
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hakkında Bilgi &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/category/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com</link>
	<description>Hakkında Bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Sep 2010 05:49:21 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Vajina Kaşıntısının Nedenleri</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/vajina-kasintisinin-nedenleri-nedir+vajina-kasintisinin-nedenleri-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/vajina-kasintisinin-nedenleri-nedir+vajina-kasintisinin-nedenleri-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Aug 2010 13:02:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Organda Kaşınma]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Organda Kaşınmanın Nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[Vajina Kaşıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[Vajina Kaşıntısının Nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[Vajina Kaşıntısının Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinada Kaşınma]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinal Kaşıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinal Kaşıntı Neden Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinal Kaşıntı Niye Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinal Kaşıntının Nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinal Kaşıntının Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinal Kaşıntının Sebepleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=29876</guid>
		<description><![CDATA[Vajinal Kaşıntının Nedenleri
Vajinal kaşıntı nedir?
Vajinada değişik renkli, kötü kokulu akıntı oluşması ve vajinanın tahriş olmasına bağlı olarak ortaya çıkan kaşıntıdır.
Vajina kaşıntısının nedenleri nelerdir?
Leğen kemiği iltihabı vajina kaşıntısı yapabilir. Kötü kokulu ve renksiz akıntılar genelde buna işarettir. Düzensiz adet kanaması, sırtın alt tarafında ağrı, yorgunluk, iştahtan kesilme ve ateş leğen kemiği iltihabının göstergesi olabilir. Vajina kaşıntısının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vajinal Kaşıntının Nedenleri</strong><br />
<strong>Vajinal kaşıntı nedir?</strong><br />
Vajinada değişik renkli, kötü kokulu akıntı oluşması ve vajinanın tahriş olmasına bağlı olarak ortaya çıkan kaşıntıdır.</p>
<p><strong>Vajina kaşıntısının nedenleri nelerdir?</strong><br />
Leğen kemiği iltihabı vajina kaşıntısı yapabilir. Kötü kokulu ve renksiz akıntılar genelde buna işarettir. Düzensiz adet kanaması, sırtın alt tarafında ağrı, yorgunluk, iştahtan kesilme ve ateş leğen kemiği iltihabının göstergesi olabilir. Vajina kaşıntısının bir diğer nedeni ise mantar enfeksiyonudur. Koyu, beyaz ve daha katı gibi olan akıntılar mantar enfeksiyonu nedeniyle olabilir. Vajina da tahrişte söz konusudur. Mantar enfeksiyonu hamilelik döneminde, doğum kontrol hapı veya antibiyotik kullanımından sonrada ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Vajinal kaşıntı nasıl geçer?</strong><br />
Vajinal kaşıntı için doktora başvurmak ve önerilen ilaçları kullanmak gerekir. Hergün iç çamaşırı değiştirmek ve iç çamaşırını pamuklu ürünlerden seçmek vajinal kaşıntının tedavisinde yardımcı olur. İç çamaşırları yüksek ısıda yıkanmalı ve ütülenmelidir. Kokulu ped ve çamaşırlarda vajinaya zarar verir. Vajina sabun ve şampuan gibi temizlik ürünleri ile de temizlenmemelidir. Mümkünse günde iki kez sade su ile yıkanmalı, sıkı ve dar pantolonlardan uzak durulmalıdır.</p>
<p>Tuvaletten sonra genital bölge temizliği önden arkaya doğru yapılmalıdır. Böylece makat bölgesindeki bakterilerin genital bölgeye ulaşması engellenmiş olur.</p>
<p>Hamilelik, diyabet gibi durumlarda mantarların bu rahatsızlığı gerçekleştirmesi daha kolay olur. Bu nedenle hamile ve diyabet hastalarının daha dikkatli olması gerekir. Beslenmesine dikkat eden, yeterli uyuyan ve stresten uzak duran bayanlarda vajina kaşıntısı daha az görülmektedir.</p>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com" rel="nofollow"><img class="aligncenter" title="Vajinal kaşıntı," src="http://www.hakkindabilginedir.com/resimler/vajinal_kasinti.jpg" alt="" width="466" height="348" /></a></p>
<h6>vajinal kaşıntının nedenleri, vajinal kaşıntının nedeni, vajinal kaşıntının sebepleri, vajinal kaşıntı neden olur, vajinal kaşıntı niye olur, vajinal kaşıntı, vajina kaşıntısı, vajinada kaşınma, cinsel organda kaşınma, cinsel organda kaşınmanın nedeni, cinsel, alerji,</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/vajina-kasintisinin-nedenleri-nedir+vajina-kasintisinin-nedenleri-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FM Hastalığı Nedir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/fm-hastaligi-nedir+fm-hastaligi-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/fm-hastaligi-nedir+fm-hastaligi-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2010 14:29:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık - Soru Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Fm Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Fm Hastalığı Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Fm Hastalığı Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Fm Hastalığı Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Fm Hastalığı İle İlgili Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fm Hastalığı Ne Demek]]></category>
		<category><![CDATA[Fm Hastalığı Ne Demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Fm Hastalığı Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Fm Hastalığının Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Fm Hastalığının Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fm Hastalığının Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=29466</guid>
		<description><![CDATA[FM Hastalığı Nedir (Yumuşak Doku Romatizması)
İnatçı adale ağrıları, yorgunluk ve vücutta bazı hassas ağrılı noktalarla karakterize bir hastalıktır. Ağrılar günden güne saatten saate değişebilir ve çok farklı şiddetlerde seyredebilir.
FM eklemlerde hareket kısıtlılığına yol açan bir hastalık değildir. Fakat hastanın yaşam kalitesini ciddi derecede bozan kronik bir hastalıktır.
Fibromiyalji günümüzde çok sık rastlanan bir hastalıktır. Dolayısıyla tedaviye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>FM Hastalığı Nedir (Yumuşak Doku Romatizması)</strong><br />
İnatçı adale ağrıları, yorgunluk ve vücutta bazı hassas ağrılı noktalarla karakterize bir hastalıktır. Ağrılar günden güne saatten saate değişebilir ve çok farklı şiddetlerde seyredebilir.</p>
<p>FM eklemlerde hareket kısıtlılığına yol açan bir hastalık değildir. Fakat hastanın yaşam kalitesini ciddi derecede bozan kronik bir hastalıktır.</p>
<p>Fibromiyalji günümüzde çok sık rastlanan bir hastalıktır. Dolayısıyla tedaviye yeni seçeneklerin eklenmesi, bu sorunu yaşayan insanların ve onları tedavi etmeye çalışan hekimlerin önemli bir beklentisi durumundadır. Bu konuda dünyada çok sayıda çalışma yapılıyor.</p>
<p>Amerikan verileri 3-6 milyon arasında Amerikalının bu hastalığa tutulmuş olduğunu göstermektedir. Hatta bazı Amerikalı araştırmacılar bunun 10 milyona ulaştığını bildirmektedirler. ABD’ de ayaktan başvuran dahiliye hastalarının % 5.7’ de romatizma polikliniklerinde ise % 10’ dan fazla kişide bu hastalığa rastlanmaktadır.</p>
<p><strong>Kimlerde Görülür</strong><br />
Fibromiyalji, en çok doğurganlık çağındaki veya çalışma hayatındaki kadınlarda görülmesine rağmen çocuktan yaşlıya hatta erkeklerde bile bu hastalık görülebilir. 10 kadına karşılık 1 erkek yakalanır. Etnik yatkınlığı yoktur. Amerika’ daki bu orandan esinlenerek genel nüfusun % 2’ sinde bir başka deyişle Türkiye’ de 1.3 milyon insanda bu hastalık olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p><strong>Hastalık Belirtileri</strong><br />
Çok sayıda farklı belirtinin FM’ de bulunmasının bir çok hastalıkla karışmasına sebep olduğunu söylemiştik. Bu yüzden bu yakınmaları;</p>
<p>* Her hastada daima birlikte görülen,<br />
* FM&#8217;de sık rastlanılan bulgular,<br />
* FM hastalarında zaman zaman bulunan (eşlik eden) sorunlar<br />
* olmak üzere üç bölüm hainde gruplandırmamız gerekir.</p>
<p><strong>A) Daima Birlikte Görülen Hastalık Belirtileri</strong></p>
<p><strong>Yaygın vücut ağrısı ve sızılar:</strong><br />
Vücudun hem sağ hem sol yarısında göbekten hem yukarıda hem aşağıda ayrıca omurganın çevresinde kısaca “ tepeden tırnağa” vücudun her yerinde ağrı ve sızı görülmesine “ YAYGIN VÜCUT AĞRISI” denir. Bu ağrı derinde, sanki yanma veya adalelerin burkulması şeklinde hissedilir.</p>
<p>Hassas noktaların mevcudiyeti:<br />
Vücudun çeşitli bölgelerinde 18 simetrik hassas nokta bulunur. Bunların yerleri (çift) şöyledir.<br />
1 &#8211; Başın artkafa bölgesinde (1-2)<br />
2 &#8211; Boyunun ön ve alt bölgesinde (3-4)<br />
3 &#8211; Sırtdaki trapez kasın ortasında (5-6)<br />
4 &#8211; Kürek kemiği çıkıntısında (7-8)<br />
5 &#8211; 2. kaburganın öne uzantısında (9-10)<br />
6 &#8211; Dirsek dış yanında (11-12)<br />
7 &#8211; Uyluk üstü ve dış yanında (13-14)<br />
8 &#8211; Kalçanın üst, dış yanında (15-16)<br />
9 &#8211; Dizlerin iç yan kısmında (17-18)<br />
<strong><br />
B) Sık Rastlanılan Hastalık Belirtileri</strong></p>
<p><strong>1- Yorgunluk, bitkinlik:</strong> En sık rastlanılan ve hemen herkeste farklı derecelerde seyreden, gün ve saat içerisinde bile değişebilen bir yakınmadır. Hastalar bunu sanki enerjim çekiliyor ve bitiyormuş şeklinde tarif ederler. Hatta “ kol ve bacaklarıma beton bloklar bağlanmış gibi hissediyorum“ şeklinde yakınmalara da rastlanır. Çalışmadığı ve yorulmasını gerektirecek bir faaliyet yapılmadığı halde izahı oldukça zor olan yorgunluk bulguları vardır. Yorgunluk sabah en belirgin düzeydedir. Bu hastalar yataktan neredeyse yorgunluktan kalkamayacak gibidir. Gün içinde yorgunluk azalır akşama doğru neredeyse normalleşir. FM’lilerin birçoğunda aksine geceleri zihinsel faaliyetler oldukça hızlanmış ve fiziksel kapasite yükselmiştir.</p>
<p>Birçok FM hastası bu yorgunluk nedeniyle kendi mesleki faaliyetlerini bile yapamaz hale gelir. Bu nedenle işinde gerekli verimi gösteremeyen bu hastaların birçoğu ya iş değiştirmekte yada işinden kovulma ile karşı karşıya kalmaktadır. Aslında bu hastalar mükemmeliyetçi ve hassas kişilerdir. Bundan dolayı uzun süre yüksek performansa dayanamamakta ve bir süre sonra tempoları ve dolayısıyla başarıları düşmektedir. Bir süre sonra girdiği hiçbir işte başarı gösteremeyen hatta tembel olarak nitelendirilen bu hastalar kendi hoşlandıkları bir işle uğraşırken tersine inanılmaz bir performans gösterebilmekte ve harikalar yaratabilmektedir.</p>
