İbrahim Peygamberin Hayatı yazısına puan ver :
Puan ver : 1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (Henuz oylanmamış)
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

İbrahim Peygamberin Hayatı

Hz. Ibrahim’in yasadigi zaman ve mekan
Ibrahim aleyhisselamin nesebi Nuh aleyhisselamin oglu Sam’a dayanir. Hz. Nuh’un vefati ile Hz. Ibrahim arasinda iki peygamber (Hz.Hud & Hz. Sâlih) vardir. Bu fâsila (rivayete göre, M.K.) 1143 senedir. Hz. Hud ile Hz. Ibrahim arasinda da 630 yillik bir fâsila oldugu bildirilmistir. Dogum yeri Bâbil kentidir .

Ibrahim aleyhisselamin babasi
Allahü Teâlâ Kur’an-i Kerim’de : «Ibrahim, babasi Âzer’e…» buyurmaktadir. Bu âyetten anlasilacagi gibi Hz. Ibrahim’in babasi Âzer isminde idi. Ama, bazilarina göre Ibrahim aleyhisselamin babasi -Kur’anda bildirilen- putperest Âzer degil, mü’min olan Târuh idi. Bu görüsü destekleyenler arasinda meshurlari Abdülhakim Arvâsi, Kadi Beydâvi ve Senâullah Dehlevi vardir, ama Sii’ler de bunu söylemektedirler . Bir rivâyete göre Âzer Hz. Ibrahim’in – amcasi olup – Târuh’un ölmesiyle Emile ile evlenip, Hz. Ibrahim’in üvey babasi oldu. Tefsir yönünden bunu böyle aciklamaktadirlar : En’am suresinin manasi : «Ibrahim, Âzer olan babasina dedigi zaman» anlamindadir. Böyle olmasaydi Kur’an-i Kerim’de «Babasi Âzer’e dedigi zaman» demeyip, “Âzer’e dedigi zaman” veya “Babasina dedigi zaman” demek yetisirdi . Âzer, kendi babasi olsaydi “Babasi” kelimesi fazla olurdu demektedirler. Bir kanit olarak Sua’ra suresinin 219. ayetini göstermektedirler. Bu surede Allah « Secde edenler arasinda dolasmani da görüyor » denilmektedir. Buna göre Peygamberimizin sülâlesinde hicbir putperest yokturdur. Bu görüse rededenler ise, ki bunlar arasindaTaberi, Ebu Hayyan ve Elmalili Muhammed Hamdi Yazir vardir, acik olan âyete (En’am, 74) bir mâna verilmek istenmistir demektedirler. Mealine göre manalar degistigi icin anlamlar da degisir teorisini ileri sürmektedirler. Konuya objektif bir yönle bakmak gerekirse, Âzer’in Ibrahim aleyhisselamin babasi olmamasi biraz daha mantiklidir. Sunu da belirtmek lâzim ki, bir ücüncü fikir vardir. O da, Ibrahim aleyhisselamin babasinin asil isminin Tarih veya Taruh olup sonradan – bir putun ismi olan – Âzer ismine degistirmesi. Bu da Nemrud’un onu puthanesi’nin nâziri olarak tayin etmesinden sonra gerceklesmistir . Ama kaynaklar bu düsünce hakkinda bilgi vermiyorlar, onun icin fazla dikkat etmemek gerekir. Biz burda ilmi gercekleri tartismiyacagimiz icin bunu burda noktalamak gerekir. Bu ihtilaf’in cözümünü ancak Rahman, Rahim, Evvel, Âhir, Kebir, Aziz, Saafii, Mâlik, Gafur, Nur, Adl, Hak, Hakem, Rauf, Sehid, Veli, Kerim, Bari, Cebbar olan ALLAH bilir. Âzer ayrica put yapardi ve Nemrud’un yakininda bulunurdu. Onun bir dedigini, iki etmezdi.

Hz. Ibrahim’in dogumundan peygamberligine kadar olan hayati

Hz. Ibrahim’in dogumuna kadar vukuu bulan olaylar
Nemrud (2.3.2.2. no’lu noktaya bakiniz) ve ona tâbi olanlar azginlik ve Allah’a isyan icinde yasamakta idiler. Bir gün Nemrud bir rüya gördü. Bir rivayete göre, rüyasinda gökyüzünde bir nurun parladigini, günesin, ayin ve yildizlarin bu nurun isiginda kayboldugunu gördü. Diger bir rivayete göre ise, rüyasinsda bir kimsenin gelip tahtindan kaldirip kendini yere vurdugunu gördü. Müneccimlere gördügü rüyayi anlatip tâbir ettirdi. Bunlar “Yeni bir peygamber ve din gelecek, senin saltanatini temelinden yikacak ! Ona göre tedbir almalisin” diye tâbir ettiler. Nemrud bu isin tedbiri kolaydir deyip, ” Bundan sonra kimse cocuk sâhibi olmayacak. Hanimlardan uzak durulacak. Dogan cocuklar, erkekse öldürülecek, kizsa birakilacak” emrini verdi. Bu suretle 100.000 mâsum bebegi öldürüldügü nakledilmistir .

Dogumundan sonra
Bu sirada Hz. Ibrahim’in annesi hâmile idi. Âzer’in durumunu bildigi icin, onu doguma yaklasinca kendisinden uzaklastirdi ve gizlice bir magaraya gitti ve orda Hz. Ibrahim’i dünyaya getirdi. Dogduktan sonra annesi onu emzirdi ve magarayi kapatip geri sehre döndü. Âzer’e ,” Cocuk cok zayif dogdu ve hemen öldü” dedi. Bundan sonra magaraya – gizlice -gelip Ibrahim aleyhisselami emzirip geri eve dönerdi. Rivâyetlere göre, Hz. Ibrahim magarada 7, 13, 16 veya 17 yasina kadar kaldi .

Hz.Ibrahim’in tebligi

Hz. Ibrahim’in Allah’i aramasi

Hz. Ibrahim’in Allah’i aramasindan önceki durumu
Hz. Ibrahim’in imâni durumunu hakkinda Kur’an-i Kerim bilgi vermektedir :«Andolsun biz Ibrahim’e daha önce rüsdünü vermistik. Biz onu iyi tanirdik » . Burdaki rüsdünü vermek peygamberlik, yahut Ibrahim aleyhisselamin risâletten önce sahip oldugu hidayet ve dogruluk manasina geldigi tefsirlerde bildirilmistir. Bu da gösteriyor ki, peygamberlik Hz. Ibrahim’e genc yasta verilmis idi.

Ibrahim aleyhisselamin tefekkür ile tevhid’i bulmasi
Ibrahim aleyhisselam hakkinda Allahü Teâlâ « Halil’im » demistir. Bu da onun Allahi arayip bulmasindandir. Bunun icin Kur’an-i Kerim’de sunlar buyrulmustur : «Böylece biz, kesin iman edenler olmasi icin Ibrahim’e göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk. Gecenin karanligi onu kaplayinca bir yildiz gördü, Rabbim budur, dedi. Yildiz batinca, batanlari sevmem, dedi. Ay’i dogarken görünce, Rabbim budur, dedi. O da batinca, Rabbim bana dogru yolu göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum,dedi. Günesi dogarken görünce de, Rabbim budur, zira daha büyük, dedi. O da batinca, dedi ki : Ey kavmim ! Ben sizin (Allah’a) ortak kostugunuz seylerden uzagim». Bu olay resmi olarak bakilirsa Hz. Ibrahim’in peygamberlik baslangicidir. Bundan sonra Hz.Ibrahim Bâbil kavmine Allah’in emirlerini teblig etmeye basladi ve bircok delil gösterdi.

Ibrahim aleyhisselamin putlari kirmasi
Babil halki Allah’in yolundan saptigi icin her sene putlar icin âyin düzenlerdi. Bu âyin’de bir yere toplanir bayram yapar ve sonra puthaneye gider, putlara secde eder, sonra da evlerine dönerlerdi. Böyle bir bayram günü, Ibrahim aleyhisselam puthaneye girip, bir balta ile bütün kücük putlari kirdi. Baltayi da, en büyük putun boynuna asdi ve oradan uzaklasti. Keldâniler puthâneye girince bütün putlarin kirildigini gördüler ve bunu yapani yakalayarak cezâlandirmak istediler. Hz. Ibrahimi getirip, bu isi sen mi yaptin dediler. Ibrahim aleyhisselam « Kendisi dururken kücük putlara tapinilmasi istemedigi icin, boynunda asili olan büyük put yapmistir. Inanmazsaniz kendisine sorunuz » buyurdu. Onlar ‘Putlar konusamaz ki, sen onlara sor diyorsun’ dediler. Bunun üzerine Ibrahim aleyhisselam « O halde konusamayan ve kendilerini kirilmaktan kurtaramayan putlara neden ibadet edersiniz ? Size ve tapdiginiz putlara yaziklar olsun » dedi , ama bu hic bir fayda vermedi, cünkü onlar : «Dediler ki. Biz, babalarimizi bunlara tapar kimseler bulduk ».

Ibrahim aleyhisselamin atese atilmasi
Ibrahim aleyhisselam putlari kirinca putperestler bu isin onun yaptigini anladilar ve ceza vermek üzere hapsettiler. Durumu Nemrd’a bildirdiler.

Ates’in Halilallah’i yakmamasi
Ibrahim aleyhisselam’in atese atilmasi kararlastirildiktan sonra odun toplaniyor ve kocaman bir ates yakiliyor. Problem Halilallah’i atese atmakta. Rivayete göre Iblis insan sekline girip Nemrud’a mancinik kullanmasini tavsiye ediyor . Kur’an’da : « Onun (Ibrahim) icin bir bina yapin ve derhal onu atese atin ! dediler » buyurulmustur. Bir bina (mancinik) yapilip oradan Ibrahim aleyhisselam atese atilinca, ates bir gül bahcesi oluyor. Diger bir rivayete göre ici balik dolu bir havuz oluyor ates. Ve böylece ates Halilürrahman’i yakmiyor. Bu kurtarma olayi Kur’an-i Kerim’in Enbiya suresinde bildirilmistir : « Ey ates ! Ibrahim icin serinlik ve esenlik ol» dedik. Böylece ona bir tuzak kurmak istediler, fakat biz onlari, daha cok hüsrana ugrayanlar durumuna soktuk » . Bugün S.Urfa’da « Ayn-i Zelika » veya « Halilürrahman » isminde 50×30 m boylarinda bir havuz vardir. Buranin Hz. Ibrahim’in atese atildigi yer oldugu, baliklarin odunlardan meydana geldigi iddia olunmakta ve kimse bu baliklara dokunmamaktadir . Tevrat’ta bu ates olayi hakkinda -Ibrahim peygamberin yahudilerin soyunun babalari kabul edildigi halde – bir bilgi yokturdur.

Ibrahim peygamberin Bâbil’i terketmesi
Kur’an-i Kerim’de buyuruluyor ki : « (Oradan kurtulan Ibrahim :) Ben Rabbime gidiyorum. O bana dogru yolu gösterecek » . Böylece Hz. Ibrahim küfür diyarindan hicret ederek Sam’a gidiyor . Hicret ederken de, « Ey Rabbimiz, ancak sana tevekkül ettik ve (taatle) sana yöneldik ve ahirette de dönüsümüz ancak sanadir » diye dua ettikleri Mümtehine suresinin 4. ayetinde bildirilmistir . Baska bir rivayete göre Harran’a (Filistin) gittigi rivayet edilir .

Ibrahim aleyhisselam Misir’da
Ibrahim aleyhisselam ordan sonra zevcesi Hz. Sâre ile birlikte Misir’a gitti. Rivayete göre o siralarda 38 yasinda idi. O zamanin Firavunu cok zâlim ve cebbâr, Sinan bin Ulvân isimli, Dahhâk’in kardesi olan pek kibirli birisiydi. Firavun güzel kadinlardan cok hoslanirdi ve güzel bir kadin gördü mü hemen onu ne pahasina olursa olsun Haremine alirdi. Kadinin kocasi varsa onu öldürürdü. Hz. Sâre cok güzel bir kadin oldugu icin, Firavun veya Melik Ibrahim aleyhisselama zevcesinin kim oldugu hakkinda sorunca Ibrahim aleyhisselam Firavun’un Hz. Sâre’ye musallat olmasini engellemek icin din bakimindan kardesi olduguna niyet ederek : « Kiz kardesimdir » dedi. Pek zâlim olan bu hükümdar, Sâre hatunu almak isteyip sarayina cagirtti. Fakat musallat olmak isteyince nefesi kesilip, elleri, ayaklari tutmaz oldu. Yere yikilarak debelenmeye basladi. Allahü Teâlâ Hz. Sâre’yi Firavun’un serrinden koruyup musallat olmasini engelledi. Hükümdar bu durum karsisinda korkusundan Hz. Ibrahim’in zevcesini ona geri yolladi . Hz. Sâre’ye yaklasinca onu cin zannettiginden, yanina bir de Hâcer isimli bir câriye verdi. Böylece bundan kurtulacagini zannetti . Bu olay Ebu Hureyre’nin bildirdigi Hadis ile bildirilmistir (bkz. Buhari, Müslim). Tevratta da bu olayin böyle – kücük modifikasyonlarla – gerceklestigi yazmaktadir . Bundan sonra Halilürrahman Misir’i terkedip geri Filistine dönüp Sebu’ isimli yere yerlesiyor .

Hz.Ismail
Ibrahim aleyhisselam’in Hz. Sâre’den cocuklari olmuyordu. Yaslari da gittikce ilerliyordu. Ibrahim aleyhisselam Bâbil’den ayrilirken: «Rabbim ! Bana sâlihlerden olacak bir evlat ver, dedi » diye niyazda bulundu. Hz. Sâre’de bunu cok istiyordu, ama cocugu olmuyordu. Firavun’un kendisine verdigi câriyesi Hz. Hâcer’i azad edip Ibrahim aleyhisselama evlenmesi icin verdi ve Hz.Ibahim Hz. Hâcer ile evlendi. Bu evlilikten Hz. Ismail dogdu. Muhammed aleyhisselamin (s.a.v.) nuru Hz. Ismail’in alninda intikal etti. Ibrahim aleyhisselam onu cok sever ve yanindan ayirmazdi. Hz. Sâre nurun kendisine intikal edecegini umuyordu. Bu sebeple Hz. Hâcer’e karsi kalbi gayret hâsil oldu. Ve birgün Ibrahim aleyhisselam’dan Hz. Hâcer ile Hz. Ismail’i baska bir yere götürüp birakmasini istedi. Allah’in emriyle Halilallah bu istegi yerine getirdi ve Hacer hatun ile Ismail aleyhisselami (s.a.v.) alip Mekke’ye götürdü ve onlari orada birakti . Ilerisini Hz. Ismail’in hayatinda anlatacagim.

Misafir melekler

Meleklerin müjdesi
Ibrahim peygamber yasi gittikce ilerliyordu. Bu sirada melekler gelip Ibrahim aleyhisselama bir oglunun dogacagini müjdelediler : « Hem o kullara, Ibrahim’in misafirlerinden haber ver. Hani melekler, Ibrahim’in yanina girdikleri zaman, “selam” demisler, Ibrahim de onlara: “Biz sizden korkuyoruz” demisti. Melekler: “Korkma ! Gercekten biz sana bilgin bir ogul müjdeliyoruz” dediler » . Rivayete o sirada Hz. Ibrahim 120 ve Hz. Sâre de 99 yasinda idi. Müjdeyi vermek üzere gelen melekler gayet güler yüzlü birer´genc suretinde Ibrahim aleyhisselamin karsisina ciktilar. Bunlarin Cebrail (a.s.), Mikail (a.s.) ve Israfil (a.s.) oldugu Ibn-i Abbas’dan rivayet edilmistir. Cebrail aleyhisselam ile birlikte 7 veya 9, veya 10 bir yahut da 12 melegin bulundugu rivayet edilmistir. Melekler bu müjdeyi verdikten sonra Lut kavmini helak etmeye gittiler (genis malumat icin bkz. «Hz.Lut»). Melekler, “Selamunaleyke” deyince Ibrahim aleyhisselam “Aleyküm selam” diyerek mukabelede bulundu. Onlari evinde en iyi yere oturttuktan sonra ikram etmek üzere hemen bir buzagi getirdi.

Misafirlerine ikram etti ise de onlar yemedi. Bundan dolayi Hz. Ibrahim’in kalbine biraz süphe düstü. O zamanin âdetine göre bir eve misafir gelip, ikram edilenden bir sey yerse ondan emin olunurdu; misafir bir sey yemezse onun zarar vermek icin geldigi hükmedilirdi. Ibrahim aleyhisselam tekrar melekleri davet edince, onlar “Biz yemegin ücretini vermeden yemeyiz” dediler. Hz. Ibrahim “Bedelini verin de yiyin. Bu yemegin bir ücreti var diye karsilik verdi. Melekler bu ücreti sorunca, Hz.Ibrahim: « Bismillah ,demek. Sonunda da Elhamdülillah, demektir » dedi. Bunun üzerine Hz. Cebrail, Mikail aleyhisselam bakarak : « Bu zât, Allahü Teâlânin dost edinmesine lâyik bir kimsedir » buyurdu. Bu sirada Hz. Sâre perde arkasinda duruyordu. Meleklerin müjdesi üzerine: «(Ibrahim’in karisi:) Olacak sey degil ! Ben bir kocakari, bu kocam da bir ihtiyar iken cocuk mu doguracagim ? Bu gercekten sasilacak sey ! dedi » dedi. Âyet-i kerimede onun icin « Dâhiket » buyrulmustur. Bu kelime hem gülmek, hem de hayz oldu manasina gelmektedir. Cumhur’a göre gülme manasinda kullanilirsa da Ikrime ve Mücahit’e göre hayz oldu anlamindadir bu kelime. Ayrica gülmesi hakkinda da degisik rivayetler vardir. Meleklerin korkma demesi üzerine Ibrahim aleyhisselamin korkusunun gitmesi icin gülmüstür. Bir baska rivayete göre Ishak aleyhisselamin müjde verilmesi hakkinda ellerini yüzüne kapayip gülmüstür. Cünkü kendisi cok yaslanmisti ve bir cocuk dogurmanin ihtimali sifirdi o yasta. Hz. Ibrahim de yukarida belirttigimiz gibi 120 yasina gelmisti. Diger bir rivayete göre, ellerini yüzüne kapamasi, yasliliginda hayz görmesinden ve bunun farkina varmayip hâyasi sebebiyle utanmasindan ileri geldigi bildirilmistir. Hz. Sâre’nin bu sözlerine karsilik melekler ” Sen Allahü Teâlânin emrine mi, takdirine mi sasiyorsun” dediler ve Ibrahim aleyhisselamin cikip Lut kavmi’nin ikamet ettigi yere gittiler . Yahudiler Ibrahim aleyhisselamin misafirleri hakkinda baska bir beyânat vermektedirler. Onlara göre Hz. Ibrahim’e melekler degil, bizzat – tövbe hâsaa – Allah gelmistir. Yanina da bazi melekler almis, güya . Ve onlara göre misafirler Hz. Ibrahim ile beraber yemek yemisler.

Ishak aleyhisselamin dogumu
Meleklerin haberinden 1 sene sonra Hz. Ishak dogdu . Ileride Hz. Ishak hakkinda mâlumat verecegim.

Hz. Ibrahim’in Mekke’ye yolculugu

Ibrahim aleyhisselam Mekke’de
Ismail aleyhisselam büyüyüp genclik cagina girmisti. Cürhümilerden Arapca ögrenmis ve onlar arasinda yüksek makama erismisti. O Cürhümilerden bir kiz ile evlendi. Bu sirada ise Hâcer aleyhisselam vefat etmisti. O sirada Hâcer hatun 99 yasinda idi ve Kâbe’nin bitisiginde bir yer olan ve Hicr denilen yere defn edildi . Ibrahim aleyhisselam bir gün oglunu ziyaret etmek üzere Sam’dan Mekke’ye dogru yola cikti. Hz. Ismail’in evine varinca oglu yiyecek temin etmek icin evde yoktu. Ibrahim aleyhisselam Hz. Ismail’in hanimindan mali durumlarini sorunca, hanimi hallerinden sikâyetci oldu. Giderken de ogluna söylemesi icin tenbihte bulundu: ” Kocan geldiginde benden selam söyle, kapisinin esigini degistirsin” ve oradan ayrildi ve evine geri döndü. Ismail alehisselam eve gelip bunu duyunca, olayi anladi ve hanimindan ayrildi. Baska bir kadinla evlendi. Ibrahim aleyhisselam bir müddet sonra Mekke’ye yine gidince oglu yine evde bulunmuyordu. Bu sefer Hz. Ismail’in hanimina ayni soruyu sordu. O da cevaben: ” Biz hayir ve saadet icindeyiz ” dedi. Ne yiyip ictiklerini sorunca da, “Et yiyip, zemzem iciyoruz” dedi. Bunun üzerine Halilallah: ” Yâ Rabbi ! Bunlarin etlerini ve sularini mübarek kil, bereket ihsân eyle ” diye dua etti ve oradan geri Sam’a döndü. Ibn-i Abbas’in rivayet ettigi bir hadiste Pegamberimiz (s.a.v.) buyurdu ki:«Ibrahim (a.s.) zamaninda Mekke civarinda hububat bilinmiyordu. Av etiyle gidalanilirdi. Eger o zaman hububat mâlum olsaydi, Ibrahim (a.s.) hububat hakkinda dua ederdi » . Ibn-i Abbas bu Hadis hakkinda buyurdu ki: ” Ibrahim aleyhisselamin bu duasinin bereketiyle Mekke sicak olmasina ragmen, et ile su, burada diger yerlere nazaran insanlara daha faydalidir ” .

Kâbe’nin insasi
Günlerden bir günde Allahü Teâlâ haliline Kâbe-i Muazzamayi yapmasini emreyledi. Kâbe’nin insasi hakkinda iki rivayet vardir : Melekler Allah-i Zisanin emriyle binâ ettiler; Adem aleyhisselam melekler ile birlikte insa etti. Bunun üzerine Ibrahim aleyhisselam yeniden Mekke’ye dogru yola cikti. Mekke’de oglu Ismail aleyhisselami zemzem kuyusu basinda buldu. Allah’in emrini ona da söyledi ve Ismail aleyhisselam ona yardim edecegini ekledi. Kâbe’nin nereye yapacagini bilmedigi icin, bir rivayete göre Cebrail aleyhisselam Kâbe’nin su andaki yerini gösterdi. Ilkönce temeli kazmaya basladilar ve Adem aleyhisselam zamanindaki temeli buldular. Ayni temel üzerine Kâbe’yi insa ettiler. Hz. Ibrahim oglunun getirdigi taslarla, Cebrail aleyhisselamin târifine uyarak Kâbe’yi yapiyordu. Nihayet Kâbe’nin duvarlari yükseldi ve yukariya tas yetisemez oldu. Bundan dolayi büyük bir tas getirdiler ve Ibrahim aleyhisselam bu tasa basarak duvar örmeye basladi. Mübarek ayaginin izi cikan bu tasa da Makâm-i Ibrahim denilir. Kâbe de tavaf namazi bu tasin bulundugu yer olan Makâm-i Ibrahim’de kilinir . Kâbe tamamlaninca Ibrahim aleyhisselam ogluna: ” Ey Ismail ! Iyi bir tas getir ki, hacilara isaret olsun” buyurdu. Ismail aleyhisselam bir tas getirdi ise de Hz. Ibrahim daha iyi bir tas istedi. Bunun üzerine, Ebu Kubeys dagindan: ” Cebrail aleyhisselam tûfanda bana bir tas emanet etti. Gel onu al ! ” diye bir ses isitti. Hemen Ebu Kubeys dagindan Hacer-ül-esved tasi alinip, Kâbe’deki yerine kondu . Kâbe insa edildikten sonra Ibrahim aleyhisselam, Allah’in: « Insanlar arasinda hacci ilân et ki, gerek yaya olarak, gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argin develer üzerinde (…) tavaf icin Kâbe’ye gelsinler » emriyle, yüzünü Yemen tarafina cevirip: ” Ey insanlar ! Allahü Teâlâ bir ev bina ettirdi ve bu evi ziyaret etminizi emreyledi. Geliniz, Kâbe’yi ziyaret ediniz ” diye seslendi. Allahü Teâlâ da sesini bütün dünyaya duyurdu. Insanlar bu sesi duyunca: « Lebbeyk Allahümme Lebbeyk ” diye cevap verdiler. O zaman, ana rahminde ve baba sulbünde olan ne kadar hacca gidecek varsa « Lebbeyk » dediler. Bir defa gidecek olan bir kere, iki defa gidecek olan iki kere ve daha fazla gidecek miktarina göre cevap verdiler . Kâbe’nin insasindan sonra Ibrahim aleyhisselam Sam’a dönüyor ve bütün aile efradini alip Hac ediyor.

Halilallah’in vefati
Hz. Sâre yasinda ölmüstü. Allah’in dostu da Kudüs’de ikâmet etmekteydi. Bir gün evden gelince evinde birisinin oldugunu gördü. Bu misafir Azrail aleyhisselam idi. Ibrahim aleyhisselam :’Seni iceriye kim birakti’ dedi. O da:’Buranin sahibi’ diye cevap verince, Halilallah:’Buranin sâhibi benim ve ben seni iceriye birakmadim’ dedi. Azrail aleyhisselamin: ‘Beni buraya buranin ve her seyin sahibi birakti’ demesi üzerine Ibrahim aleyhisselam bu misafirin bir melek oldugunu anladi. Kimsin diye sordu ve Azrâil aleyhisselamin oldugunu ögrendi. Ibrahim aleyhisselam ona: “Ziyârete mi geldin? Ruhumu almaya mi ?” buyurdu.”Eger izin verirsen ruhunu almaya!” diye cevap verdi. Hz. Ibrahim de : “Dost dostun canini alir mi ?” deyince, “Yâ Ibrahim bunu Allah’a sorayim” buyurdu. Azrâil aleyhisselam hemen gidip geldi ve Allahü Teâlâ: ” Dost dosta kavusmak istemez mi ?” buyurdu dedi. Halilallah bunu isitince: “Cabuk gel kardesim, hemen canimi cânâna kavustur, benim icin bundan daha büyük bir müjde olamaz” buyurdu ve ruhunu teslim etti . Ibrahim aleyhisselam Kudüs civarinda Habrun kasabasinda bir magaraya defn edildi. Bu kasaba Halilürrahman olarak bilinmektedir . En meshur camisi de « Halilürrahaman » camisidir. Su anda Israilogullarinin elinde bulunup Hebron olarak bilinmektedir .

İbrahim Peygamber, İbrahim Peygamberin Hayatı, İbrahim Peygamberin Hayatı Kısaca, İbrahim Peygamberin Hayatı Özet,

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin