İstiklal Marşının kıta kıta açıklaması yazısına puan ver :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan | 7,21 / 10 | 14 kisi / 101 puan verdi.
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

İstiklal Marşının kıta kıta açıklaması

1 KITA

1 MISRA: Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
İstiklal Marşı Korkma, sözüyle başlar Türk milletine Endişen yersiz mesajı verilir Türk milleti endişe içindedir Tutunacak dal aramaktadır Çünkü işgal altındadır Uzun süren savaşlar nedeniyle yetişmiş asker (Sadece Çanakkalede verdiğimiz şehitleri bile düşünürsek)silah, cephane, yiyecek, giyecek ve baş (lider) sıkıntısı çekmektedir. Tüm bunların yanında morali çökmüştür İşgalin verdiği acı onun endişesini artırmaktadır En büyük korkusu, bağımsızlığını kaybetmektir Şair burada Türk ulusuna ümit vermektedir .

Al sancak sönmez diye kurallı bir cümle oluşturduğumuzda, sönmez sözü nedeniyle Türk Bayrağının yanan bir aleve (renginden ve dalgalanışından) benzetildiğini ve bu alevin sönmeyeceğini anlayabiliriz Türk Bayrağı yanan bir alev gibi alacakaranlığı aydınlatmaya devam edecektir Neden alacakaranlık dedik? Şafak, sözcüğü Arapçada güneşin batmak üzere olduğu an anlamına gelir Türkçede ise tam tersi, doğmak üzere olduğu andır Şair İstiklal Marşının 1 kıtasındaki şafakı Arapça anlamıyla; son kıtasındaki şafakı ise Türkçedeki anlamıyla kullanmıştır Neden 1 kıtada güneşin batışı anlamına gelir? Çünkü burada Türk devleti işgalden dolayı; batmak üzere olan güneşe benzetilmiştir Türk devleti güneşle; bu devletin içinde bulunduğu hal de şafakla özdeşleştirilmiştir Alev karanlığı aydınlatır Alev (yani Türk Bayrağı) eskisi gibi güçlü dalgalanmamaktadır; bu nedenle yüzen sözcüğü kullanılır Alev güçlü yanıyor olsaydı dalgalanırdı

Şair aslında şunu söyler
Endişelerinde haklısın; her şey kötü görünüyor: Ama korkma, Türk bağımsızlığının sembolü olan bu bayrak asla gönderden inmeyecektir

2 MISRA: Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak
Bu mısrada da şair, sönmek,sözcüğünü rastlantı olarak kullanmamıştır En son ocak sönmeden (burada ocağı sönmek deyimi kullanılmıştır) yani ocağı temsilen aile; yok olmadan dağılmadan, ya da başsız kalmadan Türk milleti yok olmaz denmiştir Ocağı tütmek, deyimi de aynı cümlede yer almaktadır Yani yaşamını sürdürebilecek durumda olmak Toparlarsak, Son aile, son kişi yok olana kadar ümidini kaybetme; çünkü tümüyle yok edilmeden bu millet esir alınamaz denmiştir

3 MISRA: O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O, zamiri Türk Bayrağını işaret eder Bu mısrada Yıldızı parlamak deyimi kullanılmıştır Bu deyimin anlamı; bulunduğu durumdan çok daha iyi bir duruma gelmek, herkes tarafından tanınmak, ün kazanmak, takdir edilmek vb dir Türk Bayrağında bulunan yıldıza da atıf yapılmıştır Buradaki yıldız, Türk milletinin geleceği (istikbali) anlamındadır Şair sonuç olarak Türk milletine öyle der: Türk milletinin geleceği, bayrağında bulunan yıldız gibi hep parlak ve şanslı olacaktır

4 MISRA: O benimdir, o benim milletimindir ancak
O,zamiri yine Türk Bayrağı yerine kullanılmıştır Bu mısrada açık olarak kastedildiği gibi; her bağımsız milletin, bu bağımsızlığı simgeleyen bayrağı vardır Ve hiçbir millet bir başka ulusun bayrağına özenmez Türk milletinin bayrağı da sadece Türk milletine aittir

2 KITA

1 MISRA: Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Bu kıtada ve mısrada Türk Bayrağı kişileştirilmiştir Yani bayrak bir insana benzetilmiştir Hem de hilal kaşlı, güzel, nazlı bir sevgiliye Bu sevgili bir genç kızdır Ancak yüzünü ve hilal kaşlarını çatmıştır Sanki olan bitenden hoşnut değildir İstedikleri, bekledikleri olmadı diye naz yapmaktadır.

Elbette şair burada benzetme ve kişileştirme gibi san atları kullanarak şiiri süsleme yoluna gitmiştir Bu tarz süslemeleri şiirin bütününde görmek mümkündür Şair ümitsiz ve endişeli bulduğu Türk milletine bu yolla yalvarmakta (Kurban olayım), onlara ümit vermektedir

2 MISRA: Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet bu celal?
Şair kişileştirmeye devam ediyor ve bayrakla konuşmayı sürdürüyor Türk milleti kahramandır Türk ırkı kahramandır Böyle bir ırka yüzünü asamazsın, gülmelisin Bu öfken, bu hiddetin niye?

Bu mısralarda şair ümidini kaybetmek üzere olanlara kızıyor ve onlara Türk milletinin geçmişini hatırlatarak; kendilerine gelmelerini istiyor Nitekim Kurtuluş Savaşı öncesi ümidini kaybedip Bazı ülkelerin mandalığını kabul edelim diyenler çıkmıştır bu milletten ve yönetenlerden Şair bir bakıma onlara olan kırgınlığını dile getiriyor

Şair kişileştirmeye devam ediyor ve bayrakla konuşmayı sürdürüyor Türk milleti kahramandır Türk ırkı kahramandır Böyle bir ırka yüzünü asamazsın, gülmelisin Bu öfken, bu hiddetin niye? Bu mısralarda şair ümidini kaybetmek üzere olanlara kızıyor ve onlara Türk milletinin geçmişini hatırlatarak; kendilerine gelmelerini istiyor Nitekim Kurtuluş Savaşı öncesi ümidini kaybedip Bazı ülkelerin mandalığını kabul edelim diyenler çıkmıştır bu milletten ve yönetenlerden Şair bir bakıma onlara olan kırgınlığını dile getiriyor

3 MISRA: Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal
Türk milleti asırlar boyu savaşlarda niye kanını döktü? Niye canını verdi? Bağımsızlığını sürdürmek ve bağımsızlığının sembolü olan bayrağını tüm dünyada güçlü bir biçimde dalgalandırmak için Hiç kimse canını bir hiç uğruna vermez Canını bağımsızlık uğruna, özgürlük uğruna düşünmeden verenler sonunda bu milletin ümitsizliğe kapıldığını görürlerse haklarını helal ederler mi? Üstelik can hakkını Bunun bedeli ancak aynı biçimde can verilerek ödenir

4 MISRA: Hakkıdır, Hakk,a tapan milletimin istiklal!
İslami inanca göre Allah; Allah, vatan, millet, adalet, insanlık adına canını vermeyi helal saymıştır Bu uğurda can vermeye hazır olanlara ya da mücadele edenlere; korkmamalarını, eninde sonunda isteklerine kavuşacaklarını; çünkü Allah’ın onlarla beraber olduğunu müjdelemiştir Buna inanan Türk milletinin, bağımsızlık hakkıdır Bu mutlaka olacaktır.

3 KITA

1 MISRA: Ben ezelden beridir, hür yaşadım, hür yaşarım
Bu mısrada şair Türk milletinin başlangıcı olmayan geçmiş zamandan beri bağımsız ve özgür yaşadığını hatırlatır Daha sonraki mısralardan da anlaşılacağı üzere Türklerin ana yurdu Orta Asya,dan çıkışları ve dünyaya yayılışları bu kıtanın ana konusudur

2 MISRA: Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Bu mısrada da Türkün öz güvenine vurgu yapılmaktadır Öyle ki, tüm dünyanın bildiği bir gerçek vardır; Türk esir alınamaz Bunu bildiği halde Türkü esir almayı düşünen olsa olsa bir delidir Hem de aşırı, ölçüsü olmayan bir akılsızdır Bu milleti esir almayı düşünen biri çıkarsa şaşarım Çünkü böyle bir şeyin olması imkânsızdır

3 MISRA: Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım,
Bent suyu kontrol altına almak için yapılan set anlamına geldiği gibi kendi tesir ve emri altına alma anlamına da gelir Bu mısrada her ikisi de kastedilmiştir Türk akınları çok güçlü akan suya (sele) benzetilerek, Türk,ün önüne hiçbir engel konulamayacağını; eğer konulursa bu milletin onu aşıp geçeceğini söylemektedir Nitekim coğrafi yönden de düşünürsek; Türkler her türlü engeli aşarak Anadoluya ulaşmışlardır

4 MISRA: Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım
İşte bu mısrada açıkça Ergenekon Destanına atıf vardır Bu destana göre Türkler yurtları dar gelince etraflarını çeviren dağları eriterek, delerek çıkmışlar ve Avrupa içlerine kadar yayılmışlardır Ayrıca bu göç sırasında büyük denizleri, dağları gerçek manada da geçmişlerdir Türk akıncıları, sel gibi her engeli geçerek ilerlemiştir Tüm bunları bilmez mi ki bu çılgınlar beni esir alabileceğini düşünürler.

4 KITA:

1 MISRA: Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Garp batı ülkeleri yerine kullanılmış bir sözcüktür Batı ülkelerinden kasıt da işgal güçleridir Batı ülkelerinin görülebilen her yerini, etrafını çelik zırhlı duvar (yani teknik açıdan gelişmiş silah, top, tüfek vb) sarmış olabilir Burada anlatılmak istenen batılı ülkelerin silah ve cephanesinin bizimkinden çok üstün durumda olmasıdır

2 MISRA: Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var
Onların topları, silahları, gemileri, uçakları vb varsa benim de Allah,a inanan ve şehit olmayı korkusuzca bekleyen (yani yüreğimden geçenler gibi düşünen) sınırlarım (daha doğrusu sınırımı koruyan askerim) var

3 MISRA: Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
Ulusun derken ulumak- yani yabani hayvanın bağırması sonraki mısrada sözü edilen canavarın bağırması kastedilmiştir Canavar, işgal güçleridir Bu güçlerin silahlarının sesi de canavarın ulumasına benzetilmiştir Türk milletine Endişe etme, canavarın silahlarından korkma Bizim Allaha olan inancımız onun gelişmiş silahlarından daha güçlüdür diyor Bizim imanımız, bağımsızlığa olan inancımızı bu teknik üstünlük yok edemez

4 MISRA: Medeniyet! dediğin tek dişi kalmış canavar?
Elbette bu mısra bir önceki mısrayla birlikte açıklanmalıdır Batılı ülkeler medeni ülkeler olarak bilinir Oysa onlar medeni değil, dişine bilediklerini ısıran canavarlardır Bizi de çok ısırmaya kalktılar En son Çanakkale Savaşında, Ancak biz onların dişlerini bir bir söktük Şimdi tek dişleri (yani saldırmak için son hamleleri) kaldı Ondan da korkmuyoruz

5 KITA

1 MISRA: Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın
Buradaki sesleniş Türk halkınadır Türk halkının, Türk insanının vatan topraklarına düşmanı sokmamasını istiyor Alçak yaradılışı ve soyu aşağı, soysuz anlamına gelir Şair batılı devletleri alçaklar olarak görüyor

2 MISRA: Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın
Şair Türk milletine öğütlerini sürdürüyor Bu mısrada geçen hayâsız sözcüğünün anlamı; utanma duygusu olmayan, namussuz, edepsizdir Bir üst mısrada yurdumuza saldıran düşmanı alçaklar olarak adlandıran şair, bu kez onların saldırılarını da yüzsüzce, arlanmadan yapılan hareket olarak görüyor ve bu saldırının durdurulması için elinde hiçbir güç olmasa da saldır ve gövdeni kalkan olarak kullan (kısacası öldürmek için öl) diyor

3 MISRA: Doğacaktır sana vadettiği günler Hakkın,
Bu mısrada İslamın kutsal kitabına atıf vardır Allah Kuran-ı Kerimde mazlum olan, inanan, mücadele eden kavimlerin (milletlerin) eninde sonunda zafere ulaşacağını müjdeler Allah vadettiğini mutlaka yapar Öyleyse bu millet eninde sonunda zafere ulaşacaktır

4 MISRA: Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın
Bu mısra bir önceki dizeyle birlikte düşünülmelidir Allahın vadettiği günler, yani bağımsızlığa kavuşma mutlaka gerçekleşecektir Bu yakın bir zamanda da olabilir, daha uzun bir zamanda da; ama sen bunları düşünmeden mücadeleni sürdür

6 KITA

1 MISRA: Bastığın yerleri toprak, diyerek geçme, tanı;
Özgürken insan, üstünde yaşadığı toprakların kıymetini bilmez Şair de tüm bu acılara tanık olmayan nesle seslenerek; onlara Topraklarının değerini bil öğüdü veriyor Bilmesi için de tanımasını (yani araştırmasını, düşünmesini) istiyor

2 MISRA: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı
Yıllarca süren savaşlar nedeniyle çok şehit verdik İslami inanca göre şehitler kanlarıyla, yıkanmadan, oldukları gibi gömülürler Bu nedenle yada savaşlar sırasında ölenlere mezar kazma, dini vecibeleri uygulayarak gömme zamanı olmaz Çoğunlukla toplu gömülürler Bu yüzden kefenleri yoktur anlamlarını kasteden şair, şiirin bu bölümünde toprak altında yatan şehitlerimizi unutmamamız gerektiğini dile getiriyor

3 MISRA: Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
Bugün bile dedelerimizi araştırsak, hepimizin soyunda bir şehide rastlarız Bu toprakların çocukları şehit dedelerinin torunlarıdır Bu nedenle dedelerimizi, atalarımızı incitmek istemiyorsak; geçmişi öğrenmeli, unutmamalı ve nemelazımcı olmamalıyız Bu toprakların nasıl kazanıldığını düşünmeden adım atmamalıyız Yapacağımız her işte, o şehitlerin hoşnut olup olmayacağını düşünmeliyiz Topraklarımızı satmamalıyız

4 MISRA: Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı
Bu kıt,ada bir bütünlük vardır Yaşadığın toprakları alelade bir toprak parçası gibi düşünürsen, onu menfaat uğruna rahatlıkla verebilirsin Ama bu topraklar hiçbir maddi değere karşılık olamaz Çünkü onlara, karşılıksız can verilerek sahip olunmuştur Bu mısrada geçen cennet vatan benzetmesinin nedeni de yine şehitlerle ilgilidir Biz biliriz ki şehitler cennettedir ve öldüklerinden habersizdirler Öyleyse bunca şehit barındıran topraklar olsa olsa cennettir

7 KITA

1 MISRA: Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Aslında bunca şehidi barındıran ve bu dünyanın cenneti olan bu topraklar için herkes canını feda eder Bunun aksi mümkün değildir (Şair burada da millete güven vermeye devam ediyor)

2 MISRA: Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
Öyle ki, toprağı sıksan şehit fışkırır Yani bu toprakların her karışında bir şehit yatıyor olabilir

3 MISRA: Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda
Allah, benim canımı, sevdiğimi, neyim var neyim yoksa bütün malımı alsın ama

4 MISRA: Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda
Ama yeter ki beni vatanımdan ayrı (cüda) koymasın

8 KITA

1 MISRA: Ruhumun senden ilahi, şudur ancak emeli:
Önceki kıtada olduğu gibi bu kıtada da Allaha yakarış vardır Rabbim, bu şehit ruhunun senden istediği şey şudur (Şair burada kendini vatanı için ölen şehidin yerine koyar ve ondan istekte bulunur )

2 MISRA: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli
Namahrem sözcüğü burada yabancı, el anlamındadır Mabet ise ibadet edilen yerdir El değmek ise bozmak, kıymetini bilmemek anlamlarına gelir Şair, camilerin Müslüman olmayanların eline geçmemesini istiyor

3 MISRA: Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli
Ezan, Allahü ekber (Allah büyüktür, ona bir şey lazım değildir İbadet edilmeye Ondan başka kimsenin hakkı olmadığına inanırım) diye başlar ve şöyle devam eder Hiçbir şey Ona benzemez Muhammed Onun peygamberidir Allaha ancak onun (Muhammedin) bildirdiği, gösterdiği ibadetlerin yaraşır olduğuna inanırım diye devam eder Yani ezanlardaki şahadet (bir şeyin doğruluğuna ve gerekliliğine inanma) aslında İslam dininin temelidir, önde gelen şartıdır Öyleyse okunan ezanlarda söylenenler, inanılan İslam dininin özüdür, aslıdır

4 MISRA: Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli
Dinin temeli olan sözlerin seslendirildiği bu ezanlar, sonsuza kadar yurdumda söylenmelidir İslami bir ülkede ezan okunuyor olması, o ülkenin bağımsızlığının da bir kanıtıdır

9 KITA

1 MISRA: O zaman vecd ile bin secde eder – varsa- taşım,
Şair bu kıt,ada kendini bir şehit yerine koyuyor Yukarıda saydıklarım gerçekleşirse, eğer mezarım ve mezar taşım varsa (şehitlerimizin çoğu savaş şartları nedeniyle mezarsızdır Olduklara yere gömülmüşlerdir Bu nedenle mezar taşları yoktur); ilahi aşka dalarak kendinden geçmiş bir durumda, sevinçle secde eder (Bu secde aslında Allah,a şükür secdesidir

2 MISRA: Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Bir önceki mısraya bağlı olarak, şair burada da kendini şehitlerin yerine koyuyor Şehitlerin ölümü ceriha (yara) alarak olduğu için; şair ölen şehitlerin yaralarından bile kan boşalacağını söylüyor Ki bu kanlar mübarek kanlardır

3 MISRA: Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden naşım;
Kılıfından ( giysisinden) çıkmış ruh gibi, cenazem (ölü bedeni) mezarından fışkırır Fışkırır sözü bize mahşer gününü hatırlatmaktadır

4 MISRA: O zaman yükselerek arşa değer belki başım
Yerden yükselen cenazem, mutluluğundan o kadar yükseğe çıkar ki belki başım arşa Allahın 9 kat gökte bulunduğu kabul edilen yeri kadar değer (İslami inanca göre şehitler Allaha en yakın mertebede ve öldüklerinden habersiz hesap gününü beklerler)

10 KITA

1 MISRA: Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
2 dörtlükteki nazlı hilalin yerini şimdi şanlı hilal almıştır Çünkü bu kıtada zaferin kazanılmasından sonraki duygular aktarılmaktadır Burada sözü edilen şafak güneşin doğmak üzere olduğu anki aydınlıktır Çünkü yeni kurulan Türk devleti güneş gibi doğmaktadır Türk Bayrağı da yeni Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının sembolü olarak şanla dalgalanmaktadır

2 MISRA: Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal
Bağımsızlık kazanıldığına göre dökülen kanlar, yitirilen canlar boşuna değildir Bu nedenle, şehitler dökülen kanlarını helal etmişlerdir

3 MISRA: Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal;
Bundan sonra, sonsuza kadar Türk milletine ve Türk Bayrağına ezilme, yok olma, tasa yoktur

4 MISRA: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Uğruna bunca kan dökülen ve hep gönderde kalmayı (yani hür olmayı) başarmış bu bayrağın, bağımsızca dalgalanmak hakkıdır

5 MISRA: Hakkıdır, Hakka tapan, milletimin istiklal!
Allah,tan başka kimseye kul olmayan bu milletin de bağımsızlık hakkıdır

NOT: İstiklal Marşımızın sözleri günümüz dünyasında da önemini sürdürmektedir Gizli ve açık savaşların, işgallerin, haksızlıkların bitmediği günümüzde bağımsızlığını kaybeden ulusların, medeni denilen ülkelerce nasıl işgal edildiğini görmekteyiz Bana göre bu sonsuza kadar böyle sürüp gidecektir Öyleyse uyanık ve güçlü olmak zorundayız İstiklal Marşı,mızı da sık sık okuyarak dünden aldığımız dersle bugünümüze ışık tutmalıyız Şairimiz Mehmet Akif Ersoyun da dediği gibi, Allah bir daha bu ülkenin evlatlarına yeni bir istiklal marşı yazmak zorunda bırakmasın

İstiklal Marşı, İstiklal Marşının kıta kıta açıklaması, İstiklal Marşının sıra sıra açıklaması, İstiklal Marşının mısra mısra açıklaması, İstiklal Marşının tek tek açıklaması, İstiklal Marşının açıklaması, İstiklal Marşının açıklamaları, istiklal marşının 5 6 7 kıtaların anlamı

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin

  1. güldn
    22 Eylül 2011 | Cevapla

    çok yararlı oldu benım ısıme gercekten yaradı teşekkurler

  2. melisa
    19 Eylül 2011 | Cevapla

    walla hic biri işime yaramadı