<p>Yorgunluk nedeni olarak modern yaşam koşullarının getirdiği olumsuz faktörleri sayabiliriz. Endüstriyel baca ve egzoz gazlarının soluk aldığımız atmosferi kirletmesi ,yediğimiz ve içtiğimiz bir çok şeyin vücudu yıpratacak ve yaşlandıracak bir nevi zehir vasfında olması ilk anda söylenebilecek olumsuzluklardır. Öte yandan bilinçsiz beslenme sonucu kana hemen karışan kötü karbonhidratların fazlaca tüketilmesi süratle insülin salgılanmasını artırmakta ve birçok kişi bu nedenle hipoglisemik duruma gelmektedir. Hipogliseminin en önemli bulgusu yorgunluktur. Ayrıca vücudumuza istemli veya istemsiz giren modern yaşantının toksinleri ve vücutta oluşan bir nevi paslanma diyebileceğimiz oksidasyon olayına karşı koyma mekanizmalarının bozulması , beslenmemiz sırasında almamız gereken miktarlardan eksik düzeyde vitamin ve mineral alınması da başka bir yorgunluk nedenidir.</p>
<p><strong>2. Uyku bozuklukları:</strong> FM hastaları uykudan sanki tam uyuyamamış gece ağır bir iş yapmış ve hiç dinlenememiş olarak kalkarlar. Geceleri sık sık uyanırlar.Uykuya çok kolay dalarlar. Fakat uyku laboratuarlarında yapılan araştırmalarda bu hastaların derin uykuya geçemedikleri (uykunun hızlı göz hareketleri evresinde problem söz konusu) EEG ile gösterilmiştir. Uykuda diş gıcırdatılması, istemsiz kol, bacak hareketleri yapılması oldukça sıktır.<br />
de bir meditasyon gibi gelmektedir.</p>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com" rel="nofollow"><img class="alignright" title=" fibromiyalji, fibromiyalji nedir, fibromiyalji ne demek, fibromiyalji ile ilgili bilgiler, fibromiyalji bilgi, fibromiyalji hakkında bilgi, fibromiyalji ne demektir, " src="http://www.hakkindabilginedir.com/resimler/yumusak-doku-romatizmasi.jpg" alt="" width="283" height="454" /></a>3. Sabah tutukluğu: Sabah yataktan kalkarken başlayan ve tüm vücutta uzun süre devam eden bir tutukluk halidir. Havanın nemindeki değişikliklerden genellikle etkilenir. Kaslarda gerginlikle birlikte seyreden bu tutuklukta hasta istediği her hareketi biraz zorlanarak da olsa yapabilir. Bazı hastalar bu sabah tutukluğunu sanki geceden alkol almış da sabah olduğu halde bir türlü kendine gelemiyormuş gibi tanımlarlar. Hatta “3-4 bardak koyu çay içmeden veya gevşetici sıcak bir banyo yapmadan benim afyonum bir türlü patlamaz “ diyen hastalara sıkça rastlanır.</p>
<p><strong>4. Baş ve yüz ağrıları:</strong> FM başlamadan önce de mevcut olabilen bu ağrılar FM’ nin başlamasıyla daha da artar. Olguların bir çoğunda bu ağrılar migren veya gerilim tipi baş ağrısı olarak seyreder. Stres ve ağırlaşan günlük yaşam koşulları bazı FM hastalarında yüzün mimik hareketlerini yaptıran adalelerin devamlı kasılı durumda kalmasına yol açar. Biteviye asık suratlı görünümde olan bu hastaların yüz kaslarının devamlı kasılı kalmasından dolayı neredeyse gülmeleri artık imkansız hale gelmiştir. Sanki gülmeyi sağlayan adaleler, çoktan bu işlevlerinden uzaklaşmış ve gülmeyi beceremez hale gelmiştir. Zaten bu gibi kronikleşen FM ‘li hastalarda bırakın gülmeleri, gülümsemeler bile artık kaybolmuştur. Çatık kaş ve asık surat FM’le özdeş simgeler haline bürünmüştür.</p>
<p><strong>5. Hassas barsak sendromu (irritabl kolon) :</strong> Bu hastalarda, ishal veya kabızlık nöbetleri olabilir. Sık sık gaz çıkarmak veya geğirmek ve aniden gelen tuvalet ihtiyacı tipiktir. Tüm geğirmelere rağmen bir türlü rahatlayamamakta hatta bir nevi hava yutma olan bu geğirmelerden sonra hastanın sorunu daha da büyümektedir. Karında sebepsiz yere devamlı gerginlik ve ağrılar olur. Bu durum bazen bazı gıdalara karşı tepkisel olarak ortaya çıkabilir.Bu gibi sıkıntıların zaten sorunlar içerisinde çırpınan FM hastalarını içinden çıkılmaz yeni açmazlara sokacağı muhakkaktır. Ani stres durumları, yenilen bir gıda maddesi mevsim ve yer değişiklikleri bu nöbetleri başlatabilir. Alışık olmadığı bir yerde yemekler yediğinde veya kendi yatağında yatmadığı zaman bu gibi şikayetleri ortaya çıkan çok sayıda FM hastası vardır.</p>
<p>Hastalardaki geğirme o kadar rahatsız edicidir ki tüm gün bir yandan geğiren bir yandan da gaz çıkaran bu kişiler bu nedenle başkalarının yanında olmaktan kaçınır hale gelirler. Gaz oluşması çok kez yenilen gıdalarla pek alakalı değildir. Fakat aşırı soğuk, yoğunluğu veya kokusu fazla ve hazmı zor bir besin alındığında geğirme veya gaz nöbetleri başlayabilir. Karında biriken gazla kendini balon gibi hisseden ve spazm hissiyle bu gazı çıkartmak ihtiyacında olan bu hastaların bir kısmının sırtındaki hassas noktalara basıldığında refleks bir cevapla yüksek sesle geğirmeleri oldukça dikkat çekicidir. Hatta gevşemek amacıyla masaj yaptıran bu hastalarda ovalamalar ve adalelerin bazı bölgelerine dokunulduğunda hoş olmayan bir şekilde geğirmeleri söz konusudur. Daha da kötüsü bazı hastalar, cinsel ilişki sırasında bu durum nedeniyle büyük sorunlar yaşayabilirler. Zaten bir yandan ellerinde ayaklarında aşırı soğukluk hisseden, ağrıları, uyuşmaları olan devamlı yorgun ve kendini bitkin hisseden bu hastaların bütün bunların üzerine bir de bu gibi sorunları olması cinsel isteği (libido) iyice azaltır. FM hastalarının büyük bir kısmında, sadece bu nedenlerden değil hem kendisinden çok şeyler beklendiğinden hem de kendi de eşinden birçok beklentileri olduğundan büyük oranda evlilik sorunları vardır. Bu nedenle boşanmalara sıkça rastlanabilmektedir. Bu gibi huzursuzluklar FM’de tedavi olmayı ileri derecede güçleştirmektedir. Zira devamlı hasta ve mutsuz, yüzü asık ve gergin, ne kendi huzurlu, ne de başkalarına huzur vermeyen bu kişiler aslında gerginliklerin altında FM hastalığının yattığını bilseler üzerinden aşılamayacak gibi görünen birçok sorununu kolayca çözebileceklerdir.</p>
<p><strong>6. Uyuşma ve karıncalanmalar:</strong> Vücudun belli belirsiz yerlerinde ani gelip gidebilen derinin üzerinde sanki böcek dolaşıyormuş gibi garip hisler ortaya çıkabilir. Bu sırada hasta adalelerinde istemsiz kıpırdanmalar ve vücudunda bu gibi tuhaf duygulardan o kadar rahatsızdır ki bundan kurtulmak için duşlara girip çıkar, merhemler sürer ve hiç durmadan sorunlu bölgelerini mıncıklarlar. Kimisinde ise adale seyirmesi veya göz kapaklarındaki seyirme vardır. Bu durum bazen başkasının bile kolayca fark edebileceği kadar artmış ve bir tik haline dönüşmüştür. FM sorunları arttıkça buna paralel olarak seyirme ve tiklerde artar. Kendini iyi hissettiği dönemlerde ise tamamen kaybolur veya azalabilir.</p>
<p><strong>7. Soğuğa tahammülsüzlük:</strong> Özellikle el ve ayaklarda normalden fazla üşüme olur. Soğukla karşılaşınca morarmalar meydana gelir, hatta soğukla birlikte tüm ağrıların arttığından yakınırlar. Soğuk havaların başlamasıyla günlük yaşamı altüst olan çok sayıda FM’li hasta vardır. Ellerini soğuk suyla veya soğuk bir cisimle temas ettiren bu hastalarda dayanılmaz ağrılar ve renk değişikliği ortaya çıkar. Elleri ölü gibi soğuk,buruşuk, beyazlaşmış ve sanki kanı çekilmiş görünümdedir. Solukluk bir süre sonra morarma haline dönüşmekle beraber morarmalar daha ender görülür. Evin içinde bile elleri ayakları ısınmayan bu kişiler yaşamlarını sürdürmek için devamlı eldiven ve kalın çoraplar kullanmak zorunda kalırlar. Stresin yoğunlaştığı ve ağrıların arttığı dönemlerde ellerdeki soğumalarda artar. Hastalar kendini iyi hissettiği zamanlarda, ellerinin daha rahat olduğunu söylerler. Bu duruma &#8221; Raynaud fenomeni &#8221; adı verilmektedir.</p>
<p><strong>8. Psikolojik sorunlar:</strong> Çeşitli derecelerde psikolojik sorunları olan bu hastalar iç ve dış uyarılara karşı son derecede hassas kişilerdir. FM genellikle kendisinden veya çevresinden beklentileri fazla olan kişilerde görülür. Stresle baş edemeyen hastaların hastalığıdır bir ölçüde. FM’ li hastalarda çağımızın yaygın psikolojik sorunlardan biri olan panik ataklar da sık görülmektedir. Tanı ve tedavisi oldukça güçlük çekilen bu psikolojik sorunların çözümüne, mutlaka bir hekimle yapılacak uzun işbirliği sonucu ulaşılabileceği unutulmamalıdır. Devamlı sinirlilik bazen heyecan hali gözlenir. Aslında tüm kronik ağrı çeken hastaların duygularını tanımada ve sözel olarak ifade etmede güçlükler yaşadığı gözlenmiştir. Ayrıca FM’ de diğer iltihaplı romatizmalı hastalardan daha çok moral kaybı ve iş gücü eksikliği müşahade edilmiştir.</p>
<p>Goldenberg isimli bir bilim adamı çalışmasında 82 FM hastasının % 46’da depresyon öyküsü olduğunu bildirmiştir. İlginç olan bir diğer konuda FM’ li hastaların 1.derece yakınlarında da depresyon öyküsüne sık olarak rastlanmaktadır.</p>
<p><strong>9.Unutkanlık ve konsantrasyon eksikliği :</strong> Fibromiyaljide unutkanlık oldukça sık rastlanılan bir yakınmadır. Hafıza boşluğu ve herhangi bir olaya konsantre olmakta eksiklik vardır. Hatta bazen konuşurken kelimeleri bulmakta güçlük çekerler. Unutkanlık bazen o kadar barizdir ki alışveriş için evden dışarı çıkıp ne alacağını hatırlamayıp ve bir süre sonra eve öylece dönebilirler. Stresin yoğunlaştığı durumlarda daha belirginleşen bu yakınma nedeniyle işlerinde başarısızlık yaşayan çok sayıda FM’li söz konusudur.</p>
<p>Unutkanlık daha ziyade yakın geçmişe aittir. Uzak hafıza bozulmamıştır. Bu şekliyle yaşlılardakine benzer bir durum söz konusudur. Herhangi bir şeyi unutmamak için not kağıtları yazar fakat daha sonra yazdığı not kağıdını unutabilir. İsimleri hatırlamakta yolları bulmakta hatta evin veya arabanın anahtarını bulmakta epey</p>
<p><strong>C) Eşlik eden diğer SORUNLAR</strong></p>
<p><strong>1- Huzursuz bacak sendromu ( HBS) :</strong> FM hastalarının % 31’ de ayaklarda hareket halinde veya istirahatte ayak uzatılsa bile bir huzursuzluk ve istemsiz hareketler görülür. Hastalarda devamlı olarak yanma, çekilmeler, karıncalanmalar, elektriklenmeler ve uyuşmalar olması nedeniyle bacakları hareket ettirmek ihtiyacındadırlar. Başlarını yatağa koyduğu andan itibaren gün içerisinde boyutu pek anlaşılmayan bu sorun birdenbire hastayı uyutmayan büyük bir dert haline döner. Uykusuz geçecek bir gecenin başlayacağını eski deneyimlerinden bilen hasta artık ileri derecede huzursuzdur. </p>
<p>Aynı şekilde yatakta beraber yattığı kişinin de gecesi pek hayırlı olmayacaktır. Yatakta sürekli bacaklarını ovuşturan bir süre sonra kalkıp dolaşmak zorunda kalan hatta duşlara girmek zorunda kalan H.B.Sendromlu hastalar bu yüzden uyku kalitesi bozuk ve devamlı yorgunluktan şikayetçi konumdadır. Huzursuz bacak sendromu nedeniyle sinema tiyatro, konserlerde istemsiz olarak devamlı ayaklarını sallayan bu kişiler hem kendilerini mutsuz hissedecek hem de sanatçının bu nedenle dikkatini dağıtabileceklerdir. HBS bazen bir başka hastalığın uzantısı olabilir. Örneğin, diyabet, kanda demir eksikliği anemisi, depresyon giderici ilaçların kullanılmasına bağlı olabilir. </p>
<p>Ayrıca, bel fıtığı operasyonları sonrası, böbrek hastalığı, diyalize giren hastalar ve Parkinsonlu kişilerde bu sendroma rastlanabilir. Aşırı alkol kullanan kişilerde hatta gebeliğin 20. haftasındaki birçok kadında bu duruma rastlanabilir. Hiperaktif çocuklarda bazen büyüme ağrıları ile karıştırılan H.B.S ağrıları olabilir. Huzursuz bacak sendromunun tedavisinde kişilere kötü alışkanlıklardan arınmış bir yaşam sürmesi önerilir. Kahve,alkol bırakılmalı, düzenli egzersiz yapılmalıdır. B12 vitaminleri verilmeli varsa demir eksikliği giderilmelidir. Yine vücutta dopamin eksikliği varsa bunun tespit edilip yerine konması gerekecektir. Hastaların bol su içmeleri, bacaklara sıcak-soğuk alterne banyolar yapması ve sıkmayan rahat ayakkabılar giymesi önerilir.</p>
<p><strong>2- Ağız ve göz kuruluğu:</strong> Ağız kuruluğu şleker hastalığında sık rastlanan bir belirtidir. Hatta birçok hasta bu belirtiyle şekerin arttığını anlayabilmektedir. Burada tıpkı şeker hastalığında olduğu gibi ağız kuruluğu çeken Fm hastaları vardır. Aynı şekilde göz kuruması bazı göz hastalıklarıa ait bir belirtidir. Benzer şekilde FM ile beraber göz kuruması ve gözlerde batma yanma gibi bir takım sorunlar ortaya çıkabilir. Ortaya çıkan bu yakınmalar bazen hastaları çok rahatsız edebilmektedir (%20-35). Göz için özel gözyaşı damlaları, ağız için ciklet çiğnenmesi tavsiye edilebilir.</p>
<p><strong>3- Çene eklemi sorunları:</strong> FM hastalığı bazen &#8221; Temporo-mandibüler disfoksiyon sendromu &#8221; da denilen bir hastalık ile beraber seyredebilir (%25). Çiğnemede ağrı ve bu esnada çeneden sesler duyulması, ağzı açmakta güçlük ve açılma sırasında sorunlu çenenin yana kayması, başın öne ve ileri çıkık bir şekilde duruşu gibi sorunlar söz konusu olabilir. Bu durumun tedavisinde FM’in genel tedavisinin yanı sıra ağız için bir süre özel aparatların kullanılması, bazı düzeltici egzersizlerin yapılması, özel fizik tedavi işlemleri gibi yöntemler uygulanır.</p>
<p><strong>4- Kaslarda krampların görülmesi:</strong>  Hastalarda kol, bacaklar veya herhangi bir vücut kısmında zaman zaman değişik derecelerde bazen tik şekline dönüşen atipik kramplar söz konusudur. Normal koşullar altında ve normal yerlerde ortaya çıkmayan bu atipik kramplar hastalara bazen cehennem azabı çektirebilir. Durup dururken aniden kasılma sonucu acı içinde kıvranan hatta istemsiz olarak bağıran bazı FM hastaları olabilir. Stresin ve FM semptomlarının yoğunlaştığı durumlarda, soğuk ve nemli havalarda bunlara daha sık rastlandığı görülmüştür.</p>
<p><strong>5. Adet öncesi gerginlik veya ağrılı adet görülmesi:</strong> Normalden daha fazla gerginlik ve sancılı adet durumlarına rastlanabilir. Önceden mevcut olmayan bu durum çok kez hastalıkla beraber sonradan ortaya çıkar.</p>
<p><strong>6. Ani idrara çıkma hissi:</strong> Mesanede beklenmeyen bir gerginlik sonucu hastalar süratle idrara çıkma ihtiyacı hissederler. Bazen de maalesef idrar kaçırmalar söz konusu olabilir. Aslında yapılan idrar son derece azdır hatta bazen idrar yapılacakmış gibi hissedildiği halde sonuç gerçekleşemeyebilir. Ani heyecan durumlarında olağan sayılan bu belirtinin devamlı hale gelmesi, bir FM’li için önemli sıkıntı kaynağı olması kaçınılmazdır .</p>
<p><strong>7. Baş dönmesi, işitme kaybı:</strong> Sebepsiz yere baş dönmeleri olabilir. Yapılan kontrollerde bunların tıbbi bir nedeni ve tanısı konulamaz. Bu sırada nabzın ve tansiyonun normal bulunması fibromiyaljiye özgüdür.</p>
<p>Ayrıca sebepsiz bir işitme kaybı da olabilir. Yapılan işitme testleri tamamen normal olduğu halde bazı tiz veya pes sesleri duyamama olayı FM’e özgü sorunlardan biridir. Hatta bazı FM hastalarının sanki etraflarındaki insanlar aniden “başka dilden konuşuyorlarmış gibi oluyor “ demeleri de ilginçtir.</p>
<p><strong>8. Görme bozuklukları:</strong> Göz adalelerinin FM’ den etkilenmesi sonucu “ visual konfüzyon ” da denilen görmede ani denge kayması şeklinde anlatabileceğimiz bir problem ortaya çıkar. Bu hastalar araba kullanmada, kitap okumada sorunlar yaşarlar. Parlak ışıklı ortamlarda rahatsızlık çeken (fotofobi) bu hastalar bu bahsedilen ortamlardan kaçma arzusundadırlar. Halbuki, göz muayenelerinde belirgin hiç bir sorun tespit edilemez.</p>
<p><strong>9. Deri bulguları:</strong> Deride kuruluk, hareler şeklinde renk değişiklikleri, zaman zaman ortaya çıkan hatta bazen çılgınca gelen kaşınma arzusu , parmaklarda terleme gibi adı tam olarak konulamamış bazı cilt sorunları görülebilir. Öte yandan vücuttaki hassas noktaların üzerine basılınca deride kırmızılık ortaya çıkabilir. Bu kırmızılıkların kaybolması ise uzun sürer.</p>
<p><strong>10. Göğüs ağrısı:</strong> FM’ li hastaların bazılarında göğüs ve kalp bölgelerinde atipik ağrılar görülebilir. Özellikle mesleki olarak öne eğik veya göğsü sıkıştırıcı pozisyonlarda çalışmak zorunda kalan hastalarda ortaya çıkar.</p>
<p>Nefes almada batma hissi ve göğüste gerginlik olabilir. Elde uyuşma kalp bölgesinde ağrı, fenalık hissi, baş dönmesi gibi belirtilerle kalp krizini taklit eden tablolar FM’de pek nadir değildir. Elbette bu gibi ani tablolarla başvuranlarda gerekli tetkikler yapılacaktır. Fakat çok kez tüm incelemeler normal çıkar.</p>
<p><strong>11. Hipermobilite sendromu:</strong> Eklemlerin normalden çok daha fazla hareket edebilmesi bir hastalıkdır ve bu bulgunun FM hastalığı ile birlikte görülme olasılığı yüksektir. Önemli belirtiler göstermeden bir başka deyişle hastaya sorun çıkarmayan ve birçok kişide özellikle kadınlarda görülen bir hastalıktır. Vücudun 3 veya daha fazla bölgesinde normalden daha fazla hareketlilik görülmesi ile hastalık tanısı konulur. El başparmağının önkol bölgesine doğru kolayca yaklaşması,el parmaklarının aşırı derecede geriye bükülebilmesi ,diz veya dirseğin normalden (10 derece ) fazla bir şekilde arkaya dönebilmesi dizler kırılmadan avuçların tamamen yere değdirilebilmesi ve ayağın 45 dereceden fazla kendine çekilebilmesi hastalık belirtileridir.</p>
<p><strong>12. İştah artması veya azalması:</strong> Bazı FM hastalarında dönem dönem sebepsiz yere iştahın aşırı artması veya azalması durumu ortaya çıkabilir. Bu durumdan olumsuz etkilenen hastalar iştahlı dönemlerinde kilo almakta ve verirken de zorlanmaktadır. İştah çoğu kez tek bir gıdaya yönelik olmaktadır. Bu sorun gebelerdeki aş ermesine benzer anormal bir davranış özelliği olarak yorumlanmaktadır.</p>
<p><strong>13. Çeşitli atipik yakınmalar:</strong> Nedensiz yere terlemeler, çeşitli koku ve gürültülerden rahatsız olma ve mevcut ağrıların bazen aniden şiddetlenmesi söz konusudur. Bazı besinler, ani gelişen stres, kimyasal maddeler hatta bir kısım ilaçlar bu tip belirtileri tetikleyebilir.</p>
<p>Fibromiyalji tedavisi oldukça güç bir hastalıktır. Bunun çok sayıda nedeni vadır. Herşeye rağmen bu hastalıkla mücadele edilebileceğini söylemek istiyoruz. Bu amaçla yaptığımız birçok yedavi yöntemleri var.İlerleyen satırlarda bu yöntemlere ait bazı açıklamalar göreceksiniz. Fakat daha önce bizim FM tedavisinde güttüğümüz amacın net olarak ortaya konması gerekir.</p>
<p><strong>FM tedavisinde amaç:</strong><br />
* Hastalar tüm problemlerine rağmen hayattan elini eteğini çekmemeli ve katılımlı bir yaşam sürmelidir.<br />
* Hastanın kısıtlanmış olan yaşamsal tüm fonksiyonlarının yeniden artırılması gerekir.<br />
* Hastalara başta ağrı ve diğer sorunlarla baş edebilme stratejilerinin etaplar halinde öğretilmesi temel amaç olmalıdır. FM tedavisinde hekim hasta işbirliği son derece önemlidir. O halde tedavinin ilk basamağı hastanın ve yakınlarının eğitimidir.</p>
<p>1- Hasta ve çevresinin eğitimi<br />
2- Egzersiz tedavisi<br />
3- İlaç tedavisi<br />
4- Fizik tedavi yöntemleri<br />
5- Lokal enjeksiyonlar<br />
6-Ozon terapi<br />
7- Uygun diyet ve düzenli su içme</p>
<p><strong>Kaplıca tedavileri</strong><br />
Güneşlenme ve deniz tedavileri<br />
Meditasyon<br />
Alternatif tedavi seçenekleri (Akupunktur,Hipnoz,Thai-Chi, Reiki, Shiatzu masajı vb)<br />
Yeni tedavi yöntemleri (mutlu olma çabaları, kognitif davranış terapisi- refleksoterapi-masaj ve aromaterapi-sıcak taş tedavisi vs.)</p>
<h6>fm hastalığı, fm hastalığı nedir, fm hastalığı ne demek, fm hastalığı hakkında, fm hastalığı ile ilgili bilgiler, fm hastalığı bilgi, fm hastalığı hakkında bilgi, fm hastalığı ne demektir, fm hastalığının belirtileri, fm hastalığının özellikleri, fm hastalığının tedavisi, fm hastalığı nedir, fibromiyalji, fibromiyalji nedir, fibromiyalji ne demek, fibromiyalji neye denir, fibromiyalji hakkında, fibromiyalji ile ilgili bilgiler, fibromiyalji bilgi, fibromiyalji hakkında bilgi, fibromiyalji ne demektir, fibromiyalji anlamı, fibromiyalji ile ilgili bilgi, hastalık, tedavi, sağlık, romatizma, yumuşak doku romatizması nedir, yumuşak doku romatizması hakkında, yumuşak doku romatizması ne demek, yumuşak doku romatizması tedavisi, fibromiyalji tedavisi, fibromiyalji belirtileri, fibromiyalji hastalığı</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/fm-hastaligi-nedir+fm-hastaligi-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Panik Atak Nedir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/panik-atak-2-nedir+panik-atak-2-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/panik-atak-2-nedir+panik-atak-2-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 11:42:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık - Soru Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atağın Çareleri]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atağın Çaresi]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atağın Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak İle İlgili Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak Ne Demek]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak Ne Demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak Neye Denir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=29438</guid>
		<description><![CDATA[Panik Atak Nedir
Panik atak nedir Ansızın, herhangi bir yerde beklenmedik şekilde ortaya çıkan yoğun kaygı bunaltı korku sıkıntı karışımı nöbetlerdir. Oldukça yoğun yaşanır. Kişi her şeyin sonu geldiğini kalp krizi, felç geçireceğini, dünyanın sonu geldiğini düşüp bayılacağını düşünür, koşup kaçmak hemen bir Sağlık kurulusuna sığınmak ister. Bir hastaneye girmesi bir doktorla karşılaşması bile nöbetin sona [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Panik Atak Nedir</strong><br />
Panik atak nedir Ansızın, herhangi bir yerde beklenmedik şekilde ortaya çıkan yoğun kaygı bunaltı korku sıkıntı karışımı nöbetlerdir. Oldukça yoğun yaşanır. Kişi her şeyin sonu geldiğini kalp krizi, felç geçireceğini, dünyanın sonu geldiğini düşüp bayılacağını düşünür, koşup kaçmak hemen bir Sağlık kurulusuna sığınmak ister. Bir hastaneye girmesi bir doktorla karşılaşması bile nöbetin sona ermesini sağlayabilir.</p>
<p>Bir kişi sürekli olarak stres ve korku ile yaşadığında vücut kimyası değişir. Vücut gerilim kimyasalları üretmeye başlar. Vücut talep edilen gerilim kimyasallarını karşılayabilmek için vücudun oksijene ve belli başlı gıdalar, vitaminlere minerallere olan ihtiyacı artar. Kötü beslenme, yoğun stres ve korku, yorgunluk bu etmenlerden ikisi ya da üçü bir araya geldiğinde bir kısır döngü yaratır ve kendini tekrar eder.</p>
<p>Stres, korku, iç çatışmalar, psikolojik etmen ve yatkınlıklar &gt; gerilim kimyasal üretimi &gt;Kötü besleme &gt; uykusuzluk &gt; panik atak &gt; stres</p>
<p>Şeklin de giden bir mekanizma işler hale gelir.</p>
<p>Panik Atağa karşı Ne yapmalı<br />
Stresten uzak durmalı<br />
Kaliteli (karmaşık doğal şeker) beslenmeli<br />
Sık ve ölçülü yemeli</p>
<p>Panik atağın belirtileri başladığında, belli uyaran ,düşünce yapıları harekete geçtiğin de bunlara atılan çapalar otomatik olarak karşıt savunma mekanizmasını ve düzenlemenin çalışmasını sağlatmak. Bilinçaltı düşünce yapısına girilerek yapılan kayıtlarla karşı bir tetikleyici oluşturmak.</p>
<p>Bu tetikleyici harekete geçtiğinde endorfin salgılatmak korku ve kaygıyı yaratan merkezlere yönlendirmek bu mekanizmanın bizim için çalışmasını sağlamak gerekmektedir.Tabi bu ikincil olarak başlattığımız düzenleyici mekanizmaya başka neler ekleyebiliriz, nefesi,duyguyu yönlendirmek, dikkati başka yöne çekmek, sakinleşmek, farkındalık hissetmek vs… Yani açılan düğmeye domino taşları eklemek bu domino taşarlıyla kapama düğmesine otomatik ulaşmak.</p>
<p>Başlıca belirtileri nelerdir<br />
Kalp çarpıntısı<br />
göğüs kafesinde bası hissi ve sıkışma<br />
Hızlı nefes alıp verme veya nefes alamama<br />
Mide kasılmaları, krampları,karında ağrı, şişkinlik, gaz oluşması<br />
Dünyanın sonu gelmiş hissi<br />
Sebepsiz bir şey olacakmışçasına aniden başlayan korkular<br />
Ölümcül yada çözümsüz bir hastalığı olduğu korkusu<br />
Eller ve ayaklarda istemsiz boşalmalar hissizlik<br />
Terleme<br />
Baş Dönmesi, bayılma hissi<br />
Farklı bir dünya aleminde yaşıyormuş gibi hissetme, bir sis perdesinden arkasından bakıyormuş hissi<br />
Üşüme, ürperme yada ateş Basma hissi<br />
Korkunç bir şey olacakmış gibi hissetme</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com" rel="nofollow"><img class="aligncenter" title="panik, panik atak, kadın, pani kadın, " src="http://www.hakkindabilginedir.com/resimler/panik_atak.jpeg" alt="" width="259" height="194" /></a></p>
<h6>panik, panik atak, panik atak nedir, panik atak ne demek, panik atak neye denir, panik atak hakkında, panik atak ile ilgili bilgiler, panik atak hakkında bilgi, panik atak ne demektir, panik atak anlamı, panik atağın nedenleri, panik atağın çareleri, panik atağın çaresi,</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/panik-atak-2-nedir+panik-atak-2-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kansızlık Nedir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kansizlik-nedir+kansizlik-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kansizlik-nedir+kansizlik-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 10:33:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık - Soru Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Kansızlığın Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kansızlığın Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kansızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kansızlık Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Kansızlık Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kansızlık Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Kansızlık İle İlgili Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Kansızlık Ne Demek]]></category>
		<category><![CDATA[Kansızlık Ne Demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Kansızlık Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Kansızlık Neye Denir]]></category>
		<category><![CDATA[Kansızlık Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=29436</guid>
		<description><![CDATA[Kansızlık Nedir
Kansızlık, kırmızı kan hücrelerinin içinde bulunan, oksijen taşımakla görevli hemoglobin molekülünün miktarındaki azalma olarak tanımlanıyor.
Kansızlık, anemi bir hastalığı değil birçok değişik nedene dayalı hastalıkları tanımlayan önemli bir terimdir. Fizik muayene ve kansızlık labratuvar değerlendirmeleri yapılarak belirlenir. kansızlık tanısında çocuklar ayrıntılı bir fizik muayeneden geçirilir. Büyümenin normal olup olmadığına bakılır. Kanamalı hastalığı belirlenir. ailede kansızlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kansızlık Nedir</strong><br />
<strong>Kansızlık</strong>, kırmızı kan hücrelerinin içinde bulunan, oksijen taşımakla görevli hemoglobin molekülünün miktarındaki azalma olarak tanımlanıyor.</p>
<p><strong>Kansızlık</strong>, anemi bir hastalığı değil birçok değişik nedene dayalı hastalıkları tanımlayan önemli bir terimdir. Fizik muayene ve kansızlık labratuvar değerlendirmeleri yapılarak belirlenir. <strong>kansızlık</strong> tanısında çocuklar ayrıntılı bir fizik muayeneden geçirilir. Büyümenin normal olup olmadığına bakılır. Kanamalı hastalığı belirlenir. ailede <strong>kansızlık</strong> yapan hastalık öğrenilir. karaciğer ve dalağın normal olup olmadığına bakılır. Hemoglobin, hematokrit gibi kan değerleri ölçülür. Hemoglobin alyuvarlarda kana kırmızı rengini veren boya maddesidir. 100 gr kanda gram olarak değerdir. Hematokrit kanda ki alyuvarlar ve plazma hacmi ölçülür.</p>
<p>Hematdrit alyuvar sayımda paralel bilgiler verir. 100 cm kanda ortalama 45 alyuvar bulunduğuna göre bunun 15 gramı hemoglobindir. Daha sonra parmak ucundan alınan kan örneği, bir cam üzerine yayılarak özel yöntem ile boyanır. Buna kan yayması denir. Bu yöntem ile birçok kan hastalığının tanısı yapılır.</p>
<p>Çocuklarda görülecek <strong>kansızlığın</strong> gerçek nedenini, türlü araştırma sonucunda hekim ort Aya koyar. Böyle bir araştırma yapılmaz ise tedavi yararsız ve hatta zararlı olabilir. Ayrıca hastada ki kansızlık düzelse bile <strong>kansızlığa</strong> yol açan neden ortadan kaldırılmadıkça durumun yinelenmesi ve hast ayı daha büyük bir tehlike ile karşı karşıya bırakması imkânı vardır. Hastalığın görünüşü kansızlığın varlığını belirtebilir. Kesin teşhis labratuvar incelemeleri ile sağlanır.</p>
<p>Hastanın kanının, göğüs ya da leğen kemiğinden alınan kemik iliğinin mikroskop altında incelenmesi gerekebilir. Kalıtsal bir eksikliğin varlığından şüphelenilirse hastanın annesi ile babası yakın akrabalarından alınan kanın incelenmesi de yararlı olur.</p>
<p>Bazı <strong>kansızlıklar</strong> kolayca tedavi edilebilir. Bazıları ise ancak düzeltilebilir. Hastalık yaşam boyu hastayı etkiler.</p>
<p><strong>Kansızlığın belirtileri nelerdir?</strong><br />
&#8220;Halsizlik, yorgunluk, soluk bir cilt, asabiyet, uykusuzluk, konsantrasyon eksikliği, saç dökülmesi, tırnaklarda incelme görülebilir.</p>
<p><strong>Kansızlık,</strong> Dünya nüfusunun yüzde 30&#8242;unda görülen kansızlık ileri derecelerde elde ve ayakta karıncalanma, depresyon, çarpıntı, kulak çınlaması gibi yakınmalara neden olur.</p>
<p>Özellikle kış aylarında el ve ayaklarda üşüme ile kendini gösterir. Bu tip şikayeti olanlar en yakın bir zamanda hematoloğa başvurmalıdırlar.</p>
<p>Eğer <strong>kansızlık</strong> demir eksikliğinden oluşuyorsa ağız kenarlarında ve dilde yaralar, tırnaklarda çatlaklar, toprak, buz ve kirece karşı istek olabilir.</p>
<p>Folik asit eksikliğinden kaynaklı ise depresyon, ishal, şiş bir dil olabilir. B-12 vitamini eksikliğinden oluşuyorsa da kilo kaybı, depresyon, hafif renk körlüğü, duyu kaybı ve kararmış bir cilt görülebilir.&#8221;</p>
<p><strong>Kansızlık nasıl tedavi edilir?</strong><br />
&#8220;Tedavide öncelikle kansızlığa sebep olan unsurları öğrenmek gerekir. Fazla adet kanaması veya hemoroid kanaması varsa tedavi edilmelidir. &#8221;</p>
<p>Beslenmeye bağlı olan bir durumsa dikkat edilmesi gerekenler:</p>
<p>- Kırmızı et, karaciğer, balık, yumurta sarısı, kurubaklagiller, kuru üzüm, kuru incir, yeşil yapraklı sebzeler, ayçekirdeği, fıstık, ceviz, badem, soya fasülyesi demirden zengin yiyecekler tüketilmeli</p>
<p>- Demir emilimini artıran C vitamini alınmalı.</p>
<p>- Öğünlerde ana yemeklerin yanında domates, maydanoz, sivri biber, marul içeren limonlu salata tercih edilmeli</p>
<p>- İçinde bulunan laktik asit demirin vücutta depolanmasını kolaylaştırdığı için yoğurt tüketimi artırılmalı</p>
<p>- Demir emilimini azaltan besinler fazla tüketilmemeli. Çay, kahve, kola, sigara, alkol ve kepekli ekmek.</p>
<p>- Yemekten en az yarım saat sonra çay veya kahve tüketilmemeli</p>
<p>- Sebzelerin haşlama suyu atılmamalı</p>
<p>- Sebzeler mümkün olduğunca az suda veya düdüklü tencerede pişirilmeli</p>
<p>Aşırı üşüme <strong>kansızlığın belirtisi</strong></p>
<p>Özellikle kış aylarında el ve ayakların normalden fazla üşümesi ve ısınmaması <strong>kansızlığın belirtisi</strong> olabilir</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com" rel="nofollow"><img class="aligncenter" title="kansızlık, kansızlık nedir, kansızlık ne demek, kansızlık neye denir, kansızlık hakkında, kansızlık ile ilgili bilgiler, kansızlık hakkında bilgi, kansızlık ne demektir, kansızlık anlamı," src="http://www.hakkindabilginedir.com/resimler/kansizlik.jpg" alt="" width="400" height="283" /></a></p>
<h6>kansızlık, kansızlık nedir, kansızlık ne demek, kansızlık neye denir, kansızlık hakkında, kansızlık ile ilgili bilgiler, kansızlık hakkında bilgi, kansızlık ne demektir, kansızlık anlamı, kansızlığın belirtileri, kansızlığın nedenleri, kansızlık tedavisi,</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kansizlik-nedir+kansizlik-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kıl Dönmesi Nedir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kil-donmesi-2-nedir+kil-donmesi-2-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kil-donmesi-2-nedir+kil-donmesi-2-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 07:22:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık - Soru Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Dönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Dönmesi Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Dönmesi Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Dönmesi Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Dönmesi İle İlgili Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Dönmesi Nasıl Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Dönmesi Ne Demek]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Dönmesi Ne Demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Dönmesi Neden Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Dönmesi Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Dönmesi Neye Denir]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Dönmesi Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Dönmesi Resmi]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Dönmesinin Belirtileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=29433</guid>
		<description><![CDATA[Kıl Dönmesi Nedir
Kıl dönmesi en çok kuyruk sokumunda, göbek, koltuk altı, kasıklarda ve ender olarak da parmak aralarında ve ayak tabanında görüldüğünü belirterek, “Bu hastalık  önceleri doğuştan olan bir rahatsızlık olarak bilinirdi. Günümüzde bu düşünce değişti ve sonradan oluşan bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Bu hastalık 15 yaş civarında cinsel hormonların etki etmesiyle başlar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kıl Dönmesi Nedir</strong><br />
Kıl dönmesi en çok kuyruk sokumunda, göbek, koltuk altı, kasıklarda ve ender olarak da parmak aralarında ve ayak tabanında görüldüğünü belirterek, “Bu hastalık  önceleri doğuştan olan bir rahatsızlık olarak bilinirdi. Günümüzde bu düşünce değişti ve sonradan oluşan bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Bu hastalık 15 yaş civarında cinsel hormonların etki etmesiyle başlar. Genelde bir kıl kökü iltihaplanır ve apse oluşur. Apse ilerleyerek diğer kıl köklerini içine alır ve cilt yağ dokusuna ilerler. Yürürken, otururken kalça kasları hareketleri ile kıllar daha da derine gömülür ve kıl dönmesi hastalığı oluşur”</p>
<p>Kıl dönmesinin erkeklerde kadınlara nazaran 3 katı daha fazla görülür hastalarının yüzde 85′i erkek, yüzde 15′i kadındır. 15-40 yaş arasında ve vücudunda çok kıl olan insanlarda daha çok görülür. bisiklet veya ata binme gibi spor yapanlarda, uzun süre oturarak çalışanlarda, bankacı, öğrenci, şoför, bilgisayarcılarda daha sık görülür. Kilolu ve çok terleyen insanlarda bu hastalık daha sık oluşur”</p>
<p><strong>Kıl Dönmesinin Belirtileri</strong><br />
Hastaların yarısının kuyruk sokumunda apse, yani şişkinlik, Diğer yarısı da kuyruk sokumunda kaşıntı, sertlik hissi, deliklerin oluşması, pis kokulu akıntı veya iç çamaşırda kanlı lekelerin oluşmasıyla doktora başvururlar. Genellikle pis kokulu akıntı nedeni ile insanların sosyal hayatı kötü yönde etkilenmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">“Kıl dönmesi ameliyatları genellikle klasik cerrahi yöntemle tedavi ediliyor.<br />
<a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com" rel="nofollow"><img class="aligncenter" title="Kıl, Kıl Dönmesi, " src="http://www.hakkindabilginedir.com/resimler/kil_donmesi.jpg" alt="" width="460" height="300" /></a></p>
<h6>kıl dönmesi, kıl dönmesi nedir, kıl dönmesi ne demek, kıl dönmesi neye denir, kıl dönmesi hakkında, kıl dönmesi ile ilgili bilgiler, kıl dönmesi hakkında bilgi, kıl dönmesi ne demektir, kıl dönmesi anlamı, kıl dönmesinin belirtileri, kıl dönmesi resim, kıl dönmesi resmi, kıl dönmesi neden olur, kıl dönmesi nasıl olur</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kil-donmesi-2-nedir+kil-donmesi-2-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göbek Kaçması Nedir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/gobek-kacmasi-nedir+gobek-kacmasi-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/gobek-kacmasi-nedir+gobek-kacmasi-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2010 21:02:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık - Soru Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Düşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Düşmesi Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Düşmesi Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Düşmesi Ne Demek]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Düşmesi Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Düşmesi Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Kaçması]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Kaçması Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Kaçması Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Kaçması Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Kaçması İle İlgili Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Kaçması Ne Demek]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Kaçması Ne Demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Kaçması Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Kaçması Neye Denir]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Kaçması Tanımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=29432</guid>
		<description><![CDATA[Göbek Kaçması (Göbek Düşmesi) Nedir
Göbek Kaçması kesinlikle hafife alınmaması gereken bir rahatsızlıktır. En büyük nedeni ani bir şekilde ağır bir şeyi kaldırmaktır.
Belirtileri: iğrenç bir mide ağrısı, yenilen herşeyden sonra kusma, ağır ishal ( ki rahatsızlanan kişiler çoğunlukla ishal olduklarını dşünürler ) ve müthiş halsizliktir.
Göbek Kaçması en basit ve etkili çaresi şu şekildedir: rahatsız kişi sırt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Göbek Kaçması (Göbek Düşmesi) Nedir</strong><br />
Göbek Kaçması kesinlikle hafife alınmaması gereken bir rahatsızlıktır. En büyük nedeni ani bir şekilde ağır bir şeyi kaldırmaktır.</p>
<p>Belirtileri: iğrenç bir mide ağrısı, yenilen herşeyden sonra kusma, ağır ishal ( ki rahatsızlanan kişiler çoğunlukla ishal olduklarını dşünürler ) ve müthiş halsizliktir.</p>
<p>Göbek Kaçması en basit ve etkili çaresi şu şekildedir: rahatsız kişi sırt üstü yere yatar. çok sıcak değil, ama soğuk da olmayan bir tas suya, sabun değdirilir ve karın kısmına sürülür. ( bu işlem hem karnı ısıtmak hemde kayganlaştırmak içindir. ) tedaviyi yapacak kişi sağ ve sol el parmakları birbirinin üstüne gelicek şekilde, eliyle kişinin göbeğinin sırası ile sağ – orta – sol kısımlarını sığar. ( kaygan göbeğin üzerine bastırarak aşağı doğru eli sürüme işlemi ) bu işlem yapılırken, hem tedaviyi gören hem de tedaviyi uygulayan kişi, mideden gelen ve aşağı doğru inen sıvının seslerini guluk guluk şeklinde duyacaktır, bu işlem bir süre yapıldıktan sonra, bir bez, göbek deliğinin üzerine örtülür. tedavici kişi baş parmağını bez üzerinden göbek deliğinin içine sokar ve bir yöne çevirir. ( bez, mikrop kapmasını önlemek içindir. ) göbeğin bu işlemden sonra ” tık ” ettiği görülecektir. kişi 2 dakika daha o şekilde yatar ve ayağa kalkar, eski ağrısız hayatına döner.</p>
<p>Tüm bu işlemin tamamı en fazla 10 dakika sürer ve kesinlikle acısızdır, yaratacağı en fazla etki gıdıklanmakır. bu işleme halk arasıda göbek sığamak denir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com" rel="nofollow"><img class="aligncenter" title="göbek, göbek düşmesi, göbek kaçması, düşük göbek, " src="http://www.hakkindabilginedir.com/resimler/gobek_kacmasi.jpg" alt="" width="412" height="414" /></a></p>
<h6>göbek kaçması, göbek kaçması nedir, göbek kaçması ne demek, göbek kaçması neye denir, göbek kaçması hakkında, göbek kaçması ile ilgili bilgiler, göbek kaçması hakkında bilgi, göbek kaçması ne demektir, göbek kaçması anlamı, göbek kaçması tanımı, GÖBEK KAÇMASI NEDİR, Göbek kaçması nedir, göbek düşmesi, göbek düşmesi belirtileri, göbek düşmesi hakkında, göbek düşmesi ne demek, göbek düşmesi nedir, göbek düşmesi tedavisi,</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/gobek-kacmasi-nedir+gobek-kacmasi-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dermomed Krem Nedir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/dermomed-krem-nedir+dermomed-krem-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/dermomed-krem-nedir+dermomed-krem-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Jul 2010 16:51:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık - Soru Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Dermomed Ağrı Kremi]]></category>
		<category><![CDATA[Dermomed Krem]]></category>
		<category><![CDATA[Dermomed Krem Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Dermomed Krem Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Dermomed Krem Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Dermomed Krem İle İlgili Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Dermomed Krem Ne Demek]]></category>
		<category><![CDATA[Dermomed Krem Ne Demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Dermomed Krem Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Dermomed Krem Neye Denir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=29357</guid>
		<description><![CDATA[Dermomed Krem Nedir
Dermomed kullanım yerleri T.C sağlık bakanlığının 06 11 2006 tarih 17302 sayılı tıbbi değerlendirme kurulu raporuna göre :
Banyo ve paket uygulamaları şeklinde inflamatuvar romatizmal hastalıkların kronik dönemlerinde ;
kronik bel ağrısı, osteoartrit gibi noninflamatuvar eklem hastalıklarının; miyozit, tendinit, tranva, fibromiyalji sendromu gibi yumuşak doku hastalıklarının tedavisinde tamamlayıcı tedavi unsuru olarak,ortopedik operasyonlar gibi uzun süre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dermomed Krem Nedir</strong><br />
Dermomed kullanım yerleri T.C sağlık bakanlığının 06 11 2006 tarih 17302 sayılı tıbbi değerlendirme kurulu raporuna göre :<br />
Banyo ve paket uygulamaları şeklinde inflamatuvar romatizmal hastalıkların kronik dönemlerinde ;<br />
kronik bel ağrısı, osteoartrit gibi noninflamatuvar eklem hastalıklarının; miyozit, tendinit, tranva, fibromiyalji sendromu gibi yumuşak doku hastalıklarının tedavisinde tamamlayıcı tedavi unsuru olarak,ortopedik operasyonlar gibi uzun süre hareketsiz<br />
kalma durumunda mobilizasyon çalışmalarında, kronik dönemdeki seçilmiş nörolojik rahatsızlıklarda rehabilitasyon amacıyla, tamamlayıcı tedavi unsuru olarak; kullanılabilir niteliktedir.</p>
<p>Uzun süre araç kullananların kulunçları ve bacak kasları en çok ağrı yapan organlarıdır. Bilgisayar başında bulunanlarda ise sık sık boyun ve bel rahatsızlıkları görülmektedir. Tüm bu ağrıları giderebilmek, acıdan rahatsızlıktan kurtulabilmek için çok çeşitli yöntemler vardır.</p>
<p>Dermomed Krem’ in içeriğindeki bitki özleri özel formülü ile uygulandığı bölgede cilde çok kısa sürede nüfus ederek kılcal damarlardaki kan dolaşımının düzenlenmesine yardımcı olur ve rahatlamayı sağlar. Yaşlılar, gençler, yürüme güçlüğü çekenler, sporcular hayatı daha iyi yaşamak için Dermomed Krem` i kullanmak sizin de hakkınız. Hareketlerinizi engelleyen sorunları Dermomed Krem’ le engelleyin.</p>
<p><strong>Sırt Kas Ağrıları</strong><br />
Dermomed krem frekans ölçüde ağrılı kas ve eklem ağrıları azaltır. Dermomed krem`den önce tercih edilen sentetik ağrı kesiciler kullanılmaktaydı, bugün ise doğal tedavi yöntemlerine doğru güçlü bir eğilim arz etmekte. Bu yüzden Dermomed ağrı romatizma ve eklem hastalıklarını tamamlayıcı tedavi  kremi tamamen doğal olması nedeni ile tercih edilmekte.</p>
<p><strong>Kronik Rahatsızlıklar Tetikleyicidir</strong><br />
Kronik ağrı nedeni bazen pek çok faktör oluşabilir, bunları belirlemek zordur. Ayrıca ağrı bir hastalık veya yaralanma ve stres nedeniyle inat ile başlayabilir, duygusal problemleri, ağrı tedavisinde yetersiz vücutta kalıcı anormallikler sinyaller verir. Aynı zamanda kronik ağrıların yaralanma, hastalık veya bilinen neden dışında  haber vermeden başlaması da  mümkündür. Bu gibi durumlarda Dermomed Krem kullanılabilir.</p>
<p><strong><br />
Çalışma Ortamında Artan Şikayetler</strong><br />
Kas-iskelet ağrı nedenleri çok çeşitli olabilir. Çoğu çalışma esnasında olduğu gibi olağandışı hareketler veya kötü duruş, bu gergin kasları ve ağrı ile tepki verir. Kaslar, sinirler dış ağrı için ve kremler gerginlik etkinliğini yok edici kolaylığı ile iyi bir seçimdir.<br />
Dermomed Krem ağrı etkinliğini doğrudan ağrı merkezine ulaşarak sizi bu ağrılardan kurtarır.</p>
<p>Dermomed Krem romatizmal şikayetler, kas ve eklem ağrıları için dış kullanım yani deri üzerinden sürülerek uygulanır.<br />
Romatizmal şikayetler için, yani, eklem ağrısı ve bitkisel karşıtı hareket içinde kısıtlamalar &#8211; inflamatuar gibi rahatsızlıklarda kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong><br />
Dermomed Krem Nasıl Kullanılır?</strong><br />
Dermomed Krem kullanmadan önce ağrıyan bölgenizi ılık su ile temizce yıkadıktan sonra iyi kurulayın, daha sonra Dermomed Kremin yanındaki masaj kremi ile ağrıyan bölgenize iyice yedirerek 5 ila 10 dakika masaj yaptıktan sonra yeşil şişe içerisindeki Dermomed Krem ile ağrıyan bölgenize masaj yapar gibi iyice yedirin ve sitreç ile sardıktan sonra en az 20 dakika bekleyin. 20 dakika sonunda ılık su ile veya duş alarak uygulamayı tamamlamış olursunuz. Bir saat istirahat edin. Bu uygulamayı haftada 3 veya 4 defa tekrarlayınız.<br />
<strong><br />
Dermomed Krem Yan Etkileri Var mı?</strong><br />
Dermomed Krem tamamen doğal olarak kendiliğinden oluştuğundan dolayı içerisine  hiçbir kimyasal madde eklenmemiştir. Tamamen biyolojik olup şimdiye kadar her hangi bir yan etkisi görülmemiştir.</p>
<p><strong>Dermomed Krem Tıbbi Olarak Kullanımı Var mı?</strong><br />
Evet peloid dünyada tıbbi olarak yukarıda tıbbi değerlendirme kurulu raporunda belirtildiği gibi ve bilimsel olarak da çeşitli hastalıkların tedavisinde tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde ise üretimi satışı kullanım yerleri ve tedavi yöntemleri yasalarla belirtilmiş olup yasalara uygun bir şekilde imal edilmiştir.<br />
<strong><br />
Dermomed Krem Nasıl Krem Formunda Oluşmuştur?</strong><br />
Dermomed Krem: Doğal jeolojik ve/veya biyolojik olaylar sonucu oluşan yer altı ve deniz kaynaklı organik ve/veya inorganik maddelerdir, yapılan araştırmalar sonucu Dermomed Krem 450 yıl veya 700 yıl gibi bir zamanda oluşmuş olup kendiliğinden krem formunda oluşmuş bir tamamlayıcı tedavi ürünüdür.<br />
<strong><br />
Dermomed Krem Sağlık Bakanlığından Ruhsatlı Bir Ürün müdür?</strong><br />
Evet Dermomed Krem sağlık bakanlığı refik saydam hıfzsıhha analizi, Türkiye atom enerjisi kurumu analizi, il sağlık müdürlüğü imalat izinli bir tamamlayıcı tedavi ürünüdür.</p>
<p><strong>Dermomed Krem Kozmetik Kanununa Göre Üretilmiş Bir Masaj Kremi midir?</strong><br />
Hayır Dermomed Krem kozmetik ürünü değildir. Masaj kremi de değildir. Dermomed Krem (Peloid) yasalarla belirlenmiş standartlar doğrultusunda, kaynak izini, üretim izini alınmış olup, kullanım yerlerine ilişkin tıbbi değerlendirme kurul raporu ile belirlenmiş kurallar çerçevesinde Ağrı, romatizma, eklem hastalıkları için tamamlayıcı, tedavi edici bir üründür. TC Sağlık Bakanlığınca izin ve ruhsatlıdır.<br />
<strong><br />
Dermomed Krem Hangi Ülkelerde Kullanılıyor?</strong><br />
Özellikle Avrupa ve Amerika’da sağlık ve tedavi amaçlı kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Dermomed Krem’in Sağlık Bakanlığı’ndan Ruhsatlı Olduğunu Nasıl Öğrenebilirim?</strong><br />
Dermomed Krem şişe üzerindeki kaynak adresi üretici ve ruhsat tarih sayı numaralarında anlaşılacağı gibi şirketimiz danışma hattından daha detaylı bilgi alabilirsiniz.</p>
<p>Dermomed kullanım yerleri T.C sağlık bakanlığının 06 11 2006 tarih 17302 sayılı tıbbi değerlendirme kurulu raporuna göre: Banyo ve paket uygulamaları şeklinde inflamatuvar romatizmal hastalıkların kronik dönemlerinde; kronik bel ağrısı, osteoartrit gibi noninflamatuvar eklem hastalıklarının; miyozit, tendinit, tranva, fibromiyalji sendromu gibi yumuşak doku hastalıklarının tedavisinde tamamlayıcı tedavi unsuru olarak,ortopedik operasyonlar gibi uzun süre hareketsiz kalma durumunda mobilizasyon çalışmalarında, kronik dönemdeki seçilmiş nörolojik rahatsızlıklarda rehabilitasyon amacıyla, tamamlayıcı tedavi unsuru olarak; kullanılabilir niteliktedir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com" rel="nofollow"><img class="aligncenter" title="dermomed krem, dermomed krem nedir, dermomed krem ne demek, dermomed krem neye denir, dermomed krem hakkında, dermomed krem ile ilgili bilgiler, dermomed krem hakkında bilgi, dermomed krem ne demektir, dermomed krem anlamı, " src="http://www.hakkindabilginedir.com/resimler/dermomed.jpg" alt="" width="235" height="195" /></a></p>
<h6>dermomed krem, dermomed krem nedir, dermomed krem ne demek, dermomed krem neye denir, dermomed krem hakkında, dermomed krem ile ilgili bilgiler, dermomed krem hakkında bilgi, dermomed krem ne demektir, dermomed krem anlamı, dermomed ağrı kremi</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/dermomed-krem-nedir+dermomed-krem-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enfaktüs Nedir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/enfaktus-nedir+enfaktus-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/enfaktus-nedir+enfaktus-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 20:28:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık - Soru Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Enfaktüs]]></category>
		<category><![CDATA[Enfaktüs Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Enfaktüs Geçirmek Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Enfaktüs Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Enfaktüs Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Enfaktüs İle İlgili Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Enfaktüs Ne Demek]]></category>
		<category><![CDATA[Enfaktüs Ne Demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Enfaktüs Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Enfaktüs Neye Denir]]></category>
		<category><![CDATA[Enfarktüs]]></category>
		<category><![CDATA[Enfarktüs Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Enfarktüs Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Enfarktüs Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Enfarktüs İle İlgili Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Enfarktüs Ne Demek]]></category>
		<category><![CDATA[Enfarktüs Ne Demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Enfarktüs Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Enfarktüs Neye Denir]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Soru ve Cevaplar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=29341</guid>
		<description><![CDATA[Enfarktüs Nedir
Önemli ve tehlikeli bir kalp rahatsızlığıdır. Fransa&#8217;da ölümlerin % 20&#8217;si enfarktüsten olmaktadır.
Kalbin bir bölgesinin, oraya besin ve oksijen taşıyan atardamardaki bir pıhtı ile tıkanması sonucu aniden ölmesidir.
Enfarktüsün Nedenleri
* Atardamar iltihabı
* Kanda pıhtılaşma
* Kolesterol veya kireçlenme sonucu atardamarın iç çeperinin daralması ve sertleşmesi
* Kalp spazmı

Enfarktüsün Belirtileri
* Kalpte korkunç bir sancı ve sıkıntı
* Sol kolda sancı
* [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Enfarktüs Nedir</strong><br />
Önemli ve tehlikeli bir kalp rahatsızlığıdır. Fransa&#8217;da ölümlerin % 20&#8217;si enfarktüsten olmaktadır.<br />
Kalbin bir bölgesinin, oraya besin ve oksijen taşıyan atardamardaki bir pıhtı ile tıkanması sonucu aniden ölmesidir.</p>
<p><strong>Enfarktüsün Nedenleri</strong><br />
* Atardamar iltihabı<br />
* Kanda pıhtılaşma<br />
* Kolesterol veya kireçlenme sonucu atardamarın iç çeperinin daralması ve sertleşmesi<br />
* Kalp spazmı</p>
<p><strong><br />
Enfarktüsün Belirtileri</strong><br />
* Kalpte korkunç bir sancı ve sıkıntı<br />
* Sol kolda sancı<br />
* Bazen kusma ve geğirme<br />
* Solgunluk ve gözün parlaklığını yitirmesi<br />
* Tansiyon düşüklüğü.<br />
<strong><br />
Enfarktüs sırasında ne yapılmalı?</strong><br />
Enfarktüs krizi geçiren hasta; kalp bölgesinde ani bir ağrı hisseder. Bütün benliğini ölüm korkusu sarar. Nefes almakta zorluk çeker. Yapılacak ilk iş, hastanın 45 derece bir meyille oturmasını sağlamaktır. Sonra; vakit geçirmeden doktor çağrılır. Acil olarak en yakın hastaneye başvurmak gerekir.</p>
<p><strong>Enfarktüse neden olan riskler:</strong><br />
Değiştirilemeyen etmenler: Ailede kalp krizi geçiren kişi bulunması, 45 yaşın üzerinde ve erkek olma, değiştirilmesi mümkün olmayan risk etmenleridir.</p>
<p>Değiştirilebilecek etmenler: Sigara içme, yüksek kolesterol, yüksek kan basıncı, şeker hastalığı, şişmanlık, çok yağlı beslenme ve hareketsizlik.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com" rel="nofollow"><img class="aligncenter" title=" enfaktüs, enfaktüs nedir, enfaktüs ne demek, enfaktüs ile ilgili bilgiler, enfaktüs hakkında bilgi, enfaktüs ne demektir, " src="http://www.hakkindabilginedir.com/resimler/enfarktus.jpg" alt="" width="394" height="381" /></a></p>
<h6>enfaktüs, enfaktüs nedir, enfaktüs ne demek, enfaktüs neye denir, enfaktüs hakkında, enfaktüs ile ilgili bilgiler, enfaktüs hakkında bilgi, enfaktüs ne demektir, enfaktüs anlamı, enfarktüs, enfarktüs nedir, enfarktüs ne demek, enfarktüs neye denir, enfarktüs hakkında, enfarktüs ile ilgili bilgiler, enfarktüs hakkında bilgi, enfarktüs ne demektir, enfarktüs anlamı, enfaktüs geçirmek, enfaktüs geçirmek nedir,</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/enfaktus-nedir+enfaktus-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sezeryanla Doğum</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/sezeryanla-dogum-nedir+sezeryanla-dogum-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/sezeryanla-dogum-nedir+sezeryanla-dogum-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 15:32:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sezeryanla Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Sezeryanla Doğum Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sezeryanla Doğum Hangi Şartlarda Yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[Sezeryanla Doğum Nasıl Oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[Sezeryanla Doğum Nasıl Yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[Sezeryanla Doğum Ne Demek]]></category>
		<category><![CDATA[Sezeryanla Doğum Ne Zaman Yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[Sezeryanla Doğum Neden Yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[Sezeryanla Doğum Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Sezeryanla Doğum Yaptıktan Sonra]]></category>
		<category><![CDATA[Sezeryanla Doğumun Nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=29334</guid>
		<description><![CDATA[Sezeryanla Doğum
Doğum bazı durumlarda bebeğin vajinal yol ile doğması mümkün olmaz. Bu gibi durumlarda  karın duvarı ve rahme yapılan cerrahi kesiden bebeğin doğumu gerçekleştirilir. Bu işleme sezeryan adı verilir.
Sezeryan ile doğumu gerektirecek pek çok neden olabilir.
Sezeryan ne zaman yapılır?
Sezeryan ile doğum yapılmasını gerektirecek pek çok neden olabilir. Bunların bir kısmı anneye ait nedenler, bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sezeryanla Doğum</strong><br />
Doğum bazı durumlarda bebeğin vajinal yol ile doğması mümkün olmaz. Bu gibi durumlarda  karın duvarı ve rahme yapılan cerrahi kesiden bebeğin doğumu gerçekleştirilir. Bu işleme sezeryan adı verilir.</p>
<p>Sezeryan ile doğumu gerektirecek pek çok neden olabilir.</p>
<p><strong>Sezeryan ne zaman yapılır?</strong><br />
Sezeryan ile doğum yapılmasını gerektirecek pek çok neden olabilir. Bunların bir kısmı anneye ait nedenler, bir kısmı ise bebeğe ait nedenlerdir. Bazı durumlarda doğumun sezeryan ile gerçekleşmesi doğum başlamazdan önce kararlaştırılırken, bazı durumlarda ise doğum eylemi sırasında çıkan problemlerden dolayı sezeryan ile doğum kararı alınabilir.</p>
<p>Bazen gebenin kendisi sezeryan ile doğum yapmak isteyebilir , bu kompleks kararın mutlaka doktor ile tartışılıp karar varılması gerekir</p>
<p><strong>Çoğul Gebelik</strong><br />
Karnında iki veya daha fazla bebek taşıyan kadınların bir kısmının sezeryan ile doğurtulması gerekir. Eğer çoğul gebelikte doğum çok erken haftalarda gerçekleşiyorsa veya bebeklerin rahim içindeki pozisyonları uygun değilse doktor  sezeryan ile doğumu tercih edecektir. Çoğul gebeliklerde bebek sayısı arttıkça ( ikiz, üçüz, dördüz gibi)  sezeryan ile doğum ihtimalide artacaktır.</p>
<p><strong>İlerlemeyen Doğum Eylemi</strong><br />
Sezeryan ile doğumların yaklaşık üçte biri  doğum eyleminin normal şekilde ilerlememesi nedeni ile yapılır. Bu gibi doğumlarda gerçekleşen rahim kasılmaları rahim ağzını istenildiği şekilde açıp bebeği ilerletemez. Bu gibi durumlarda doktorunuz bazı ilaçlar yardımı ile doğumu hızlandırmayı deneyebilir. İstenilen ilerlemenin sağlanamadığı durumlarda ise doktorunuz sezeryan ile doğumu tercih edecektir.</p>
<p><strong>Bebek ile ilgili sıkıntılar</strong><br />
Bazı doğumlarda bebek sıkıntıya girebilir ve sezeryan ile doğum gerekebilir. Bunun en sık nedenlerinden biri göbek kordonunun sıkışması ve plasentadan bebeğe yeterli kan gidememesidir. Bazı doğumlarda ise fetal monitörde bebeğe ait anormal kalp atımları tespit edilip sezeryan kararı alınabilir.</p>
<p><strong>Olası diğer sezeryan nedenleri</strong><br />
- Bebeğin iri olması<br />
- Bebeğin ters gelmesi<br />
- Annedeki bazı enfeksiyonlar</p>
<p><strong>Plasenta ile ilgili problemler</strong><br />
Plasenta previa : plasentanın bebekten daha aşağı konumda , rahim ağzını kapatacak şekilde yerleşmiş olmasıdır. Bu durum bebeğin rahimden çıkmasına engeldir. Plasenta dekolmanı da karşılaşılabilecek diğer bir plasentaya ait problemdir. Bebek doğmazdan önce plasentanın rahim duvarından ayrılması ve bebeğin oksijensiz kalması demektir. Yukarıda anlatılan iki durumda da şiddetli kanama olabilir ve doğumun sezeryanla yapılması gerekebilir.</p>
<p><strong>Daha önce sezeryanla doğum</strong><br />
Daha önce sezeryanla doğum yapmış olmanız bu seferki doğumunuz gerçekleşme şeklini etkileyecektir. Daha önceki doğumu sezeryanla gerçekleşmiş kadınların vajinal yolla doğum yapma şansları vardır . Vajinal yolla doğum yapıp yapamayacağınıza  doktorunuzun karar verecektir. Daha önceki sezeryanda rahme yapılan kesik klasik  olarak tanımlanan şekilde ise vajinal doğumda rahminizin yırtılma ihtimali vardır ve doktorunuz sezeryan ile doğumu tercih edecektir.</p>
<p><strong>Operasyon</strong><br />
Pek çok hastanede eşiniz ameliyathanede yanınızda bulunmasına izin verilir. Bazı durumlarda sezeryan kararı acilen alınır ve önceden hazırlık yapma fırsatı olmaz.</p>
<p><strong>Hazırlık</strong><br />
Sezeryan öncesi bir hemşire sizi ameliyata hazırlayacaktır.Mide asidini azaltmak amacı ile antiasit bir şurubu içmeniz istenebilir. Bu anestezi sırasında akciğerlerinize kaçabilecek mide sıvısının vereceği zararı azaltmak içindir. Daha sonra karnınız yıkanır ve ameliyat sahası tıraş edilir. Mesanenizin ameliyat sırasında zedelenmesi ihtimalini azaltmak için bir idrar sondası takılır , kol veya elinize bir serum takılır. Gerekli ilaç ve sıvılar bu serum yolu ile size verilecektir</p>
<p><strong>Anestezi</strong><br />
Cerrahi işlem sırasında ağrı duymamanız için anestezi uygulanacaktır. Genel anestezi uygulandığı takdirde işlem sırasında uykuda olacak ve hiçbir şey hatırlamayacaksınız. Epidural anestezi veya spinal anestezi uygulandığı durumlarda ise operasyon sırasında uyanık olacaksınız fakat ağrı duymayacaksınız</p>
<p>Epidural anestezi , belinize yerleştirilen çok ince bir tüp vasıtası ile uygulanır. Bu tüp birkaç gün takıldığı yerde kalabildiği için gerekli ilaçlar daha sonra bu yolla tekrar verilebilir. Bu anestezi türünde vücudunuzun alt yarısı uyuşur.<br />
Spinal anestezi de epidural anesteziye benzer şekilde vücudun alt yarısını uyuşturur. Bu uygulamada ilaç direkt olarak omuriliğin etrafında bulunan sıvıya verilir.</p>
<p>Uygulanacak anestezi tipinin seçimi pek çok faktöre bağlıdır. Bu seçim yapılırken bebeğinizin ve sizin sağlık durumunuz göz önüne alınır. Anestezi doktoru bu seçim işlemi sırasında sizinle de görüşüp isteklerinizi göz önüne alacaktır.   .</p>
<p><strong>Doğum</strong><br />
Doktorunuz karın duvarınıza bir kesik yaparak karın boşluğunuza ulaşacaktır. Bu kesik çatı kemiğinizin ( pubis ) hemen üstünde ve yere paralel olabileceği gibi , göbek ile çatı kemiğiniz arasında da yapılabilir. Daha sonra karın ön duvarındaki kaslara ulaşılarak kenara çekilirler. Genelde kas dokusuna kesik yapmak gerekmez. Daha sonra rahim duvarınıza bir kesik yapılarak bebeğe ulaşılır. Rahim duvarındaki kesikte aynı karın duvarında olduğu gibi yatay veya düşey olarak yapılabilir. Bu kesiğin tipini doktorunuz sezeryanın yapılış nedenine göre belirleyecektir..</p>
<p>Rahminize yapılacak kesik için genelde tercih edilen yatay kesiktir. Bu tür kesilerde kan kaybı daha az olur ve yara iyileşmesi daha iyi olur. Bebeğin çok ufak olması gibi bazı özel durumlarda dikey rahim kesisi tercih edilecektir.<br />
Yapılan kesiden bebek doğurtulur ve daha sonra  göbek kordonu kesilerek plasenta çıkarılır. Bu aşamadan sonra rahim ve karın duvarını oluşturan tabakalar , vücutta kendi kendine eriyen dikiş malzemeleri ile kapatılır.</p>
<p><strong>Komplikasyonlar</strong><br />
Diğer cerrahi girişimler gibi sezeryan ile doğum da riskler içerir. Bu problemler az sayıdaki kadında oluşur ve genellikle kolay tedavi edilirler.:<br />
- Rahim ve etrafındaki diğer organlar  veya cilt kesisi iltihaplanabilir.<br />
- Bazen kan naklini gerektirecek seviyede kanama olabilir.<br />
- Bacaklarınızda , leğen kemiğinin içindeki organlarda veya akciğerlerinizde kan pıhtıları oluşabilir.<br />
- Mesane veya bağırsaklarınız zedelenebilir.<br />
- Ameliyat sırasında kullanılan anestetik madde veya ilaçlara alerjik reaksiyonlar gösterebilirsiniz.</p>
<p><strong>Doğumdan sonra</strong><br />
Eğer sezeryan sırasında uyanık iseniz bebeğinizi hemen görebilirsiniz. Operasyonun tamamlanmasından sonra ayılma odasına veya direkt kendi odanıza alınırsınız. Kan basıncınız, nabzınız , solunumunuz ve karnınız düzenli aralıklarla kontrol edilecektir.</p>
<p>Bebeğinizi emzirmeyi planlıyorsanız bunu ameliyattan çok kısa bir süre sonra gerçekleştirebilirsiniz<br />
Sezeryan sonrası bir süre yatakta kalmanız istenecektir. Yataktan ilk birkaç kalkışınızda yanınızda hemşire veya bir başka erişkinin olması  uygun olacaktır.</p>
<p>Sezeryandan kısa bir süre sonra idrar sondanız çıkarılacaktır. Ağız yolu ile gıda almaya başlayana kadar damar yolunuzdan serum verilecektir. İlk birkaç gün ameliyat yeriniz ağrıyacaktır. Bu ağrıyı azaltmak için doktorunuz ağrı kesici ilaçlar önerecektir. Eğer sezeryan epidural anestezi ile yapılmış ise ağrı kesici ilaçlar birkaç gün süre ile epidural kateterinden verilebilir</p>
<p>Doğumdan sonra hastanede 1-2  gün kalmanız istenir. Bu süreyi sezeryanın yapılış nedeni ve sizin toparlanma süreciniz belirleyecektir. Eve çıktıktan sonra kendinize dikkat etmeniz ve fizik aktivitenizi sınırlamanız gerekebilir.</p>
<p><strong>Eve çıktıktan sonra</strong><br />
Karın duvarınızın iyileşmesi bir iki hafta sürecektir. Bu sürede<br />
- Özellikle emzirme esnasında hafif kramplar<br />
- 4-6 hafta süre ile kanama veya akıntı<br />
- Kan pıhtıları ve kramplar<br />
- Kesi yerinde ağrı görülebilir.</p>
<p>Enfeksiyonu engellemek açısından :  birkaç hafta süre ile cinsel ilişkide bulunmayın ve vajinaya hiçbir şey koymayın. Ağır fizik aktivitelerden kaçının. Ateş, aşırı kanama veya ağrının şiddetlenmesi gibi durumlarda doktorunuzu arayın.</p>
<p><strong>Netice olarak</strong><br />
Doğumun sezeryan ile yapılması için bir çok neden vardır.bu konuda aklınıza takılanları ve endişelerinizi doktorunuzla konuşun.</p>
<p><strong>Sözlük</strong><br />
Fetal Monitör: Annenin rahim kasılmaları ve bebeğin kalp atım hızını gösteren alet<br />
Göbek Kordonu: bebeği plasentaya bağlayan ve içinde kan damarları olan  kordona benzeyen yapıdır.<br />
Makat geliş: Bebeğin kalça veya ayakları ile doğduğu durum.<br />
Plasenta: Besin maddelerinin anneden bebeğe , atık maddelerin ise bebekten anneye iletilmesini sağlayan organ. Eş adı da verilir. Rahim ağzı: Rahmin vajinaya açılan kısa ve dar uç kısmı .</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com" rel="nofollow"><img class="aligncenter" title="sezeryanla doğum, sezeryanla doğum nedir, sezeryanla doğum ne demek, sezeryanla doğum nasıl yapılır, sezeryanla doğum hakkında bilgiler, sezeryanla doğum neden yapılır, sezeryanla doğum hangi şartlarda yapılır, sezeryanla doğumun nedenleri, sezeryanla doğum yaptıktan sonra, sezeryanla doğum ne zaman yapılır, sezeryanla doğum nasıl oluyor," src="http://www.hakkindabilginedir.com/resimler/sezeryan-dogum.jpg" alt="" width="225" height="248" /></a></p>
<h6>sezeryanla doğum, sezeryanla doğum nedir, sezeryanla doğum ne demek, sezeryanla doğum nasıl yapılır, sezeryanla doğum hakkında bilgiler, sezeryanla doğum neden yapılır, sezeryanla doğum hangi şartlarda yapılır, sezeryanla doğumun nedenleri, sezeryanla doğum yaptıktan sonra, sezeryanla doğum ne zaman yapılır, sezeryanla doğum nasıl oluyor,</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/sezeryanla-dogum-nedir+sezeryanla-dogum-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiyede Eşcinsellik</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/turkiyede-escinsellik-nedir+turkiyede-escinsellik-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/turkiyede-escinsellik-nedir+turkiyede-escinsellik-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 22:13:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık - Soru Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Seksüel]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyede Eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyede Eşcinsellik Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyede Eşcinsellik Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyede Eşcinsellik İle İlgili Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyede Eşcinsellik Nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=29235</guid>
		<description><![CDATA[Türkiyede Eşcinsellik
Kişinin cinsel ilgi ve isteğinin kendisiyle ayni cinsten kişilere dönük olduğu cinsel yönelimin adıdır. Eşcinsel kelimesi, kendi cinsinden hoşlananlara verilen genel bir addır. Erkek eşcinsellere (aynı zamanda tüm eşcinselleri niteleyen) &#8220;gay&#8221;, kadın eşcinsellere &#8220;lezbiyen&#8221; denir. Sadece kendi cinsine yönelenlere &#8220;homoseksüel&#8221;, hem karşı cinsine, hem kendi cinsine yönelenlere de &#8220;biseksüel&#8221; denir.
