Kapitalizm Nedir yazısına puan ver :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan | 9,50 / 10 | 2 kisi / 19 puan verdi.
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

Kapitalizm
Kapitalizm özel mülkiyet ve girişim özgürlüğüne dayanan bir piyasa ekonomisi sistemidir. Bu düzende doğa vergisi ve insan yapısı üretim vasıtaları ‘arazi ve sermaye’ esas itibariyle özel mülkiyettedir. Girişim özgürlüğü, meslek ve iş yerini seçme serbestisi vardır. Kapitalizmde sermaye esas olarak özel mülkiyettedir. ’Marx Kapitalizm için üretim araçlarının toplumda ayrı bir sınıf meydana getiren kapitalistlerin mülkiyetin de bulunduğu bir üretim biçimidir.

Modern toplumlarda üretim araçlarının bireysel mülkiyetine dayalı bir sistem, aynı zamanda bu türlü mülkiyetin oldukça az sayıda elde toplanması anlamına gelmek zorundadır. Ve sınıf bu toplanma olgusu , kendi karşıtını , başkalarının mülkiyetten yoksun kalmaları sonucunu birlikte getirir ve yada doğurur. Böylece bazıları, üretim araçları sahipleri için çalışmak zorundadırlar. , çünkü: hiçbir şeyleri yoktur ve üretim araçlarına sahip olmaları olanaksızdır. Sermaye ile Emek arasındaki bilinen çatışmanın temeli budur

Kapitalist sistemde bireyler yada firmalar (belli sınırlar içinde) istediklerini yapmakta serbesttirler. Ne isterlerse onu üretir, sermayelerini nerede ve nasıl isterlerse orada yaratırlar. Bu demektir ki kapitalizm plansız bir sistemdir.

Kapitalizm için ‘üretim keşmekeşi, ’(anarşisi) sözü kullanıldığı zaman anlatılmak istenen budur. Bu mutlaka sistemin tüm keyfe bağlı ve bir kaos halinde işlediği anlamına değil, fakat merkezi bir yönetim olmaksızın yürüyüp gittiği anlamına gelir. Üretim gittikçe toplumsal bir olay haline gelmesi ile bireysel mülkiyet arasındaki büyüyen çelişkiden söz ederken Engıls buna işaret ediyordu.

Bütün bu söylenenleri, kapitalizmin bir piyasa sistemi biçimidir yada Marx’ın deyimiyle, bir mal üretimi sistemidir demeye geliyor. ’Mal ile, bu arada üreticinin doğrudan doğruya kendi gereksinimleri için değil, herhangi bir piyasada. değişim için ürettiği nesneler anlatılmaktadır. Ancak, bu demek değildir ki, kapitalizm biricilik piyasa sistemi yad amal üretimi şeklidir. Tarihte kapitalist olmadığı halde(hiç değilse kısmen) mal üretimine ve değişimine dayanmış olan daha eski toplum şekilleri görülmüştür.

Lenin, kapitalizmi, ’kapitalizm, iş gücünün kendisinin bir mal haline geldiği, gelişmenin en yüksek aşamasındaki mal üretimidir’ diye tanımlamakla farkı çok açık bir şekilde özetlemiş oluyor.

Kapitalizm Nasıl Gelişti ?
Kapitalizmin beşiği sayılan Batı Avrupa Ülkeleri XI. VE XII. yüzyıla gelinceye kadar kapalı aile ekonomileri ve malikane ekonomilerine dayalı feodal bir toplum düzeni vardır. İş bölümünün ilkel, üretimin büyük ölçüde bireysel nitelikte bulunduğu bu dönemde para için değil ve malikane gereksinimleri için üretim vardı.

XI. yüzyılda başlatılan Haçlı Seferleri XI-XII. Yüzyıldan itibaren Doğu ülkeleri ile ilişkilerin artmasına. Batı Avrupa Ülkelerinde ticaretin gelişmesine sebep oldu. 1300lerde barutun keşfi. 1450lerde matbanın bulunması, 1492 de Amerika’nın keşfi, 1458 de deniz yolu ile Hindistan’a ulaşılması, 1550lerde Peru ve Meksika altın ve gümüş hazinelerine ulaşılması sonucu Batı Avrupa ülkelerini de fiyat büyük ölçüde değişmesi bu gelişmeyi hızlandırdı.

Ticaretin gelişmesi malikane ekonomilerinin çöküşüne ve yardım eden bir ortam oluşturdu. Gelişen kentlerde iş gücüne gereksinimin artması, köylük yerlerin baskısı altındaki halkın buralarda daha özgür ve daha iyi bir yaşantı bulmaları, kentlere göçü arttırdı. Ticaret ve para ekonomisinin gelişmesi tüketim için üretim yanında para için üretimi hızlandırdı. XVI. yüzyılın yarısında feodalite çözülmeğe, zengin ve nüfus sahibi bir ticaret burjuva sınıfı doğmaya;kentlerde el sanatları ve kırsal alanda zengin ve orta halli mülk sahibi çiftçiler feodalisteye karşı bağımsızlığını kazanmış bir üretim biçimi sürdürmeye başladı.

İlk aşamada küçük üretici sırtındaki feodal yükümlülüklerden bir ölçüde yada tüm kurtuluşunu sağladı. İkincisinde ise üretim araçları üzerindeki mülkiyetinden eser kalmadı: ve bunun sonucu olarak, geçimini sağlamak için ücret karşılığında çalışmak zorunda kaldı. Marx buna ‘İlk Birikim’ adını vermiştir.

Kapitalizmin yükselişinde can alıcı dönem genellikle ‘Endüstri Devrimi denilen dönem olduğu kabul edilir. Bu can alıcı değişme sadece teknik yenilik sonucu ortaya çıkmazdı. Kapitalist öncüleri (bunlar başlangıçta çok kez küçük sermaye sahipleriydi) bu yenilikleri benimsemeye ve başkalarının bunları daha da geliştirmeye hazır oluşları, uzun süredir devam ede gelmiş olan daha önceki bir seri gelişmelerin olgunlaşma noktasına varmış bulunmasına dayanıyordu.

Modern kapitalizm dediğimiz İngiliz sanayinin egemen ve seçik üretim biçimi haline gelişi 19. yüzyılın ortasında olmuştur.

Kapitalizmin Temel Ekonomik Kurumları

a) Özel Mülkiyet
Özel mülkiyet kapitalizmin dayandığı temel kurumlardan biridir. Özel mülkiyet malike mülkiyet hakkını verir. Hukuki deyimle. malik mülkiyet hakkına konu olan şeyi doğrudan kullanma, onun başkaları tarafından kullanılabilmesi için gerekli şartları koyma hakkına sahiptir.

b) Miras
Miras hakkının tanınmadığı bir özel mülkiyet rejimi kapitalizmin muhafazası için değildir. Mal sahibine, ölüm halinde mallarının mülkiyetini kime veya kimlere devredeceğini seçme hakkının tanınması, ölen kimsenin malları üzerinde yakınlarının hak talep edebilmesi mülkiyet hakkının zorunlu bir sonucu olarak görülmektedir.

c) Girişim Özgürlüğü, Meslek ve İşyerini Seçme Serbestisi
Kapitalizm piyasa ekonomisinde malik olan, malik oldukları şeyleri kamu yararına konulan kısıtlamalar dışında kullanma, başkaları tarafından kullanılması için gerekli şartları koyma hakkına sahip olan bireyler girişim özgürlüğüne, meslek ve işyerini seçme serbestisine sahiptirler.

d) Mukavele Yapma Serbestisi;Kurum ve Ortaklık Kurma Özgürlüğü
Kapitalist piyasa ekonomisi düzeninde insanlar arasında alışveriş serbesttir. Bu alışverişin hukuki şekli ise mukaveledir. İnsanlar adaba ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmamak kaydı ile istedikleri gibi anlaşma yapma hakkına sahiptirler. Mukavele yapma serbestisi özel mülkiyetin ve iktisadi hürriyetin zorunlu bir sonucudur.

e) Rekabet Serbestisi
Kapitalist iktisat düzeninde özel mülkiyet ve kişi hürriyetinin bir sonucu olarak rekabet serbesttir. Aynı şeyi satanlar, aynı şeyleri alanlar birbirinin yerine ikame edilebilen üretim faktörleri arasında rekabet vardır.

f) Ekonomik Motif
Kapitalist piyasa ekonomisi düzeninde insanlar kişisel çıkarlarına göre hareket derler: üretim ve tüketim faaliyetlerinde iktisadi davranırlar. Örneğin, tüketiciler gelirlerini harcarken en fazla fayda temin etmeye;üreticiler üretimde bulunurken belli emek masraflara en yüksek hasılayı elde etmeye çalışırlar.

g) Fiyat Mekanizması
Özel mülkiyetin ve iktisadi hürriyetin esas olduğu, insanların iktisadi davrandığı kapitalist piyasa ekonomisinde fiyatlar insanların üretim ve tüketim kararlarında düzenleyeceği bir rol oynarlar.

Firmalar yatırım kararı verirken muhtemel satış miktarının, bu miktarın neye mal olacağının, sermaye ihtiyacının, katı rantabilite bulunup bulunmadığının kuruluş yerinin maksada en uygun finansman şeklinin tahmin ve hesabına fiyata göre yaparlar.

