Erozyona Karşı Alınabilecek Önlemler yazısına puan ver :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan | 7,63 / 10 | 8 kisi / 61 puan verdi.
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

Erozyona Karşı Alınabilecek Önlemler
Erozyonun miktarını azaltıp kabul edilebilir sınırlara çekebilmek, alınacak önlemlere bağlı olarak gerçekleştirilebilir. Bunun için erozyonun cinsine göre önlemler alınmalıdır.

1-Ülkemizdeki araziler yetenek sınıflarına göre kullanılmalıdır
2-Çiftçiler eğitilmelidir
3-Erken otlatılma önlenmelidir
4-Ağaçlandırma yapılmalıdır
5-Keçilerin otlatılması önlenmelidir
6-Dağınık alanlarda değişik yerleşmeyle birlikte ortaya çıkan tarla olayları engellenip, toplu köyler kurulmalıdır
7-TEMA vakfının çalışmaları desteklenmelidir
8-Doğayı ve doğal kaynakların koruma konusu devlet politikası olmalıdır

Erozyonu önlemek ve zararlarından korunmak için;
Ağaçlandırma çalışmaları yapmak,
Eğimli arazilere sekiler (taraçalar) yapmak,
Mevcut bitki örtüsünü korumak,
Tarlaları eğim doğrultusunda sürmemek,
Anız örtüsünü yakmamak,
Ürünleri nöbetleşe ekmek,
Meraları korumak ve iyileştirmek,
Baraj gölü yamaçlarını ağaçlandırmak,
Usulsüz tarla açmanın önüne geçmek,
Erozyonun zararları hususunda halkı bilinçlendirmek, gereklidir

Su erozyonunu yavaşlatıcı önlemler
Yağmur damlasının toprak yüzeyine darbesini azaltılması, Uzun süre kalabilen kesif bir bitki örtüsü oluşturmak.
Toprak agregatlarının ayrışma ve dağılmasının önlenmesi, Toprağı parçalayan alet ve makinaların kullanılmasını azaltmak.

İnfiltrasyon oranının arttırılması,
Yüzey akış hızının azaltılması Tarım arazilerinde sert toprak katmanlarının kırılması ile infiltrasyonun arttırılması, yüzey akışın azaltılması.

Rüzgâr erozyonunu yavaşlatıcı önlemler
Rüzgâr hızının azaltılması, Rüzgâr hızını kıracak ağaçlar ile alanı donatmak.
Meyilde yerçekimi etkisiyle hareketi zorlaştırmak, Toprak işleme işlemlerinde meyile dik sürüm yapmak.
Rüzgârın toprak parçacıklarına etkisini azaltmak, Toprak yüzeyinin çıplak bırakmamak.
Toprakları merdiven şekline getirerek kullanmak.

Meyilli arazilerde teraslama
Erozyonun yavaşlatılması kapsamında meyilli arazilerde teras yapımı da önemli bir önlemdir. Kanal terasları, sırt terasları ve seki terasları olmak üzere üçe ayrılan teraslar, suların beraberinde toprak parçalarını götrümesini engellemektedir. Kanal terasları %4′ ekadar eğim olan alanlarda başarı ile uygulanabilirken sırt terasları %2 dolayındaki alanlarda uygulanıldığında başarıya ulaşmıştır. Sırt terasları ile kanal terasları arasındaki en önemli fark ise, sırt teraslarında su kaynklarının az olduğu bölgelerde toprak korunumunun yanı sıra su korunumunu da gerçekleştirebilmesidir. Seki terasları ise meyil olarak %12′den fazla meyilli topraklarda kullanılmaktadır. Bu teras tipi, yapılacak tarımsal faliyetlerde mekanizasyon kullanımına elverişli değildir. Terasların işlevlerini sürdürebilmeleri için yoğun yağışlar sonucu hasar göremeleri engellenmelidir. Bu nedenle teraslamadan sonra bu alanları çimlendirmek terasların yapılaını koruyabilmeleri açısından önemlidir. Eğer teraslama yapılmış bölgede tarımsal bir faaliyet yapılıyorsa sürümler ya tahtavari yapılmalı ya da düz sürümde teras sırtlarına parelel sürüm tercih edilmelidir.

Erozyona Karşı Alınması Gereken Toplumsal Önlemler
Ormansızlaşma ve erozyon gibi doğal dengelerin bozukluğunun çölleşme getirdiği çok açıktır ve bütün dünya bunu kabul eder. Ayrıca bu çölleşmenin en büyük nedeninin “insan” olduğunu bildiğimiz halde, kendi menfaatlerimizin uğruna toprağı tahrip edip, yaptıklarımızın erozyona yol açıp sonunda da çölleşmeye yol açtığını bildiğimiz halde yaptıklarımıza hiç “dur” demiyoruz ya da herhangi bir önlem almıyoruz.

Doğa bu konuda “masum” olsa da çok güçlü bir savunma sistemi olduğunu bildiğimiz için bu bozukluk ile ilgili hiç bir önlem almadık; ancak her şeyin bir dayanma sınırı vardır ve insanlar doğanın dayanma sınırını çok fazla aşmışlardır.
Erozyon bir sosyo-ekonomik bir olaydır. Maalesef, ileri indüstri toplumları daha lüks ve yüksek yaşam standartlarına taşırlarken çevre sorunlarını da çoğaltırlar. Bu nedenle indüstrilerin şehir dışında, tarım alanlarının veya meraların üstüne inşaa edilmeyip, toprağı zaten daha kullanışsız olduğu bir alan kurulması daha akıllıcadır.
Doğaya ve yeşil örtülere sahip çıkmama, geri kalmışlığın bir göstergesidir. Çok büyük nüfus patlamaları, eğitimsizlik ve saygı eksikliği nedeniyle hem kendilerine hem ülkelerine hem de doğaya zarar vermektedirler. Bunların olmaması için bütün insanların bu konuda eğitilmesi, aslında doğaya zarar vererek, kendilerine de zarar verdiklerini ve doğaya saygı öğretilmelidir.

Doğanın tahribatının diğer bir nedeni ide toplumların kültürüdür. Doğayı koruma, ormanlara ve yeşil örtülere sahip çıkma kültürel bir olaydır. Bunun da aile, yuvasında başalaması, okulda devam etmesi ve medya dahil tüm yaşam boyunca verilmesi gereken bir eğitimdir.

Bunların yanında insanların kararını değiştiren toplumsal kuruluşlar kurulması, insanları bu kuruluşlara çağırılması ve insanları bu konuda teşvik etmeleri gerekmektedir. Ayrıca kuruluşlara destek amacıyla ülkeler anayasaya bu konuyla ilgili yasalar koyup erozyon bu kuruluşların yaptıklarını resmileştirmelidirler.

Erozyona Karşı Alınacak Önlemler
1) Dik ve eğimli olan araziler boyunca bitki örtüsü korunmalı. Doğal bitki örtüsü tahrip edilmemeli, tahrip olan bitki örtüsünün yerine yine ağaç dikimi yapılmalıdır. Çünkü Heyelan felaketine neden olan en önemli olay, dik arazilerde toprağın kendi kendini tutucu özelliği olmayışı ve tahrip edilen bitki örtüsü kökleri vasıtası ile toprağı tutamamasıdır.

2) Dik yamaçlar teraslar yapılarak eğimleri azaltılmalı ve ağaçlandırılmalıdır.

3) Eğimli arazilerde toprak eğimin çok dik olduğu yöne doğru yerçekimi ivmesi nedeni ile kaymak isteyecektir. Su toprağın özgül ağırlığını arttıracak ve yerçekimi ivmesinin değerini büyültecektir. Heyelan olan bölgeler göz önüne alınırsa, bazı bol ağaçlı bölgelerde de Heyelan felaketi görülmektedir. Bu bölgelerde Heyelana Karşı Alınacak Önlemler ‘in başında, yamaç boyunca açılacak geniş su kanalları gelmektedir. Bu sayede, su kolayca toprağın içerisine nüfus etmeksizin akacak ve Heyelan oluşmasını önleyecektir.

4) Doğal Afetler arasında Heyelan özellikle ülkemizde sıkça görülmektedir. Ülkemizde heyelanın en çok görüldüğü yerler ise, tabakaların yamaç eğimi ile aynı yönde olduğu alanlardır. Bu alanlarda yapılan yollar, direk heyelan tehlikesi altındadırlar. Bu gibi yol çalışmalarında Heyelan önleyici duvarlar yapılmalı ve yol güvenliği sağlanmalıdır. Daha önceleri bu konuda bir video yayınlamıştık. Bu videoda heyelan direk olarak yolu etkilediğini görmüştük.

5) Türkiye’de Heyelan olayının sık görüldüğü yerlerin başında gelen Karadeniz Bölgesi, Doğal Afetler arasında Heyelan olayının en sık görüldüğü bölgenin başında gelir. Çünkü Karadeniz Bölgesi, iklim nedeni ile çok yağış alan bir bölgedir. Ayrıca bölgedeki dağların kıyıya paralel uzanması ve yamaçların çok dik olması, heyelan afetinin gerçekleşmesi için tüm gerekçeleri tamamlamaktadır. İşte bu bölgelerdeki yaylalar incelenildiğinde görülüyor ki, bölge evleri hep dik yamaçların üzerine yapılmıştır. Bu çok yanlış bir uygulamadır. Heyelanın gerçekleşmesi için, tüm maddeler tamamlandıysa, o bölge yaşam alanı olarak kullanılmamalıdır.

Yukarıda maddeler halinde yazdığımız Heyelana Karşı Alınacak Önlemler bilinir ve ciddiyetle uygulanır ise, Heyelan bizler için bir Doğal Afet olmaktan çıkar. Heyelan geldikten sonra yakınmayalım, gelmeden önce Heyelan ile mücadele edelim.

Erozyon, Erozyona Karşı Önlemler, Erozyona karşı alınması gereken önlemler, Erozyona karşı yapılması gerekenler, Erozyona Karşı Alınabilecek Önlemler, Erozyona Karşı Alınabilecek Önlemler, Erozyona Karşı Alınacak Önlemler, Erozyona karşı alınabilecek önlemler nelerdir, Erozyon karşı alınacak önlemler, Heyelana karşı alınacak önlemler, Heyelana karşı alınabilecek önlemler

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin