<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hakkında Bilgi &#187; Tarih</title>
	<atom:link href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/category/egitim/tarih/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com</link>
	<description>Hakkında Bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 11:38:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Demir Çağı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/demir-cagi-nedir+demir-cagi-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/demir-cagi-nedir+demir-cagi-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 17:04:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Çağ]]></category>
		<category><![CDATA[Çağlar]]></category>
		<category><![CDATA[Demir Çağı]]></category>
		<category><![CDATA[Demir Çağı hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Demir Çağı ile ilgili bilgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36774</guid>
		<description><![CDATA[DEMİR ÇAĞI (KARANLIK ÇAĞ) (MÖ 1200-750) MÖ II.binin sonlarında, yaklaşık MÖ 1200-1050 tarihleri arasında, Doğu Akdeniz&#8217;de meydana gelen büyük göçlerin bir bölümü Doğu Akdeniz&#8217;de, bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DEMİR ÇAĞI (KARANLIK ÇAĞ) (MÖ 1200-750)</strong><br />
MÖ II.binin sonlarında, yaklaşık MÖ 1200-1050 tarihleri arasında, Doğu Akdeniz&#8217;de meydana gelen büyük göçlerin bir bölümü Doğu Akdeniz&#8217;de, bir bölümü ise Balkanlar&#8217;da ve Anadolu&#8217;da gerçekleşmiştir.</p>
<p>MÖ 1200 lerde Myken Krallığı&#8217;nın gücünü yitirmesi sonucunda, Doğu Akdeniz&#8217;deki kargaşa Anadolu&#8217;ya yansımış, yüzyıllardır Hitit egemenliğinde yaşayan çok sayıda yerli Anadolu kavmi harekete geçmiştir. Anadolu&#8217;da bu karışıklık sonucu, yaklaşık 450 yıl sürecek yoksul bir dönem başlamıştır ve özellikle Orta Anadolu&#8217;da yapılan çok sayıda kazı ve araştırmalar sonucu, MÖ 1200-750 yılları arasına tarihlenecek önemli kültür kalıntılarına rastlanılmamıştır. &#8220;Karanlık Çağ&#8221; adı verilen bu dönemde, hiç şüphesiz, bazı yerleşmeler vardır, ancak bunların nüfusu az ve uygarlık düzeyi son derece düşük olduğundan kalıntılar da o derece önemsizdir.</p>
<p>Demir Çağ diye adlandırılan ve Karanlık Çağları da içine alan MÖ 1200-750/700 yılları arasında Anadolu&#8217;daki çöküşe karşın, Güneydoğu Anadolu ile kısmen Kuzey Suriye&#8217;de yaşayan Geç Hitit Krallıkları Anadolu Tunç Çağı&#8217;nı ve Hitit Kültürü&#8217;nü devam ettirmişlerdir. Diğer taraftan MÖ 860-580 yılları arasında, Gordion merkez olmak üzere, Orta Anadolu&#8217;da Frigler, Doğu Anadolu&#8217;da Urartular, Batı Anadolu&#8217;da yine aynı tarihlerde Lydia, Karia ve Lykia ile Ege&#8217;de İon&#8217;lar üstün nitelikli uygarlıkları ile Hellen Uygarlığı üzerinde büyük ölçüde etki yapmışlardır.</p>
<h6>Çağ, Çağlar, Demir Çağı, Demir Çağı hakkında bilgi, Demir Çağı ile ilgili bilgi,</h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcS5ouJ7BBu0EJlPzFZ12rx-uSsTGS8-W3t1ZnPkT57pHq_JrFsx" class="alignnone" width="235" height="214" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/demir-cagi-nedir+demir-cagi-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyetin Önemi ve Milletimize Kazandırdıkları</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/cumhuriyetin-onemi-ve-milletimize-kazandirdiklari-nedir+cumhuriyetin-onemi-ve-milletimize-kazandirdiklari-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/cumhuriyetin-onemi-ve-milletimize-kazandirdiklari-nedir+cumhuriyetin-onemi-ve-milletimize-kazandirdiklari-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 15:49:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyetin anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyetin kazandırdıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyetin önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36752</guid>
		<description><![CDATA[Cumhuriyetin Önemi ve Milletimize Kazandırdıkları Kurtuluş Savaşı&#8217;mızın zaferle sonuçlanmasını ve Lozan Antlaşması&#8217;yla bağımsızlığımızın onaylanmasını takiben, artık mevcut devlet yönetiminin daha açık biçimde isim alması gerekiyordu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhuriyetin Önemi ve Milletimize Kazandırdıkları</strong><br />
Kurtuluş Savaşı&#8217;mızın zaferle sonuçlanmasını ve Lozan Antlaşması&#8217;yla bağımsızlığımızın onaylanmasını takiben, artık mevcut devlet yönetiminin daha açık biçimde isim alması gerekiyordu. Gerçi, Milli Mücadele&#8217;yi Büyük Önder Atatürk&#8217;ün başkanlığında başarıyla yürüten &#8220;Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8221; ve bu meclisin içinden çıkan &#8220;Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti&#8221;, yapısı ve işleyişi yönünden, ismi konmamış bir cumhuriyet yönetiminden farksızdı. Ancak, bu yönetime, çağdaş dünyanın gözünde daha belirgin bir nitelik kazandırma amacıyla 29 Ekim 1923 günü yapılan Anayasa değişikliği ile Cumhuriyet ilan edildi.</p>
<p>Cumhuriyet,egemenliğin kaynağının millete ait olduğunu kabul eden devlet şekli demektir; bir diğer ifade ile devletin temel organlarının seçimle iş başına geldiği bir yönetim biçimidir.Bu rejimde Devlet Başkanı olan Cumhurbaşkanı da milletçe ya da milletin temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilir. Cumhuriyet yönetimi bu niteliği ile, şüphesiz ki demokrasi ilkesinin en gelişmiş şekli, demokrasi ilkesinin en iyi uygulanmasını sağlayan bir siyasi rejimdir.</p>
<p>Cumhuriyet yönetiminin birinci özelliği, seçim esasına dayanan bir yönetim oluşudur. Söz konusu seçim, gerek seçme gerekse seçilme hakkı açısından belli bir kişiye, belli bir gruba, belli bir sınıfa ait değildir; bütünüyle millete aittir. Cumhuriyetle yönetilen bir devlette bir görevin, ilahi bir kuvvete dayanması ya da babadan oğula geçmesi gibi bir usul de yoktur ve olmaz. Cumhuriyet yönetiminde seçimle iş başına gelenlerin görev süresi belli bir dönemi kapsar; yani cumhuriyet rejiminde ömür boyu bir görev söz konusu olamaz.</p>
<p>Cumhuriyet rejiminin ikinci bir özelliği, bu rejim her şeyden önce kamu yararını ön planda tutan, kamu yararına dayanan bir yönetim şeklidir. Çünkü Cumhuriyet rejimi, gücünü dayanağını kişi, grup ve sınıf egemenliğinden değil, geniş halk kitlesinin bütününden, millet iradesinden almaktadır.</p>
<p>Bu yıl 80. yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyet rejimi, memleketimize, milletimize sayılamayacak kadar çok şeyler kazandırmıştır. Bir kere Cumhuriyet yönetimi, devlet yaşantımıza, siyasi yaşantımıza egemenliğin bir kişiye, bir gruba, bir sınıfa değil, doğrudan millete ait olduğu gerçeğini kazandırmıştır. Çünkü bundan evvel, Osmanlı Devleti&#8217;nde egemenliğin kaynağı ilahi iradeye dayanıyor, bunu da Sultan-Halife sıfatıyla bir kişi temsil ediyordu. Millet haklarını yok eden, milli iradeyi geçersiz kılan bu çağ dışı anlayış, memleketimizde ancak Cumhuriyet rejimi ile ortadan kaldırılmıştır.</p>
<p>Cumhuriyet rejiminin bütün vatandaşları yasa önünde eşit sayması, onlar arasında hiçbir ayrıcalık tanımaması, onların devlet yönetimine eşit olarak katılımını sağlaması, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini devlet teminatı altına alışı, milli birlik ve beraberliğimiz açısından da birleştirici ve pekiştirici olmuş, milli sınırlarımız içinde hiçbir ayrıcalık yapmaksızın bütün vatandaşlarımızın paylaştığı, yararlandığı, bu nedenle korumaya ve yaşatmaya kararlı olduğu bir yönetim haline gelmiştir.</p>
<p>Cumhuriyet rejimi aynı zamanda insan unsuruna verdiği değer, insan hak ve özgürlüklerine gösterdiği saygı nedeniyledir ki çağdaşlaşmayı, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmayı en iyi şekilde gerçekleştiren bir ortam oluşturmuştur. Diyebiliriz ki Türkiye&#8217;nin çağ atlaması, milletimizin Atatürk&#8217;ün önderliğinde her türlü engeli aşarak uygar bir toplum haline gelişi, laik ve demokratik cumhuriyet rejimi sayesinde mümkün olabilmiştir.</p>
<p>İşte bize kazandırdığı bu değerler nedeniyle laik ve demokratik Cumhuriyet rejimi, memleketimizin ve devletimizin geleceği bakımından o derece önemlidir ki, Anayasamızda &#8220;Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin idare şeklinin Cumhuriyet olduğu&#8221; hükmünün değiştirilemeyeceği, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği ayrı bir anayasa maddesiyle teminat altına alınmıştır.</p>
<p>Gençlerimiz ve her gelecek kuşak bilmelidir ki, bu vatanda kurduğumuz Cumhuriyet yönetimi, Atatürk&#8217;ün önderliğinde bir ölüm kalım savaşından sonra gerçekleştirilmiştir. Bu büyük başarının arkasında binlerce şehidin, binlerce gazinin harcı vardır. Bu bakımdan, kurulan bu büyük eserin her yönü ile gelişmesi, geliştirilmesi, doğabilecek her türlü tehlikeden titizlikle korunması, Cumhuriyet kuşaklarının Atatürk&#8217;e ve onun devrim arkadaşlarına borçlu olduğu kaçınılmaz bir görevdir. Şüphesiz ki Cumhuriyet kuşakları, bu görevin bilinci içinde kendilerine bırakılan emaneti sürekli koruyacaklar, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni Büyük Önder&#8217;in çizdiği yolda sonsuza dek yaşatacaklardır.</p>
<h6>Cumhuriyet, Cumhuriyetin önemi, Cumhuriyetin kazandırdıkları, Cumhuriyetin anlamı, </h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTnR36aojPDDCLehAMjpQ40UQyVRETgP5KrArC6IMda35CuWe7F7A" class="alignnone" width="322" height="156" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/cumhuriyetin-onemi-ve-milletimize-kazandirdiklari-nedir+cumhuriyetin-onemi-ve-milletimize-kazandirdiklari-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>19 Yüzyıl Yenilik Hareketleri</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/19-yuzyil-yenilik-hareketleri-nedir+19-yuzyil-yenilik-hareketleri-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/19-yuzyil-yenilik-hareketleri-nedir+19-yuzyil-yenilik-hareketleri-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 17:42:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[19 Yüzyıl]]></category>
		<category><![CDATA[19 Yüzyıl Yenilik]]></category>
		<category><![CDATA[19 Yüzyıl Yenilik Haraketleri]]></category>
		<category><![CDATA[19 Yüzyıl Yenilik Hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[19 Yüzyılda Yapılan Yenilik Hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[19 Yüzyılda Yapılan Yenilikler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36716</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Tanzimat Fermanı Islahat Fermanı 1. Meşrutiyetin İlanı 2. Meşrutiyetin İlanı 31 Mart Vakası 19 Yüzyıl Yenilik Hareketleri Sultan Üçüncü Selimin yanında yetişmiş olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#tanzimat-fermani" title="Tanzimat Fermanı">Tanzimat Fermanı</a> </li><li> <a href="#islahat-fermani" title="Islahat Fermanı">Islahat Fermanı</a> </li><li> <a href="#1-mesrutiyetin-ilani" title="1. Meşrutiyetin İlanı">1. Meşrutiyetin İlanı</a> </li><li> <a href="#2-mesrutiyetin-ilani" title="2. Meşrutiyetin İlanı">2. Meşrutiyetin İlanı</a> </li><li> <a href="#31-mart-vakasi" title="31 Mart Vakası">31 Mart Vakası</a> </li></ul></div><p><strong>19 Yüzyıl Yenilik Hareketleri</strong><br />
Sultan Üçüncü Selimin yanında yetişmiş olan Sultan İkinci Mahmud ondan etkilenmiş, padişahlığı döneminde de ıslahatlar yapmanın gerekliliğine inanmıştı. Askeri ve İdari alanda ıslahatlar yapmaya çalışan Sultan İkinci Mahmud, Sekban-ı Cedit adı verilen yeni bir askeri teşkilat kurdu (14 Ekim 1808). Ancak yeniçeriler kendilerine tehlike olabilecek alternatif bir askeri kuvvet istemiyorlardı. Ayaklanarak Sekban-ı Cedit&#8217;in kaldırılmasını sağladılar.</p>
<p>Eşkinci adı verilen yeni bir askeri teşkilat kuran Sultan İkinci Mahmud&#8217;a karşı yeni bir yeniçeri ayaklanması oldu. Sultan İkinci Mahmud, artık Osmanlı Devleti için kanayan bir yara haline gelen yeniçeri ocaklarını Vaka-i Hayriye adı verilen olayla ortadan kaldırıldı (15 Haziran 1826). Yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra, onun yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adı verilen yeni bir askeri teşkilat oluşturuldu. </p>
<p>Yapılan yeniliklerin merkezden uzakta bulunan valiler ve idareciler tarafından da benimsenmesi gerektiğine inan Alemdar Mustafa Paşa, Sultan Mahmud döneminde Ayanlarla Sened-i İttifak&#8217;ı imzaladı. Buna göre ayanlar merkeze sadık kalacak ve yenilik hareketlerini destekleyecek, padişahlar da ayanların elde etmiş oldukları hakları tanıyacaktı. Sened-i İttifak ile ayanlar padişahın mutlak otoritesine karşı siyasi bir meşruiyet kazanmış oluyorlardı. Padişah otoritesinin başka herhangi bir güçle ortaklık kabul etmesi mümkün değildi ve Osmanlı idari yapısının hem ruhuna, hem de tabiatına aykırıydı. Bu sebeple zaten ölü doğan Sened-i İttifak çok uzun ömürlü olmadı. Kısa bir süre sonra Sultan İkinci Mahmud, idareyi tamamen eline alarak ayanları bir bir ortadan kaldırarak merkezi otoriteyi güçlendirmeye çalışmıştır.</p>
<p>Sadece askeri alandaki yeniliklerle bir yere varılamayacağını düşünen Sultan İkinci Mahmud, Divan Teşkilatı&#8217;nı kaldırarak onun yerine Bakanlıklar (nazırlık) kurdu. 30 Mart 1838&#8242;de Sadrazamlık mak!!!!! &#8220;Başvekalet&#8221;, Sadrazama &#8220;Başvekil&#8221; denilmesi kararlaştırıldı. Ölen ya da azledilen devlet memurlarının mallarına el konması anl!!!!! gelen &#8220;Müsadere&#8221; usulünü kaldırdı. Ayrıca devlete ıslahat hareketlerinde yardımcı olmak, yeni teklifler getirmek, memurların terfi ve yargılanmasıyla uğraşmak üzere Darü&#8217;ş Şuray-ı Bab-ı Ali kuruldu.</p>
<p>Sosyal alanda da bazı yenileşme hareketlerine ve ıslahatlara girişen Sultan İkinci Mahmud, 3 Mart 1929&#8242;da kıyafet değişikliği hakkında bir ferman yayınlandı. İlk Türk gazetesi Takvim-i Vekayi yayın hayatına başladı (1 Kasım 1831). Medreselerin yanında Avrupalı tarz eğitim veren yeni okullar açıldı ve Avrupa&#8217;ya öğrenciler gönderildi.</p>
<p>Posta teşkilatının kurulması ve Karantina uygulaması da yine Sultan İkinci Mahmud döneminde gerçekleştirildi. Avrupalı tüccarlarla rekabet edebilmeleri için Türk tüccarlara gümrük kolaylıkları getirildi. İlk nüfus sayımı yapıldı. Bu sayım sonucunda Anadolu&#8217;da 2.500.000&#8242;dan fazla, Rumeli&#8217;de de 1.500.000 erkek vatandaşın yaşadığı tespit edildi.</p>
<p>Ülke içinde ve dışında yapılacak seyahatlar için, bazı esaslar kabul edildi. Buna göre ülke içinde seyahat yapacak yurttaşlar Mürur Tezkiresi (geçiş belgesi) taşıyacaklar, ülke dışına çıkacak yurttaşlar da Hariciye Nezaretinden (Dış İşleri Bakanlığı) pasaport alacaklardı.</p>
<p>Sultan I. Abdülmecid Döneminde Yapılan Islahatlar</p>
<p><a name="tanzimat-fermani"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Tanzimat Fermanı</code>

<br />
Tanzimat hareketleri Osmanlı&#8217;ya batılı anlamda bir düşünce biçimi ve yönetim şekli getirmek için Avrupa&#8217;dan esinlenerek yapılan programlı bir yenilik ve kültür hareketiydi. Bu hareket Sultan İkinci Mahmud&#8217;un padişah olduğu yıllarda başlamıştı.</p>
<p>Sultan Birinci Abdülmecid tarafından Londra Elçiliğinden alınıp Hariciye Nazırlığına (Dış İşleri Bakanlığı) getirilen Mustafa Reşit Paşa, Avrupa siyasetini iyi bilen bir devlet adamıydı. Tanzimat hareketinin bugüne kadar yapılan ıslahatlardan farklı olduğunu Sultan Birinci Abdülmecid&#8217;e kabul ettirdi. </p>
<p>Tanzimat Fermanı; Topkapı sarayının Gülhane Bahçesinde düzenlenen ve yabancı elçilerle, devlet adamlarının hazır bulunduğu bir toplantıda, Mustafa Reşit Paşa tarafından Kasım 1839 tarihinde ilan edildi. Tanzimat fermanına tarihimizde Tanzimat-ı Hayriye veya Gülhane Hatt-ı Humayun&#8217;u da denir.</p>
<p>Tanzimat Fermanı&#8217;nın getirdiği önemli yenilikler şunlardı; Müslüman veya gayrimüslim olan herkesin can, mal, namus güvenliği devlet garantisi altına alınacak, vergiler herkesin gelirine göre düzenli bir şekilde alınacak, askerlik belirli bir düzene göre olacak, mahkemeler herkese açık olacak ve mahkeme kararı olmadan kimse idam edilmeyecek, herkesin mal ve mülk sahibi olması ve bunu miras olarak bırakabilmesi sağlanacak, rüşvet ve iltimas kaldırılacak, kanun gücünün her gücün üstünde olduğu kabul edilecekti.</p>
<p>Tanzimat Fermanı, Osmanlı Devleti&#8217;nde anayasal düzenin başlangıç noktası olarak kabul edilebilir. Bu fermanla Sultan Birinci Abdülmecid, kendi gücünün üzerinde bir güç olduğunu kabul ediyordu. Tanzimat Fermanı ile azınlıklara bazı haklar verilmişti. Bu hakları bahane eden Avrupa devletleri Osmanlı Devleti&#8217;nin iç işlerine karışmaya devam ettiler. Oysa Tanzimat Fermanı, bir anlamda bu tip müdahaleleri önlemek için ilan edilmişti.</p>
<p><a name="islahat-fermani"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Islahat Fermanı</code>

<br />
Islahat Fermanı Osmanlı Devleti&#8217;nin bir iç düzenleme olmakla beraber Rusya ve Avrupa&#8217;nın iç işlerine karışmasını önlemek amacıyla ilan edilmiştir. Bu ferman Paris Konferansı&#8217;nın başlamasından hemen sonra İstanbul&#8217;da yabancı devlet temsilcilerinin huzurunda okunarak açıklandı. Fermanın getirdiği önemli hususlar şunlardı:</p>
<p>- Din ve mezhep özgürlüğü sağlanacak, okul kilise ve hastane gibi binaların tamiri yapılacak</p>
<p>- Müslümanlarla Gayrimüslimler kanun önünde eşit sayılacak</p>
<p>- Patrikhanede yeni meclisler kurularak bu meclislerin aldığı kararlar Osmanlı Devleti tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek</p>
<p>- Devlet hizmetlerine, okullara askerlik görevine bütün uyruklar eşit olarak kabul edilecekti.</p>
<p>- Vergiler eşit alınacak iltizam usulü kaldırılacak </p>
<p>- Yabancılar da Osmanlı Devleti sınırları içinde mülk sahibi olabileceklerdi.</p>
<p>Bu fermanla gayrimüslimlere daha fazla hak verilmiş, Avrupalı devletler Osmanlı Devleti&#8217;nin içişlerine karışmayacaklarını Paris Antlaşmasıyla kabul etmelerine rağmen sözlerinde durmamışlar ve bu fermanı bahane ederek Osmanlı Devleti&#8217;nin içi işlerine karışmışlardır. </p>
<p>Otuz sekiz yaşında ölen Abdülmecid, Osmanlı padişahları arasında, ilk Avrupa kültürü alan padişahtır. Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun her bakımdan Avrupalılaşması için yapılan hareketlere daima yardımcı olmuş, bu hareketler sonucu, padişahın yetki ve otoritesinin azalmasına rağmen bu duruma itiraz etmemiş, ülkede gazete çıkarılmasına, özgürlük fikirlerinin yayılmasına, yeniliğin yerleşmesine, memlekette meşrutiyet havasının esmesine engel olmamıştır.</p>
<p>Sultan I. Abdülaziz Döneminde Yapılan Islahatlar</p>
<p>Abdülaziz döneminde, Abdülmecid döneminde başlayan yenilik hareketleri sürdürüldü. Yeni bir vilayet teşkilatlanmasına geçildi. Kadılık Kurumu daha sıkı denetim altına alınarak 1 Nisan 1868 Şura-yı Devlet ve 1870 yılı içerisinde de Divan-ı Muhasebat kuruldu (Danıştay ve Sayıştay). Ayrıca eğitim, ulaşım ve bankacılık konularında çeşitli düzenlemeler yapıldı. </p>
<p>Sultan Abdülaziz döneminde donanmanın modernleştirilmesine de çalışıldı. 1875 yılına doğru Türk donanmasında 816 top taşıyan 21 zırhlı ve 173 yardımcı gemi vardı. Türk Bahriyesinde 50.000 efrad, 700 subay, 208 yüksek rütbeli subay, 11 Tümamiral, 6 Koramiral ve üç Oramiral vardı. Bu görüntüsüyle İngiltere ve Fransa&#8217;dan sonra dünyanın üçüncü büyük donanması haline gelmişti. </p>
<p>Sultan Abdülaziz 14 sene 11 ay beş gün tahtta kalmıştır. Bu süre içerisinde meşrutiyet fikrine başta sıcak baksa da, sonraları değişip bu fikri savunanlara karşı zor kullanacaktır.Dönemin aydınlarından Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa ile padişahlığının ilk dönemlerinde sıcak ilişkiler kurduysa da Namık Kemal&#8217;i Vatan Yahut Silistre piyesinden sonra Kıbrıs&#8217;a sürgün edecek kadar sertleşmiştir. Ülkede meşruti yönetimin gelmesini isteyenlerin yarattığı bu özgürlük havası içerisinde Abdülaziz&#8217;in tahttan indirilmesi konusunda kamuoyu oluşturuldu. Mithat Paşa&#8217;nın kışkırtmaları sonucu üniversite öğrencileri 10 Mayıs 1876 tarihinde bir protesto yürüyüşü düzenlediler. Bundan bir süre sonra, 30 Mayıs 1876 salı günü sabaha doğru saray Hüseyin Avni Paşa komutasındaki askerlerce basılmış ve Sultan Abdülaziz kansız şekilde tahttan indirilmiştir. </p>
<p>Sultan Abdülaziz&#8217;in tahtan indirildikten dört gün sonra, hapis hayatı yaşadığı Feriye Sarayında sakalını düzeltmek için istediği söylenen makasla bileklerini keserek intihar ettiği söylense de öldürülmüş olabileceğine dair kanıtlar da vardır (4 Haziran 1876).</p>
<p>Sultan II. Abdülhamit Döneminde Yapılan Islahatlar</p>
<p><a name="1-mesrutiyetin-ilani"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> 1. Meşrutiyetin İlanı</code>

<br />
İttihat ve Terakki Cemiyeti ileri gelenleri, Balkanlar&#8217;da ard arda çıkan isyanlar ve giderek çoğalan ülke bunalımlarını bahane ederek, Sultan Abdülaziz&#8217;i tahttan indirip yerine Sultan Beşinci Murad&#8217;ı padişah yapmışlardı. Kısa bir süre sonra Sultan Murad&#8217;ın hasta olduğunun anlaşılmasından sonra yerine Sultan İkinci Abdülhamit getirildi. Avrupa ile olan ilişkiler sonucu Osmanlı Devleti&#8217;nde de bir aydın sınıf oluşmuştu. İttihat ve Terakki Cemiyeti bu aydınların sözcüsü gibi çalışıyor ve Meşruti yönetimin gelmesiyle ülkede bir rahatlama olacağına inanıyorlardı. Sultan İkinci Abdülhamid tahta çıkmadan önce Meşrutiyeti ilan edeceğini vadetmişti. Padişah olur olmaz bu sözünü tuttu ve 23 Aralık 1876&#8242;da Osmanlıların ilk anayasası olan Kanun-i Esasi&#8217;yi ilan etti. </p>
<p>İlan edilen I. Meşrutiyet çok uzun sürmedi. Mithat Paşa padişahların yetkilerini kısıtlamak istiyordu. Bu durumdan rahatsız olan Sultan İkinci Abdülhamid, Sultan Abdülaziz&#8217;in öldürülmesinden sorumlu tuttuğu Mithat Paşa&#8217;yı sadrazamlıktan azletti ve sürgüne gönderdi. Osmanlı-Rus savaşı ve Meclisteki Mebusların aralarındaki çekişmeleri yüzünden meclis çalışamaz hale gelmişti. Sultan Abdülhamid meclisi tatil ettiğini açıkladı (1878).</p>
<p><a name="2-mesrutiyetin-ilani"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> 2. Meşrutiyetin İlanı</code>

<br />
Meşrutiyet yanlıları Jön Türkler adı altında çalışmalara başlamışlar ve padişah Sultan İkinci Abdülhamid&#8217;e Meşrutiyeti tekrar ilan etmesi için baskıda bulunuyorlardı. Daha çok Makedonya&#8217;da örgütlenen İttihat ve Terakki Partisi ileri gelenleri beraberindekilerle ayaklanmaya başladılar bu isyanların daha da büyümesinden çekinen Sultan İkinci Abdülhamid, Meşrutiyeti İkinci kez ilan etti (23 Temmuz 1908).</p>
<p>İkinci Meşrutiyetin ilanı ile; ülkede asayiş ve güven ortamı kurulmuş, sansür kaldırılarak basına serbestlik tanınmış, hürriyet ve güven ortamı kurulmuş, siyasi partiler oluşmaya başlamış, Kanun-i Esasi yürürlüğe girmiş ve anayasa üzerinde önemli değişiklikler yapılmış ve halk ikinci kez yönetime padişah yanında katılma imkanı bulmuştur.</p>
<p><a name="31-mart-vakasi"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> 31 Mart Vakası</code>

<br />
Meşrutiyetin yeniden ilanından sonra çeşitli gruplar arasında çekişmeler ve tartışmalar başlamıştı. Meşrutiyete karşı olanlar avcı taburları ile birleşerek İstanbul&#8217;da büyük bir İsyan başlattı. Selanik&#8217;ten gelen hareket ordusu bu isyanı bastırdı. Tarihimize 31 Mart vakası olarak geçen bu olaydan sonra İttihat ve Terakki Partisi daha da güçlendi ve bu olaydan dolayı sorumlu tutulan Sultan İkinci Abdülhamit tahttan indirildi. Sultan İkinci Abdülhamid&#8217;in yerine Sultan Mehmed Reşad padişah oldu.</p>
<h6>19 Yüzyıl, 19 Yüzyıl Yenilik, 19 Yüzyıl Yenilik Hareketleri, 19 Yüzyılda Yapılan Yenilik Hareketleri, 19 Yüzyıl Yenilik Haraketleri, 19 Yüzyılda Yapılan Yenilikler,</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/19-yuzyil-yenilik-hareketleri-nedir+19-yuzyil-yenilik-hareketleri-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reformun nedenleri ve sonuçları</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/reformun-nedenleri-ve-sonuclari-nedir+reformun-nedenleri-ve-sonuclari-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/reformun-nedenleri-ve-sonuclari-nedir+reformun-nedenleri-ve-sonuclari-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2012 10:53:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Reform]]></category>
		<category><![CDATA[Reform neden ve sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Reformun neden ve sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Reformun Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Reformun nedenleri ve sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Reformun Sonuçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36528</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Reform nedir Reformun nedenleri Reformun Sonuçları Reform nedir 16.y.y&#8217;da Avrupa’da Hıristiyanlık dininde yapılan düzenlemelere denir. İlk defa Almanya’da görülür. Fransa, İngiltere, Kuzey Avrupa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#reform-nedir" title="Reform nedir">Reform nedir</a> </li><li> <a href="#reformun-nedenleri" title="Reformun nedenleri">Reformun nedenleri</a> </li><li> <a href="#reformun-sonuclari" title="Reformun Sonuçları">Reformun Sonuçları</a> </li></ul></div><p><a name="reform-nedir"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Reform nedir</code>

<br />
16.y.y&#8217;da Avrupa’da Hıristiyanlık dininde yapılan düzenlemelere denir. İlk defa Almanya’da görülür. Fransa, İngiltere, Kuzey Avrupa ülkelerinde de etkili olur.</p>
<p><a name="reformun-nedenleri"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Reformun nedenleri</code>

<br />
Katolik kilisesinin bozulması ve din adamlarının kilise imkanlarını kendi çıkarları için kullanmaları,<br />
Endülüjans sorunu ( Din adamlarının halkı ekonomik yönden sömürmesi),<br />
Matbaanın yaygınlaşması,<br />
İncil’in diğer dillere tercüme edilmesi,<br />
Rönesans’ın etkisi ile oluşan hür fikir ortamı,<br />
Kilisenin artan mal varlıklarına halkın tepki göstermesi<br />
Reform hareketleri ilk defa Almanya’da Martin Luther ile başladı. Alman imparatoru Şarlken , Luther’i ve taraftarlarını 1529’da protesto ettiği için Almanya’da yeni oluşan bu mezhebe PROTESTANLIK denir. Uzun mücadelelerden sonra Protestanlık mezhebi 1555 yılında resmen tanındı. </p>
<p>Fransa’da Reform hareketlerini başlatan Calven’dir. 1598 yılında KALVENİZİM ve diğer mezhepler Fransa’da serbest bırakılmıştır.<br />
İngiltere’de ise Reform hareketleri devlet eliyle başlatılmıştır. Katolik kilisesinden ayrılarak ANGİLİ-KANİZMA kilisesi ve mezhebi oluşmuştur. Reform hareketlerinden İsveç, Norveç ve Danimarka’da etkilenmiştir. Sonunda Avrupa’da 3 yeni Hıristiyanlık mezhebi doğmuştur. Bunlar; Protestanlık, Kalvenizm ve Anglikanizm ‘dir. </p>
<p><a name="reformun-sonuclari"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Reformun Sonuçları</code>

<br />
Avrupa’da mezhep birliği parçalanmış ve mezhep çatışmaları başlamıştır.<br />
Hıristiyanlıkta üç büyük yeni mezhep ortaya çıkmıştır.<br />
Katolik kilisesi kendini yenilemek zorunda kaldı.<br />
Laik öğretim kurumları ilk defa açılmaya başladı.<br />
Kiliselerin mallarına el kondu.<br />
Avrupa’nın gelişmesi içim tüm engeller ortadan kalktı.</p>
<h6>Reform, Reformun nedenleri, Reformun sonuçları, Reformun nedenleri ve sonuçları, Reform neden ve sonuçları, Reformun neden ve sonuçları,</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/reformun-nedenleri-ve-sonuclari-nedir+reformun-nedenleri-ve-sonuclari-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atom Bombası ilk nereye atıldı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/atom-bombasi-ilk-nereye-atildi-nedir+atom-bombasi-ilk-nereye-atildi-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/atom-bombasi-ilk-nereye-atildi-nedir+atom-bombasi-ilk-nereye-atildi-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 19:52:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Atom]]></category>
		<category><![CDATA[Atom Bombası]]></category>
		<category><![CDATA[Atom Bombası Nereye Atıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Atom Bombasının ilk atıldığı yer]]></category>
		<category><![CDATA[Atom Bombasının ilk kullanıldığı yer]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Atom Bombası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36427</guid>
		<description><![CDATA[Atom Bombası ilk nereye atıldı İlk deneyler kamuoyunda gizli bir şekilde yapılmıştır. Bu deneyler 1940&#8242;larda Klimorton&#8217;da gerçekleşmiştir. Deneylerin yapıldığı bölgeye yakın yerlerdeki kasabalarda daha sonraki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Atom Bombası ilk nereye atıldı</strong><br />
İlk deneyler kamuoyunda gizli bir şekilde yapılmıştır. Bu deneyler 1940&#8242;larda Klimorton&#8217;da gerçekleşmiştir. Deneylerin yapıldığı bölgeye yakın yerlerdeki kasabalarda daha sonraki yıllarda engelli doğum oranları aşırı bir şekilde artmıştır. Dahası deneylerde yer alan askerlerin ilerde kanser oldukları konusunda bilimsel bir çok tıbbi bilgi uzun seneler kamuoyundan saklanmıştır.</p>
<p>II. Dünya Savaşı sırasında, Manhattan Projesi adıyla, ilk çalışmalar başladı. 1942 yılında ABD&#8217;nin New Mexico eyaletindeki Los Alamos bölgesinde gizlice bir grup ünlü bilim adamı toplandı. Robert J. Oppenheimer öncülüğünde 3 yıl çalıştıktan sonra ilk bombayı yapmayı başardılar. Aynı esnada Tennessee eyaletinin Oak Ridge kasabasında gizli bir üs daha kuruldu. Burada da patlayacak zengin malzemenin üretimi çalışmaları başladı.</p>
<p>6 Ağustos 1945 sabahı ilk atom bombası Enola Gay isimli bir bombardıman uçağı ile Hiroşima’ya atıldı. 3 gün sonra 9 Ağustos&#8217;ta Nagasaki&#8217;ye atıldı.</p>
<h6>Atom, Atom Bombası, Atom Bombası nereye atıldı, İlk Atom Bombası, Atom Bombasının ilk kullanıldığı yer, Atom Bombasının ilk atıldığı yer, </h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/atom-bombasi-ilk-nereye-atildi-nedir+atom-bombasi-ilk-nereye-atildi-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Paleografi nedir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/paleografi-nedir+paleografi-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/paleografi-nedir+paleografi-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2012 07:45:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Paleografi]]></category>
		<category><![CDATA[Paleografi anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Paleografi bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Paleografi hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Paleografi ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[Paleografi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36398</guid>
		<description><![CDATA[Paleografi nedir Paleografi eski yazı çeşitlerini inceleyen bilimdir. Tarih boyunca kullanılan alfabeleri çözerek bu alfabelerle yazılan belgelerin okunabilmesini sağlar böylece tarihi olayların aydınlatılmasına katkıda bulunur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Paleografi nedir</strong><br />
Paleografi eski yazı çeşitlerini inceleyen bilimdir.<br />
Tarih boyunca kullanılan alfabeleri çözerek bu alfabelerle yazılan belgelerin okunabilmesini sağlar böylece tarihi olayların aydınlatılmasına katkıda bulunur. Örnek olarak M.Ö 1226&#8242;da yapılan Mısır-Hitit savaşı sonrasında imzalanan Kadeş Antlaşması&#8217;nın anlamının çözülmesi gösterilebilir.</p>
<p>Bir toplumun dil bilmek, tarihî araştırma için yeterli değildir. Dille birlikte kullanılan yazının da bilinmesi gerekir. Mısır tarihini araştırmak için hiyeroglif yazısını, Mezopotamya tarihini araştırmak için çivi yazısını, Orta Asya Türk tarihini araştırmak için Orhun ve Uygur yazıları ile Çin yazısını, Osmanlı, İran ve Arap tarihi için Arap yazısını, Slav milletlerinin tarihi için Kiril yazısını, Avrupa milletlerinin tarihini araştırmak için de Latin yazısını bilmek gerekmektedir. Ancak çoğu kez mesele bununla da çözümlenemez. Çünkü bu yazıların da birtakım çeşitleri vardır. Bunların her birinin kullanılış yerleri de farklıdır. Gerekli yazıların okunması öğrenilmeden hiçbir zaman ciddi bir tarihi araştırma yapılması mümkün değildir.</p>
<h6>Paleografi, Paleografi bilimi, Paleografi nedir, Paleografi ne demek, Paleografi hakkında bilgi, Paleografi anlamı, </h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/paleografi-nedir+paleografi-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sanayi inkilabı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/sanayi-inkilabi-3-nedir+sanayi-inkilabi-3-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/sanayi-inkilabi-3-nedir+sanayi-inkilabi-3-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2011 21:10:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[İnkilablar]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi inkilabı]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi inkilabı hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi inkilabı ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi inkilabı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi inkilabı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi inkilabı sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi inkilabının nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi inkilabının sonuçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36234</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Tarım Ulaştırma Demiryolları Karayolları Denizyolları Havayolları Sanayi inkilabı 23 Nisan 1920 de Ankara&#8217;da toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, 2 Mayıs 1920&#8242;de 11 bakandan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#tarim" title="Tarım">Tarım</a> </li><li> <a href="#ulastirma" title="Ulaştırma">Ulaştırma</a> </li><li> <a href="#demiryollari" title="Demiryolları">Demiryolları</a> </li><li> <a href="#karayollari" title="Karayolları">Karayolları</a> </li><li> <a href="#denizyollari" title="Denizyolları">Denizyolları</a> </li><li> <a href="#havayollari" title="Havayolları">Havayolları</a> </li></ul></div><p><strong>Sanayi inkilabı</strong><br />
23 Nisan 1920 de Ankara&#8217;da toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, 2 Mayıs 1920&#8242;de 11 bakandan oluşacak hükümetin kurulması ile ilgili 3 numaralı kanunu kabul etmişti. Bu hükümette bir de İktisat Bakanlığı bulunmaktaydı.</p>
<p>Hükümetin programında mali ve ekonomik meseleler üzerinde önemle durulacağı da belirtilmişti. Ancak 1920-1922 yıllarında Türkiye, Kurtuluş Savaşı içinde bulunduğundan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti&#8217;nin bu dönemdeki başlıca amacı yurdu istiladan kurtarmaktı. Savaşın gerektirdiği nedenlerle de, hükümet o sıralarda üretim ve endüstriye yatırım yapacak durumda değildi. Ancak yönetici kadro zaferden sonra prensip olarak siyasi ve ekonomik bağımsızlığı öngörmüştü.</p>
<p>Lozan Konferansı&#8217;na ara verildiği sırada, İzmir İktisat Kongresi 1135 delege ile 17 Şubat &#8211; 4 Mart 1923&#8242;de toplandı. İzmir İktisat Kongresinde, Yeni Türkiye&#8217;nin ekonomik sorunları tartışıldı. Ayrıca, Lozan&#8217;da devamı istenen kapitülasyonlar ve diğer imtiyazların kabul edilmeyeceği ifade ediliyordu. Bu kritik devrede, ekonomik sorunları düzenlemek için kararlar alan İzmir İktisat Kongresinde savaşlardan yorgun çıkan halka, ekonomik yön vermek ve harap olan yurdu kalkındırmak için yapılması gerekenleri tespit etmek amaçlanıyordu. İzmir İktisat Kongresi sonunda; kongreye katılanlar oybirliği ile Misak-ı İktisadı kabul ederek, modern ve müreffeh Türkiye için canla başla çalışmaya and içti.</p>
<p>Kongerede ;<br />
&#8211; Hammaddesi yurt içinde olan endüstri kollarının kurulmasına, Özel Girişimcilerin Desteklenmesine,<br />
&#8211; Yatırmcılara kredi sağlayacak bankaların kurulmasına,<br />
&#8211; Günlük tüketim mallarına öncelik verilmesine,<br />
&#8211; Önemli kuruluşların millileştirilmesine,<br />
&#8211; Sanayii teşvik edici yasaların çıkarılması, özellikle gümrük tarifelerinin milli sanayiin kalkınma ihtiyaçlarına göre değiştirilmesi,<br />
&#8211; Yerli malların karada ve denizde ucuz tarife ile taşınması,<br />
&#8211; Sanayi bankalarının kurulması,<br />
&#8211; Teknik eğitimin geliştirilmesine, karar verilmişti.<br />
&#8211; Devlet ekonomide özendirici, koruyucu ve düzenleyeceği bir rol üstlenecekti.</p>
<p><a name="tarim"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Tarım</code>

<br />
Büyük zaferin kazanılmasından önce, Mustafa Kemal Paşa, 1 Mart 1922 tarihinde TBMM&#8217;yi açış konuşmasında köylü ve tarım sorunlarına eğilmiştir. &#8220;Türkiye&#8217;nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete hak kazanmış ve layık olan köylüdür.&#8221; Atatürk, İzmir İktisat Kongresi&#8217;nde yaptığı konuşmada tarımın önemi üzerinde durmuş; &#8220;Kılıç kullanan kol yorulur, fakat saban kullanan kol, her gün kuvvetlenir.&#8221; değerlendirmesini yapmıştır.</p>
<p>Köylünün en büyük sıkıntısı, aşar veya öşür denilen mahsulünün onda birini vergi olarak ödemesiydi. Büyük bir mali fedakarlığı göze alan hükümet, 1925 Şubatında Aşar Vergisini kaldırdı. Böylece köylü ağır ve sıkıntılı bir vergi sisteminden kurtulmuş oldu.</p>
<p>1925&#8242;te çıkarılan başka bir kanunla Hükümet, köylüyü topraklandırmak amacı ile bedelini yirmi yılda ödemek üzere toprak dağıttı. Ziraat Bankası, küçük çiftçilere kredi kolaylıkları tanımakla ve faiz haddini düşürmekle yararlı hizmetler yaptı. Kooperatifçiliğe önem verildi. Tarım Kredi Kooperatifleri, Ziraat Okulları ve Yüksek Ziraat Enstitüsü açıldı.</p>
<p>Köylüye yararlı olmak ve yardım sağlamak amacı ile tohum ıslah istasyonları, numune çiftlikleri açıldı. Traktör kullanımı teşvik edilerek, ucuz alet ve makina dağıtımı yapıldı. Atatürk çiftlikler kurarak ve modern yöntemler uygulayarak çiftçilere örnek oldu.</p>
<p>Türkiye Sanayi Kredi Bankası kaldırılarak bunların yerine Sümerbank kurulmuştur. Sümerbank&#8217;ın faaliyetlerinin ana amacı, özel sektör sanayiinin kredi ihtiyaçlarını karşılamak olmakla beraber, esas görevini sanayi planının uygulanması teşkil etmiştir. Sümerbank, aynı zamanda daha sonra kurulan diğer devlet kuruluşlarına da örnek olmuştur.</p>
<p>1935 yılında yeraltı kaynaklarının araştırılması için Maden Tetkik Arama Enstitüsü (MTA), elektrik enerji kaynaklarının değerlendirilmesi için Elektrik İşleri Etüd İdaresi (EİE), maden ve elektrik işletmelerini kurmak ve işletmek amacıyla Etibank kurulmuştur.</p>
<p>1. Beş Yıllık Sanayi Planı&#8217;nda tekstil sanayii, kendir-kesen sanayii, demir-çelik sanayii, sömikok fabrikası, porselen-çini sanayii, sudkostik, klor, suni ipek, selüloz ve kağıt tesisleri, şeker sanayii, süngercilik ve gül sanayileri yer almıştır. Planın uygulanmasına 1934 yılında başlanmış, planda öngörülen tesisler beş yıl içinde tamamlanarak işletmeye açılmıştır. Yine bu devrede planda yer almayan askeri fabrikaların modernizasyon ve genişletilmesine de devam edilmiştir. 1933-1938 yılları, Türk sanayiinin ilk ve planlı kuruluş safhasıdır. Planlı kalkınma, teknik alanda iş gücü yaratmış ve toplum yaşantısına büyük ölçüde etki yapmıştır. Özellikle toprağın verimini artıracak olan tekniğin tarıma uygulanmasının, bütün bir endüstri hayatının gelişmesi ile mümkün olabileceğini de ortaya koymuştur.</p>
<p><a name="ulastirma"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Ulaştırma</code>

<br />
Bir ülkenin ekonomik kaynaklarının iyi bir şekilde işletilmesi, verimlendirilmesi, dış ticaretinin geliştirilmesi ancak, düzenli bir ulaştırma şebekesi ile mümkündür. Ulaştırma, bir ülkenin siyasi, sosyal, kültürel hayatına etki yaptığı gibi, o ülkenin milli birlik ve bütünlüğünün sağlanmasında da başlıca rol oynar. Yeni devletin kuruluşundan 1938 yılı sonuna kadar, ekonomik kalkınmayı sağlamada altyapıya önem verilmiş, bu amaçla demiryolu, karayolu ve denizyolları öncelikle ele alınmıştır.</p>
<p><a name="demiryollari"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Demiryolları</code>

<br />
Yabancı şirketlerin elinde bulunan demiryollarını satın almak, devletleştirmek, demiryolları politikasının ilk adımını teşkil etmiştir. İkinci adım ise, yeni demiryolları yapmak olmuştur. Yurdu demiryolu ağlarıyla örmek, bir hükümet politikası olarak, ısrarla ve başarı ile uygulanmıştır.</p>
<p>1927 yılında, Münakalat (Ulaştırma) Bakanlığı&#8217;na bağlı olarak Devlet Demiryolları ve Limanları Umum (Genel) Müdürlüğü&#8217;nün kurulması ile devlet fiilen demiryolu ve deniz yolu işletmeciliğine başlamıştır. 1929 yılında 5144 km. uzunluğunda olan demiryollarının 2766 km.si devlete, 2378 km.si de yabancı şirketlere ait bulunmakta idi. Yeni kurulan Genel Müdürlük, bir taraftan yeni demiryolu yaparken, diğer taraftan da yabancı şirketlerin elinde bulunan hatların devletleştirilmesini yüklenmiştir. Cumhuriyetin ilanından 1938 yılı sonuna kadar, oldukça kıt kaynaklarla, her yıl ortalama 200 km. toplan 3360 km. demiryolu yeniden yapılmıştır. Herhangi bir dış yardım sağlanmadan dar ve kıt imkanlarla demiryollarının yapılması gerçekten başarılı bir olaydır.</p>
<p><a name="karayollari"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Karayolları</code>

<br />
Cumhuriyet Türkiye&#8217;sine Osmanlı İmparatorluğu&#8217;ndan intikal eden karayolu uzunluğu 18.335 km.&#8217;ye varmakta idi. Bu yolların 13.885 km.&#8217;lik kısmı harap ve tamire muhtaçtı. Toprak düzeltilmesi sonucu geçişe müsait yolların uzunluğu ise 4.450 km&#8217;ye yaklaşıyordu Üzerinden yaz ve kış motorlu nakil vasıtalarının geçişini sağlayan kasaba ve şehir yollarının yapımı, Cumhuriyet döneminde mümkün olmuştur.</p>
<p><a name="denizyollari"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Denizyolları</code>

<br />
Denizyollarında gelişme çok yönlü olmuştur. Lozan Barış Antlaşması ile Türk karasularında gemi işletme hakkı (Kabotaj hakkı) Türklere bırakılmış, böylece yabancı uyruklu gemilerin yerine Türk yük ve yolcu gemileri almıştır. 1 Temmuz 1926&#8242;da Türk Kabotaj Kanunu yürürlüğe girmiştir. 1911&#8242;de Türk limanları arasında ulaşımın ancak % 10&#8242;unu sağlayan ve 1909&#8242;da kurulan Osmanlı Seyrisefain İdaresi Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ne devredildikten sonra, Türkiye Seyrisefain idaresi adı altında bir devlet hizmeti görmeye başlamıştır. Sahillerimizde yük ve yolcu taşınması devlet ve özel teşebbüs eliyle yürütülürken, devletin bu alanı bir kamu hizmeti sayarak müdahalesi ile, yolcu taşıma işi devlet tekeline bırakılmış, yük taşımada devlet ve özel teşebbüs bir arada faaliyette bulunabilme imkanına kavuşmuştur. Önce Deniz Bank (1938), daha sonra Devlet Deniz Yolları Genel Müdürlüğü (1939) ve daha sonra Denizcilik Bankası (1952) adı ile anılan kuruluşlar deniz ulaştırmasının gelişmesinde büyük rol oynamışlardır.</p>
<p><a name="havayollari"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Havayolları</code>

<br />
1936 yılında Ankara-İstanbul arasında düzenli uçak seferleriyle Devlet Hava Yolları&#8217;nın çalışmaları başlamıştır. Sonraları Türk Hava Yolları adını alacak Devlet Hava Yolları, kısa sürede yurt dışı seferlerine de başlayarak büyük gelişme göstermiştir.</p>
<h6>İnkilablar, Sanayi inkilabı, Sanayi inkilabı hakkında bilgi, Sanayi inkilabı ile ilgili bilgi, Sanayi inkilabı nedir, Sanayi inkilabı nedenleri, Sanayi inkilabının nedeni, Sanayi inkilabı sonuçları, Sanayi inkilabının sonuçları, Sanayi devrimi,</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/sanayi-inkilabi-3-nedir+sanayi-inkilabi-3-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tevhid-i tedrisat kanunu neden çıkarılmıştır</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/tevhid-i-tedrisat-kanunu-neden-cikarilmistir-nedir+tevhid-i-tedrisat-kanunu-neden-cikarilmistir-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/tevhid-i-tedrisat-kanunu-neden-cikarilmistir-nedir+tevhid-i-tedrisat-kanunu-neden-cikarilmistir-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2011 21:05:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[3 mart 1924 Tevhid-i tedrisat kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Tehvid-i tedrisatın amacı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid-i Tedrisat Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid-i Tedrisat Kanunu hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid-i tedrisat kanunu hangi amaçla çıkarılmıştır]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid-i tedrisat kanunu maddeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid-i tedrisat kanunu nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid-i Tedrisat Kanunu tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid-i tedrisat nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36233</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Tevhid-i Tedrisat Kanunu Tevhid-i tedrisat kanunu hangi amaçla çıkarılmıştır Tevhid-i tedrisat kanunu maddeleri Tevhid-i Tedrisat Kanunu Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim birliği bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#tevhid-i-tedrisat-kanunu" title="Tevhid-i Tedrisat Kanunu">Tevhid-i Tedrisat Kanunu</a> </li><li> <a href="#tevhid-i-tedrisat-kanunu-hangi-amacla-cikarilmistir" title="Tevhid-i tedrisat kanunu hangi amaçla çıkarılmıştır">Tevhid-i tedrisat kanunu hangi amaçla çıkarılmıştır</a> </li><li> <a href="#tevhid-i-tedrisat-kanunu-maddeleri" title="Tevhid-i tedrisat kanunu maddeleri">Tevhid-i tedrisat kanunu maddeleri</a> </li></ul></div><p><a name="tevhid-i-tedrisat-kanunu"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Tevhid-i Tedrisat Kanunu</code>

<br />
Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim birliği bir sistem olarak benimsenmiş bulunmaktadır. Yeni Türkiye&#8217;nin kültür hayatında çok önemli bir aşamayı başarıya ulaştıran Tevhid-i Tedrisat Kanunu, aslında büyük bir kültür hamlesidir. Eğitimin birleştirilmesi ile, özellikle 19. yüzyıl sonlarından beri Türkiye eğitiminde görülen medrese ve okul (mektep) diye devam eden ikililiğe son verilmiştir. &#8220;Tevhid-i Tedrisat Kanunu&#8221; ile öğretim ve eğitim birliği sağlanarak milli kültür birliğine yönelmek istenmiştir. Öğretim ve eğitime milli ve laik bir karakter veren Tevhid-i Tedrisat Kanunu, milli gelişme tarihinde daima büyük yer tutacak bir inkılabın da adı olmuştur.</p>
<p><a name="tevhid-i-tedrisat-kanunu-hangi-amacla-cikarilmistir"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Tevhid-i tedrisat kanunu hangi amaçla çıkarılmıştır</code>

<br />
3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu, öğretim ve eğitimin birliğini sağlamakla beraber medreselerin de kaldırılmasını sağlamıştır. Keza 3 Mart 1924 tarihli, Şer&#8217;iye ve Evkaf Vekaletlerinin kaldırılmasına dair kanunla da, vakıfların bağlı bulunduğu vekalet (bakanlık) kaldırıldığından ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu&#8217;nun üçüncü maddesi ile de Şer&#8217;iye ve Evkaf Vekaleti bütçesinde mektepler (okullar) ve medreseler için ayrılan ödenek Maarif Vekaletine (Milli Eğitim Bakanlığına) devredildiğinden, medreselerin kaderini tayin Maarif Vekaletine bırakılmıştır. Böylece, öğrenim birleştirilerek ikilik ortadan kaldırılımış ve devlet, eğitim işlerinin tek sorumlusu olmuştur. Cumhuriyet hükümeti, ömrünü tamamlamış bir kısım dinî kurumlarını kapatarak bunların yerine yeni sistemde eğitim veren İlahiyat Fakültesi ve İmam Hatip Okulları açtı. Medreseler, türbeler, tekkeler kapatıldı. Böylece, eğitimde birlik sağlanarak devletin öğretmenleri tarafından dinî derslerin yanında diğer dersler de verilmeye başlandı.</p>
<p>2 Mart 1926&#8242;da kabul edilen, &#8220;Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun&#8221; Tevhid-i Tedrisat (Öğretimin Birleştirilmesi) Kanunun ilkelerinin ışığı altında eğitim hizmetlerini düzenlemiştir. Devletin izni olmadan hiç bir okulun açılmayacağını öngören Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun aynı zamanda çağdışı bütün derslerin okul müfredat programlarından kaldırılmasını da sağlamıştır. </p>
<p><a name="tevhid-i-tedrisat-kanunu-maddeleri"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Tevhid-i tedrisat kanunu maddeleri</code>

<br />
Kanun No :430</p>
<p>Kabul Tarihi :3.3.1340 (1924)</p>
<p>R.Gazete&#8217;de Yayımı :6.3.1340 (1924)</p>
<p>Sayısı :63</p>
<p>MADDE 1-Türkiye dahilinde bütün müessesatı ilmiye ve tedrisiye Maarif Vekaletine merbuttur.</p>
<p>MADDE 2- Şer&#8217;i ve Evkaf Vekaleti veyahut hususi vakıflar tarafından idare olunan bilcümle medrese ve mektepler Maarif Vekaletine devir ve raptedilmiştir.</p>
<p>MADDE 3- Şer&#8217;iye ve Evkaf Vekaleti bütçesinde mekatip ve medarise tahsis olunan mebaliğ Maarif bütçesine nakledilecektir.</p>
<p>MADDE 4- Maarif Vekaleti yüksek diniyat mütehasısları yetiştirilmek üzere Darülfünunda bir İlahıyat Fakültesi tesis ve imamet ve hitabet gibi hidematı dineyinin ifası vazifesi ile mükeelef memurların yetişmesi için de ayrı mektepler küşat edecektir.</p>
<p>MADDE 5-Bu kanun neşri tarihinden itibaren terbiye ve tedrisatı umumiye ile müştegil olup şimdiye kadar Müdafaai Milliyeye merbut olan askeri rüşti ve idadilerle Sıhhiye Vekaletine merburt olan darüleytamlar,bütçeleri ve heyeti talimiyeleri ile beraber Maarif Vekaletine raptolunmuştur.Mezkür rüşti ve idadilerde bulunan heyeti talimiyelerin ciheti irtibatları atiyen ait olduğu ve Vekaletler arasında tahvil ve tanzim edilecek ve o zamana kadar orduya mensup olan muallimler orduya nispetlerini muha-faza edecektir.</p>
<p>(637 sayılı 22.4.1941 Tarihli kanunla eklenen fıkra).Mektebi Harbiyeye menşe</p>
<p>teşkil eden askeri liseler bütçe kadroları ile Müdafaai Milliye Vekaletine devrolmuştur.</p>
<p>MADDE 6-İşbu kanun tarihi neşrinden muteberdir.</p>
<p>MADDE 7-İşbu kanunun icrayı ahkamına İcra Vekilleri Heyeti memundur.</p>
<p>İlamların ve matbu muamelat cetvel ve defterinin 1929 Haziran iptidasına kadar eski usulde yazılması caizdir.Verilecek tapu kayıtları ve senetleri ve nufus ve evlenme cüzdanları ve kayıtları ve askeri hüviyetve terhis cüzdanları 1929 Haziranı iptidasından itibaren Türk harfleriyle yazılacaktır.</p>
<p>MADDE 4- Halk tarafından vaki müracatlarda eski arap harfleriyle yazılı olanlarının kabülü 1929 Haziranının birinci gününe kadar caizdir.1928 senesi kanunun evveli iptidasından itibaren Türkçe hususi,resmi levha,tabela,ilan,reklam vesinema yazıları ile kezalik Türkçe hususi,resmi bilcümle mevkut,gayrı mevkut gazete,risale ve mecmuaların Türk harfleriyle basılması ve yazılması mecburidir.</p>
<p>MADDE 5- 1929 Kanunusanisi iptidasından itibaren Türkçe basılacak kitapların Türk harfleriyle basılması mecburidir.</p>
<p>MADDE 6- Resmi ve hususi bütün zabıtlarda 1930 Haziranı iptidasına kadar eski Arap harflerinin stenografi makamında istimali caizdir. Devletin bütün idare ve müeseselerinde kullanılan kitap,kanun,talimatname,defter,cetvel,kayıt ve sicil gibi matbuların 1930 Haziranı iptidasına kadar kullanılması caizdir.</p>
<p>MADDE 7-Para ve hisse senetleri ve bonolar ve esham ve tahvilat ve pul ve sair kıymetli evrak ile hukuki mahiyeti haiz bilcümle eski vesikalar değiştirilmedikleri müddetçe muteberdirler.</p>
<p>MADDE 8-Bilumum bankalar,imtiyazlı ve imtiyazsız şirketler,cemiyetler ve müesseselerin bütün Türkçe muamelatına Türk harfleri tatbiki 1929 Kanunusanisinin birinci gününü geçmez. Şu kadar ki halk tarafından mezkûr müeseselere 1929 Haziranı iptidasına kadar eski Arap harfleriyle müracaat vaki olduğu taktirde kabul olunur. Bu müesseselerin ellerinde mevcut eski Arap harfleriyle basılmış defter, cetvel katolog, nizamname ve talimatname gibi matbuaların1930 Haziranı iptidasına kadar kullanılması caizdir.</p>
<p>MADDE 9-Bütün mekteplerin Türkçe yapılan tedrisatında Türk harfleri kullanılır Eski harflerle matbu kitaplarla tedrisat icrası memnudur.</p>
<p>MADDE 10-Bu kanun neşri tarihinden muteberdir.</p>
<p>MADDE 11-Bu kanunun ahkamını icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur.</p>
<p>Bu kanun; 1982 Anayasası&#8217;nın &#8216;İnkılap kanunlarının korunması&#8217; başlığı altındaki 174.maddeyle, güvencesi altında saydığı kanunlar arasında yer almıştır. </p>
<h6>Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Tevhid-i Tedrisat Kanunu hakkında bilgi, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile ilgili bilgi, Tevhid-i Tedrisat Kanunu tarihi, Tevhid-i tedrisat kanunu hangi amaçla çıkarılmıştır, Tevhid-i tedrisat kanunu nedir, Tevhid-i tedrisat kanunu maddeleri, 3 mart 1924 Tevhid-i tedrisat kanunu, Tevhid-i tedrisat nedir, Tehvid-i tedrisatın amacı nedir</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/tevhid-i-tedrisat-kanunu-neden-cikarilmistir-nedir+tevhid-i-tedrisat-kanunu-neden-cikarilmistir-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet Bayramı ile ilgili kompozisyonlar</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/cumhuriyet-bayrami-ile-ilgili-kompozisyonlar-nedir+cumhuriyet-bayrami-ile-ilgili-kompozisyonlar-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/cumhuriyet-bayrami-ile-ilgili-kompozisyonlar-nedir+cumhuriyet-bayrami-ile-ilgili-kompozisyonlar-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Dec 2011 21:53:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim hakkında kompozisyon]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekimle ilgili kompozisyon]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekimle ilgili kompozisyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Bayramı hakkında kompozisyon]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Bayramı ile ilgili kompozisyon]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Bayramı ile ilgili kompozisyonlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36109</guid>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Bayramı ile ilgili kompozisyonlar Atamızın dediği gibi “Türkiye devletinin şekl-i hükûmeti cumhuriyettir.” İlk olarak 29 Ekim 1923’te atılmıştır Cumhuriyetin temelleri… Cumhuriyet; egemenliğin milletin elinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhuriyet Bayramı ile ilgili kompozisyonlar</strong><br />
Atamızın dediği gibi “Türkiye devletinin şekl-i hükûmeti cumhuriyettir.” İlk olarak 29 Ekim 1923’te atılmıştır Cumhuriyetin temelleri…</p>
<p>Cumhuriyet; egemenliğin milletin elinde olduğu yönetim şeklidir. Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yoludur Cumhuriyet… Özgürlüktür insanca varlık yoludur… Türklüğün vazgeçilmezi yönetimin temelidir… Atanın en büyük eseridir Cumhuriyet. Ulusun kendi gücü milletin sesidir… Uğruna savaşılan yoluna canların ortaya koyulduğu istiklalin meyvesi mücadelenin en eşsizinin ardından zaferin en güzel örneğidir… Azimle aşılan engellerin ardından nice zorluklardan sonra yüzlerde beliren tebessümdür… Sarayın sefasının halkın cefasının son bulmasıdır Cumhuriyet. Rahatın refahın ilk ışığı; özgürlüğün eşitliğin adaletin tek dayanağıdır… Türklüğün gururu hürriyetin sonsuzluğudur Cumhuriyet.</p>
<p>Öyle bir şeydir ki Cumhuriyet öyle değerlidir ki; yokluğunda söz sükûta kavuşur boyun eğmek baş gösterir. Yokluğunda hâkimiyet padişahındır sistem saltanat… Babadan oğla geçer güçsüze söker…</p>
<p>Günün anlam ve önemini kavramak için her yıl 29 Ekim’de ulusça büyük coşku ve heyecanla Cumhuriyetin ilanı milli bayram olarak kutlanır ama unutulmamalıdır ki; Cumhuriyetin varlığı zaten bizim için en büyük bayramdır…</p>
<p>”Türk Milletinin tabiatına ve geleneklerine en uygun olan yönetim cumhuriyet yönetimidir.” çünkü Türk Milleti olarak bizler özgürlüğümüze düşkünüzdür. Kutsal değerlerimizden biridir özgürlük özgür yaşamak; hiç kimseye boyun eğmeden hür olmak… Bizim için böylesine önemi olan bir değere kavuşmamızı sağlayan başta büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bizlere sunulmasında emeği geçen tüm dedelerimize kalpten şükran ve teşekkür borçluyuz. Cumhuriyeti ilelebet sürdürmek koruyup kollamak yarınlar olan biz gençliğin ve her Türk’ün boynunun borcudur.</p>
<h6>29 Ekim, 29 Ekimle ilgili kompozisyon, 29 Ekimle ilgili kompozisyonlar, Cumhuriyet Bayramı, Cumhuriyet Bayramı ile ilgili kompozisyon, Cumhuriyet Bayramı ile ilgili kompozisyonlar, Cumhuriyet Bayramı hakkında kompozisyon, 29 Ekim hakkında kompozisyon, </h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/cumhuriyet-bayrami-ile-ilgili-kompozisyonlar-nedir+cumhuriyet-bayrami-ile-ilgili-kompozisyonlar-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>29 Ekimle ilgili kompozisyonlar</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/29-ekimle-ilgili-kompozisyonlar-nedir+29-ekimle-ilgili-kompozisyonlar-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/29-ekimle-ilgili-kompozisyonlar-nedir+29-ekimle-ilgili-kompozisyonlar-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Dec 2011 21:48:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim hakkında kompozisyon]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekimle ilgili kompozisyon]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekimle ilgili kompozisyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Bayramı hakkında kompozisyon]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Bayramı ile ilgili kompozisyon]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Bayramı ile ilgili kompozisyonlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36108</guid>
		<description><![CDATA[29 Ekimle ilgili kompozisyonlar Cumhuriyet Ülkemizin en büyük kazancıdır. Cumhuriyet erdemdir aynı zamanda. Çağdaşlığın göstergesi Demokrasinin ikiz kardeşidir adeta. İşye yeni bir heyecan var ülkemde. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>29 Ekimle ilgili kompozisyonlar</strong><br />
Cumhuriyet Ülkemizin en büyük kazancıdır. Cumhuriyet erdemdir aynı zamanda. Çağdaşlığın göstergesi Demokrasinin ikiz kardeşidir adeta. İşye yeni bir heyecan var ülkemde. Yepyeni bir bayram var önümüzde. Bağımsızlığın özgürlüğün birlikte yaşamanın bayramı var ülkemde.</p>
<p>Cumhuriyet halktırbirlikteliktirkardeşliktir ülkemde. Daima ileri gitmek adil bir şekilde paylaşmaktır eldekileri. Yaşamın kendisine el uzatmaktır kardeşliğin nefesiyle. Demokrasiyle olgunlaşmaktır. Hak ve adaletin tesisidir demokrasi kardeşliğiyle. Ve gülmektir acılara birlikte çekilen ızdıraba. Bağımsızlık savaşının meyvesidir cumhuriyet. Demokrasiyle yoğrulmuş halkımın tercihidir cumhuriyet.</p>
<p>Cumhuriyet erdemdir paylaşmaktır adalettir ülkemde. Özgürlüğün güvencesidir mevlana ikliminde. Cumhuriyet bize emanettir ve onu yine biz yaşatacağız</p>
<p>29 Ekim 1923 ülkemizde cumhuriyet yönetiminin ilan edildiği gündür. Bugün ulusal bayram günüdür. Her yıl cumhuriyet yönetiminin ilanını 28 &#8211; 29 Ekim günleri Cumhuriyet Bayramı olarak coşkun törenlerle kutlarız.</p>
<p>Cumhuriyet Yönetiminden önce devletimizin adı Osmanlı İmparatorluğu idi. Osmanlı Devleti Osman Bey tarafından 1299&#8242;da Söğüt &#8216;de kuruldu. Osmanlı devlet yöneticisine padişah denirdi. Osmanlı Devletini altı yüz yirmi dört yılda otuz altı padişah yönetti. Son padişah Sultan Vahdettin&#8217;dir.</p>
<p>Eskiden ülkelerde tek kişi egemendi. Ülkelerini diledikleri gibi yöneten bu kişilere padişah şah kral hakan sultan denirdi. Yönetim çoğu zaman babadan oğula geçerdi. Oğulun küçük olması deli olması yönetici olmaya engel sayılmazdı. Böyle tek kişinin kendi başına buyruk sorumsuz denetimsiz yönetimine mutlakiyet denir. Mutlakiyet yönetiminde egemenlik kayıtsız şartsız tek bir kişidedir.</p>
<p>Mutlakiyetle yönetilen ülkelerde zamanla hakana padişaha şaha krala yardımcı olsun diye meclis kuruldu. Meclis üyeleri halkın dileklerini yöneticiye duyurur yasa tasarısını hazırlardı. Bu yasa taslakları hakan padişah şah kral tarafından benimsendiğinde yasalaşırdı. Bu yönetim biçimine Meşrutiyet denir. Ancak meclisin yetkileri genel olarak çok sınırlıdır. Osmanlı Devletinde 1876 ve 1908 yıllarında iki kez meşrutiyet ilan edildi.</p>
<p>Üçüncü yönetim biçimi cumhuriyettir. Cumhuriyet&#8217;te egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulus kendini yönetme yetkisini temsilcileri &#8211; milletvekilleri- aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler yasalar yapar yöneticileri ulusu adına denetler. Yönetilenler dilerlerse seçimlerde yöneticilerini değiştirirler.</p>
<p>29 Ekim 1923 ülkemizde cumhuriyet yönetiminin ilan edildiği gündür. Bugün ulusal bayram günüdür. Her yıl cumhuriyet yönetiminin ilanını 28 &#8211; 29 Ekim günleri Cumhuriyet Bayramı olarak coşkun törenlerle kutlarız.</p>
<p>Cumhuriyet Yönetiminden önce devletimizin adı Osmanlı İmparatorluğu idi. Osmanlı Devleti Osman Bey tarafından 1299&#8242;da Söğüt &#8216;de kuruldu. Osmanlı devlet yöneticisine padişah denirdi. Osmanlı Devletini altı yüz yirmi dört yılda otuz altı padişah yönetti. Son padişah Sultan Vahdettin&#8217;dir.</p>
<p>Eskiden ülkelerde tek kişi egemendi. Ülkelerini diledikleri gibi yöneten bu kişilere padişah şah kral hakan sultan denirdi. Yönetim çoğu zaman babadan oğula geçerdi. Oğulun küçük olması deli olması yönetici olmaya engel sayılmazdı. Böyle tek kişinin kendi başına buyruk sorumsuz denetimsiz yönetimine mutlakiyet denir. Mutlakiyet yönetiminde egemenlik kayıtsız şartsız tek bir kişidedir.</p>
<p>Mutlakiyetle yönetilen ülkelerde zamanla hakana padişaha şaha krala yardımcı olsun diye meclis kuruldu. Meclis üyeleri halkın dileklerini yöneticiye duyurur yasa tasarısını hazırlardı. Bu yasa taslakları hakan padişah şah kral tarafından benimsendiğinde yasalaşırdı. Bu yönetim biçimine Meşrutiyet denir. Ancak meclisin yetkileri genel olarak çok sınırlıdır. Osmanlı Devletinde 1876 ve 1908 yıllarında iki kez meşrutiyet ilan edildi.</p>
<p>Üçüncü yönetim biçimi cumhuriyettir. Cumhuriyet&#8217;te egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulus kendini yönetme yetkisini temsilcileri &#8211; milletvekilleri- aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler yasalar yapar yöneticileri ulusu adına denetler. Yönetilenler dilerlerse seçimlerde yöneticilerini değiştirirler.</p>
<h6>29 Ekim, 29 Ekimle ilgili kompozisyon, 29 Ekimle ilgili kompozisyonlar, Cumhuriyet Bayramı, Cumhuriyet Bayramı ile ilgili kompozisyon, Cumhuriyet Bayramı ile ilgili kompozisyonlar, Cumhuriyet Bayramı hakkında kompozisyon, 29 Ekim hakkında kompozisyon, </h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/29-ekimle-ilgili-kompozisyonlar-nedir+29-ekimle-ilgili-kompozisyonlar-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

