Hayvanların Genel Özellikleri yazısına puan ver :
Puan ver : 1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (Henuz oylanmamış)
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

HAYVANLARIN GENEL OZELLİKLERİ
• Genellıkle aktıf hareketli canlilardir. Sungerler gıbi hareketsiz olanlar da vardır.
• İhtiyaçlan olan besini dışardan alırlar. Besin ve gaz döngüsünde (CO2 ve O2) etkilidirler. Tamamı tüketicidir.
• Çoğu hayvan iy! gelişmiş bir sinir sistemi ve duyu organlarınasahiptir.
• Hayvan hücrelerinde kloroplast ve klorofil yoktur.
• Hayvanlar genellikle çok hücreli canlılardır.
• Hayvanların çoğu eşeyli olarak üremektedir.
• Sindirim artıklarını dışkı şeklinde vücut dışına atarlar.
• Hayvanlar denizlerden yüksek tepelere kadar uza-nan geniş bir yaşama alanına dağılmışlardır.

Vücutlarında kemikten veya kıkırdaktan yapılı bir iske-lete sahip olanlara omurgalı, kemikten veya kıkırdaktan yapılı bir iskelete sahip olmayanlara ise omurgasız hayvanlar denir.

OMURGASIZ HAYVANLAR
•Canlılar aleminin en zengin grubudur.
•Omurgasız hayvanlarda iç iskelet bulunmaz
• Yaşama ortamları çok çeşitlidir. (Denizler, göller, akarsular, kara, toprak altı). Beslenme şekilleri de çok farklıdır.
A- BİR HÜCRELİLER
B-ÇOKHÜCRELILER

1. SÜNGERLER
( Çoğu denizlerde, çok azı tatlı sularda yaşayan porlu can-lılardır. Su içerisinde sert bir zemine tutunurlar. Şekil bakımından bitkilere benzeyip vazo şeklinde, yassı veya yu-varlak olabilirler. Boyları 1 mm – 2 m arasında olabilir. Renkleri, gri, sarı, mavi, siyah, kırmızı olabilir.

Süngerlerde duyu, kas ve sinir hücreleri bulunmaz. Çünkü hücreler farkılaşmamıştır. Eşeysiz çoğalmaları ana hayvanın tomurcuklanması ile olur.

2. SÖLENTERLER
Eski Yunancada Sölentere içi oyuk, içi çukur hayvan anlamındadır. Vücutlarında tek bir açıklık vardır. Bu açıklık hem ağız hem de anüs görevi görür. Deniz anası, hidra, deniz şakayığı ve mercanlar bu gruba örnektir.

SOLUCANLAR
a) Yassı Solucanlar (Tenya = Şerit)

Vücutları bini aşan yassı halkalardan meydana gelmiştir (8 metre uzunluğunda olanları vardır). Başta ağız yoktur. Sindirim organları yoktur. Deri yumuşaktır. Bağırsaktaki hazır besinleri derileri ile emereh beslenirler.

Silah ve çekmenleri yardımıyla bağırsağa tutunur ve hareket etmeden kalırlar. Vücutlarındaki her boğum-da dişi ve erkek üreme organı bulunur. Böyle canlı-lara erselik canlılar denir.

Pişmemiş et veya evcil hayvan beslemeyle tenyala ınsana geçebilirler. Bu parazitleri bağırsağında taşı yan insanlarda, iştahsızlık, karın ağrısı, kusma, ishal kansızlık, halsizlik, uykusuzluk, nefes kokması, el yüz, ayaklarda şişme, toprak yeme gibi durumlar gö rülür.

Tenyalar hayat devreleri boyunca konak ve ar;
konak canlı olmak üzere iki farklı canlı üzerinde ya şarlar.

Bunlar;
Ara Konak Son Konak
Sığırtenyası Sığır İnsan
Balıktenyası Balık İnsan
Köpektenyası İnsan Köpek
Domuz tenyası Domuz İnsan

Ara Konak: Yumurtaların gelişip keseli kurt halini ald ğı canlıya denir.
Son Konak: Ergin tenyanın yaşadığı canlıya denir.
En çok bilinen tenyalar:
• Sığır tenyası (silahsız tenya)
• Domuz tenyası (silahlı tenya)
• Köpek tenyası
• Balık tenyası

Sığır Tenyası: Sığır tenyasının boyu 4-11 metredi Halka sayısı 1200 – 1300 kadardır. Başta çengeli çelengi yoktur. Hastanın haberi olmadan bazen 8 – 1 halka birden düşebilir.
• Sığır tenyası insan bağırsağında yaşar. Yumurtalar dışkı ile dışarı atılır.
• Çayır ve otlara bulaşan yumurtalar sığırlara geçer Yumurtalar bağırsakta açılır.
• Çıkan yavrular kan dolaşımına katılır.
• Kan dolaşımı ile kaslara geçer ve keseli kurt halin alır
• iyi pişirilmeden yenen etlerle insana geçer.
• Bağırsakta olgunlaşır. Çok sayıda yumurta üretir. Sığır tenyasının hayat devrinde ara konak sığırdır.

DOMUZ TENYASI: Boyu 2-6 metredir. Halka saysi 800-900 arasindadir. Iyi pismemis domuz etleri ile insan gecer ve 3 ayda erginlesir.

BALIK TENYASI: Ergin halde Kedi kopek domuz ve insanlarin bagirsaklarinda yasarlar. Boylari 10-15 metre olabilir iyi pismemis balim etleri ile insana gecerler.

KOPEK TENYASI: Kedi , Kopek ve Bagirsaklarda yasarlar. hayvanin diskisi ile bagirsaklara yapisirlar. insana gecer . insanda beyne ve diger organlara gecerek olume yol acabilirler.

b) Yuvarlak Solucanlar
Vücutları yuvarlak olup, segmentsizdir. Ağız ve anüs görevini yapan tek bir açıklık vardır. Tüp şeklinde sin-dirim borusu vardır. Ayrı eşeylidirler. İnsanlarda para-zit olarak yaşayan bu solucanlar, insana iyi pişmemiş et yemekleriyle, iyi yıkanmamış meyve ve sebzelerle ve evcil hayvan beslemekle geçer.

Başlıca Yuvarlak Solucanlar:
• Bağırsak solucanı (Ascaris)
• Kıl kurdu
• Trişin
Bağırsak Solucanı: Vücut bağımsız, yuvarlak, iki ucu sivri, boyları kısadır. Dişileri erkeklerinden daha uzundur. 0′= 15-20 cm, 925-35 cm. Başta üç parçalı ağız ve sonda anüs bulunur.

Derinin yüzeyi sertleşmiştir. (Deri koruyucu tabaka olarak iş yapar. ) Bu nedenle ince bağırsaktaki besin-leri emerek alamazlar. Zehirlenmeye neden olan ar-tıkları ince bağırsağa bırakırlar. Bağırsakta serbest olarak hareket ederler. Sindirim organları vardır. Üreme organları belli bir bölgeye yerleşmiştir.

Bağırsak Solucanın Hayat Devri
• Dişi solucanın yumurtladığı yumurtalar insan dışkısı ile dışarı atılır.
• Dışarı bırakılınca kuruyan dışkıdaki yumurtalar rüz-garla her tarafa dağılır.
• Yıkanmamış sebze ve de kirli sularla tekrar insa-na geçer.
• Yumurtanın açılması midede olur ve kurtçuk ortaya çıkar.
• Kurtçuk mide duvarını delerek kana geçer. Kan yo-luyla karaciğere, daha sonra da akciğere gider.
• Akciğerden soluk borusuna gider.
• Dolaştığı organlara zarar verir.
• Sonunda yemek borusu ile mideden geçerek bağır-sağa yerleşir,
Vücudun organları arasında gezerken burun bölge-sinde kaşıntılara ağız bölgesinde de küçük dil etrafın-da dolaşarak salya akmasına neden olur. Bazı du-rumlarda bağırsakta büyük bir top oluşturarak bağırsak tıkanmasına yol açar.
Anüs -»-Dışkı-»-Nemli toprak-»-Sebze-»Ağiz-»- Mide-»-Kan yolu-»- Karaciğer-»- Bronşlar-»-Soluk borusuk-»–Yutak-»-Yemek borusu -»- Mide -»- ince bağırsak l

KIL KURDU (Kancali KURT): Insan bagirsaginda yasarlar. Kucuk cocuklarda daha cok gorulurYumurtlamak icin anus cevresine gelerek kasintilara sebep olur.

TRISIN: Insanlarin bazi mmemlilerin ozelklikle domuzun bagirsaginda yasar. Bagirsagi delerek hayvanin kaslari arasinda bir kist olusturarak yerlesir. Iyi pismemis etlerle insana gecerler

C) Halkalı Solucanlar
• Toprak solucanı
• Sülük
Nemli gevşek havadar topraklarda yaşarlar. Baş, göğüs, karın gibi vücut bölümleri yoktur. Vücutları yüz kadar halkadan oluşmuştur. Göz yoktur. Başta bulunan ışığa duyarlı hücrelerle ışıklı ve ışıksız or-tamları ayırt edebilirler.

Derileri nemli ve incedir. Deri solunumu yaparlar. Vü-cutlanndaki her halkada sindirim, dolaşım, boşaltım, sinir sistemi organları vardır. Üyeleri yoktur. Halkala-rındaki tutunma kolları ile hareket ederler. Halkalı kaslar ve kıllar ile uzama, incelme hareketlerini yapa-bilirler.

Dişi ve erkek organ aynı canlıda bulunur. Erseliktir (Hermafrodit) ler. Fakat çoğalmaiarı çiftleşme ile olur. Döllenmiş yumurtalar vücuttan atılır. Toprağın hava lanmasını ve temizlenmesini sağlarlar. Sayılarının | çoğalması bitki kökleri için zararlıdır.

Derisi dikenliler
Hemen hemen hepsi denizlerde yaşarlar. Kalkerden : uş iskeletleri vardır. İskelette tipik olarak dikenler vardir.

Bu nedenle dersi dikenliler olarak adlandırılırlar. Deniz hıyarı, deniz kestanesi, deniz yıldızı derisidi kenlilere örnek olarak verilebilir. Kalbi bulunmaz ve dolaşım sistemi görülür. Solunum deri, solungaç ve vücut boşluğuna bağlı keselerle yapılır.

Deniz yildizi rejeneresyonla çoğalır. Sindirim sisteminde agiz ve anüs bulunur. Fakat anüs hayvanın sırt bölgesinde gorülür. Ayrı eşeylidirler. Eşeyli üremenin yanında eseysiz üreme (rejenerasyon) görülür.

5-YUMUŞAKÇALAR
Yaklaşık ellibini aşan türü bulunan yumuşakçalar midye, ahtapot, istiridye, salyangoz, sümüklü böcek ve mürekkep balığı gibi canlıları içerir. Çoğu yumuşakçalar denizde yaşar. istiridye ve bazı salyangozlar tatlı sular-da yaşarken çoğu salyangoz ve sümüklü böcek türleri de karada yaşamaktadır. Vücutlan kavkı içindedir.

Kavkı manto dernilen dış zar tarafından salgılanan bir maddeden oluşur. Salyangoz, midye ve istiridye dış kavkıya sahiptir. Mürekkep balığında kavkı vücudun içinde oluşmuştur. Sümüklü böcekte kavkı yoktur. Vü-cutları yumuşaktır. Karın bölgesinde ayak görevi gören kaslı bir yapı bulunur. Solungaç solunumu ya-parlar. Yumurta ile çoğalırlar

Özellikleri
• Vücudun dışında kitin denilen bir örtü vardır. (Dış iskelet kitinden oluşmuştur. )

• Bacaklar eklemlerden meydana gelmiştir.

• Vücutları değişik sayıda halkalardan meydana gel-miştir.

• Eklemlerin birbirine ince deri ile bağlandığı yerlerde kitin bulunmaz.

• Büyümelerine engel olan kitin örtü zaman zaman değiştirilir. (Deri değiştirme)

• Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bö-lümden oluşmuştur.

Baş: Duyu organı (anten), göz ve ağız bulunur.

Göğüs: Üç halkalıdır. Her halkasından bir çift bacak çıkar. Kanatlar ikinci ve üçüncü halkalardan çıkar.

Karın: Arka arkaya sıralanmış halkalardan oluşmuştur.

• Çiyan, istakoz, kırkayak hariç kann halkalarında hare-ket organı bulunmaz. Örümceklerde halka yoktur. Kitapsı trakelerle solunum yapar. Çiyanda her halkadan bir çift, kırkayakta ise iki çift ayak çıkar.

• Alyuvarlan olmadığından kanlan renksizdir. Açık kan dolaşımı görülür. Oksijen dokulara kan yoluyla taşınmaz. Kılcal kan damarı yoktur.

• Başta bulunan ağız, duyu organı ve gözler beslen-me şekline göre değişiklik gösterir.

a) Çekirge —> Çiğneyici – ısırıcı ağız tipi —> Böcek kurtlan ve ot ile beslenir:

b) Arı; Yalayıcı – Emici ağız tipi —»• Bal özü emerek beslenirler.

c) Kelebek;• Emici ağız tipi; Bal özü emerek beslenirler.

d) Sivrisinek; Delici – emici ağız tipi; Kan emerek beslenir.

Bit, Pire, Kene —» Delici – emici ağız tipi;Kan emerek beslenir.

• Organlann en ince bölumlerine kadar uzanan trake borulan ile solunum yaparlar. (Karada yaşayanlar)

Suda yaşayan karides, yengeç, istakoz solungaç so-lunumu yaparlar.

• Yumurta ile çoğalırlar. Böcekler genellikle başkala-şım (metamorfoz) geçirirler.

Karasinek -» Kabuk içinde -> Pupa devresini geçirir Ipek böceği; Koza içinde -» Pupa= uyku devresi

Yumurta; larva; krizalit; Ergin böcek (Pupa)

Elem bacaklılar dört gruba aynlır

1. Kabuklular (Yengeç, istakoz, su piresi ve karides)

2. Çok ayaklılar (Kırkayak, çiyan)

3. Örümcekler (Örümcek, akrep, kene)

4. Böcekler (Arı, kelebek, sivrisinek, karasinek ve çekirge)

Karasinek: Karasinekler çöplerin arasında, gübrelik-lerde, ahırlarda ve kanalizasyonların açıktan aktığı pis ortamlarda yaygın olarak yaşarlar. Bu ortamlara yumurtalarını bırakırlar. Yumurtalardan çıkan kurtçuklar rahatlıkla besin bularak gelişir. Böylece karasinekler pis ortamlarda çok hızlı üreyerek çoğalırlar.

Bacaklarında vantuz şeklinde olan çekmenlerle tavanda ve camda yürüyebilirler. Tifo, tifüs, kolera, trahom gibi bu-laşıcı hastalıkların yayılmasında büyük rol oynarlar. Örneğin bir sinek kapta bulunan süte birkaç tifo basili bırakırsa, bir kaç saat sonra bunların sayısı milyonları bulur. Bu nedenle sütlerin kesinlikle kaynatılmadan içilmemesi gerekir.

Karasineklerin çoğalmaması için;
1) Çevremizdeki çöpleri kapalı yerlerde saklamak.
2) Evlerimizi temiz tutmak
3) Sineklerin besleneceği gıdaların üstünü kapatmak.
4) Lağımları kapalı ortamlardan akıtmak.
5) Ahır ve gübrelikleri yerleşim yerlerinden uzak kur-mak.
6) Sineklerin ürediği ortamları sık sık ilaçlamak.

Sivrisinek Küleks: Bitki öz suyuyla beslenir, zararsızdır.
Anofel: Kan ile beslenir. Beslenmesi kan ile olmazsa üreyemezler.
Sivrisinekler bataklıklar, durgun sular ve havuz suları-na yumurtalarına bırakırlar. Yumurtadan çıkan yavru-lar (larva) gelişimlerini su ortamında tamamlar. Erkek sivrisinekler bitki öz suyu ile beslenirler. Sivrisineklerin dişileri insan ve memeli hayvanların kanı ile beslenir.

Anofel sıtma hastalığını insana bulaştırabilir. Sıtma hastalığına yol açan plazmodyum anofel denilen dişi sivrisineğin tükrük bezlerinde yaşar. Sivrisinek bir in-sanı ısırdığında plazmodyumlar insan kanına geçer ve burada çoğalarak sıtma hastalığını oluşturur. Sıtma hastalığına tutulmuş bir insanı ısıran sağlıklı sivrisinek, pı’azmodyum bakterisini sıtmalı insan kanından alarak taşıyıcı duruma geçer. Sıtmanın ilacı kinin’dir.

Sıtmanın belitileri
1) Hastanın rengi soluk ve yüzü buruşuktur.
2) Gözleri fersiz ve içe çöküktür.
3) Karın (dalağı) şişer.
4) Sıtma nöbetleri görülür. Nöbetler titreme ile başlar. ateş 40-41 °C ye kadar yükselir.

Sıtma hastalıgından kurtulmak için:
1) Bataklıklar kurutulmalı.
2) Bataklıklara okaliptus veya suya çok ihtiyaç duyan ağaçlar dikilmeli
3) Yerleşim yerlerinin yakınlarındaki ağaçlar ve çalılar sıksık ilaçlanmalı
4) Durgun sular ve havuzlar temizlenmeli ve ilaçlan-malı
5) Sivrisinek larvaları ile beslenen kurbağa ve balık gibi hayvanlar üretilmeli
6) Hasta kişiler tedavi edilmeli
7) Sıtma bulunan bölgeler karantina altına alınmalı

Bal Arıları
Toplu halde yaşayan yararlı böceklerdir. Ağız yapısı ya-layıcı – emici hortum şeklinde olup bal özü emerler. Ağaç kovuklarında ya da kovanlarda yaşarlar. Arının toplu iğne başı büyüklüğündeki midesini doldurabilmek için yaklaşık 1000 den fazla çiçeğe konup çiçek özü toplaması gerekmektedir. Bir kovanda 80000 kadar arı bulunur. Tipik bir arı ailesinde üç çeşit arı vardır. Bunlar dişi arı (kraliçe arı), erkek arı ve işçi arılardır.

a) Kraliçe (Dişi) arı: Her kovanda bir tane bulunur. Görevi yumurta üretmektir. Bu yumurtalardan üç çeşit arı oluşabilir. Erkek arı, işçi arı, kraliçe arı

b) Erkek arı: Her kovanda 200 , 500 tane erkek arı vardır. Erkek anlar kraliçe arının döllenmesinde görevlidir.

c) İşçi arı: Kovanda en kalabalık grubu oluşturular. Kraliçe ve erkek arılara göre daha küçüktür. işçi arılar dişidir ve hepsi kısırdır. Kovanda bütün işleri işçi arılar yapar. Örneğin bal özünün toplanması, kraliçe ve erkek arıların beslenmesi, larvaların bakımı, bal yapımı, kovan temizliği gibi.

OMURGALI HAYVANLAR

A. BALIKLAR
Suda yaşarlar. Vücutları yüzmeye uygun olup, düzgün dizilmiş pullarla kaplıdır. Solungaç solunumu yaparlar. ağızdan alınan su solungaçlara gider. Solungaçlardan geçerken su içindeki erimiş oksijen solungaçlar tarafından alınır ve kana verilir.
Sudaki hayvancıklarla ve bitkilerle beslenirler. Hareketlerini yüzgeçleri ile yaparlar. Yüzgeçler göğüs, anüs, karın ve kuyrukta bulunur. Kış uykusuna yatmazlar (sazan hariç). Kalpleri iki odacıklıdır.

Eşeyli çoğalırlar. Dış döllenme görülür. Dişi balık yu-murtasını suya bırakır. Sperm yumurtayı suda döller. Buna dış döllenme denir.
İskeletleri kıkırdak yada kemikten yapılmıştır.
Köpek balığı —>Kıkırdaklı balık
Hamsi, Palamut —> Kemikli balık
• Alabalık, Sazan, kırlangıç balığı tatlı suda, uskumru, •gevrek, kırlangıç, istavrit, hamsi, mezgit, palamut, ser-salya, som balığı. . . vb. tuzlu suda yaşayan balıklardır.

Yuzgec: Hareketi saglar.
Solungaç: Gaz-alışverişini sağlar
Yanal çizgi: Yön ve derinlik belirlemeyi sağlar.
Kuyruk: Dengeyi sağlar
Derinliği içte bulunan hava kesesi belirler.

B. KURBAGALAR
Karada ve suda yaşarlar. Genelde Derilerinde mukus bezleri bulunduğu için deri daima nemli ve kaygandır. Larvaları solungaç, erginleri ise akciğer solunumu yaparlar. Kalpleri üç gözlüdür. Vücut ısıları mevsime göre değişir. Akciğerleri basit bir kese şeklindedir. Kış uykusuna yatarlar. Ön üyeler kısa, arka üyeler uzundur. Bu durum yüzmeyi ve sıçramayı kolaylaştırır Dişleri yoktur. Dili alt çeneye önden bağlıdır. Arka ucu serbest, çatallı ve ya-pışkandır.

Çoğalmaları: Eşeyli üreme gerçekleştirirler. Dış döl-lenme vardır. Dişi kurbağa, yumurtalarını durgun su-lardaki ot ve sazların üzerine bırakır. Sperm burada yumurtayı döller. Yumurtadan çıkan yavruya kepçe balığı ya da iribaş denir.

Yumurtadan çıkan yavru ergin kurbağaya benzemez. Büyük bir başı, uzun kuyruğu vardır. Üyeleri yoktur.

Yavrular deri ve solungaç solunumu yapadar. Yavru büyüdükçe solungaçlar kaybolurken yerini aynı işlevi gerçekleştiren akciğerler alır.

İribaş büyüdükçe önce arka bacaklar, sonra da ön bacaklar çıkar. Kuyruk küçülür, kaybolur. Kurbağanın gecirdigi bu gelsime ve degisime baskalasım denir.

KUSLAR
Vücutlarını belirli bir sıcak lıkta değiştirrneden sabit tuttukları için sıcak kanlı olarak adlandırılırlar. Vücutları tüylerle kaplıdır. Tüyler sıcaklık ve su kaybını engeller. Ayrıca uçmayı sağlar. Kemiklerinin içinin hava dolu olması ve uçma keselerinin bulun ması uçmayı kolaylaştırır. Kalpleri dört odacıklıdır.

Akciğer solunumunu yaparlar. Yumurta ile çoğalırlar. Kuşların tamamı dişsizdir. Ön üyeleri kanat olarak görev yapar ve uçmalarını sağlar. Göz kapakları hare-ketlidir. Çok fazla sayıda tür içeren kuşlarda gaga, ayaklar, kanatlar ve kuyruk gibi birçok özel gelişmiş yapılar bulunur.

Beslenmelerine, yaşadıkları yer ve insanların fayda-lanmalarına göre çeşitli gruplara ayrılırlar.

1. Etçil kuşlar (Yırtıcı kuşlar): Kartal, doğan, şahin, akbaba, baykuş gibi etle beslenen kuşlara etçil kuş-lar denir. Bu kuşların gagaları kıvrık ve sivridir.

2. Tırmanıcı kuşlar: Parmakları ince ve uzun olduğu için ince dallara ve ağaç kabuğuna çok rahat tutunan kuşlardır. Papağan, guguk kuşu, yalı çapkını, ağaç kakan gibi.

3. Evcilleşmiş kuşlar: Tavuk, ördek, kaz, hindi, kek-lik, tavus kuşu gibi insanlar tarafından evcilleştirilen kuşlardır. Bu kuşların uçma kabiliyetleri körelmiştir. Diğer kuşlara göre iyi koşucudurlar. Et, yumurta, tüy ve gübrelerinden yararlanılır.

4. Su kuslari : martı, pelikan, karabatak, albatros glbl üesıniennı su-daki canlılardan sağlayan kuşlardır. Bunların ayak parmakları arasında perde vardır. Bu perdeler kuşun yüzmesini kolaylaştırır. Perde ayaklı kuşların gagası yassı ve geniştir.

5. Koşucu kuşlar: Deve kuşları gibi kanatları küçük, vücutları iri kuşlardır. Bacakları fazla gelişmiş olduğu için çok iyi koşarlar. Ancak uçamazlar.

6. Uzun bacaklılar: Su kenarlarında yaşayan leylek, fHamingo, balıkçıl, kız kuşunun bacakları uzundıır. Ayakları yanm perdelidir. Gagaları da çok uzundur.

7. Ötücü kuşlar: Seslerinin güzellıği ile tanınan bulbül, kanarya, saka, serçe, karatavuk gibi kuşlara denir.
Bal özü emen kuşlar: Gagalan ince ve uzundur. Örn: Kolibri

Hayvanların Genel Özellikleri, Hayvanların Özellikleri, Hayvanların Ortal Özellikleri, Omurgalı Hayvalar, Omurgasız Hayvanlar,

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin