<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hakkında Bilgi &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/category/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com</link>
	<description>Hakkında Bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 11:38:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kist nedir ve Kist Çeşitleri</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kist-cesitleri-ve-kist-nedir+kist-cesitleri-ve-kist-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kist-cesitleri-ve-kist-nedir+kist-cesitleri-ve-kist-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 21:42:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolata kisti nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Dermoit kist]]></category>
		<category><![CDATA[Kist]]></category>
		<category><![CDATA[Kist anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Kist belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kist bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Kist çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kist hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Kist hidatik nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Kist ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Kist ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[Kist nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Kist tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kist türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kist ve tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kistik higroma nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Kistler]]></category>
		<category><![CDATA[Kistlerin Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Over kist]]></category>
		<category><![CDATA[Over kistler]]></category>
		<category><![CDATA[Penkreas kisti nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tükrük bezi kisti nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ kisti nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Yumurtalık kisti nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36358</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Kist nedir Kist çeşitleri Kist hidatik Yağ kisti Kistik higroma Dermoit kist Tükrük bezi kisti Bilek eklem kistleri Penkreas kistleri Polikistik böbrek Yumurtalık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#kist-nedir" title="Kist nedir">Kist nedir</a> </li><li> <a href="#kist-cesitleri" title="Kist çeşitleri ">Kist çeşitleri </a> </li><li> <a href="#kist-hidatik" title="Kist hidatik">Kist hidatik</a> </li><li> <a href="#yag-kisti" title="Yağ kisti">Yağ kisti</a> </li><li> <a href="#kistik-higroma" title="Kistik higroma">Kistik higroma</a> </li><li> <a href="#dermoit-kist" title="Dermoit kist">Dermoit kist</a> </li><li> <a href="#tukruk-bezi-kisti" title="Tükrük bezi kisti">Tükrük bezi kisti</a> </li><li> <a href="#bilek-eklem-kistleri" title="Bilek eklem kistleri">Bilek eklem kistleri</a> </li><li> <a href="#penkreas-kistleri" title="Penkreas kistleri">Penkreas kistleri</a> </li><li> <a href="#polikistik-bobrek" title="Polikistik böbrek">Polikistik böbrek</a> </li><li> <a href="#yumurtalik-kistleri" title="Yumurtalık kistleri">Yumurtalık kistleri</a> </li><li> <a href="#cikolata-kistleri" title="Çikolata kistleri">Çikolata kistleri</a> </li></ul></div><p><a name="kist-nedir"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Kist nedir</code>

<br />
Doğuştan olan veya sonradan çeşitli sebeplerle ortaya çıkan ve vücudun birçok yerinde görülebilen, içinde genellikle yağ gibi bir sıvı veya yarı sıvı bir madde bulunan bir çeşit kese. Kistler bir nohut büyüklüğünden, bir çocuk başı, hatta daha büyük cesametlere kadar olabilir. Vücutta görülebilen çok çeşitli kistler vardır: </p>
<p><a name="kist-cesitleri"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Kist çeşitleri </code>

<br />
<a name="kist-hidatik"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Kist hidatik</code>

: Ekinokokkus granülosus isimli köpek tenyasının sebeb olduğu bir paraziter hastalıktır. Bu parazitin yumurtaları kedi, köpek gibi hayvanlardan ağız yolu ile insanlara geçmekte ve barsakta açılan yumurtalar, kan yoluyla vücudun çeşitli organlarına gidip oralarda kistleşmektedirler. Bu kistler, parazitin ara şekilleridir. Bu hastalık insanlara bulaştığı gibi, koyun, keçi, inek gibi hayvanlara da bulaşabilmekte ve bu hasta hayvanların hastalıklı organlarını yiyen köpeklere geçmek suretiyle, parazit olgunlaşmakta ve köpeklerde küçük bir tenya halinde yaşamaktadır. Kisthidatik en çok karaciğer ve akciğerde görülmektedir. Ayrıca dalak, beyin, pankreas, böbrek gibi organlara da yerleşebilmektedir. Kistler yavaş yavaş büyürler. Karaciğerdeki kist büyüdükçe etrafına baskı yapmaya başlar ve ana safra yollarını tıkarsa sarılılığa yol açar. Bu kistler patlarsa, acil cerrahi müdahale gerekir. Kisthidatik zamanla kireçlenebilir ki, bu durumda tehlikesi azalır. Bu kistin içinde kaya suyu denen bir sıvı vardır. Bu sıvının içinde kız veziküller ismi verilen kist taslakları yüzmektedir. Kist hidatik bazan elle fark edilecek kadar büyük ve sathi (yüzeysel) olabilir. Ultrasonografi metodu ile (ses dalgaları vasıtasıyla yapılan bir inceleme) kesin teşhis konur. Tedavisi cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Bazı antiparaziter ilaçlar da kullanılmaktadır. Hastalıktan korunmak için; sebzeler iyice yıkanmadan yenmemeli, kedi ve köpeklerle oynamamalı, başıboş köpeklerle mücadele edilmeli, hastalıklı hayvanların ciğerleri köpeklere yedirilmemelidir. Kist hidatik karaciğerde olduğu gibi akciğerde de yerleşebilir. Öksürük, balgam, bazan kanlı balgama yol açar. Fazla büyürse nefes almayı biraz zorlaştırır. İltihaplanabilir, patlayabilir. Patlarsa ağız yoluyla boşalarak kendiliğinden iyileşebilir, tedavisi cerrahidir. Akciğer röntgenlerinde sınırları gayet düzgün, yuvarlak bir görünüm arz eder. </p>
<p><a name="yag-kisti"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Yağ kisti</code>

: Derideki yağ bezelerinin ağızlarının tıkanması neticesi yağ salgısının birikmesiyle ortaya çıkar. Yağ bezlerinin çok olduğu saçlı deri en çok görüldüğü yerdir. Hafif serttirler, yuvarlak ve kısmen hareketlidirler. İçinde sebum denilen kötü kokulu sakızımsı bir madde vardır. Tedavisi, cerrahi olarak çıkarılmalarıdır. </p>
<p><a name="kistik-higroma"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Kistik higroma</code>

: Doğuştan olan lenf yollarının kistik bir genişlemesidir. En çok boyunda görülür. Bastırmakla küçülür, portakal veya çocuk başı büyüklüğünde olabilirler. Tedavisi, cerrahidir. </p>
<p><a name="dermoit-kist"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Dermoit kist</code>

: Doğuştan bir rahatsızlık olup, çocuklukta ortaya çıkan ve saçlı deri ve alında orta çizgi üzerinde, gözlerin dış kenarlarında ve dil altında sık olarak görülür. Bunlar üzerini örten deriye yapışmazlar. Tedavisi cerrahi olarak çıkarılmalarından ibarettir. </p>
<p><a name="tukruk-bezi-kisti"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Tükrük bezi kisti</code>

 (kurbağacık): Dil altı tükrük bezlerinin salgı kanallarının tıkanmasından doğar 1-8 cm çapında olabilir. Mavimtrak renkte ve saydamdır. Gergin ve duvarı incedir. Çiğneme sırasında bazan hacmi büyür. Tedavisi cerrahidir. </p>
<p><a name="bilek-eklem-kistleri"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Bilek eklem kistleri</code>

 (hygroma): Mafsalların önünde veya yanında bulunan sıvı keseciklerin içinde fazla miktarda berrak veya sarımtrak bir sıvının toplanmasıyla meydana gelirler. En çok bilek ekleminin sırt tarafında görülür. Bilek aşağı doğru bükülünce daha belirgin hale gelir. Bileğin hareketleri biraz ağrılı olabilir. Tedavisi, kesenin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. </p>
<p><a name="penkreas-kistleri"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Penkreas kistleri</code>

: Genellikle had pankreas iltihabından 3-4 hafta sonra ortaya çıkarlar. Pankreas sıvısı birikintileri ve hücresel artıklar pankreas kapsülü içinde çatlayıp, komşu organların dış zarlarıyla örtülerek bu kistleri meydana getirdiklerinden bunlara yalancı kist ismi verilir. Yırtılmaları tehlikeli olduğundan cerrahi olarak boşaltılmaları gerekmektedir. </p>
<p><a name="polikistik-bobrek"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Polikistik böbrek</code>

: Doğuştandır. İrsi olarak geçer ve genellikle bir ailenin birden fazla çocuğunda bulunabilir. Her iki böbrekte birden görülür, ancak bir böbrekte diğerinden daha ileri safhada bulunabilir. Bu hastalıkta farklı büyüklükte ve çok sayıda kist, yavaş yavaş normal böbrek dokusunu işgal ederek onun yerini alır. Böbrekler, normal büyüklüklerin birkaç katına erişmiş olup, içleri berrak veya kanlı bir sıvı taşıyan, üzüm salkımı manzarası gösteren kistlerle doludur. Hastalık erişkinlerde genellikle 40-50 yaşları arasında teşhis edilir. Hastalarda bel ve karın ağrıları, idrarda kan bulunması, tansiyon yüksekliği, böbrek yetmezliği, idrar miktarının fazlalığı, idrar yolları iltihaplanmaları, bulunabilir. Böbrek enfeksiyonları ve taş meydana gelmesi önlenmelidir. </p>
<p><a name="yumurtalik-kistleri"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Yumurtalık kistleri</code>

