Deprem nedir ve Depreme karşı alınacak önlemler yazısına puan ver :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan | 8,61 / 10 | 67 kisi / 577 puan verdi.
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

Deprem nedir ve Depreme karşı alınacak önlemler
Deprem, yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsma olayı.
Deprem, insanın hareketsiz kabul ettiği ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görüp, can kaybına uğrayacak şekilde yıkılabileceklerini gösteren bir doğa olayıdır.

Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yeryuvarı içinde ne şekilde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini, kayıtların değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diğer konuları inceleyen bilim dalına “Sismoloji” denir

DEPREM TÜRLERİ
Depremler oluş nedenlerine göre değişik türlerde olabilir. Depremlerin büyük bir bölümü yukarıda anlatılan biçimde oluşmakla birlikte az miktarda da olsa başka doğal nedenlerle de olan deprem türleri bulunmaktadır. Yerkabuğunu oluşturan levhaların hareketi sonucu olan depremler genellikle “Tektonik” depremler olarak nitelenir ve bu depremler çoğunlukla levhalar sınırlarında oluşurlar. Yeryüzünde olan depremlerin %90′ı bu gruba girer. Türkiye’de olan depremler de büyük çoğunlukla tektonik depremlerdir. İkinci tip depremler “Volkanik” depremlerdir. Bunlar volkanların püskürmesi sonucu oluşurlar. Yerin derinliklerinde ergimiş maddenin yeryüzüne çıkışı sırasındaki fiziksel ve kimyasal olaylar sonucunda oluşan gazların yapmış oldukları patlamalarla bu tür depremlerin meydana geldiği bilinmektedir. Bunlar da yanardağlarla ilgili olduklarından yereldirler. Japonya ve İtalya’da oluşan depremlerin bir kısmı bu gruba girmektedir. Türkiye’de aktif yanardağ olmadığı için bu tip depremler olmamaktadır

DEPREMLERİN ÖLÇÜMÜ
Sismologlar depremi çıplak gözle ve doğrudan gözlemleyemediklerinden bazı sayısal verileri veya çeşitli ölçümleri esas alarak depremleri analiz ederler. Bu yüzden temel olarak birbirinden farklı ama eşit derecede önemli iki ölçüm sistemiyle depremleri analiz ederler: büyüklük ve şiddet. Bir depremin sahip olduğu enerji, büyüklük sistemiyle, herhangi bir noktadaki sarsıntı yoğunluğu ise şiddet sistemiyle ölçülür.

DEPREMLERİN BOYUTLARI VE OLUŞUM SIKLIĞI
Dünyanın pek çok bölgesinde her gün küçük depremler olmaktadır, hatta ABD’deki Alaska ve California’da, Endonezya’da veya Japonya’da bir gün içinde birden çok sayıda deprem olmaktadır. Büyük depremler ise daha az görülmektedir. İngiltere yapılan hesaplamalar şu sonucu ortaya çıkarmıştır:
• Her yıl 3,7 veya daha büyük bir deprem
• Her 10 yılda bir 4,7 veya daha büyük bir deprem
• Her yüz yılda bir 5,6 veya daha büyük bir deprem
Dünyadaki depremlerin %90′ı ve büyük depremlerin ise yaklaşık %80′i Pasifik Bölgesi’nde meydana gelmektedir.

DEPREMİN ETKİLERİ
• Camlar kırılabilir
• Binalar çökebilir
• Yangınlar çıkabilir
• Tsunamiler görülebilir
• Heyelanlar görülebilir
• Salgın hastalıklar görülebilir
• Temel gıda maddelerinin ve temel ihtiyaçların temininde zorluklar yaşanabilir Ruhsal ve psikojik zarar görebilir.

Depremlere karşı alınacak tedbirler
Depremler : İnsanoğlunun halen en sık karşılaştığı ve en yıkıcı felaketlerden birinci sırada gelenidir. Son bir yıl içinde dünyada meydana gelen felaketlerde ölen 4. 180. 000 kişiden % 50’si depremler sonucunda hayatını kaybetmiştir. Yeryüzünün 35-40 Km. Altına kadar uzanan yerkabuğu sürekli hareket halinde olduğundan dolayı kıtalar birbirlerine yaklaşıp, yaslanmakta. Bu yaslanma esnasında oluşan basınç sebebiyle yerkabuğu kırılmakta ve açığa çıkan enerji depremlere sebep olmaktadır. Açığa çıkan enerjinin % 1’i sismik kalan kısmı ise dalga enerjisi olarak kendini göstermektedir. İşte binaların yıkılmasına bu dalga enerjisi sebep oluyor. Enerjinin yeryüzüne çıkmasına kadar geçen süre yaklaşık 100 sn. yani diğer bir deyişle, depremin başladığı noktadan yeryüzü üzerine çıkması 1. 5 dk. Civarında sürmektedir. Kabuğun kırıldığı çizgi’ye Fay hattı denilmektedir. Fay hatları, sürekli olarak kırılmaya ve dolayısı ile deprem meydana gelmesine müsaittir. Günümüz teknolojisi ile, yeryüzündeki fay hatlarının tamamının yeraltı haritaları çıkartılmıştır. Maalesef Ülkemizin üzerinde bulunduğu yeryüzü parçasının altında birçok fay hattı mevcuttur ve % 95 gibi korkunç çoğunluktaki kısmı etkilenmektedir. Ortalama her 6 yılda bir ülkemizin herhangi bir yerinde depremlere sebep olmaktadır. Ülkemizde tesbit edilen en yüksek şiddetteki deprem 7. 9 olarak tesbit edilmiş olmasına rağmen, bazı kaynaklarda 8. 4’e kadar ulaştığı belirtilmektedir.

Emniyet Tedbirleri : Fay hattının tam üzerinde yerleşim alanları, sanayi tesisleri inşaa etmemek, yüksek kalitede, darbeye, esnemeye ve titreşime mukavemetli malzemelerden mamül, statik hesaplamaları olabilecek en yüksek deprem düşünülerek hesaplanmış binalar üretmek, inşaat yapılacak yerin sert arazi parçası üzerine oturmasına dikkat etmek, olabildiğince geniş alanlar içerisinde yerleşim birimleri oluşturmak, çok yüksek ve birbirine çok yakın binalar inşa etmemek, bina temellerinde deprem pabuçları, esneme bağlantıları, kolon çıkışlarında kesinlikle eksik malzeme kullanmamak, kolon filiz demirlerini minimum 16 mm. Kalınlığında beton’un tutunmasını sağlayacak tipteki spiral yüzeyli evsaflı çelikten yapmak, en üst katlarda dahi 12 mm. den daha ince çelik kullanmamak, zemin katlarda perde duvarlar yapmak, üst duvarlarını mümkün olduğunca delikli ve çabuk kırılmaya müsait tuğla yerine prefabrik tabir edilen hazır beton duvarlardan veya sıkıştırılmış ytong tabir edilen briket’ten yapmak, kolon kiriş bağlantılarını kaliteli çelik mamüllerle ve endüstriyel beton ile oluşturmak, kat tabanlarında yapılan çelik hasır aralıklarının sık ve birbirine sağlam akuple edilmiş ve taban beton kalınlıklarının minimum 15 cm. Kalınlığında olmasına dikkat etmek. Etkileşimli bölgelerde, deprem sonrası müdahale edebilecek, kurtarma, söndürme, sağlık, güvenlik, dağıtım, istihdam, istihkam ve defin birimleri oluşturmak, bu birimleri bütün vatandaşların katılacağı sivil teşkilat ve kuruluşlar haline getirmek ve bunları sürekli teyakkuz durumunda hazır tutmak. Bu birimlerin kullanabileceği, makina, edavat, teçhizat ve malzemeyi stoklanmış ve her an kullanıma hazır halde bulundurmak. Olası depremlere karşı önceden senaryolar oluşturmak, oluşturulan bu senaryoları ülkenin çok büyük bir bölümünde aynı anda deprem olacağı varsayılacak şekilde geniş kapsamlı yapmak. Deprem bölgesine yapılacak intikal ve sevkiyatın her türlü olumsuz şart’ta dahi nasıl sağlanabileceğinin planlarını yapmak ve sürekli bu plan ve senaryoları güncelleştirmek, gelişen teknolojinin ürettiği yenilikleri takip ederek stok etmek. Uluslararası kurtarma ve deprem ekipleri ile sürekli bilgi alışverişinde bulunmak bu ekiplerle birlikte geniş kapsamlı deprem tatbikatları yapmak. Deprem sonrası kurtarılabilecek tek bir insan’ın bile bütün bu harcamalardan çok daha değerli olduğu bilincine varmak ve bu bilinci ülke genelinde herkese yaymak.

Bireysel Tedbirler : Öncelikle gerek satın alınan gerekse inşaa ettirilen binalarımızın, statik deprem hesaplarının yapılmış olup olmadığını araştırmak, içeride kolon, kiriş ve duvarların kontrolünü yapmak veya daha emniyetli olması için bir uzmana incelettirerek bilgi ve görüşünden istifade ettikten sonra, bina veya daireyi satın almak veya inşaa ettirmek. Deprem meydana geldiği anda, panik içerisinde kaçmaya çalışmak veya pencere veya balkonlardan atlamak yerine, kapı eşikleri altına sığınmak, sağlam masa, karyola altına saklanmak, küçük veya yaşlıların aynı şekilde davranmasını sağlamaya çalışmak, deprem sarsıntısı geçene kadar beklemek, sarsıntı hasarsız atlatılmış ise, dahili elektrik, su, gaz, doğalgaz ünite ve tesisatlarını emniyete almak, giyinik değil ise giyinmek, kıymetli eşya, para, mücevher, kimlik gibi şeyleri, ilkyardım da kullanılabilecek malzemeleri alarak, sükunetle disiplin içinde binayı terketmek. Büyük şiddetteki sarsıntıdan sonra oluşan ve artçı tabir edilen küçük şiddetli sarsıntıların verebileceği hasarlara karşı etrafında yüksek binalar olmayan açık alanlara intikal etmek. Halihazırda bulunan yaşlı veya çocukların güvenliğini sağladıktan sonra, gücü ve bilgisi yetebilecek insanların deprem bölgelerinde kurtarma çalışmalarına iştirak etmesi. Eğer bina içinde iken yıkıntı olmuş veya enkaz altında kalınmış ise, öncelikle bedeninizi kontrol etmek, etrafı keşfetmeye, sizinle birlikte enkaz altında kalabilecek kişiler ile ve dışarı ile irtibat kurmaya çalışmak, hareket etme imkanı varsa, onlara yardım etmeye ve dışarıdan gelebilecek kurtarma ekiplerine yerini ve durumunu bildirmeye, su ve gıda bulunabilecek alanlara ulaşmaya ve oksijen alışverişini sağlamaya çalışmak, bu esnada mümkün olduğunca az güç ve enrji tüketmeye dikkat etmek. Eğer enkaz altında kıpırdayamayacak durumda kalınmış ise, fazla hareket etmemek, fazla enerji tüketmemek, ses ile yerinizi belli etmeye çalışmak, düzenli ve periyodik sesler çıkarmaya çalışmak ve muhakkak kurtarılacağını düşünmek. Araç içinde iken, deprem hissedildiği anda paniğe kapılmadan aracı yolun kenarına çekmek, Ani fren yaparak arkadan gelen araçları tehlikeye atmamak, Yüksek binalardan uzak durmak, açık bir alana park etmek, Yolda meydana gelebilecek yarık ve çatlaklara dikkat etmek, Acil yardım araçlarına engel olmamak için mümkün olduğunca yol dışına park etmek, Belirli bir müddet trafiğe çıkmamak.

En geçerli önlem : Mümkün olduğu takdirde, insanın insan gibi muamele gördüğü, hayvanlar’dan daha üstün görüldüğü, gerek kendisinin gerekse çocuklarının istikbalinden endişeye düşmeyeceği, vatandaşlarından herhangi birisinin parmağına iğne batsa o acıyı hisseden devlet adamlarının yönettiği, insanları birbirine saygılı ve sevgili, rüşvetin, hırsızlığın, arsızlığın itibar görmediği bir başka ülkeye göçetmek veya en azından çocuklarının bunu yapmasını sağlamaya çalışmak. Bu konuda pek çok alternatif halihazırda mevcut.

Deprem çantanızın içinde bulanması gerekenler:
• Pilli radyo
• Şeker
• Düdük
• Fener
• Sağlam ayakkabılar
• Toz maskesi
• Yedek piller
• Koruyucu giysiler
• Konserve gıdalar ve konserve açacağı
• İlkyardım çantası
• Yağmurluk
• Nakit para ve kimlik fotokopileri
• İçme suyu
• Battaniye
• İlaç

Açıklamalar
• Deprem gece de gündüz de olabilir. Belirli bir zamanı yoktur.
• Depremden zarar gören binaların yıkıntıları üzerinize düşebilir, ağaç ve elektrik direkleri devrilebilir ve hayatınızı tehlikeye atabilir.
• Depremleri ilkinden daha küçük artçı depremler izler. İlk depremde zayıflayan ya da yerinden oynayan eşyalar artçı deprem olduğunda düşebileceklerinden tehlikelidirler.
• Depremleri izleyen ölçüm istasyonları, gerek bilimsel gerek toplumsal ilgi arttığı için depremlerin sıklaştığı sanısı oluşmuştur. Depremler eskiden olduğu gibi şimdi de doğal olaylardır.
• Bu sayılan yerler deprem sırasında en güvensiz yerlerdir. Deprem anında yapılacak ilk hareket güvenli bir yere çömelip, başınızı ve boynunuzu koruyacak bir şekilde kapanıp bir yere tutunmak olmalıdır.
• Deprem ile hava durumu arasında herhangi bir ilişki yoktur. Depremler atmosferden uzak yer kürenin derinliklerinde oluşur.
• Evinizin içinde yapabileceğiniz basit değişiklikler ile eşyalarınızın üzerinize düşerek hayatınızı tehlikeye atmalarını önleyebilirsiniz.
• Binalar ve evinizi sağlamlaştırarak kendinizi koruyabilirsiniz ama depremlerin önüne geçilemez ve ne zaman olacağı önceden ve kesin olarak bilinemez.
• Sarsıntı anında etrafta bulunan sağlam bir masanın altına girmeli, masaya tutunmalı ve baş bölgemizi korumalıyız.

TÜRKİYE’DE OLMUŞ EN BÜYÜK DEPREM HANGİSİDİR?
Aletsel dönemde ülkemizde kaydedilen en büyük deprem Erzincan’da 26 Aralık 1939 tarihinde olmuştur (Büyüklük Magnitüdü 8.0). Gece yarısı olan depremde yaklaşık 33.000 kişi ölmüştür. 1900-2002 yılları arasında Türkiye’de meydana gelen büyük ve çeşitli zararlara neden olan depremlerin listesini aşağıdaki web sayfalarından bulabilirsiniz.

DÜNYADA OLMUŞ EN BÜYÜK DEPREM HANGİSİDİR?
1900’den bu yana kaydedilen en büyük deprem, Şili’de 22 Mayıs 1960′ta olmuştur (Büyüklük Magnitüdü 9.5).

Büyük Depremler :
• 1 Kasım 1755 – Lizbon – Portekiz: 8.7
• 12 Haziran 1897 – Assam – Himalayaların eteklerinde: 8,7
• 2 Mayıs 1960 Şili: 8.5
• 28 Mart 1964 Alaska (süre 3 dakika!): 8.6

YERYÜZÜNDE EN AZ DEPREM OLAN KITA HANGİSİDİR?
Depremi en az olan kıta Antartika’dır.

DEPREM ÖNCESİNDE
• Büyük mobilyaları (beyaz eşyalar, şofben gibi) ve dolap kapaklarını sarsıntıda devrilmemeleri veya açılmamaları için duvara sabitleyin.
• Kırılabilir eşyaları ve yanıcı maddeleri en alt raflara yerleştirerek sabitleyin.
• Yangın söndürme aletlerini, ilk yardım çantalarını, acil çıkış kapılarını kullanmayı öğrenin.
• Evin her odasında üzerinize hiçbir şeyin düşmeyeceği bir yer belirleyin.
• Bulunduğunuz şehirden başka bir şehirde oturan bağlantı kişinizi belirleyin.
• Evinizi yapısal olarak nasıl güçlendirebileceğinizi öğrenin.
• Bölgenizdeki Kızılay şubesine giderek İlk Yardım kurslarına katılın.

DEPREM SIRASINDA
• Soğukkanlı olun, dayanıklı bir masanın altına saklanın : ÇÖMEL, KORUN VE TUTUN!
• Eğer dışarıdaysanız üzerinize bir şeylerin düşmeyeceği emniyetli bir yere gidin ve sarsıntı geçene kadar içeri girmeye çalışmayın.
• Yüksek gerilim hatlarından, elektrik direklerinden ve ağaçlarda uzak durun.
• Arabadaysanız yavaşlayın, arabayı tehlikesiz bir yere sürün ve sarsıntı geçene kadar arabada kalın.

DEPREM SONRASINDA
• Sakin olun ve çevredeki seslere kulak verin.
• Kırık cam parçalarından ve keskin kenarlı nesnelerden uzak durun.
• Isı, gaz ve elektrik yayan kaynakları ana şalter veya vanalarından kapatın.
• Herhangi bir kaçak olasılığına karşın aydınlatma için sadece fener kullanın.
• Telefonları çok gerekmedikçe kullanmayın.
• Haber almak için pilli radyoyu kullanın.

BAZI DEPREMLER
• 28 Temmuz 1976 – Çin: Yüzyılımızın en çok ölümle sonuçlanan depremi. 8,2 büyüklüğündeki deprem Çin’in doğu kıyılarını vurdu. Merkez üssü Tangsham kenti olan depremde yaklaşık 500 000 kişi hayatını kaybetti.
• 10 Ekim 1980 – Cezayir: Merkezi El Asnam kenti yakınlarında olan deprem, Richter ölçeğine göre 7,3 büyüklüğündeydi. 2590 kişinin öldüğü bu felakette 330 000 kişi de evsiz kaldı.
• 23 Kasım 1980 – İtalya: Deprem 2375 kişinin ölümüne yol açarken 7500′ün üzerinde insanın da yaralanmasına neden oldu. Merkez üssünün Eboli olduğu bildirilen bu deprem Napoli’de oldukça yoğun biçimde hissedildi. Depremde 1500′den fazla kişi kayboldu. Depremin büyüklüğü 7,2′ydi.
• 11 Temmuz 1981 – İran: 6,8 büyüklüğündeki depremin bilançosu 1027 ölü, 800′ün üzerinde yaralı.
• 13 Aralık 1982- Yemen: 3000 kişinin öldüğü, 2000′den fazla yaralının bulunduğu bu deprem Richter ölçeğine göre 6 büyüklüğündeydi.
• 19 Eylül 1985 – Meksika: Mexico City ve çevresini vuran bu deprem, Richter ölçeğine göre 8,1 büyüklüğündeydi. Depremde kaç kişinin öldüğü tam olarak saptanamadı. 6000-12 000 kişinin ölmüş olabileceği düşünülen depremde yaralı sayısı 40 000′in üzerindeydi.
• 10 Ekim 1986- El Salvador: Richter ölçeğine göre 7,5 büyüklüğünde yaşanan bu depremde 1500 kişi öldü 20 000 kişi yaralandı. 300 000′den fazla insan da bu depremde evsiz kaldı.
• 7 Aralık 1988 – Sovyetler Birliği: 25 000′in üzerinde insanın öldüğü, 18 000′inin de yaralandığı 6,9 büyüklüğündeki bu depremde Ermenistan’ın kuzeybatısındaki Spitak kasabası tümüyle yerle bir oldu. Leninakan kentinin de büyük bölümü depremden zarar gördü.
• 21 Haziran 1990 – İran: Bu depremde 35 000′in üzerinde insan öldü. 100 000′den fazla insan da yaralandı. 7,7 büyüklüğündeki depremde 500 000′den fazla kişi de evsiz kaldı.
• 16 Temmuz 1990 – Filipinler: Richter ölçeğine göre 7,7 büyüklüğünde yaşanan bu depremde ölü sayısı 2000, yaralı sayısı ise 3500. Merkez üssü Cabantuan olan depremde 148 000 kişi evsiz kaldı ya da başka bölgelere göç etmek zorunda kaldı.
• 1 Şubat 1991- Pakistan/Afganistan: İki ülkede de hissedilen ve ölümlere yol açan bu depremin büyüklüğü Richter ölçeğine göre 6,8′di. Pakistan’da 200, Afganistan’da da 1000′den fazla kişinin ölümüne yol açan depremde yüzlerce insan da yaralandı.
• 20 Ocak 1991- Hindistan: Delhi’nin kuzeybatısındaki Uttarkaşi yakınlarında 6,1 şiddetindeki bu depremde 1600 kişi öldü 2000 kişi yaralandı.
• 12 Aralık 1992 – Endonezya: Doğu Nusa Tangera olarak bilinen bölgedeki adaların bir bölümünde meydana gelen deprem 6.8 büyüklüğündeydi. En az 2200 kişinin öldüğü ve 1490 kişinin yaralandığı depremde 700 kişi de kayboldu. Kayıp kişiler de kayıtlara ölü olarak geçti.
• 30 Eylül 1993 – Hindistan: Bu tarihte ardarda yaşanan depremler Indra-Pradeş, Maharaştra gibi eyaletleri vurdu. Ölü sayısının 22 000′e ulaştığı depremlerin en şiddetlisi 6,4 büyüklüğündeydi.
• 17 Ocak 1995 – Japonya: Kobe kentinde meydana gelen depremde 6500 kişi öldü. Japonya’yı son elli yılda vuran depremlerin en şiddetlisi olan Kobe depremi Richter ölçeğine göre 7,2 büyüklüğündeydi.
• 28 Mayıs 1995 – Rusya: Rusya’nın petrol üretim merkezlerinden biri olan Neftogorsk’da meydana gelen depremde yaklaşık 2000 kişi öldü. Depremin büyüklüğü 7,5 olarak ölçüldü.
• 10 Mayıs 1997 – İran: 2000 kişinin öldüğü binlerce kişinin yaralandığı bu depremde birçok köy ve kasaba da ağır hasar gördü. Depremin büyüklüğü Richter ölçeğine göre 7,1 olarak saptandı.
• 4 Şubat 1998 – Afganistan: En az 4500 kişinin öldüğü depremin büyüklüğü 6,1′di.
• 30 Mayıs 1998 – Afganistan: Takhar bölgesinde 50 köyün yıkıldığı 3000′den fazla insanın yaşamını yitirdiği şiddetli bir deprem yaşandı.
• 25 Ocak 1999- Kolombiya: 6,2 büyüklüğündeki bu depremde 1200 kişi öldü, 4500′ün üzerinde kişi yaralandı
• 17.08.1999 KOCAELİ 7.4 büyüklüğündeki bu depremde 17127 kişi öldü ve 43953 kişi yaralandı

Deprem, Depremlere karşı alınacak önlemler, Depreme karşı alınacak tedbirler, Deprem için alınacak tedbirler, Depremlere alınacak tedbirler, Depremler, Deprem hakkında bilgi, Deprem ile ilgili bilgi, Deprem türleri, Deprem çeşitleri, Depremin ölçülmesi, Depremin etkileri, Doğal afetler, Büyük Depremler, Dünyadaki en Büyük Deprem, Türkiyedeki en Büyük Deprem

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin

  1. yaprak şimşek
    07 Kasım 2012 | Cevapla

    DEPREMLER KARŞI ÖNLEMLER ALINABİLİNİR Kİ?

    • barış
      15 Ocak 2013 | Cevapla

      deprem nedir deprem yer kabugu içindeki ani kırılma çatlama