraklar açılır. Artı yükler birbirini iter. Hareket eden yükler aslında eksi yüklerdir. Ama artılar hareket ediyor gibi düşünülürse yanlış sonuçlar çıkmaz.</p>
<p><strong>Yüklü elektroskoba aynı yüklü cismin yaklaşması</strong><br />
Yüklü elektroskoba aynı yüklü cismin yaklaşmasısonucunda topuzdaki yükler cisim tarafından yapraklara doğru itilir. Yapraklarda daha fazla yük olacağından yapraklar biraz daha açılır. Bu olay + yükler hareket ediyor gibi düşünülerek + yüklü cisim ve elektroskop için de doğrudur.</p>
<p><strong>Yüklü elektroskoba zıt yüklü cismin yaklaşması</strong><br />
Yüklü bir elektroskoba zıt yüklü bir cisim yaklaştırıldığında zıt yüklü cisim elektroskobun yapraklarındaki yükleri çeker. Eğer cismin yük miktarı az ise cisim yapraklardan biraz yük çeker ve yapraklar biraz kapanır.</p>
<p><strong>Yüklü elektroskoba zıt yüklü cismin yaklaşması</strong><br />
Yüklü bir elektroskoba zıt yüklü bir cisim yaklaştırıldığında zıt yüklü cisim elektroskobun yapraklarındaki yükleri çeker. Eğer cismin yük miktarı yeterince büyük ise yaprakları nötürleyebilecek kadar yük çeker ve yapraklar tamamen kapanır.</p>
<p><strong>Yüklü elektroskoba zıt yüklü cismin yaklaşması</strong><br />
Yüklü bir elektroskoba zıt yüklü bir cisim yaklaştırıldığında zıt yüklü cisim elektroskobun yapraklarındaki yükleri çeker. Eğe cismin yük miktarı elektroskoptan çok fazla ise yaprakları nötürleyecek kadar çektikten sonrada yük çekmeye devam eder. Bu durumda yapraklar önce kapanır sonra açılır.</p>
<p><strong>Yüklü elektroskoba zıt yüklü cismin dokunması</strong><br />
Yüklü bir elektroskoba zıt yüklü cisim dokundurulursa sığalarla orantılı yük paylaşımı olur. Toplam yük topuzun ve cismin yarıçapları ile doğru orantılı paylaşılır. Yük paylaşımı elektroskobun yükünü azaltacak şekilde olmuşsa yapraklar biraz kapanır.</p>
<p><strong>Yüklü elektroskoba zıt yüklü cismin dokunması</strong><br />
Yüklü bir elektroskoba zıt yüklü cisim dokundurulursa sığalarla orantılı yük paylaşımı olur. Toplam yük topuzun ve cismin yarıçapları ile doğru orantılı paylaşılır. Yük paylaşımı elektroskobun yükünü nötürleyecek şekilde olmuşsa yapraklar tamamen kapanır.</p>
<p><strong>Yüklü elektroskoba zıt yüklü cismin dokunması</strong><br />
Yüklü bir elektroskoba zıt yüklü cisim dokundurulursa sığalarla orantılı yük paylaşımı olur. Toplam yük topuzun ve cismin yarıçapları ile doğru orantılı paylaşılır. Yük paylaşımı elektroskobun yükünü değiştirecek şekilde olmuşsa yapraklar önce kapanır sonra açılır.</p>
<p><strong>Yüklü elektroskoba aynı yüklü cismin dokunması</strong><br />
Yüklü bir elektroskoba zıt yüklü cisim dokundurulursa sığalarla orantılı yük paylaşımı olur. Toplam yük topuzun ve cismin yarıçapları ile doğru orantılı paylaşılır. Yük paylaşımı + yüklerin elektroskoba akması ile oluşmuşsa, yaprakların yükü artacağından yapraklar biraz açılır.</p>
<p><strong>Yüklü elektroskoba aynı yüklü cismin dokunması</strong><br />
Yüklü bir elektroskoba zıt yüklü cisim dokundurulursa sığalarla orantılı yük paylaşımı olur. Toplam yük topuzun ve cismin yarıçapları ile doğru orantılı paylaşılır. Yük paylaşımı + yüklerin cisme akması ile oluşmuşsa, yaprakların yükü azalacağından yapraklar biraz kapanır.</p>
<p><strong>Yüklü elektroskoba aynı yüklü cismin dokunması</strong><br />
Yüklü bir elektroskoba zıt yüklü cisim dokundurulursa sığalarla orantılı yük paylaşımı olur. Toplam yük topuzun ve cismin yarıçapları ile doğru orantılı paylaşılır. Cismin ve elektoskobun potansiyelleri eşit ise yükler hareket etmez ve yapraklarda bir değişme olmaz.</p>
<p>UYARI: Aslında hareket eden yükler eksi yüklerdir. Artı yüklerin hareket ettiği düşünülürse sonuçlar değişmez. Bu yüzden animasyonlarda + yükler hareket ettirilmiştir. Böyle düşünülmesi soru çözümlerinde pratiklik ve kesinlik sağlar.</h4>
<h6>Elektroskop, Elektroskop nedir, Elektroskop ne demek, Elektroskop hakkında bilgi, Elektroskop ile ilgili bilgi, Elektroskop nasıl yapılır, Elektroskop yapılışı, Elektroskop yapımı, Elektroskop nasıl çalışır, Elektiriklenme</h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRzGdv5VgbFxt8wwX_3gOXLWwfqTx5_5_9azrGr5nYHGsXXnQTnag" class="alignnone" width="271" height="186" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/elektroskop-nasil-yapilir-elektroskop-nedir+elektroskop-nasil-yapilir-elektroskop-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depremin Oluş Nedenleri</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/depremin-olus-nedenleri-nedir+depremin-olus-nedenleri-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/depremin-olus-nedenleri-nedir+depremin-olus-nedenleri-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 17:21:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Depremin neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[Depremin nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Depremin nedenleri hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Depremin nedenleri ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Depremin niye olur]]></category>
		<category><![CDATA[Depremin Oluş Nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[Depremin Oluş Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Depremin sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Eğim Atımlı Fay Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Fay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=37053</guid>
		<description><![CDATA[Depremin Oluş Nedenleri Dünyanın iç yapısı konusunda, jeolojik ve jeofizik çalışmalar sonucu elde edilen verilerin desteklediği bir yeryüzü modeli bulunmaktadır. Bu modele göre, yerkürenin dış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Depremin Oluş Nedenleri</strong><br />
Dünyanın iç yapısı konusunda, jeolojik ve jeofizik çalışmalar sonucu elde edilen verilerin desteklediği bir yeryüzü modeli bulunmaktadır. Bu modele göre, yerkürenin dış kısmında yaklaşık 70-100 km.kalınlığında oluşmuş bir taşküre (Litosfer) vardır. Kıtalar ve okyanuslar bu taşkürede yer alır. Litosfer ile çekirdek arasında kalan ve kalınlığı 2.900 km olan kuşağa Manto adı verilir. Manto&#8217;nun altındaki çekirdegin Nikel-Demir karışımından oluştuğu kabul edilmektedir. Yerin, yüzeyden derine gidildikçe ısının arttığı bilinmektedir. Enine deprem dalgalarının yerin çekirdeğinde yayılamadığı olgusundan giderek çekirdeğin sıvı bir ortam olması gerektiği sonucuna varılmaktadır.</p>
<p>Manto genelde katı olmakla beraber yüzeyden derine inildikçe içinde yerel sıvı ortamları bulundurmaktadır.</p>
<p>Taşküre&#8217;nin altında Astenosfer denilen yumuşak Üst Manto bulunmaktadır.Burada oluşan kuvvetler, özellikle konveksiyon akımları nedeni ile, taş kabuk parçalanmakta ve birçok &#8220;Levha&#8221;lara bölünmektedir. Üst Manto&#8217;da oluşan konveksiyon akımları, radyoaktivite nedeni ile oluşan yüksek ısıya bağlanmaktadır. Konveksiyon akımları yukarılara yükseldikçe taşyuvarda gerilmelere ve daha sonra da zayıf zonların kırılmasıyla levhaların oluşmasına neden olmaktadır. Halen 10 kadar büyük levha ve çok sayıda küçük levhalar vardır. Bu levhalar üzerinde duran kıtalarla birlikte, Astenosfer üzerinde sal gibi yüzmekte olup, birbirlerine göre insanların hissedemeyeceği bir hızla hareket etmektedirler.</p>
<p>Konveksiyon akımlarının yükseldiği yerlerde levhalar birbirlerinden uzaklaşmakta ve buradan çıkan sıcak magmada okyanus ortası sırtlarını oluşturmaktadır. Levhaların birbirlerine değdikleri bölgelerde sürtünmeler ve sıkışmalar olmakta, sürtünen levhalardan biri aşağıya Manto&#8217;ya batmakta ve eriyerek yitme zonlarını oluşturmaktadır. Konveksiyon akımlarının neden olduğu bu ardışıklı olay tatkürenin altında devam edip gitmektedir.</p>
<p>İşte yerkabuğunu oluşturan levhaların birbirine sürtündükleri, birbirlerini sıkıştırdıkları, birbirlerinin üstüne çıktıkları ya da altına girdikleri bu levhaların sınırları dünyada depremlerin oldukları yerler olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyada olan depremlerin hemen büyük çoğunluğu bu levhaların birbirlerini zorladıkları levha sınırlarında dar kuşaklar üzerinde oluşmaktadır.</p>
<p>Yukarıda, yerkabuğunu oluşturan &#8220;Levha&#8221;ların, Astenosferdeki konveksiyon akımları nedeniyle hareket halinde olduklarını ve bu nedenle birbirlerini ittiklerini veya birbirlerinden açıldıklarını ve bu olayların meydana geldiği zonların da deprem bölgelerini oluşturduğunu söylemiştik.</p>
<p>Birbirlerini iten ya da diğerinin altına giren iki levha arasında, harekete engel olan bir sürtünme kuvveti vardır. Bir levhanın hareket edebilmesi için bu sürtünme kuvvetinin giderilmesi gerekir.</p>
<p>İtilmekte olan bir levha ile bir diğer levha arasında sürtünme kuvveti aşıldığı zaman bir hareket oluşur. Bu hareket çok kısa bir zaman biriminde gerçekleşir ve şok niteliğindedir. Sonunda çok uzaklara kadar yayılabilen deprem (sarsıntı) dalgaları ortaya çıkar. Bu dalgalar geçtiği ortamları sarsarak ve depremin oluş yönünden uzaklaştıkça enerjisi azalarak yayılır. Bu sırada yeryüzünde, bazen gözle görülebilen, kilometrelerce uzanabilen ve FAY adı verilen arazi kırıkları oluşabilir. Bu kırıklar bazen yeryüzünde gözlenemez, yüzey tabakaları ile gizlenmiş olabilir. Bazen de eski bir depremden oluşmuş ve yeryüzüne kadar çıkmış, ancak zamanla örtülmüş bir fay yeniden oynayabilir.</p>
<p>Depremlerin oluşumunun bu şekilde ve &#8220;Elastik Geri Sekme Kuramı&#8221; adı altında anlatımı 1911 yılında Amerikalı Reid tarafından yapılmıştır ve laboratuvarlarda da denenerek ispatlanmıştır. </p>
<p>Bu kurama göre, herhangi bir noktada, zamana bağımlı olarak, yavaş yavaş oluşan birim deformasyon birikiminin elastik olarak depoladığı enerji, kritik bir değere eriştiğinde, fay düzlemi boyunca var olan sürtünme kuvvetini yenerek, fay çizgisinin her iki tarafındaki kayaç bloklarının birbirine göreli hareketlerini oluşturmaktadır. Bu olay ani yer değiştirme hareketidir. Bu ani yer değiştirmeler ise bir noktada biriken birim deformasyon enerjisinin açığa çıkması, boşalması, diğer bir deyişle mekanik enerjiye dönüşmesi ile ve sonuç olarak yer katmanlarının kırılma ve yırtılma hareketi ile olmaktadır.</p>
<p>Aslında kayaların, önceden bir birim yerdeğiştirme birikimine uğramadan kırılmaları olanaksızdır. Bu birim yer değiştirme hareketlerini, hareketsiz görülen yerkabuğunda, üst mantoda oluşan konveksiyon akımları oluşturmakta, kayalar belirli bir deformasyona kadar dayanıklılık gösterebilmekte ve sonra da kırılmaktadır. İşte bu kırılmalar sonucu depremler oluşmaktadır. Bu olaydan sonra da kayalardan uzak zamandan beri birikmiş olan gerilmelerin ve enerjinin bir kısmı ya da tamamı giderilmiş olmaktadır.</p>
<p>Çoğunlukla bu deprem olayı esnasında oluşan faylarda, elastik geri sekmeler (atım), fayın her iki tarafında ve ters yönde oluşmaktadırlar.</p>
<p>FAYLAR genellikle hareket yönlerine göre isimlendirilirler. Daha çok yatay hareket sonucu meydana gelen faylara &#8220;Doğrultu Atımlı Fay&#8221;denir. Fayın oluşturduğu iki ayrı blokun birbirlerine göreli olarak sağa veya sola hareketlerinden de bahsedilebilinir ki bunlar sağ veya sol yönlü doğrultulu atımlı faya bir örnektir.</p>
<p>Düşey hareketlerle meydana gelen faylara da &#8220;Eğim Atımlı Fay&#8221; denir. Fayların çoğunda hem yatay, hem de düşey hareket bulunabilir.</p>
<h6>Deprem, Depremin Oluş Nedenleri, Depremin Oluş Nedeni, Depremin Nedenleri, Depremin neden olur, Depremin niye olur, Depremin sebepleri, Deprem nedenleri, Depremin nedenleri hakkında bilgi, Depremin nedenleri ile ilgili bilgi, Fay, Eğim Atımlı Fay Nedir,</h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQDSoIMrszNwtWjFiK_iLUDK14kjPl-ftFjc62DOo6NPJRITEoIXA" class="alignnone" width="259" height="194" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/depremin-olus-nedenleri-nedir+depremin-olus-nedenleri-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üflemeli Çalgılar</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/uflemeli-calgilar-nedir+uflemeli-calgilar-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/uflemeli-calgilar-nedir+uflemeli-calgilar-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 00:28:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Çalgılar]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Nefesli Çalgılar]]></category>
		<category><![CDATA[Üflemeli Çalgı]]></category>
		<category><![CDATA[Üflemeli Çalgı Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Üflemeli Çalgılar]]></category>
		<category><![CDATA[Üflemeli Çalgılar Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Üflemeli Çalgılar Hangileridir]]></category>
		<category><![CDATA[Üflemeli Çalgılar ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Üflemeli Çalgılar İsimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Üflemeli Çalgılar Nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Üflemeli Çalgılara örnek]]></category>
		<category><![CDATA[Üflemeli Çalgıların İsimleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=30895</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Klarnet Fagot Flüt Ney Tulum Saksofon Trombon Trompet Zurna Tuba Mey Sipsi Kaval Üflemeli Çalgılar Klarnet Klarnet hakkında geniş bilgi TIKLA Tahta üflemeli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#klarnet" title="Klarnet">Klarnet</a> </li><li> <a href="#fagot" title="Fagot">Fagot</a> </li><li> <a href="#flut" title="Flüt">Flüt</a> </li><li> <a href="#ney" title="Ney">Ney</a> </li><li> <a href="#tulum" title="Tulum">Tulum</a> </li><li> <a href="#saksofon" title="Saksofon">Saksofon</a> </li><li> <a href="#trombon" title="Trombon">Trombon</a> </li><li> <a href="#trompet" title="Trompet">Trompet</a> </li><li> <a href="#zurna" title="Zurna">Zurna</a> </li><li> <a href="#tuba" title="Tuba">Tuba</a> </li><li> <a href="#mey" title="Mey">Mey</a> </li><li> <a href="#sipsi" title="Sipsi">Sipsi</a> </li><li> <a href="#kaval" title="Kaval">Kaval</a> </li></ul></div><p><strong>Üflemeli Çalgılar</strong><br />
<a name="klarnet"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Klarnet</code>

 <strong><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/klarnet-nedir+klarnet-hakkinda-bilgi" target="_blank">Klarnet hakkında geniş bilgi TIKLA</a></strong><br />
Tahta üflemeli bir çalgıdır. Alt kısmı geniş, üst tarafa doğru daralan bir tahta borudur. Bir çeşit sert kauçuk olan ebonitten, ayrıca metalden yapılanları da vardır. Klarnetler, beş parçanın birleşmesinden oluşur, bunlar:<br />
Kafalık (Bek)<br />
Fıçı (Barel)<br />
Üst gövde<br />
Alt gövde<br />
Kalak<br />
Klarnetin gövdesi silindir biçimindedir. Kalak bölümü ise obuanın kalağına oranla daha geniştir. Dikkatlice yontulup biçimlendirilen bu kamış parçası, ağızlık üzerine takılır. Çalıcının nefesi ile titreşime geçirilen kamış, boru içindeki havayı titreşime geçirerek ses elde edilmesini sağlar. Çalıcının sol eli yukarıda, sağ eli ise aşağıda olmak üzere az bir eğimle yere doğru tutulur.</p>
<p><a name="fagot"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Fagot</code>

 <strong><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/fagot-nedir+fagot-hakkinda-bilgi" target="_blank">Fagot hakkında geniş bilgi için TIKLA</a></strong><br />
Tahta üflemeli bir çalgıdır.Konik olarak oyulmuş ve ikiye katlanmış bir boru görünümündedir. Genellikle akça ağaçtan yapılır ve dört parçanın birleşmesinden oluşur. Bunlar, “kanat”, “çizme”, “bas” ve “kalak” tır.</p>
<p>Fagotun temeli sayılan çizme bölümünde, gövdenin içi yanyana iki boru biçiminde oyulmuştur. Her iki boru en altta geniş bir yay çizerek birbirine bağlanır. ”Çizme” nin üstüne “kanat” ve “bas” bölümünün en üstünde, “s” biçiminde madeni ve ince bir boru vardır. Bu borunun üzerine de çift kamışlı ağızlık takılır.</p>
<p><a name="flut"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Flüt</code>

 <strong><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/flut-nedir-nedir+flut-nedir-hakkinda-bilgi" target="_blank">Flüt hakkında geniş bilgi için TIKLA</a></strong><br />
Eski çağlardan beri kullanılan bir tahta üflemeli çalgıdır. Tarih içinde iki ayrı tür olarak görülmektedir: Bunlar uçtan üflenen flütler, yani flâvta ailesive yandan üflenen flütlerolarak gruplanabilir. Günümüzde ise orkestrada sadece yandan üflenen flütler kullanılmaktadır.</p>
<p>Flütün yapısı ince bir silindir biçimindedir. Sağa doğru yan olarak tutulur ve sesin elde edilmesi için, borunun sol ucuna yakın bir yerde açılmış olan “ağızlık” adı verilen delik kullanılır. </p>
<p><a name="ney"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Ney</code>

 <strong><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/ney-nedir+ney-hakkinda-bilgi" target="_blank">Ney hakkında geniş bilgi TIKLA</a></strong><br />
Kamıştan yapılan, yedi delikli ve çeşitli cinsleri olan Türk sanat müziği üflemeli çalgısı. Ney çalan sanatçıya “neyzen” denir. İlk örneği Sümerlerde görülür. Bu kavmin “Na” dedikleri çalgı, do, re, mi, fa diyez, sol, la ve si seslerini çıkarabiliyordu.</p>
<p>Ney dokuz boğumludur. Boğumların çatlamaması için çevresine gümüş tel sarılır. Deliklerinin altısı üstedir. Üflenen yukarı kısmına fildişi, veya kemikten yapılan bir parça takılır. Ağız bölümüne takılana “prazvana”, üflenen bölüme ek olarak konan parçaya ise “paşpare” denir.</p>
<p><a name="tulum"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Tulum</code>

 <strong><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/tulum-nedir+tulum-hakkinda-bilgi" target="_blank">Tulum hakkında geniş bilgi için TIKLA</a></strong><br />
Hava deposu bulunan bir halk çalgısı. Koyun ya da keçi derisinden yapılır. Hayvanın karnı yarılmadan çıkarılan derinin tüyleri alınır. Deri yumuşatıldıktan sonra boyun ve kıç kısmı bağlanarak dışa çevrilir. Boyun kısmına oyuk bir ağacın içine yerleştirilmiş olan yuvarlak bir ayna konur. Aynanın kenarlarına boncuklar takılır. Ön sağ ayaktan tulum içine hava verilir. Sol ayağa ise ses çıkartan ve “nâre” denen kısım yerleştirilir. Ses çıkaran bu araca “zizmak” adı verilir. Zizmaklar kamıştan yapılır. Tulum çalanın parmaklarına göre ayarlanmış “deden” adlı kamışlara yerleştirilir. Tulumun baş kısmına öküz boynuzu takılır. Boynuz, sesi kalınlaştırmaya yarar.</p>
<p>Tulum üflenerek şişirilir ve çalgıcısı tarafından koltuk altına sıkıştırılır. Koltuk altı sıkıştırıldıkça düdükten geçen hava seslerin çıkmasını sağlar.</p>
<p>Hava deposu olduğu için tulum, zurna sesine benzeyen kesintisiz sesler verir.</p>
<p><a name="saksofon"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Saksofon</code>

 <strong><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/saksofon-nedir+saksofon-hakkinda-bilgi" target="_blank">Saksafon hakkında geniş bilgi için TIKLA</a></strong><br />
Saksofon çoğunlukla pirinçten yapılan, koni ve “S” biçiminde olan, ağızındaki kamışla ses çıkaran bir çalgıdır. 1840’li Yillarda, Adolphe Sax’ca bulunmuştur. Saksofon genellikle Pop-müziği, “big band” müziği ve caz ile ilişkilendirilse de, önceleri klasik batı müziği ve ordu müziği çalgısı olarak tasarlanmıştı.</p>
<p><a name="trombon"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Trombon</code>