: Çeşitli yumurtalık kistleri vardır. Bunların içinde en çok görüleni folikül kistleridir, bunlar kirazdan yumruk büyüklüğüne kadar gelişebilir. Cidarları düz, içi saydam sıvı ile doludur, özel bir tedavi gerekmez, kendiliğinden gerilerler. Bazan yırtılabilirler, iç kanama yapabilirler. Yumurtalığın corpusluteum denen kistleri, gebelikte gelişebilir. 5-10 cm kadar büyürler, dış gebelikle karıştırılabilir. Tedavi gerektirmez. Yumurtalığın theca-lutern kistler, çocuk başı büyüklüğünde olabilirler. İki taraflıdırlar. Tedavi gerektirmez. </p>
<p><a name="cikolata-kistleri"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Çikolata kistleri</code>

 ise; rahim iç yüzünü örten dokunun yumurtalıklarda da yer alması neticesi, adet zamanlarında yumurtalıklarda da kanama olmasına bağlı olarak ortaya çıkarlar. Tedavileri ilaç, şua ve cerrahi yolla mümkündür. </p>
<h6>Kist, Kist nedir, Kist ne demek, Kist anlamı, Kist bilgi, Kist hakkında bilgi, Kist ile ilgili bilgi, Kist çeşitleri, Kistler, Kist türleri, Kist ve tedavileri, Kist tedavisi, Kist belirtileri, Over kist, Over kistler, Kist hidatik nedir, Çikolata kisti nedir, Yumurtalık kisti nedir, Penkreas kisti nedir, Tükrük bezi kisti nedir, Dermoit kist, Kistik higroma nedir, Yağ kisti nedir, Kistlerin Belirtileri,</h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcT76yucYAqEgbIgWSGzgkDEX8P9dPPqZ5czwwZummsJ7XBGIPP3" class="alignnone" width="342" height="148" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kist-cesitleri-ve-kist-nedir+kist-cesitleri-ve-kist-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kişniş Meyvesi</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kisnis-meyvesi-nedir+kisnis-meyvesi-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kisnis-meyvesi-nedir+kisnis-meyvesi-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 20:44:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Kişniş]]></category>
		<category><![CDATA[Kişniş anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Kişniş bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kişniş hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Kişniş ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Kişniş meyvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kişniş ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[Kişniş Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Kişnişin Faydası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36353</guid>
		<description><![CDATA[Kişniş nedir Familyası: Maydonozgiller (Umbelliferae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Bahçelerde yetiştirilir. Haziran-ağustos ayları arasında pembemsi-beyaz renkli çiçekler açan, 40-90 cm boylarında, kötü kokulu, genellikle nemli çayır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kişniş nedir</strong><br />
Familyası: Maydonozgiller (Umbelliferae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Bahçelerde yetiştirilir. Haziran-ağustos ayları arasında pembemsi-beyaz renkli çiçekler açan, 40-90 cm boylarında, kötü kokulu, genellikle nemli çayır ve sırtlarda rastlanan bir yıllık otsu bir bitki. Gövdeleri dik, üstte dallanmış, silindir şeklinde, içi dolu ve üstü çizgilidir. Yapraklar açık yeşil renkli ve tüylüdür. Alt yapraklar uzun saplı ve 3 parçalıdır. Çiçekler dalların uçlarında, şemsiye durumunda toplanmıştır. Şemsiye uzun saplı, 3-8 kolludur. Çiçekler, beyaz veya pembemsi renkli olup çiçek parçaları 5 parçalıdır. Erkek organlar 5 tane, dişi organlar ise 2 tane meyve yaprağından ibarettir. Meyve sarımsı esmer renkli, küre şeklinde, küçük serttir. Kokusu taze iken kötüdür. Akdeniz bölgesi bitkisidir. Tarlalarda yabani ot olarak yetişir. Ancak bahçelerde yetiştirilenler tohum ile üretilir. Mutedil, az alkali topraklarda yetiştirilmelidir.Toprak çok derin sürülmeli, kaba ve humusca zengin olmalıdır. Ekim sahası yabancı otlardan temizlenmelidir. Tohumlar, ilkbaharda veya sonbaharda ekilir. </p>
<p>Kullanıldığı yerler: Meyvelerinde nişasta, tanen, şekerler, sabit ve uçucu yağ vardır. İştah açıcı, barsak gazlarını giderici, teskin edici, baş dönmesine karşı kullanılır. Bir çay kaşığı dövülmüş tohum bir çay bardağı suda haşlanır. Günde bundan fazla alınması halinde dalgınlık ve sarhoşlukla başlayan bir zehirlenme yapar. Ayrıca şekercilik, konserve, gıda, kozmetik sanayiinde baharat olarak kullanılır. </p>
<h6>Kişniş, Kişniş nedir, Kişniş ne demek, Kişniş anlamı, Kişniş meyvesi, Kişniş bitkisi, Kişnişin faydası, Kişniş hakkında bilgi, Kişniş ile ilgili bilgi, </h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSxTDfprDFgZiIYdY7tar18eJtQU6s7SYdeUd0te1DtiUMmPGvKOA" class="alignnone" width="160" height="147" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kisnis-meyvesi-nedir+kisnis-meyvesi-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obezite nedir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/obezite-nedir+obezite-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/obezite-nedir+obezite-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Dec 2011 19:38:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aşırı Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Obez]]></category>
		<category><![CDATA[Obez çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Obez ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[Obez nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Şişmanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36190</guid>
		<description><![CDATA[Obezite nedir Obezite (şişmanlık), insan vücudunda yağ hücrelerinde depolanan doğal enerji rezervlerinin ciddî risk oluşturacak düzeyde artması ve sonuçta ölüm oranlarının kaçınılmaz olarak yükselmesi ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Obezite nedir</strong><br />
Obezite (şişmanlık), insan vücudunda yağ hücrelerinde depolanan doğal enerji rezervlerinin ciddî risk oluşturacak düzeyde artması ve sonuçta ölüm oranlarının kaçınılmaz olarak yükselmesi ile karakterize bir hastalıktır. Yağ dokusu rezervlerindeki bu artış kişinin biyolojik özellikleri, psikolojik yapısı ve çevresel faktörlerin henüz aydınlatılamamış karmaşık ilişkisi sonucunda ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Vücut ağırlığındaki fazlalığın Koroner kalp hastalıkları, Tip 2 Diyabet, İnme (beyin damarlarının tıkanması sonucunda gelişen felç), Uyku Apnesi, Osteoartrit ve Sosyal İzolasyon gibi ciddî hastalıklarla olan ilişkisi bilimsel çalışmalarla ispatlanmıştır. Obezite geleneksel yöntemler ile tedavi edilebilen basit bir fazla kilo sorunu değildir, yüksek sağlık riskleri taşıyan ciddî bir klinik hastalık ve tehlikeli bir toplumsal sağlık sorunudur.</p>
<p>Türkiye’de 10 erişkinden 4′ünün fazla kilolu, 3′ünün ise obez.Türkiye de bu salgından kaçamadığı için, Türk toplumu gün geçtikçe şişmanlıyor. “2009 yılında 199 ülkede yapılmış bir çalışmaya göre, dünyada 1, 5 milyar fazla kilolu, 502 milyon obez erişkinin olduğu görüyoruz. 18 yaş altında 170 milyon çocuk ise obez. 1970′lerden sonra bizde obezite artmıştır.</p>
<p>Türkiye’de her 3 kadından biri ve her 5 erkekten biri şişmandır. Türkiye’de şişmanlık son 10 yılda kadınlarda %65 oranında, erkeklerde ise %30 oranında artış gösterdiği saptanmıştır. Yeni yapılan bir çalışmada bölgelere göre şişmanlık en fazla İç Anadolu’da (yüzde 25 ), en az ise Doğu Anadolu’da (yüzde 17,2 ) saptanmıştır. Her 2 ev kadınından 1′inin şişman ve kadınların şişmanlığının tamamına yakınının da hastalık getiren ”elma” tipinde olduğu ortaya konmuştur. Türkiye’de her 3 kadın ve her 5 erkekten 1′inin şişman olduğu saptanmıştır.</p>
<p>Almanya’da yaşayan Türklerde 1997 yılında Giessen şehrinde yapılan bir araştırmada erkeklerde %21,4, kadınlarda ise % 47,6 oranında bulunmuştur. Bu oldukça yüksek bir orandır.</p>
<p>Şişmanlığın giderek artmasının nedeni fizik aktivitenin azalması veya hareketsizliğin giderek artmasına, beslenme alışkanlıklarındaki değişmeye, lezzetli ve yağ içeriği yüksek gıdalarla beslenmeye ve fast-food türü gıdalarla beslenmenin artmasına bağlanmaktadır.</p>
<p>Şişmanlıktan kurtulmak için; öğünler ve ara öğünleri atlamayın. Öğünlerinizi, azar azar ve sık tüketilecek şekilde düzenleyin. Diyet yapanlar genelde tüm gün boyunca aç kalıp, metabolizmalarını zayıflatırlar ve metabolizmanın en zor çalıştığı akşam saatlerinde çok daha fazla yemek tüketirler, buna paralel olarak hızlı bir şekilde kilo alırlar. Akşam yemekleri en geç 19.00-19.30 saatleri arasında yenilmelidir. Yeşil çay için ve bol bol yoğurt tüketin. Günde en az 2 litre su için. Tek tip beslenmeyin. Özellikle kepekli tahıl ürünlerini tercih edin.</p>
<h6>Obez, Obezite, Obezite nedir, Obez nedir, Obezite hakkında bilgi, Obezite ile ilgili bilgi, Obez ne demek, Şişmanlık, Kilo, Aşırı Kilo, Obez çocuk,</h6>
<p><a href="www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQOve0YNms21v4dlXVmkuGK3l6qX4JVUcaL9gx4eG7djgM9ykQNiA" class="alignnone" width="212" height="160" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/obezite-nedir+obezite-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda kusma ve sonrasında neler yapılmalı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/cocuklarda-kusma-ve-sonrasinda-neler-yapilmali-nedir+cocuklarda-kusma-ve-sonrasinda-neler-yapilmali-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/cocuklarda-kusma-ve-sonrasinda-neler-yapilmali-nedir+cocuklarda-kusma-ve-sonrasinda-neler-yapilmali-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2011 19:21:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde kusma]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk kusma]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda kusma]]></category>
		<category><![CDATA[İstifra]]></category>
		<category><![CDATA[Kusan çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[Kusma]]></category>
		<category><![CDATA[Kusmanın nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kusmaya karşı neler yapılmalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36035</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda kusma ve sonrasında neler yapılmalı Çocukta kusma. Kusma herhangi bir nedenle karın kaslarının kasılması ve midede bulunan sıvının gıdalarla birlikte ağızdan atılmasıdır. Bu durum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocuklarda kusma ve sonrasında neler yapılmalı</strong><br />
Çocukta kusma. Kusma herhangi bir nedenle karın kaslarının kasılması ve midede bulunan sıvının gıdalarla birlikte ağızdan atılmasıdır. Bu durum elbette normal bir durum değildir. Kusmanın neden gerçekleştiği, kusma ile birlikte başka belirtilerin olup olmadığı takip edilmelidir ve gerekli önlemler alınmalıdır.</p>
<p>Çocuk kusmalarinin sebepleri çok çesitlidir. Bunlar içinde oldukça tehlikeli olanlari da vardir.<br />
En sik görülen kusma sebeplerini söyle siralayabiliriz:<br />
• Atesli bir hastalikla birlikte ortaya çikan hazim bozuklugu.<br />
• Barsak dügümlenmesi.<br />
• Zehirli bir maddenin veya ilacin yutulmasi.<br />
• Sevmedigi ve istemedigi bir seyin zorla yedirilmesi.<br />
• Bozuk süt veya yiyecek verilmesi. </p>
<p><strong>Çocuklarda kusma tehlikeli midir?</strong><br />
Kusma tehlikeli değildir ancak kusmaya sebep olan etken tehlikeli olabilir. Bazı durumlarda kusma tamemen zararsızdır; Örneğin, yenidoğan bebeklerin beslenme sonrası kusması ve çocukların bazı besinleri istememesi ama zorla yedirilmesi durumunda görülen kusma. ( bu durumda çocuğun içi kalkmıştır) gibi kusmalar tehlikesizdir.</p>
<p>Ancak bazı durrumlarda kusma tehlikeli sayılabilir ve mutlaka doktor kontrolü gerekir.</p>
<p>Çocuklarda kusma;  hangi durumlarda doktora gidilmelidir.</p>
<p>Eğer kusma ile birlikte çocukta karın ağrısı, mide ağrısı varsa<br />
Çocukta sayıklama varsa<br />
Uykudan zor uyanıyorsa, sersemlemişse<br />
Kusmuğunda kan varsa<br />
Vücudu su kaybetmişse ( Vücudun su kaybettiğini alnamak için; tükrük salğısına bakılır, tükrük salgısı az ise su kaybetmiştir. Yine idrara az çıkıyorsa, idrarı çok sarı ve kokulu ise)<br />
Kusmuk çok şiddetli ise ve çocuk sık sık kusmuşsa<br />
Yukarıdaki durumlarda çocuk derhal doktora götürülmelidir.</p>
<p><strong>Çocukta kusma sonrası ne yapılır</strong>.<br />
- çocuk kustuktan hemen sonra bir şeyler yedirmeyin, en az bir saat midesi boş kalmalı<br />
- Bundan sonra bir çay bardağı veya yarım çay bardağı su verilir.<br />
- Suyu çıkarmazsa yarım çay bardağı su tekrar verilir.<br />
- Bundan sonra  azar azar kraker, bisküvü, kek gibi yiyecekler verilir. Çocuk isterse çorba, komposto, meyve suyu verilebilir.</p>
<p>Ancak çocuk ilk etapta verilen suyu kusarsa başka bir şey verilmez.</p>
<p>Yapılacak şey, Su verdikten 20 dk. sonra yarım çay bardağı  değil bir yemek kaşığı vermektir. Kusma görülmediği taktirde meyve suyu, yağsız süt, çorba gibi sulu gıdalar verilir.</p>
<p>Eğer yine kusarsa ilaç tedavisi gerektiği anlamına gelir.<br />
Mide bağırsak üşütmesi<br />
Virüsler yada bakterilerin etkisiyle meydana gelir.<br />
Halk arasında üşütme olarak adlandırılmasıyla birlikte, soğukta kalma sonucu olmaz.<br />
Mide- bağırsak yollarının virüs yada bakterilerin etkisiyle iltihaplanması durumudur.<br />
Mide  bağırsak üşütmesi belirtileri üşütme nedenleri:</p>
<p>Sadece karın ağrısı ile seyredebileceği gibi; kusma, ishal, bulantı da görülebilir. Bu belirtiler değişik şekillerde ortaya çıkabilir. İshal içinde balgam yada kan olup, olmadığına dikkat edilmelidir.</p>
<p>Mide bağırsak üşütmesi tedavisi(üşütme nasıl geçer):<br />
Hastalığın ağır olduğu durumlarda ve az ateş olması durumunda kan tahlili ve hastalığın mikrobiyolojik yönden incelenmesi hastalığa virüs yada bakterilerin mi sebep olduğu konusunda fikir verebilir.</p>
<p>Hastalığın virüslerle oluştuğu düşünülürse doktor herhangi bir ilaç vermeyebilir.  Ancak mikrobik olduğu düşünülürse antibiyotik tedavisi gereklidir.</p>
<p>Çocuklardaki karın ağrısında doktora danışmadan ağrı kesici ilaç kesinlikle verilmemelidir. Zira ağrıya sebep olan karın içindeki önemli bir bozukluğu baskılayarak geç tanınmasına sebep olur.</p>
<h6>Kusma, Çocuklarda kusma, Çocuk kusma, Kusan çocuklara, Kusmaya karşı neler yapılmalı, Kusmanın nedenleri, Bebeklerde kusma, İstifra, Çocuklarda mide üşütmesi, Çocuk mide üşütmesi</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/cocuklarda-kusma-ve-sonrasinda-neler-yapilmali-nedir+cocuklarda-kusma-ve-sonrasinda-neler-yapilmali-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemik Erimesi (Osteoporoz)</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kemik-erimesi-osteoporoz-nedir+kemik-erimesi-osteoporoz-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kemik-erimesi-osteoporoz-nedir+kemik-erimesi-osteoporoz-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Nov 2011 14:48:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik erimesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik erimesi belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik erimesi belirtileri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik erimesi hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik erimesi ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik erimesi nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik erimesi tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik erimesinin belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Osteoporoz]]></category>
		<category><![CDATA[Osteoporoz hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Osteoporoz ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Osteoporoz ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[Osteoporoz nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36017</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Osteoporoz nedir Osteoporoz hangi kemikleri etkiler Osteoporoz kimlerde daha sık görülür Osteoporoz tanısı nasıl konur Osteoporoz nasıl tedavi edilir Osteoporozdan korunma OSTEOPOROZ (KEMİK [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#osteoporoz-nedir" title="Osteoporoz nedir">Osteoporoz nedir</a> </li><li> <a href="#osteoporoz-hangi-kemikleri-etkiler" title="Osteoporoz hangi kemikleri etkiler">Osteoporoz hangi kemikleri etkiler</a> </li><li> <a href="#osteoporoz-kimlerde-daha-sik-gorulur" title="Osteoporoz kimlerde daha sık görülür">Osteoporoz kimlerde daha sık görülür</a> </li><li> <a href="#osteoporoz-tanisi-nasil-konur" title="Osteoporoz tanısı nasıl konur">Osteoporoz tanısı nasıl konur</a> </li><li> <a href="#osteoporoz-nasil-tedavi-edilir" title="Osteoporoz nasıl tedavi edilir">Osteoporoz nasıl tedavi edilir</a> </li><li> <a href="#osteoporozdan-korunma" title="Osteoporozdan korunma">Osteoporozdan korunma</a> </li></ul></div><p><strong>OSTEOPOROZ (KEMİK ERİMESİ)</strong><br />
Menopoz insan hayatında önemli değişkliklerin meydana gelmesine neden olur. Hem ruhsal hem de fiziksel bu değişiklikler temel olarak vücutta yumurtalıklardan salgılanan östrojenin azalması nedeniyle ortaya çıkar. Menopozla birlikte özellikle aşağıda anlatılacak olan risk faktörleri olanlarda kemik dokusu da kısa zamanda kalitesinden ödün vermeye başlayabilir. Menopozda olan kadınlar yaşamlarının geri kalan kısımlarında osteoporoza bağlı %50&#8242;lik bir kemik kırığı riski ile karşı karşıyadırlar. </p>
<p>Osteoporoz insan ömrünün giderek uzamasıyla birlikte ülkemizde de önemli bir sorun haline gelmiştir. </p>
<p><a name="osteoporoz-nedir"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Osteoporoz nedir</code>

?<br />
Osteoporoz, ya da daha çok bilinen adıyla &#8220;kemik erimesi&#8221;, kemiğin mineral içeriğinin azalması nedeniyle dayanıklığının azalması, yani kalitesinin düşmesidir. Vücutta kortikal kemik ve trabeküler kemik olmak üzere iki ayrı kemik türü vardır. Kortikal kemik tüm vücut kemiklerinin %80&#8242;ini oluştururken, trabeküler kemik, bir arıpeteği yapısında olan ve yüzey alanı daha geniş bir kemik türüdür. Trabeküler kemik omurgalarda ve uzun kemiklerin uç kısımlarında yeralır ve osteoporoza bağlı kırıklara en hassas bölgeler de buralarıdır. Kemikler sürekli olarak yapım-yıkım olaylarının ardarda devam etmesiyle yenilenen canlı dokulardır. Trabeküler kemiğin yapım-yıkım hızının kortikal kemiğe göre 4-8 kat daha hızlı olması bu kemikleri kırıklara daha hassas hale getirmektedir.</p>
<p>Kadınlarda 40 yaşına kadar yapım-yıkım olayı dengeli bir şekilde devam ederken, bu yaştan itibaren yıllık %0.5&#8242;lik bir oranda geri dönüşümsüz bir kemik kaybı olur. Bu, özellikle menopozdan itibaren daha da hızlanır ve menopozda olan bir kadın her yıl trabeküler kemiklerinin %5&#8242;ini ve tüm vücut kemik dokusunun %1-1.5&#8242;luk bir kısmını kaybeder. Bu kayıpılar 10-15 yıllık hızlı bir dönemden sonra oldukça azalır. İşte bu aşamaya kadar kaybedilen kemik dokusu miktarı kadının ileride kemik kırığıyla karşılaşıp karşılaşmayacağını belirleyen en önemli etkenlerden biridir. Zira bu süre içerisinde trabeküler kemiğin %50&#8242;si kortikal kemiğin ise %30&#8242;u kadar bir miktarı kaybedilmiş olabilir. </p>
<p><a name="osteoporoz-hangi-kemikleri-etkiler"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Osteoporoz hangi kemikleri etkiler</code>

?<br />
Osteoporoz en sık vücudun yükünü taşıyan ve trabeküler yapıda olan omurları etkiler. Tüm osteoporoz olgularının %47&#8242;si omurlarda, %20&#8242;si kalçada (uyluk kemiğinin baş kısmında), %13&#8242;ü bileklerde ve %20&#8242;si diğer kemiklerde görülür.<br />
Bunun sonucunda özellikle ileri yaşlarda omurlardaki çökme kırıklarına bağlı olarak boyda kısalma olabileceği gibi (bir kadının ileri yaşlarda boyu 15-20 cm&#8217;ye kadar kısalabilir!), hafif düşmeler sonucunda ya da kendiliğinden, başta kalçada olmak üzere diğer kemiklerde hayatı tehdid eden kırıklar meydana gelebilir.</p>
<p><a name="osteoporoz-kimlerde-daha-sik-gorulur"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Osteoporoz kimlerde daha sık görülür</code>

