Gaz Lambası yazısına puan ver :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan | 7,16 / 10 | 38 kisi / 272 puan verdi.
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

Gaz Lambası nedir?
Anadolunun birçok kısmında elektrikler bu kadar yaygınlaşmadan önce herkesin akşamlarını, gecelerini aydınlatan bir araçtı, gaz lambaları. Şimdilerde ise artık nostaljik bir nesne olarak evlerimizde yer almaya başladı,

Gaz lambaları 1700′lü yılların başlarından beri kullanılan vazgeçilmez bir nimetti insanlar için. Yassılaştırılmış bir fitili gaz tankının içinden geçirerek, en üste ise koruyucu bir şişe ekleyerek gaz lambalarına ilk formunu İsviçre vatandaşı Argand vermiştir. Tabii, 1775’te Léger ve Alstroemer tarafından ayrı ayrı bulunan yassı fitilin de, bu buluşun ortaya çıkmasına katkısı büyüktür. Türkiye’de ise, 1800’lü yılların sonlarına doğru ev, dükkân ve kahvehanelerde gaz lambaları ile aydınlatma yapıldığını biliyoruz. Kudret Emiroğlu’nun ‘Gündelik Hayatımızın Tarihi’ başlıklı eserinden de, 1900’lü yılların ortalarında Türkiye’de beş milyona yakın gaz lambası tankı ve şişesi üretildiğini öğreniyoruz. Ancak bu tarihlerde üretimine devam edilen bir diğer gaz lambası çeşidi daha vardı. Bunlar şişesi olmayan, ancak yine gaz yardımı ile ateşlenen lambalardı. Bu tip lambalar, içine gaz konulan bir tanktan, fitilin dışarı uzanmasına yarayan delik veya deliklerden oluşur ve daha çok ‘kandil’ adıyla anılırdı.

Gaz lambaları beş parçadan oluşur. En altta küçük bir gaz tankı, hemen üzerine eklenmiş bir gaz ayar çarkı, çarkı da içine alan gaz deposu, çarkın içinden geçerek şişenin içine giren bir fitil ve en üstte, alevi koruyacak ince ve kırılgan gaz lambası şişesi. Aslında gaz lambaları ile ilgili en önemli ayrıntılardan birisi de bu şişelerdir… Çünkü bir gaz lambasının şişesini değiştirmek veya yenilemek lambanın orijinalliğini bozacaktır.

Gaz Lambaları
Günümüzde sadece nostaljik bir obje haline gelen gaz lambaları pek çoğumuzun çocukluk gecelerinin yareni; anılara saklanan eski bir dostudur.

Eski çocukların eski gecelerinden kalma bir anıdır idare lambaları ya da yaygın adıyla ‘gaz lambaları’. Evin annesi dadısı veya hizmetçisi geceleri çocuklara bakmak için uyandığında yollarını bulmalarını sağlayan evleri aydınlatan uyuyanların başuçlarında en azından ‘idareten’ bir aydınlık veren gaz lambaları günümüzde daha çok süs veya koleksiyon amaçlı olarak kullanılıyor.
Gaz lambalarının ilk ortaya çıkışı 18. yüzyılın başlarına denk gelir.

CILIZ IŞIĞA ÖDENEN BORÇ…
Gaz lambaları konusunu; hem yazar kimliği ile önemli başarılara imza atan hem de yıllardır Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli ülkelerinden gaz lambaları toplayan Adalet Ağaoğlu ile görüştük. Ağaoğlu gaz lambalarını biriktirmeye nasıl başladığını şöyle anlattı: “Sahiplik duygusu hiç gelişmemiş olan ben çoktan gözden düşmüş bu şişesiz kirli küçük şeye sahip çıktım. O günden başlayarak da çocukluk gecelerimde beni hiç yalnız bırakmamış sonuçta gölgeleriyle de dostluk kurduğum bu cılız ışığa borcumu ödemek istedim sanki. Nerede hangi biçimini görsem eski bir dostuma rastlamışım gibi evime buyur ediyordum. Ama her birinin ya başı gitmiş ya kolu kopmuştu. Yarım karış boyundaki şişeleri yuvarlakları ince uzunlarıyla yok olmuştu. O şişeler… Sırçadan kolaycacık kırılır şeyler…” Ağaoğlu’na gaz lambalarını toplayarak bir koleksiyon kurgulamakla kelimeleri ve anıları toplayarak öyküleri kurgulamak arasında bir bağ olup olmadığını sorduğumuzdaysa şu cevabı verdi: “Kendi adıma gaz lambaları ile ilgilenmek ile yazarlık arasındaki bağın kaynağının romanda yapmaya çalıştığım ‘zamanla oynamak’ ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Bu benim tiyatro yazarlığından roman yazarlığına geçişimin nedeni aslında. Gaz lambalarının görünmeyeni aydınlatması gibi romanda görünmeyen o ana ait olmayan zamanın aydınlatılması zamanla oynanması arasında bir benzerlikten bir bağdan söz edebiliriz. Gaz lambaları nasıl ki karanlığı aydınlatabiliyor karanlıkta küçük bir alan açabiliyorsa roman da zamanla oynamalara geri dönüşleri aktarmaya alan tanıyordu. Kurgu yapmak konusuna gelince; gaz lambalarını toplamaktaki sıkıntılardan birisi de çoğu zaman gaz lambalarının şişe kısımlarının kırılmış olmasından kaynaklanıyordu. Bunun için yıllardır pek çok yere gidip tanklara uygun şişe aradım; hatta lambalar üzerine kitaplara bakındım kendi dönemlerine göre şişesinin ne olduğunu bulabilmek için. Ancak neticede gaz lambalarının tarihini gösterecek bir eser bulamadım. Kaynak bulamayınca da ağız numaralarına dikkat ederek kendim bazı birleştirmeler yaptım. Hayalimde canlandırarak uygun tanklar ile şişeleri birleştirmeye çalıştım. Gaz lambaları biçimlenebilsin birbirine uyabilsin hakiki olabilsin diye. İşte ben o şişe uydurma bahsinde biraz yazarlık ettim biraz uydurmalık ettim…”

KALANAG’IN SİHİRLİ LAMBASI
Gaz lambalarının ‘aydınlatma’ ve ‘yol gösterme’ işlevi günümüzde bir hayli değişmiştir. Onlar artık seri üretimle çoğaltılan örnekleriyle sadece tüketime yönelik bir obje haline gelmiştir. Bu çağrışım değerlerinin değişmesi ile birlikte Adalet Ağaoğlu da kim bilir hangi evlerde hangi anılara şahit olmuş bu birbirinden değerli gaz lambalarını toplamayı bırakmıştır. Ancak yine de gaz lambalarına birçok yerde rastlamak mümkün. Örneğin Dolmabahçe Sarayı’nda… Daha çok süs amaçlı kullanılmış eşsiz güzellikte pek çok paha biçilmez gaz lambası bulunuyor sarayda. Gaz lambalarına rastladığımız bir başka yer ise illüzyon sanatı… 20. yüzyılın önemli sihirbazlarından Kalanag (asıl adıyla Helmut Ewald Schreiber) illüzyon gösterileri sırasında gaz lambalarını kullanmıştır. Ünlü illüzyonist sıkça tekrarladığı bir gösterisinde gaz lambasını şu şekilde kullanmıştır: Kalanag sahneye getirilen gaz lambasının fitilini tutuşturur sigarasını da lambanın aleviyle yakar. Lambayı camdan yapılmış sehpanın üstüne koyar; lambanın üstüne ise ortası delikli ince bir ipekli örtü örter. Lambanın camını da bu delikten dışarı çıkacak şekilde açıkta bırakır. Kalanag lamba ile seyircilere iyice yaklaşır ve örtüyü hızla kaldırır. Örtünün kalkması ile birlikte lamba yok olur. Kalanag gösterinin sonunda elinde kalan örtüyü seyircilere fırlatır. Aslında bu gösteri gaz lambalarının ışığından duvarlara yansıyan gölgeler ile yaptığı masum illüzyon gösterilerini çağrıştırmakta sihirlere ve masallara hayretler içerisinde inandığımız o geçmişteki günlerden kalma hoş anılara bir gönderme yapmaktadır.

Peki gaz lambalarını bu kadar özel ve unutulmaz kılan nedir? Sadece görünmeyeni aydınlatması mı yoksa kendiliğinden anılarımıza kattığı hüzün mü? Gaz tankına yeterli miktarda gaz konulur çarkın yardımı ile fitil bir miktar yukarı çekilir ve ateşlenir. Alevin ani sıcaklığı ile patlamaması için önceden elde ısıtılmış şişe çarkın üstüne geçirilir ve gaz lambasının aydınlığında gece başlar. Çocukluğumuzdan geriye kalan anıları zayıf ışığı ile belli belirsiz aydınlatan gaz lambalarının gecesi… Sofrayı aydınlatan merdivenli ahşap evlerin basamaklarını aydınlatan masal anlatıcısının yüzünü aydınlatan gaz lambalarının duvarlarda yaptığı gölge oyunları ile devam eder gece… Gaz lambalarının titrek ışığı aklımızda artık belli belirsiz yer eden çocukluğumuzu çağrıştırır. Şişelerinin kırılganlığı ise hüznü… Tıpkı yitirdiğimiz anılarımızın çağrıştırdığı hüzünler gibi..

gaz lambası, gaz lambası nedir, gaz lambası ne demek, gaz lambası neye denir, gaz lambası hakkında, gaz lambası ile ilgili bilgiler, gaz lambası hakkında bilgi, gaz lambası ne demektir, gaz lambası anlamı,

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin

  1. seval
    12 Nisan 2012 | Cevapla

    gaz lambası hangi kaynaklara girmektedir o aradığım