Günümüzde durum
Günümüzde eşcinsellik ne bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com" rel="nofollow"><img class="alignright" title=" türkiyede eşcinsellik, türkiyede eşcinsellik nedir, türkiyede eşcinsellik ile ilgili bilgiler, türkiyede eşcinsellik hakkında bilgi, " src="http://www.hakkindabilginedir.com/resimler/escinsel.jpg" alt="" width="111" height="84" /></a><strong>Türkiyede Eşcinsellik</strong><br />
Kişinin cinsel ilgi ve isteğinin kendisiyle ayni cinsten kişilere dönük olduğu cinsel yönelimin adıdır. Eşcinsel kelimesi, kendi cinsinden hoşlananlara verilen genel bir addır. Erkek eşcinsellere (aynı zamanda tüm eşcinselleri niteleyen) &#8220;gay&#8221;, kadın eşcinsellere &#8220;lezbiyen&#8221; denir. Sadece kendi cinsine yönelenlere &#8220;homoseksüel&#8221;, hem karşı cinsine, hem kendi cinsine yönelenlere de &#8220;biseksüel&#8221; denir.</p>
<p><strong>Günümüzde durum</strong><br />
Günümüzde eşcinsellik ne bir hastalık ne de ahlaki bir yoksunluk olarak kabul edilmektedir. Toplumdaki bir azınlığın sevgiyi ve cinselliği ifade ediş tarzıdır. Gaylerin ve lezbiyenlerin, ruhsal olarak sağlıklı oluşu birçok araştırma ile belgelenmiştir.</p>
<p>Eşcinselliğin bir hastalık veya ahlaksızlık olduğu varsayımı, bu azınlığa dahil bireyler için kendini ifade etme, sevme ve insanlığa bağlılığın en derin formlarını acı çektirici bir suçlanma ve kendinden nefret etme yoluyla bu an bir duygusal, sevisel ve spiritüel hapishane yaratır.</p>
<p>Tıp ve psikoloji alanlarında eşcinsellik bir sapıklık ve ruhsal bozukluk olarak kabul edilmese de, toplumun genelinde eşcinselliğe hâlâ bir sapıklık olarak bakılmakta ve eşcinsel bireyler dışlanmaktadır. Bu da kişiyi bunalım sürecine sokmakta ve en kötüsü intihar eğilimine itmektedir. Özellikle geleneksel ve manevi değerleri kuvvetli olan toplumlar eşcinsellere &#8220;öteki&#8221; olarak bakmaktadır. Bu toplumlarda cinsel roller daha çocukluktan itibaren belirlenmekte ve heteroseksüel ilişkinin dışındaki ilişkiler onaylanmamaktadır.<br />
<strong><br />
Eşcinsellik değiştirilebilir mi?</strong><br />
Heteroseksüelliğe (karşı cinsellik) dönüşme isteği ile ilgili bazı analitik yaklaşım ve davranışçı terapiler mevcut olup başarıları oldukça şüphelidir. Bu terapiler eşcinselliği heteroseksüellikten daha az arzulanır hale getirmeye ya da eşcinsellikten alınan zevki azaltmaya yöneliktir; gerçekten iyi motive edilmiş bir grupta bile kişinin cinsel ve duygusal yöneliminin değiştirilemeyeceği ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Bilim adamları ve doktorlara göre eşcinselliği heteroseksüelliğe dönüştürmeye çalışmak, toplumun bu konudaki olumsuz tutumuna katkıda bulunmaktır; kişi aslında bu dönüşümü gerçekten istememekte, ama baş edemediği çeşitli baskılar nedeniyle istemektedir. Günümüzde doktorlar ayrıca dönüşüm amacıyla yapılacak terapinin doğal olamayacağını savunmaktadır.</p>
<p>Terapistler toplum baskısı ve başvuran için en iyisini yapma konusunda bir ikilem içinde olabilir. Eşcinselliği kabullenme başvuran için bir seçenek olarak sunulmalıdır. Psikoterapistler, başvuranın o anda üstündeki baskıları ve neden başvuruda bulunduğunu ortaya çıkarmalı ve terapinin hedefini netleştirmelidir. Örneğin bazıları terapistlere yalnızca güvence ya da izin almak için gelmiş olabilir.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de eşcinsellik</strong><br />
Eşcinsellik dünyanın farklı yerlerinde benzer yaygınlıkta görülürken, kimi toplumlarda bu kavram tümüyle yok sayılır. Bazı toplumlar diğerlerine göre daha kabul edicidir. Batılı gelişmiş ülkelerde oldukça iyi örgütlendikleri görülen eşcinseller bu sayede kendi haklarını koruyabilmekte, karşılaştıkları sorunlarla (izolasyon, iş bulma güçlüğü, eşcinsellere özel eğlence yerleri) daha kolay başa çıkabilmektedirler. Terapistler de bu tür organizasyonları hem eşcinsellerin hem de ailelerinin sorunlarının çözümünde destek amaçlı kullanmaktadırlar (Davies). Ayrıca bu ülkelerdeki eşcinseller kendilerine özgür cinsellik, daha sosyal bir hayat vs. gibi özelliklerin görüldüğü bir alt kültür oluşturmuşlardır.</p>
<p>Türkiye eşcinseller açısından bakıldığında daha çok reddedici ülkeler grubuna yakın görünmektedir. Bu tür toplumlarda &#8220;cinsiyet rolleri&#8221; (gender roles) kesin sınırlarla ayrılmıştır ve kadınsı davranan erkeklere tepki vardır. Karşı cinse ait davranışlar göstermekle eşcinsellik eş tutulur. Hatta maço kültürlerde &#8220;aktif&#8221; rolde cinsel ilişki çoğunlukla erkek baskınlığının bir özelliği gibi görülür ve &#8220;pasif&#8221; roldekiler eşcinsel olarak nitelenir. Halbuki, aktif veya pasif rolde olmak, eşcinsel ilişkinin varlığını yani aynı cinsiyetle cinsel ilişkiye girildiği gerçeğini değiştirmez. Birçok eşcinsel, ülkemizde hala çok önemsenen evlilik, çocuk sahibi olmak, din ve ahlaki değerlerin baskısı altında ciddi içsel çatışmalar ve sosyal baskılarla karşılaşmakta ve kişi kendisini eşcinsel olarak nitelemekte bile güçlük çekmekte, diğer bir deyişle &#8220;kendini bulma&#8221; süreci çok daha zor ve uzun olmakta ve homofobik özelliklerin yerleşimi kaçınılmaz olmaktadır. Daha önce sözü geçen, batılı ülkelerdeki eşcinsel destek kuruluşlarından yoksun olan bu grup daha sıkıntılı ve depresif, yer altında kalmış bir alt kültürü yaşamaya mahkum kalmaktadır.<br />
Türkiye&#8217;de yaşayan eşcinseller din,gelenek ve görenek çatışması altındadır. Bu da cinselliğini doyasıya yaşayamamak sonucunda sanatta,sporda ve benzeri dallarda başarılı olmayı getirmiştir.<br />
<strong><br />
Türkiye&#8217;de yasal mevzuat açısından eşcinsellik</strong><br />
Türkiye&#8217;de mevcut tüm kanunlarda eşcinsellik yönünden bir düzenleme bulunmamaktadır. Aşağıda belirtilen haller dışında iki ve/veya daha fazla kimsenin cinsel ilişkide bulunmaları heteroseksüel ya da eşcinsel farketmeksizin kanuni düzenlemeler yönünden suç teşkil etmemektedir:</p>
<p>* Türk Ceza Kanunu<br />
o 18 yaşını doldurmayanlarla (anal veya vajinal) cinsel ilişkide bulunmak<br />
o Irza tasaddi konumunda kalsalar dahi 15 yaşından küçüklerle yapılan her türlü cinsel temas (oral seks, sürtünme vb.)<br />
o Umuma açık yerlerde ve başkalarının da görebileceği şekilde uygunsuz davranış ve ilişkilerde bulunmak</p>
<p>* Türk Medeni Kanunu<br />
o Eşcinsellik boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir. Eşcinsel olan eşin sırf bu gerekçeyle evlilik içerisinde kusurlu sayılması kabul edilmiştir.</p>
<p>* Askerlik Kanunu<br />
o Eşcinsel olmak askerlik yapmaya engeldir.<br />
o Kişinin askerlik görevini ifa ederken askeri ortamda ilişkide bulunulması halinde &#8220;emre itaatsizlikte ısrar&#8221; suçu; eğer kendinden alt rütbede olan biriyle ilişki kurmuş ise &#8220;memuriyet nüfuzunu kötüye kullanma&#8221; suçu işlemiş sayılmaktadır.</p>
<p><strong>Eşcinsellik ve AIDS</strong><br />
Yurt dışında yapılan bir çok anket göstermektedir ki eşcinseller partner anlamındaki eşlerine daha sadık oldukları için . bilimsel değer olarak normal aidsli hasta % sine göre, eşcinsel aidsli hasta % si daha düşük olduğu bilimsel olarak ölçümlenmiştir. Ayrıca, Afrika&#8217;nın AIDS oranları açısından en yüksek bölge olması gerçeği, bir zamanlar sıkça duyulan, AIDS&#8217;i eşcinsellerin yaydığı düşüncesini açıkça çürütmüştür. Türkiye&#8217;deki toplum önyargıları ise eşcinsel kişileri birliktelikten uzaklaştırıp tek geceli ilişkilere (gizli ilişkiye girme) ye zorlamıştır. Bu da gelecekte AIDS tehlikesindeki oranı artırabilir.</p>
<h6>türkiyede eşcinsellik, türkiyede eşcinsellik nedir, türkiyede eşcinsellik hakkında, türkiyede eşcinsellik ile ilgili bilgiler, türkiyede eşcinsellik hakkında bilgi,</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/turkiyede-escinsellik-nedir+turkiyede-escinsellik-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