?<br />
Osteoporoz riski yaşla birlikte artar ve özellikle kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. İnce kemik yapısı olanlarda, ailesinde ve özellikle ailesindeki kadınlardan birinde kemik kırığı öyküsü ya da boyunda kısalma öyküsü bulunan kadınlarda, 45 yaşından önce kendiliğinden ya da ameliyatla yumurtalıkların alınması neticesinde menopoza giren kadınlarda, uzun süreli adet görememe şeklinde adet düzensizliği olan kadınlarda, gıdalarının kalsiyum içeriği az olan kadınlarda (en önemli kalsiyum kaynakları süt ve süt ürünleridir), yaşamlarında egzersize yer vermeyen, sigara içen, aşırı alkol kullanan kadınlarda, kortizon ve diğer bazı ilaçları kullanmak zorunda olanlarda ve başta hipertiroidi (tiroid hormonlarının yüksek olması) olmak üzere çeşitli hormonal hastalıklarda osteoporoz riski artmıştır.</p>
<p>70 yaşın üzerinde olan kadınların %21&#8242;inde hiçbir belirti olmasa da radyolojik olarak kırık yönünde değişiklikler gözlenir. Kalça kemiği kırıklarının riski menopozdan 10-15 yıl sonra artmaya başlar ve 90 yaşında bir kadının kalça kemiği geçirmiş olma olasılığı %20&#8242;dir. Bu kalça kırıklarının yaklaşık %15&#8242;i ilk üç ayda ölümle sonuçlanacak kadar ağırdır. Özellikle kalça kırıkları %50 kadında sakatlıkla sonuçlanır.</p>
<p><a name="osteoporoz-tanisi-nasil-konur"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Osteoporoz tanısı nasıl konur</code>

?<br />
Klasik radyolojik yöntemlerle (düz röntgen filmleriyle) osteoporoz tanısı koymak hatalıdır. Bunun yerine DEXA adı verilen özel yöntemle ve kemik tomografisi yöntemiyle vücudun en hassas kemikleri olan uyluk başı bölgesi, omurlar ve kol kemiklerinin incelemesi yapılır ve hassas bir şekilde tanı konabilir. Raporda &#8220;normal&#8221;, &#8220;osteopeni&#8221; (osteoporoz başlangıcı), &#8220;osteoporoz&#8221; ve &#8220;ileri derecede osteoporoz&#8221; olmak üzere farklı ifadeler kullanılabilir.<br />
Hiç bir şikayeti olmayan kadınlarda bile menopoza girdiklerinde bir kez ve daha sonra beşer yıllık aralıklarla kemik ölçümü önerilmektedir.</p>
<p><a name="osteoporoz-nasil-tedavi-edilir"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Osteoporoz nasıl tedavi edilir</code>

?<br />
Başlamış bir osteoporoz süreci sonucu kaybedilen kemiği yerine geri getirmek zordur. Ancak süreç bazı tedavilerle büyük oranda durdurulabilir. Bunun sonucunda ileri derecede osteoporoz olguları hariç, kırık oluşma riski de önemli derecede azalmış olur.</p>
<p>Östrojen tedavisinin süreci yavaşlattığı artık kesinlikle kanıtlanmıştır. Östrojen tedavisi alanlarda kol ve kalça kırıklarında %50-60 oranında azalma, beraberinde kalsiyum alımı da sağlandığında (kalsiyumdan zengin gıdalar alınması ve gerekli durumlarda ilaç şeklinde kalsiyum tedavisi) omurga kemiği kırıklarında %80&#8242;lik bir azalma beklenebilir. Bu, özellikle en az 5 yıllık bir tedavi sonrası etkili olur. </p>
<p>Östrojen tedavisinin etkili olabilmesi için tedavi devam etmelidir. Tedavi bırakıldığında osteoporoz süreci tedaviden önceki eski hızıyla devam eder. Progesteron tedavisi de kalsiyum metabolizması üzerindeki olumlu etkileriyle osteoporozun önlenmesine katkıda bulunur. </p>
<p>Kalsiyum emilimi yaşla birlikte azalır ve özellikle menopoz sonrası azalma daha belirgin olur. Kalsiyum dengesinin sağlanması osteoporoz engellenmesinde en önemli basamaklardan biridir. Ancak östrojenin az olduğu durumlarda kalsiyum ne kadar alınırsa alınsın etkili olmayabilir. Bu yüzden östrojen tedavisine ek olarak vücuda gıdalarla ya da ilaç verilmesi yoluyla günlük 1000 gram kalsiyum girişinin sağlanması önemlidir. </p>
<p>Östrojen tedavisinin sakıncalı olduğu durumlarda ise kalsitonin adlı ilaçtan faydalanılır.<br />
İlaç tedavisi dışında osteoporozun önlenmesi ya da ilerlemesinin durdurulması için yaşam tarzında da bazı değişiklikler yapılmalıdır. Günde en az 30 dakika olmak üzere, haftada 3 kez vücudu zorlamayan sporlar yapılması menopoz döneminde kemiğin mineral miktarını önemli ölçüde iyileştirir. Sigara ve alkol bırakılmalıdır. Dengeli bir diyetle yeterli kalsiyum alınması için gerekli değişiklikler yapılmalıdır.<br />
(Bundan sonrası farklı bir siteden alındı) (tolga  tan)</p>
<p><strong>Kimlerde risk vardır?</strong><br />
1-Kadınların;<br />
2-50 yaşın üstünde olanların;<br />
3-Menopoza girmiş olanlar;<br />
4-Erken menopoza girenler;<br />
5-Cerrahi menopoza girenler;<br />
6-Düşük kalsiyum içeren yiyeceklerle beslenenler;<br />
7-Erkeklerde erkek cinsiyet hormonu olan testosterondaki azalma;<br />
8-Fiziksel aktivitenin, hareketliliğin ve egzersizin az olması;<br />
9-Ailede osteoporozlu kimselerin bulunması;<br />
10-Kısa boylu, ince yapılı kişiler iri yapılı, kilolu kişilere göre daha fazla osteoporoz riski taşımaktadırlar;<br />
11-Beyaz tenli, açık renk gözlü olanlar;<br />
12-Sigara içenler, alkollü, kolalı ve kafeinli içecekleri çok fazla tüketenler;<br />
13-Kortikosteroidler, antikonvülzanlar, antikoagülanlar, tiroid ilaçları gibi bazı ilaçları uzun süreden beri yüksek dozda kullananlar;<br />
14-Şeker hastalığı, tiroid bezinin fazla çalışması, mide barsak operasyonu geçirmiş olanlar; hareketsizlik, felçler ve diğer bazı endokrin hastalıkları gibi bazı hastalıkların olması.</p>
<p>OSTEOPOROZUN BELİRTİLERİ<br />
-Bel ve sırt ağrısı. ağrı çoğu kez hareketle yük kaldırmakla başlar, ıstırahatla geçer.<br />
-Boyda kısalma,omugada kırık.<br />
-Sırtta kamburlaşma, omuzlarda yuvarlaklaşma.<br />
-El bileğinde kırık.<br />
-Kaburga kırıkları.<br />
-Kalça kemiğinde kırık.    </p>
<p>TEDAVİ<br />
Osteoporoz tedavisinde amaç, kemik kaybını önlemek, kemik kütlesini artırmak ve kırık oluşmasını önlemektir.<br />
Gelişme çağında kalsiyum, yeterli protein, karbonhidrat yağ gibi gıdaların dengeli bir şekilde alınması gerekir.<br />
Menopoz döneminde östrojen verilmesi, osteoporozun önlenmesinde tek başına en etkili tedavidir.<br />
Yaşam tarzında değişiklikler yaparak düşmeyi azaltacak önlemler alınmalı.<br />
Önerilen egzersiz proğramlarını uygulamaya çalışmalı.<br />
Kalsiyum ağırlıklı düzenli beslenilmelidir.<br />
İlaçları düzenli kullanılmalı ve düzenli doktor kontrolüne gidilmelidir.</p>
<p><a name="osteoporozdan-korunma"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Osteoporozdan korunma</code>

<br />
Osteoporozdan korunmanın başlıca yöntemi; Tepe kemik kütlesine erişinceye kadar olan dönemde güçlü, sağlam kemik yapıyı oluşturmak ve sonraki yaşlarda kaybı engellemektir.</p>
<p>Yeterli ve güçlü kemik kütlesine sahip olursak ileri yaşlardaki kaybımızı daha az problem ile atlatabiliriz. Kemik kütlesi genetik faktörlere bağlı olarak değişebilirse de yaşam biçimimizi akillıca düzenleyerek Osteoporozu yavaşlatabilir ve hatta engelleyebiliriz.</p>
<p>Daha sonraki hayatınızdaki kaybı en aza indirebilmek için 35 yaşına kadar mümkün olduğunca en yüksek kemik kütlesine sahip olabilecek önlemleri almalısınız.</p>
<p><strong>Aldığınız kalsiyum miktarını arttırın</strong><br />
Kalsiyum sadece kemik sağlığı için değil, diğer vücut fonksiyonları içinde gerekli bir mineraldir. Vücudumuz kanda belirli bir miktar kalsiyum bulundurmak zorundadır. Kaslarımızın kasılması, kalp ritmi ve normal kan akışkanlığı için kalsiyuma ihtiyaç vardır. Bunlar kalsiyumun kemik yoğunluğu üzerindeki etkisinden daha öncelikli fonksiyonlarıdır. Bu fonksiyonları yerine getirebilmek için yeterli kalsiyum almıyorsak vücudumuz depoları yani kemikteki kalsiyumu kullanacaktır.</p>
<p>Ne kadar kalsiyuma ihtiyacınız olduğu cinsiyetinize, yaşınıza ve Osteoporoz riskinize bağlıdır. Kalsiyum ihtiyacı ergenlikte, hamilelikte, emzirme döneminde ve menopozdan sonra artmakta günlük 1000 &#8211; 1500 mgr&#8217;a çıkmaktadır. Bu gibi özel durumların dışında günlük gereksinim 800 mgr kadardır. Bir bardak sütte yaklaşık 250 mgr kalsiyum bulunmaktadır. Ne yazıkki bir çok kadın günlük 500 mgr&#8217;ın altında kalsiyum alma alışkanlığındadır.</p>
<p>D vitamini kalsiyumun barsaktan emilimine ve kemikler tarafından depolanmasına yardımcı olan bir hormondur. Günlük ihtiyacımız olan miktar 400 &#8211; 800 İÜ&#8217;dir. Güneş ışığının etkisi ile cilt&#8217;de, karaciğerde ve böbrekte sentezlenerek aktif D vitamini haline dönüşür. Kış aylarında, güneş ışığından yeterli yararlanamama durumlarında sentezi azalmaktadır. İleri yaşlarda özellikle böbrekten yapımının azalması, yaşlanma sonucu Osteoporozun artmasına yol açan önemli bir nedendir.</p>
<p><strong>Kalsiyum kaynağı olan yiyecekler:</strong><br />
Süt ve süt ürünleri en önemli kalsiyum kaynaklarıdır. Süt, yoğurt ve peynir en fazla kalsiyum içeren gıdalardır. Bir bardak süt günlük ihtiyacımızın 1/4&#8242;ünü sağlar. Yağ ve kaloriden kaçınmak için düşük yağ içeren süt ve süt ürünleri kullanılabilir (kalsiyum içerikleri değişmez).<br />
Kalsiyumdan zengin diğer gıdalar<br />
• Yeşil sebzeler<br />
• Kabuklu deniz hayvanları<br />
• Sardalya balığı<br />
• Soya fasülyesi<br />
• Fındık , badem<br />
• Pekmez<br />
• Kalsiyum ile zenginleştirilmiş meyve suları ,ekmekler v.s</p>
<p><strong>Farmakolojik kalsiyum destekleri:</strong><br />
Kalsiyum içeren ilaçlar içerdikleri elemental (temel) kalsiyum miktarına göre çeşitlenirler. Kalsiyum karbonat en yüksek elemental kalsiyumu sağlar. Yemek esnasında alınması emilimlerini artırmaktadır. Kalsiyum sitrat ve kalsiyum glukonat bileşikleri daha az elemental kalsiyum içerirler, ancak vücudumuzun bunları emmesi daha kolaydır. Son yıllarda kalsiyum, magnezyum, çinko ve boron gibi kemik için yararlı diğer minerallerle zenginleştirilmiş kalsiyum bileşikleri üretilmektedir. Kalsiyum alınımı sırasında günde 6-8 bardak su içmeye özen gösterilmelidir. Hangi bileşiğin sizin için en iyi olduğunu doktorunuza danışabilirsiniz.</p>
<p><strong>Sigara içmekten kaçının</strong><br />
Sigara içenler içmeyenlere oranla daha fazla osteoporoz riskine maruz kalmaktadırlar. Sigara birkaç yolla osteoporoza neden olmaktadır. Sigara içenler menopoza daha erken girerler, östrojen düzeyi sigara içenlerde daha düşüktür ve vücut kütle indeksi daha azdır.</p>
<p><strong>Alkol kullanımından kaçının</strong><br />
Fazla miktarda (günlük 100 ml&#8217;den fazla) alkol tüketen kişilerde osteoporoza yakalanma riski yüksektir. Alkol, kemik yıkımını hızlandırır, alkol kullanan kişilerin kemik yoğunluğu daha düşüktür ve ayrıca alkol kullanımını düşme riskini de arttırmaktadır.</p>
<p><strong>Egzersiz yapın ve yaşam boyu aktif kalın</strong><br />
Sedanter yaşam ve uzun süreli yatak istirahati osteoporoz riskini arttırır. Hareketli olma, kolay hareket edebilme yeteneğimizi arttırır, kas gücümüz artar, dengemiz korunur, düşmeden korunuruz.</p>
<p>Egzersiz kalp ve damar sağlığımız için de gereklidir. Osteoporozdan hem korunmada hem de tedavi amacı ile egzersizlerden yararlanılmalıdır. Korunmada yürüyüş gibi hafif egzersizler etkili olabilir ise de tedavide kullanılan egzersizler Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanları tarafından reçete edilen özel tipte ağırlık taşıma egzersizleri gibi egzersizlerdir.</p>
<p>Fiziksel olarak aktif bir insan değilseniz ve aşağıdaki durumlardan herhangi biri var ise egzersiz için doktora danışılmalıdır.</p>
<p>• 40 yaşından sonra kırık ya da osteoporoz&#8217;un varlığı<br />
• Kalp hastalığı, yüksek tansiyon, felç, yüksek kolesterol<br />
• Egzersiz sonrası göğüs, boyun, omuzlar ve kolda ağrı ya da sıkışma hissi oluşuyor ise<br />
• Ufak bir güç sarfedildiğinde bile nefes darlığı ve baş dönmesi oluşuyor ise<br />
• Egzersiz programına başlamadan önce diabet gibi özel tıbbi dikkat gerektiren bir hastalık mevcut ise.</p>
<p><strong>Östrojen kullanımı</strong><br />
Menopozdan sonra kadınlar östrojen azalmasına bağlı olarak daha hızlı kemik kaybına maruz kalırlar. Bu hormon adet kanamalarını kontrol etmesi yanısıra kemiklerin kalsiyumu depolamasına ve kemik kütlesinin korunmasına da yardımcı olur. Ülkemizde ortalama menopoz yaşı 48 yaş civarıdır. Menopoza giren bütün kadınlar doktorları ile östrojen tedavisi konusunda bilgi almalıdırlar. Hızlı kaybın oluştuğu erken menopozal dönemde (ilk 5-10 yıl) kullanılması önerilmektedir. Kırık riskini en aza indirmek için östrojen kullanımında önerilen süre 10 yıldır. Kadın doğum uzmanları tarafından önerilen östrojen, tablet ya da cilt peç&#8217;leri şeklinde kullanılmaktadır. Östrojen kullanımı meme ve rahim kanseri riskini arttırmaktadır. Rahim kanseri riski östrojen ile birlikte progesteron kullanılarak azaltılabilir.</p>
<p>Östrojen kullanımı ile adet kanamaları benzeri kanamalar oluşabilir. Östrojene benzer etki gösteren yeni hormonlar daha az yan etki göstermektedirler. Östrojen kullanıyor iseniz sık sık doktor kontrolüne ihtiyacınız var demektir. Ailenizde meme kanseri, rahim kanseri ve kan pıhtılaşma sorunu var ise doktorunuz östrojen kullanmanıza izin vermeyebilir. Östrojen kullanmayan kişiler için kemik kütlesini koruyan ve kırığı engelleyen diğer ilaçlardan yararlanılır.</p>
<h6>Osteoporoz, Osteoporoz nedir, Osteoporoz ne demek, Osteoporoz hakkında bilgi, Osteoporoz ile ilgili bilgi, Kemik erimesi, Kemik erimesi ile ilgili bilgi, Kemik erimesinin belirtileri, Kemik erimesi hakkında bilgi, Kemik erimesi nedenleri, Kemik erimesi belirtileri, Kemik erimesi tedavisi, Kemik erimesi belirtileri nelerdir</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kemik-erimesi-osteoporoz-nedir+kemik-erimesi-osteoporoz-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eczadolabında bulundurulması gereken malzemeler</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/eczadolabinda-bulundurulmasi-gereken-malzemeler-nedir+eczadolabinda-bulundurulmasi-gereken-malzemeler-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/eczadolabinda-bulundurulmasi-gereken-malzemeler-nedir+eczadolabinda-bulundurulmasi-gereken-malzemeler-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Nov 2011 14:27:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Acil Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Eczadolabı]]></category>
		<category><![CDATA[Eczadolabında bulunması gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Eczadolabında hangi ilaçlar bulunmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Eczadolabında neler bulunmalı]]></category>
		<category><![CDATA[İlkyardım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36016</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Üçgen sargı bezleri Steril gazlı bezler Rulo sargı bezleri Flaster Çengelli iğneler Pamuk Yara bandları Antiseptik solüsyonlar Makas İlkyardım rehberi Tebeşir Cep feneri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#ucgen-sargi-bezleri" title="Üçgen sargı bezleri">Üçgen sargı bezleri</a> </li><li> <a href="#steril-gazli-bezler" title="Steril gazlı bezler">Steril gazlı bezler</a> </li><li> <a href="#rulo-sargi-bezleri" title="Rulo sargı bezleri">Rulo sargı bezleri</a> </li><li> <a href="#flaster" title="Flaster">Flaster</a> </li><li> <a href="#cengelli-igneler" title="Çengelli iğneler">Çengelli iğneler</a> </li><li> <a href="#pamuk" title=" Pamuk"> Pamuk</a> </li><li> <a href="#yara-bandlari" title="Yara bandları">Yara bandları</a> </li><li> <a href="#antiseptik-solusyonlar" title="Antiseptik solüsyonlar">Antiseptik solüsyonlar</a> </li><li> <a href="#makas" title="Makas ">Makas </a> </li><li> <a href="#ilkyardim-rehberi" title="İlkyardım rehberi ">İlkyardım rehberi </a> </li><li> <a href="#tebesir" title="Tebeşir">Tebeşir</a> </li><li> <a href="#cep-feneri" title="Cep feneri">Cep feneri</a> </li><li> <a href="#kacgit-kalem" title="Kâğıt, kalem ">Kâğıt, kalem </a> </li><li> <a href="#boyunluk" title="Boyunluk">Boyunluk</a> </li><li> <a href="#turnike-lastigi" title="Turnike lastiği">Turnike lastiği</a> </li><li> <a href="#eldiven" title="Eldiven">Eldiven</a> </li></ul></div><p><strong>Eczadolabında bulundurulması gereken malzemeler </strong><br />
1.   <a name="ucgen-sargi-bezleri"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Üçgen sargı bezleri</code>

<br />
Üçgen sargı bezleri ilkyardımda en kullanışlı malzemelerden olup hazırlanışı da çok kolaydır. Bir metrekarelik herhangi bir kumaş parçasını verevine kestiğinizde iki adet üçgen beziniz olur. Eşarp ve masa örtüsü de katlandığında işinize çok yarayacaktır.  Üçgen sargı bezinin hazırlanışı ve kullanış şekilleri için numaraların üzerine tıklayın 1,  2,  3,  4,  5,  6</p>
<p>2.   <a name="steril-gazli-bezler"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Steril gazlı bezler</code>

 (değişik boyutlarda ve tercihan steril)<br />
Kanayan yerin ya da yaranın üzerini kapatırken kullanılır. Malzeme bulamadığınız yerde(dağda, çarşıda, pazarda) kişinin kendi fanilasını, gömleğini de kullanabilirsiniz.</p>
<p>3.   <a name="rulo-sargi-bezleri"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Rulo sargı bezleri</code>

  (değişik boylarda)<br />
Yarayı kapatmak üzere koyduğunuz gazlı bezin(pansumanın) orada kalmasını sağlamak için kullanılır; sargı malzemesidir. Rulo sargı yerine kravat, üçgen sargı bezi de kullanılabilir.</p>
<p>4.   <a name="flaster"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Flaster</code>

<br />
Bana göre olup olmaması çok önemli değil. Eğer yeterince üçgen sargı beziniz varsa birçok sorununuz çözülür. Flaster genellikle sargı bezini deriye tutturmak için gereklidir. Kumaşı kumaşa tutturmaz, çabuk açılır. Ayrıca bazı kişilerde alerji yapması nedeniyle mümkün olduğunca az kullanılmalıdır.   </p>
<p>5.   <a name="cengelli-igneler"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Çengelli iğneler</code>

<br />
Kumaşı kumaşa tutturmak için gereklidir.</p>
<p>6.  <a name="pamuk"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a>  Pamuk</code>

<br />
Yara ve kanayan yerin üzerine doğrudan konulmaz, yapışarak sorun yaratır. O nedenle mutlaka gazlı bez arasına yerleştirilerek kullanılır. Özellikle akıntılı/kanamalı yaralarda gereklidir.   </p>
<p>7.   <a name="yara-bandlari"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Yara bandları</code>