 <strong><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/trombon-nedir+trombon-hakkinda-bilgi" target="_blank">Trombon hakkında geniş bilgi için TIKLA</a></strong><br />
Eski bir geçmişi olan ve günümüz orkestralarında kullanılan bir çalgı. Silindir biçimindeki borusu ve huniye benzeyen ağız kısmıyla trompeti andırır. Kayarak işleyen sürgüsüyle trompetten ayrılır. Ses rengi gösterişlidir. Sürgü koluyla çalınır. Tromboncular bu kolu çekerek ya da iterek, titreşen havanın bulunduğu boruyu uzatır ya da kısaltır. Böylece değişik yükseklikte sesler elde edilir. Sürgünün yedi değişik durumu, iki oktavı geçen kromatik bir ses merdiveni sağlar.</p>
<p><a name="trompet"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Trompet</code>

 <strong><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/trompet-nedir+trompet-hakkinda-bilgi" target="_blank">Trompet hakkında geniş bilgi için TIKLA</a></strong><br />
Bakır üflemeli çalgı.Bir ağızlık ve kendi üzerine kıvrılmış silindir biçimindeki borudan oluşur. Ağız kısmı kâse benzeri konik biçimdedir. Ses rengi parlak ve çınlayan niteliktedir. Korno gibi trompet de çalma ilkeleri bakımından aynıdır. Trompetin öteki üflemeli çalgılardan önemli bir farkı, üfleme sırasında iki ya da üç kez ses düzenlemesi yapılabilmesidir.</p>
<p><a name="zurna"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Zurna</code>

 <strong><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/zurna-nedir+zurna-hakkinda-bilgi " target="_blank">Zurna hakkında geniş bilgi için TIKLA</a></strong><br />
Genellikle erik ağacından oyularak yapılır. Üflenen kısımda bir başlık vardır. Başlık şimşir ağacındandır, başlığın ucunda ses çıkmasını sağlayan kamış bulunur. Türk folklorunda çok önemli bir yeri olan zurna, davulun ayrılmaz arkadaşıdır. Büyükten küçüğe doğru üç ayrı boyu vardır: Kaba zurna, zurna, cura zurna.</p>
<p><a name="tuba"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Tuba</code>

 <strong><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/uflemeli-calgilar-tuba-nedir+uflemeli-calgilar-tuba-hakkinda-bilgi" target="_blank">Tuba hakkında geniş bilgi için TIKLA</a></strong><br />
Bu bakır üflemeli çalgının açık bir tanımını yapmak zordur. Trombon dışında kalan bas sesli hemen tüm çalgılara bu adın verildiği görülmektedir. Senfoni orkestralarına sağlam bir bas sesi sağlar. Yapısal özellikleri şu şekildedir: Geniş, konik bir boru ve huni biçiminde ağız kısmı.</p>
<p><a name="mey"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Mey</code>

<br />
Halk müziğinde kullanılan yöresel bir çalgıdır. Doğu Anadolu Bölgesinin bazı yörelerinde, yöresel halk havalarını çalmada kullanılır. Büyüklüğü veya küçüklüğü ustadan ustaya değişir.</p>
<p><a name="sipsi"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Sipsi</code>

<br />
Kartal kemiğinden yapılır.İnce, kıvrık bir sesi vardır. Göller bölgesinin yöresel çalgısıdır.</p>
<p><a name="kaval"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Kaval</code>

<br />
Eski çağlardan beri kullanılmakta olan bir üflemeli çalgıdır. Daha çok çoban çalgısı olarak bilinir. Dilli ve dilsiz olanları vardır. Üst kısmında yedi, arka kısmında ise tek deliği vardır. Yekparedir. </p>
<h6>Üflemeli Çalgı, Üflemeli Çalgılar, Üflemeli Çalgılar Nelerdir, Üflemeli Çalgılar Hangileridir, Üflemeli Çalgı Nedir, Üflemeli Çalgılar Hakkında Bilgi, Üflemeli Çalgılar ile ilgili bilgi, Üflemeli Çalgılara örnek, Üflemeli Çalgılar İsimleri, Üflemeli Çalgıların İsimleri, Nefesli Çalgılar, Çalgılar, Müzik,</h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQenPxqP3XkiAh9dn58Vor4KkW4PzrMYKpwv0E9YgteIa82g_a7" class="alignnone" width="225" height="224" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/uflemeli-calgilar-nedir+uflemeli-calgilar-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