<br />
Küçük kanama, derin olmayan küçük yara ve sıyrıklarda çok kullanışlıdır. Ancak çok uzun süre kullanılırsa cilt havasız kalacağından beyazlaşır ve özelliği bozulur. O nedenle ıslandığında çıkarın, iş yapmadığınız zaman da kanama durmuşsa biraz açık bırakın iş yaparken yenisini yapıştırın. </p>
<p>8.   <a name="antiseptik-solusyonlar"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Antiseptik solüsyonlar</code>

 (Batikon/Mersol 50 ml/100 ml )<br />
Bazı sağlıkçılar bu solüsyonları önermemekle birlikte, hastaneye gitme olanağınızın olmadığı durumlarda, sıyrık benzeri bir yara oluştuğunda (geniş değilse; diz-dirsek yarası gibi) yara kirlenmişse temiz suyla yıkayıp gazlı bezle suyunu aldıktan sonra antiseptik solüsyon sürebilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken sorun: bazı kişilerde her ilaçta olduğu gibi alerjiye neden olabiliyorlar. Eğer sürdüğünüz yerde kaşıntı, yanma, artan kızarıklık olursa hemen yıkayıp hastaneye götürün. </p>
<p>9.   <a name="makas"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Makas </code>

<br />
Giysi ya da sargı bezi kesmek için gerekebilir. Kesici özelliğe sahip olmasına özen gösterin.</p>
<p>10.  <a name="ilkyardim-rehberi"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> İlkyardım rehberi </code>

<br />
Hatırlamakta zorlandığınız, bilgilerinizin doğru olduğundan emin olmadığınız durumlarda göz atmak için gerekir. İşinize yaraması için en az bir kez okuyun ki ilkyardım yapmanız gerektiğinde neyi nerede bulacağınızı bilin, aksi halde siz konuyu ararken hasta için vakit geçebilir. </p>
<p>İLKYARDIM ÇANTASInda yukarıdaki malzemelere ek olarak bulundurulacaklar:<br />
11.  <a name="tebesir"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Tebeşir</code>

?<br />
Kaza yerini ve yaralının konumunu çizmek için gerekiyor. Ancak şimdi herkesin cep telefonları fotoğraf çekebildiği için olay yerini birkaç değişik açıdan çekerek bu sorunu çözebilirsiniz.</p>
<p>12.  <a name="cep-feneri"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Cep feneri</code>

, ışılak<br />
Karanlıkta görüşünüzü artırmak için gereklidir. </p>
<p>13.  <a name="kacgit-kalem"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Kâğıt, kalem </code>

<br />
Özellikle yaralıya yapılan müdahaleleri, yaralı hakkındaki bilgileri, yaralının durumundaki baştan beri ortaya çıkan değişiklikleri yazmak için gereklidir. Diyelim ki yaralı/hasta ilk anda konuşuyordu sonra kendinden geçti, bu hastanede tedavi edecek hekim için önemli bir bilgi olabilir. Tanımadığınız biriyse ilk anda hem yardım edip hem de adını soyadını bir yakınının telefon numarasını sorup hemen not edin ki kendinden geçtiğinde en azından ilgililer yakınına ulaşabilsin ya da kişinin kim olduğu bilinsin. </p>
<p>14.  <a name="boyunluk"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Boyunluk</code>

 (servikal kollar)<br />
Aslında işyerinizde de bulunması gereken bir malzemedir. Düşme, araba çarpışması gibi durumlarda boyun omurları zarar görmüşse daha fazla zarar görmemesi(felç olmaması) için oldukça önemli bir malzemedir. Bunun yerine havlu, kazak vs kullanılabilir ama boyunluk daha kullanışlıdır.   </p>
<p><strong>Diğer:</strong><br />
<a name="turnike-lastigi"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Turnike lastiği</code>

: Çantada ve dolapta bulunması gerekmeyen en sakıncalı malzemelerden biridir. Turnike dediğimiz şey durmayan kanamalarda her türlü yolu denedikten sonra son çaredir; sadece kol ya da bacaktaki atardamar kanamalarında kullanılır. Üçgen sargı, kravat, ya da herhangi bir kumaş parçası bu işi görür. Sakın ola ki ip, lastik vb şeyleri kullanmayın. Yarar yerine zarar verirsiniz. </p>
<p><a name="eldiven"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Eldiven</code>

: Son zamanlarda her ilkyardımcı eldiveni olmazsa olmaz malzeme olarak öneriyor. Bence olması iyi olur. Ama olmadığı takdirde de sorun değil. Çünkü her yerde naylon poşet var. Kanamalı bir yaralıya müdahale ederken zaten kanamaya doğrudan elimizi değdirmemiz gerekmez yaralının kendi giysisi ile bastırabiliriz. Ancak bir konuyu aklınızdan çıkarmayın elinizde yara varsa(kabuk halen tazeyse), tırnağınızı çok dipten kesmişseniz elinize yaralının kanının değmemesi için eldiven bulamadıysanız poşet geçirin. Çünkü karşınızdaki kişinin bulaşıcı hastalığı varsa yaranıza kanı değdiğinde size geçebilir. Ancak derinizde herhangi bir yara yoksa fazla korkmanız gerekmez elinizi güzelce yıkarsanız sorun kalmaz. Tedbirli olmak her zaman iyidir.</p>
<h6>İlkyardım, Acil yardım, Eczadolabı, Eczadolabında neler bulunmalı, Eczadolabında bulunması gerekenler, Eczadolabında hangi ilaçlar bulunmalı,</h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/eczadolabinda-bulundurulmasi-gereken-malzemeler-nedir+eczadolabinda-bulundurulmasi-gereken-malzemeler-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız ve diş sağlığı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/agiz-ve-dis-sagligi-nedir+agiz-ve-dis-sagligi-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/agiz-ve-dis-sagligi-nedir+agiz-ve-dis-sagligi-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Nov 2011 14:12:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız ve diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Diş fırçalama teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Diş ipi nasıl kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=36015</guid>
		<description><![CDATA[Alt Ba&#351;l&#305;klar Diş Çürümesi Diş Eti Hastalıkları Dişlerin Gelişim Bozuklukları Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur Diş Fırçalama Tekniği Diş İpi Kullanımı Ağız ve diş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="mehmet_genc" style="position: relative; float: right; width: 180px; font-size:11px;"><h3>Alt Ba&#351;l&#305;klar</h3><ul id="yukari"><li> <a href="#dis-curumesi" title="Diş Çürümesi">Diş Çürümesi</a> </li><li> <a href="#dis-eti-hastaliklari" title="Diş Eti Hastalıkları">Diş Eti Hastalıkları</a> </li><li> <a href="#dislerin-gelisim-bozukluklari" title="Dişlerin Gelişim Bozuklukları">Dişlerin Gelişim Bozuklukları</a> </li><li> <a href="#agiz-ve-dis-sagligi-nasil-korunur" title="Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur">Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur</a> </li><li> <a href="#dis-fircalama-teknigi" title="Diş Fırçalama Tekniği">Diş Fırçalama Tekniği</a> </li><li> <a href="#dis-ipi-kullanimi" title="Diş İpi Kullanımı ">Diş İpi Kullanımı </a> </li></ul></div><p><strong>Ağız ve diş sağlığı</strong><br />
Diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir. </p>
<p>Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan görevleri de bulunmaktadır. </p>
<p>Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini  kalıcı dişlere bırakır.  </p>
<p>Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve  kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir. </p>
<p>Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir. </p>
<p>1. <a name="dis-curumesi"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Diş Çürümesi</code>

<br />
Diş çürüklerinin oluşmasında üç temel etmen bulunmaktadır: Duyarlı bir diş yüzeyi, mikroorganizmalar için elverişli yiyecek artıkları, bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. Besinler içinde diş çürümesine en çok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, şekerli gıdalardır.<br />
Dişler düzenli olarak fırçalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Diş çürüğü, dişte oyuklar yaparak dişin yapısını bozan ve kendi kendine iyileşmeyen bir hastalıktır. </p>
<p>Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin diş üzerinde tutunmalarını da kolaylaştırırlar. Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde bulunan asit, dişlere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit oluşturabilmektedir. Asit diş minesinin erimesine neden olur. Böylece oluşan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca alttaki yumuşak dokuya ulaşabilirler. </p>
<p>Asitler dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturur. Bu delikler giderek genişler ve küçük oyuklar haline gelir. Diş minesinin erimesinden sonra çürük hızla ilerler, alttaki tabakada geniş ve derin bir oyuk meydana getirir. Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Çürük daha da ilerlerse diş özü bölgesinde ve çene kemiği içerisinde cerahat oluşmaya ve birikmeye başlar. Buna diş apsesi denir. Eğer diş hekimi tarafından daha başlangıcında tedavi edilmeyecek olursa çürük diş için daha zor, karmaşık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Diş plağı, diş etlerinin önemli hastalık nedenlerinden biridir. Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanması ve diş ipi kullanarak yemek artıklarının çıkarılması dişlerin çürümesini, diş eti hastalıklarının oluşumunu ve ilerlemesini önler. </p>
<p>Dişlerin ağrımaması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekir. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gerekir. Diş hekimleri gerektiğinde dişlerin filmini çekerek gözle görünmeyen diş oyuklarını da belirleyebilirler. </p>
<p>Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından, hem de sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Ağza takma diş takılmasına olan ihtiyacı azaltır. Hiçbir şey kendi doğal dişlerimizin yerini tutamaz. Kalıcı dişlerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olur. Doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının önemi çok büyüktür. </p>
<p>Diş sağlığı açısından sularla aldığımız flor da çok önemlidir. Sularında flor eksikliği olan yerleşim yerlerinde diş çürüklerinin oranı çok artar. Bu nedenle florla ilgili olarak sağlık kuruluşlarının önerilerine uyulmalıdır. </p>
<p>2. <a name="dis-eti-hastaliklari"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Diş Eti Hastalıkları</code>

<br />
Dişin diş eti dışında görünen bölümü diş minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıştır. Bunun altında daha yumuşak bir yapı vardır. En içte ise diş özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Diş gövdesi diş etine ve onun altındaki kemiğe girdiği bölümde daralır. Bu bölüme dişin boyun bölümü denir. Çene kemiği içinde kalan bölümüne ise dişin kök bölümü adı verilir. Diş kökü diş yuvasında çene kemiğine özel doku uzantıları ile sıkıca bağlanmıştır. Diş eti hastalıkları, diş çürükleri ağız kokusuna neden olabilir. Ağız kokusu olduğunda nedeni araştırılmalıdır. </p>
<p>Diş eti hastalıkları en önemli diş sağlığı sorunları arasındadır. Ağız hijyeninin bozukluğu ile yakından ilişkilidir. Başlangıç döneminden itibaren diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamalarında diş hekimi muayenesi zorunludur. Diş etleri, diş yuvaları ve ağız tabanındaki iltihaplanmalar genel olarak diş eti hastalığı olarak bilinmektedir. Diş üzerindeki plaklar bunun en önemli nedenidir. Tedavi edilmeyen diş eti iltihapları çene kemiğinin de iltihaplanmasına ve zarar görmesine yol açabilir. </p>
<p>Diş çürüğü, diş eti hastalıkları, sinüzit, bademcik iltihabı, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sorunları, ağız bakım yetersizliği ağız kokusuna neden olabilir. Bu hal, sosyal ilişkileri de etkiler. Bazı metabolizma hastalıkları da ağızda kendine özgü kokular yapabilir. </p>
<p>3. <a name="dislerin-gelisim-bozukluklari"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Dişlerin Gelişim Bozuklukları</code>

<br />
Ağızda kapanma bozukluklarına neden olan diş düzensizlikleri dişlerin çürümesini kolaylaştırır ve daha erken dönemde dökülmesine yol açar. Düzensiz dişler, alt ve üst çene arasındaki ilişkinin bozulmasına neden olabilir. Çiğneme ve temizleme güçlüğü yaratırlar, kötü ağız kokusuna yol açarlar. </p>
<p>Düzensiz dişlerin en önemli nedeni süt dişlerinin zamanından önce yitirilmesi olabilir. Bunun sonucunda çıkan kalıcı dişler birbiri üzerine gelecek biçimde yerleşebilirler. Düzensiz dişler konuşma bozukluklarına ve görünüm bozukluklarına neden olabilir. </p>
<p>Sigara dişlerde renk değişikliği yapar. Sigara içenlerin dişleri kahverengimsi bir renk alır. Canlılığını kaybetmiş olan dişler gri renkte görünür. Çocuklarda hatalı olarak kullanılan bazı ilaçlar da dişlerde renk değişikliğine neden olabilir. Aşırı derecede flor dişlerin sararmasına neden olabilir.</p>
<p>Hamilelikte ve süt çocukluğu döneminde kullanılan antibiyotik vb. bazı ilaçlar dişlerde kalıcı renk değişikliklerine neden olabilir. Bu nedenle hekim önerisi olmaksızın ilaç kullanılmamalıdır. </p>
<p>4. <a name="agiz-ve-dis-sagligi-nasil-korunur"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur</code>

?<br />
Diş hastalıkları ve diş sağlığının korunması açısından erken tanı çok önemlidir. Bu nedenle yılda en az iki kez diş hekimine muayene olunması önerilir. </p>
<p>Diş çürümelerinin önlenmesinde sularda yeterli flor olması, düzenli olarak dişlerin fırçalanması, diş ipi kullanılması, aşırı tatlı ve şekerli yiyeceklerden olabildiğince kaçınma bunlar yendiğinde mutlaka dişlerin fırçalanması, diş hekimi kontrollerine gidilmesi temel uygulamalardır. Diş eti hastalıklarının önlenmesinde de diş fırçalama ve düzenli diş hekimi kontrolleri önemlidir. </p>
<p>Dişlerde gelişim bozuklukları varsa erken dönemde özel diş hekimliği dallarında uzmanlaşmış birimlere başvurularak gerekli tedavi sağlanmalıdır. </p>
<p>Aşırı asitli ve şekerli yiyecekler mikroorganizmaların etkisini artırır. Dişler sert cisimlerle karıştırılmamalı, fındık, ceviz vb. kabuklu yiyecekler dişlerle kırılmamalıdır. Bunlar diş minesinin çatlamasına ve bakterilerin etkisinin artmasına neden olur. Diş minesinin koruyucu etkisi ortadan kalkar. </p>
<p>5. <a name="dis-fircalama-teknigi"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Diş Fırçalama Tekniği</code>

<br />
Dişlerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırçalamaktır. Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. En uygun fırça naylon ve orta sertlikteki fırçalardır. Ağız içinde kolay hareket ettirilmesi ve arka dişlere rahat ulaşabilme açısından fırçanın kafasının fazla büyük olmaması tercih edilir. Uygun fırça seçildikten sonra dişler en az günde iki kere düzenli olarak fırçalanır. Diş macunu ağza verdiği hoşa giden koku ve his nedeniyle diş fırçalanmasını kolaylaştırır. Diş parlatma tozları diş hekimi önerisi olmadıkça kullanılmamalıdır. Aşırı kullanımlar diş sağlığı açısından zararlıdır.<br />
Diş fırçalanmasında fırçanın duruşu dışındaki temel hareket aynıdır: Fırça diş eti çizgisine eğimli olarak yerleştirilir. Bu durum bozulmadan küçük dairesel hareketlerle dişler fırçalanır. Daha sonra fırça, bir fırça boyu kadar kaydırılarak fırçalama sürdürülür.<br />
1.   Diş fırçası 45 derecelik açı yapacak biçimde tutulur ve diş eti hizasından başlanarak ağız  boşluğuna doğru fırçalamaya başlanır. Dış yüzeylerden başlayan fırçalama sert darbeler halinde değil, yumuşak ve daireler çizecek biçimde, ön dişlerden arka dişlere doğru yapılmalıdır.<br />
2.   Daha sonra dişlerin iç yüzeyleri aynı şekilde fırçalanır. Bu işlemde fırça eğik tutularak, diş etinden ağız boşluğuna doğru hareket ettirilir.<br />
3.   Daha sonra dişlerin çiğneme yüzeyleri fırça düz olarak ileri geri hareket ettirilerek fırçalanır.<br />
Fırçalama işleminin en az iki-üç dakika sürmesi gerekir. Sağlıklı diş etleri fırçalama sırasında kanamaz.<br />
Diş fırçası kişiye ait bir araçtır, başkalarıyla paylaşılmaz. Diş fırçaları birkaç ayda bir, en geç altı ayda  değiştirilmelidir. Gerektiğinde ara yüzlerin etkin olarak fırçalanmasını sağlamak üzere ara yüz fırçaları kullanılır. Bunlarla ilgili önerilerini almak üzere diş hekimine başvurmak gereklidir. </p>
<p>6. <a name="dis-ipi-kullanimi"></a><code><a href="#yukari" title="Basliklara geri don" rel="nofollow"><img src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-content/plugins/mehmet-genc/yukari.gif" alt="Basliklara geri don" /></a> Diş İpi Kullanımı </code>

<br />
Diş ipi, diş aralarında kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması açısından çok yararlı bir araçtır. Çok küçük yaşlardan başlanarak uygun diş fırçalama ve diş ipi kullanma tekniklerinin öğrenilmesi gerekmektedir.<br />
Dişler fırçalandıktan sonra diş ve diş eti çizgisi ile dişler arasında kalan yemek artıklarının temizlenmesi için diş ipi kullanılır. Bu artıklar en önemli çürük nedenlerindendir. </p>
<p>1.   Otuz santimetre kadar diş ipi alınır. Diş ipinin bir bölümü bir elin orta parmağına diğer ucu da diğer elin orta parmağına dolanır. İpin bir bölümü ortada kalmalıdır.<br />
2.   Ortada kalan ip bölümü işaret parmağı ile geriye doğru itilir.İp, dişler arasından geçirilir. Bu hareket sırasında sert olunmamalıdır. İp diş etine kadar indirildikten sonra ağız boşluğuna doğru diş aralarını sıyıracak biçimde indirilir. Bu sırada diş etinin kesilmemesine özen gösterilmelidir.<br />
3.   Aynı uygulama diğer bir parça ip alınarak alt dişler için de tekrarlanır.</p>
<h6>Diş, Ağız ve diş sağlığı, Ağız sağlığı, Diş sağlığı, Diş ipi nasıl kullanılır, Diş Fırçalama Teknikleri, Diş Bozuklukları, </h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/agiz-ve-dis-sagligi-nedir+agiz-ve-dis-sagligi-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pilav şişmanlatır mı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/pilav-sismanlatir-mi-nedir+pilav-sismanlatir-mi-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/pilav-sismanlatir-mi-nedir+pilav-sismanlatir-mi-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Oct 2011 12:47:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Pilav]]></category>
		<category><![CDATA[Pilav kilo aldırırmı]]></category>
		<category><![CDATA[Pilav kilo yaparmı]]></category>
		<category><![CDATA[Pilav şişmanlatır mı]]></category>
		<category><![CDATA[Pilav şişmanlatırmı]]></category>
		<category><![CDATA[Pilav yemek şişmanlatır mı]]></category>
		<category><![CDATA[Şişmanlamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=31650</guid>
		<description><![CDATA[Pilav şişmanlatır mı Zayıflama ile kilo vermek arasında önemli bir fark vardır. Önemli olan nereden kilo verildiğidir. Eğer ki kas ve su kaybı sağlayan bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pilav şişmanlatır mı</strong><br />
Zayıflama ile kilo vermek arasında önemli bir fark vardır. Önemli olan nereden kilo verildiğidir. Eğer ki kas ve su kaybı sağlayan bir yöntem uyguluyorsanız onun adı tedavi değildir. Şişmanlık vücuttaki yağ oranının fazlalığı olduğuna göre; şişmanlıktan kurtulmak, zayıflamak için de vücutta depo edilen yağlardan kurutulmak gerekmektedir. Ekmek, pilav ve makarna gibi tahıl ürünleri kimyasal yapılarında bulunan hidroksil (OH) molekülü sayesinde su tutucu bir özelliğe sahiptirler. Eğer ki diyette bu besinlerin tüketimini en aza indirirseniz vücudunuz da su tutamayacağı için kısa sürede birkaç kilo ağırlık yani su kaybedeceksiniz. Tabi vücudunuzdaki %20’lik bir su kaybı sağlığınızı tehlikeye atacağı için savunma mekanizması olarak daha fazla su kaybetmemeye, kilo verememeye başlayacaksınız. Sonrasında ise kaybedilen su vücudunuza geri geldiğinde eski ağırlığınıza geri döneceksiniz. </p>
<h6>Pilav, Şişmanlamak, Pilav şişmanlatır mı, Pilav şişmanlatırmı, Pilav yemek şişmanlatır mı, Pilav kilo aldırırmı, Pilav kilo yaparmı,</h6>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img alt="" src="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQ3AU5Hg_Rt9mnuaPvAvGgDklqAFom3FrS5Ci-LYodLy63PqX4Z8A" class="alignnone" width="256" height="192" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/pilav-sismanlatir-mi-nedir+pilav-sismanlatir-mi-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek aspirini faydaları</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/bebek-aspirini-faydalari-nedir+bebek-aspirini-faydalari-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/bebek-aspirini-faydalari-nedir+bebek-aspirini-faydalari-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Oct 2011 10:37:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aspirin]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek aspirini]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek aspirini faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek aspirini faydası]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek aspirini hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek aspirini ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek aspirini kullanımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=34736</guid>
		<description><![CDATA[Bebek aspirininin faydaları İşte mucize ilacın 12 yeni marifeti…. Kaşıntıyı kesiyor Birkaç tablet Aspirin’i ezip toz haline getirin. Elde ettiğiniz tozu bir miktar nemlendiriciyle karıştırıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bebek aspirininin faydaları</strong></p>
<p>İşte mucize ilacın 12 yeni marifeti….</p>
<p><strong>Kaşıntıyı kesiyor</strong><br />
Birkaç tablet Aspirin’i ezip toz haline getirin. Elde ettiğiniz tozu bir miktar nemlendiriciyle karıştırıp kaşınan bölgeye sürün. Bu losyon Aspirin’in cilde nüfuz etmesini sağlayacak ve kaşıntıyı durduracaktır.</p>
<p><strong>Tansiyonu düşürüyor</strong><br />
İspanyol bilimadamlarının yaptığı bir araştırma, Aspirin’in yüksek tansiyona iyi geldiğini ortaya koydu. Her gün alınan 100 miligram aspirin büyük ve küçük tansiyonu belirgin oranda düşürüyor.<br />
Ancak uzmanlar uyarıyor: Aspirini sabah değil, geceleri içmelisiniz.</p>
<p><strong>Güneş yanığına karşı</strong><br />
Yazın bir anda korunmasız olarak güneşin altında kalmaktan kaynaklanan yanıklar bir hayli can yakıcıdır ve ardından cildin kabarcıklar şeklinde su toplamasına neden olur. Ancak çok fazla güneş altında kaldıktan en az bir-iki saat sonra alınacak iki adet Aspirin hem yanmayı hem de cildin su toplanmasını azaltır.</p>
<p><strong>Kalp dostu</strong><br />
Günde en az 75 miligram Aspirin almak kanı inceltip damar iltihaplanmasını önleyerek kalp hastalıkları riskini yüzde 30 oranında düşürebiliyor. Göğüs ağrısı hissedildiğinde bir Aspirin çignemek, olası kalp krizini bastan önlemeye yardımcı oluyor ve kriz geçirilmişse bile bunun yarattığı tahribatı azaltıyor.</p>
<p><strong>Nasıra iyi geliyor</strong><br />
5-6 adet Aspirin i toz haline getirip yarımşar çay kaşığı su ve limon suyuyla karıştırın. Nasırlı bölgeye bu karışımı sürdükten sonra üzerini sıcak ve nemli bir bezle 10 dakika örtün. Aspirin’in içindeki asit nasırı yumusatacak ve süngertasıyla biraz ovduktan sonra nasırınız düzelecektir.</p>
<p><strong>Prostatı önlüyor</strong><br />
Ünlü sağlık merkezi Mayo Clinic’in uzmanları tarafından 1400 erkek üzerinde 5.5 yıl boyunca yapılan bir araştırma, prostat riskinin her gün Aspirin içen erkeklerde iki kat azaldığını gösterdi.</p>
<p><strong>Kolon kanserini önlüyor:</strong><br />
Aile bireylerinizden biri kolon kanseriyse her gün Aspirin içmenizde büyük fayda var. Zira araştırmalara göre günde 81 miligram Aspirin alan erkeklerde kolon kanseri riski, almayanlara göre yüzde 50 oranında düşebiliyor.</p>
<p><strong>Uçukları geçiriyor:</strong><br />
Macar uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmaya göre, her gün alınacak 125 miligram Aspirin uçukların cilt üzerindeki ömrünü ortalama 8 günden 5 güne düşürerek, neredeyse yarı yarıya azaltabiliyor. Aspirin, uçuğa neden olan iltihabı da azaltarak, etkilenmiş bölgenin daha çabuk iyileşmesini sağlıyor.</p>
<p><strong>Alzheimer&#8217;dan koruyor</strong><br />
Hollanda’daki Erasmus Tıp Merkezi’nde görevli bilim adamları tarafından yapılan bir araştırmaya göre birkaç yıl boyunca düzenli Aspirin kullananlarda Alzheimer hastalığına yakalanma riski, bu ilacı düzensiz kullananlara göre yaklaşık yüzde 80 oranında daha az ortaya çıkıyor.</p>
<p><strong>Kısırlığa iyi geliyor</strong><br />
Arjantinli uzmanlar, çocuk sahibi olamayan bir grup kadın üzerinde testler yaptı. Kadınlardan bir bölümüne sadece kısırlık ilacı, diğer gruba ise kısırlık ilacıyla birlikte 100 miligram Aspirin verildi.<br />
Aspirin, yumurtalıkta kan dolaşımını artırdığı için, ilacı Aspirinle alanların hamile kalma şansı yüzde 40 arttı. Sadece kısırlık ilacı alanlarda ise yüzde 20 artış görüldü.</p>
<p><strong>Siğilleri söküp atıyor</strong><br />
Bir parça bant alın, ortasına yuvarlak bir delik açın ve bu delik tam siğilin üzerine gelecek şekilde bantı cildinize yapıştırın. Uçu banttan dışarı çıkan siğilin üzerine, daha önce toz haline getirdiğiniz Aspirin’i sürün ancak cildinizin diğer taraflarına bulaştırmayın. Sonra bunun üzerini başka bir bantla kapatıp aynı işlemi üç gece üst üste uygulayın. Siğiliniz iyilesecektir.</p>
<p><strong>Felçten koruyor</strong><br />
Felcin nedeni kan pıhtılaşması. Aspirin’in en önemli özelliği de pıhtılaşmayı önlemesi. Her gün alınacak bir Aspirin’in, felç geçirmiş erkeklerde yeni bir felç riskini yüzde 25 oranında önlediği biliniyordu. Bundan yola çıkan uzmanlar, genel olarak felç riski taşıyanlarda da aynı oranda etkili olacağını düşünüyor. Hatta bazı araştırmalar bu oranın daha da yüksek olabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Bu yeni faydalarıyla Aspirin’in gerçekten mucize ilaç olduğu bir kez daha kanıtlandı. Ancak her ilaç gibi Aspirin’in de zararli etkileri olabiliyor. Uzmanlar özellikle mide hastalarını uyarıyor: Dikkat, Aspirin mideyi delebilir. Çünkü mide asit salgılayan bir organ. Aspirin veya romatizma ilaçlari* midenin koruyucu örtüsünü ortadan kaldırıyor. Böylece iç örtü asitle doğrudan temasa geçiyor</p>
<p><strong>Aspirin ve Kalp Krizi</strong><br />
Kalp krizi, bir koroner atardamarın bir kan pıhtısıyla tıkanmasının sonucu olduğu için, aspirinin pıhtılaşma üzerindeki etkisi bir kalp krizinin ilk saatlerinde yararlıdır. Her gün aspirin almak, by pass ameliyatı geçirenler de dahil olmak üzere, koroner atardamar hastalığı olan insanların çoğunda yararlıdır.</p>
<p><strong>Aspirinin Zararları</strong><br />
Koroner atardamar hastalığınız varsa ya da koroner atardamar bypass ameliyatı geçirdiyseniz, aspirin daha sonraki bir kalp krizi riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir Ama kan basıncınız yüksekse, ailenizde felç olayları, kanama bozukluğu, ülser ya da karaciğer ya da böbrek fonksiyonu yetmezliği varsa veya varfarin (Coumadin) alıyorsanız, aspirinden kaçının. Her durumda, aspirini düzenli olarak almaya başlamadan önce doktorunuzla görüşün. (Aspirinin kimyasal adı asetilsalisilik asittir; asetaminofen gibi aspirin yerine kullanılabilen ilaçlardan farklı olduğunu unutmayın. Aspirinin pıhtılaşma üzerinde bir etkisi vardır; asetaminofenin ise yoktur.)</p>
<h6>Aspirin, Bebek aspirini, Bebek aspirini faydaları, Bebek aspirini faydası, Bebek aspirini hakkında bilgi, Bebek aspirini ile ilgili bilgi, Bebek aspirini kullanımı, </h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/bebek-aspirini-faydalari-nedir+bebek-aspirini-faydalari-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanserin sebepleri nelerdir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kanserin-sebepleri-nelerdir-nedir+kanserin-sebepleri-nelerdir-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kanserin-sebepleri-nelerdir-nedir+kanserin-sebepleri-nelerdir-hakkinda-bilgi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Oct 2011 18:37:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakkında Bilgi Nedir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserin nedenleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserin sebepleri nelerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/?p=35410</guid>
		<description><![CDATA[Kanserin sebepleri nelerdir? Kanserin sebebi henüz kesin olarak bilinmemektedir. Kanser hastalığına yol açan etmenleri iki grup altında toplayabiliriz. Bu etmenlerden birisi hastaların yaşam şekillerine, yaşa, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kanserin sebepleri nelerdir?</strong><br />
Kanserin sebebi henüz kesin olarak bilinmemektedir. Kanser hastalığına yol açan etmenleri iki grup altında toplayabiliriz. Bu etmenlerden birisi hastaların yaşam şekillerine, yaşa, cinsiyete ve aileden getirdikleri kalıtsal özelliklerine bağlı olarak değişir. Bir diğeri ise çevresel faktörlerdir. Aşağıda belirtilenler kanserin nedenleri arasındadır:<br />
• Sigara ve alkol kullanımı<br />
• Güneş ışınlarının yeryüzüne dik ya da dike yakın açılarla geldiği saatlerde uzun süre güneş altında kalma<br />
• Aşırı dozda röntgen ışınına maruz kalma<br />
• Bazı kimyasal maddeler (katran, benzin, boya maddeleri, asbest vb.)<br />
• Hava kirliliği<br />
• Radyasyona maruz kalma<br />
• Kötü beslenme alışkanlığı<br />
Kanser için en iyi tedavi, erken teşhistir. Önce kanserden korkmamayı öğrenmeliyiz. Hiç rahatsızlık duymasak da mutlaka yılda bir kez genel kontrolden geçmeliyiz. Kanserin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu unutmamalıyız. İyileşme oranı kanserin erken teşhisi ile doğru orantılıdır.</p>
<h6>Kanser, Kanserin sebepleri nelerdir, Kanserin nedenleri nelerdir, </h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/kanserin-sebepleri-nelerdir-nedir+kanserin-sebepleri-nelerdir-hakkinda-bilgi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