KAPİTALİZM
Sosyalist ülkeler dışındaki ülkelerin ekonomik sistemlerinin adıdır. Batı Avrupa ülkeleri, ABD ve Japonya gelişmiş kapitalizmin örnekleridir; öbür ülkelerde ise kapitalizm az gelişmiştir.’’ Kapital ’’ yani sermaye üretim sürecinde gerekli olan toprak, yapılar, makine ve madenler gibi ’’ üretim araçları ’’ ile paradan oluşur. Bu sistemde işletmeler, devletten çok özel kişilerin elindedir. Kapitalistler yani sermaye sahipleri, sermayelerini üretim sürecinde kullanır ve bu sürecin sonunda gelirlerini ’’ kar ’’ olarak elde ederler.

İLK DÖNEM
Batıda feodalizmin çöküşü ve kapitalizmin ortaya çıkışı gerçek anlamıyla 16. yüzyılda gerçekleşti. 15. yüzyılda ticaret, sanayi ve bankacılıktaki büyüme, kapitalizmin gelişmesine yardımcı oldu.

Bu yıllarda, hükümetler merkantilizm diye bilinen bir politika uygulayarak kapitalizmin gelişmesinde önemli bir rol üstlendi. Merkantilizm politikası, ticaret yoluyla, ülkenin zenginliğini ve gücünü artırmayı hedefliyordu. Her ülke, komşularına, aldığından daha çok mal satarak zenginleşmeyi umuyordu. Bu nedenle de hükümetler ülkeye gelen yabancı malları vergilendirerek kendi kapitalist girişimcilerini destekliyorlardı.

’’ BIRAKINIZ YAPSINLAR ’’ DÖNEMİ
18. yüzyılda Sanayi Devrimi üretimi büyük ölçüde artırdı. Devrimle birlikte insan ve hayvan gücü yerine makine kullanılmaya başlandı. Buhar ve çırçır makineleri gibi buluşlar üretim yöntemlerini geliştirdi. 19. yüzyıla gelindiğinde, merkantilizm politikası geçerliliğini yitirmişti. Artık kendi işlerini kendileri yürütmek isteyen iş adamları, devletin ticaret ve sanayiye karışmasının zararlı olduğunu düşünüyorlardı. Ülke ekonomisi üzerinde devlet denetiminin az olması ya da hemen hemen bütünüyle ortadan kalkması demek olan bu uygulamaya, Fransızca ’’ bırakınız yapsınlar ’’ anlamına gelen laissez-faire dendi. Bu düşüncenin yaratıcısı Adam Smith’dir

Kapitalizmin ’’ bırakınız yapsınlar ’’ döneminin temel özellikleri, özel mülkiyet ve servetin özgürce kullanımı, en çok kar getiren alanlara yatırım yapılması ve işletmelerin birbirleriyle rekabet etmesiydi. Talebin yüksek olduğu ürünlerin fiyatının arttığı, dolayısıyla kar oranının yükseldiği alanlara yatırım yapan pek çok sanayiciden bazısı rekabete dayanıp büyüyebilirken, bazıları da iflas etti.

Girişimciler hangi maldan, ne kadar üreteceğine fiyatlara bakarak karar verirdi. Bu dönemde sanayiciler arasındaki rekabet, üretim maliyetlerini düşüren yeni teknolojilerin gelişmesi yol açmıştır. Kapitalizmin bu evresinde sermayesi olmayan halkın büyük çoğunluğu çok düşük ücretlerle çalışmak zorunda kaldı. Büyük işsiz orduları ücretlerin düşük tutulmasında önemli bir öğeydi. 16.- 19. yüzyıllar arasında zenginlik ve yoksulluk iç içe geçmişti.

Bu dönemde ekonominin devlet denetimi olmaksızın pazar ekonomisi yasalarına göre işlemesinin, bireylerin refahını, dolayısıyla da toplumun zenginliğini en yüksek düzeye çıkaracağı savunulmuştur.

19. ve 20. YÜZYILLAR
19. yüzyıla gelindiğinde İngiltere dünyanın tek sanayileşmiş kapitalist ülkesi durumundaydı. Bu yüzyılın ortalarına doğru Almanya, ABD, Fransa ve Japonya gibi az sayıda ülkede de kapitalist sistem içinde sanayileşme hız kazanmaya başladı. Bu dönemde İngiltere’de ve sanayileşmekte olan ülkelerde çalışan kitleler örgütlenme ve siyasete katılma hakları için mücadeleye giriştiler. İşçileri durumlarını iyileştirmeyi amaçlayan sendikaların kurulmasına başlandı.

Bu yüzyılda Alman düşünürü Karl Marx sosyalist düşüncelerin temellerini attı. Marx’a göre kapitalizm yerini özel sermayenin bulunmadığı sosyalizme bırakacaktı. Kapitalizmde işçiler ve başka ülkelerin yoksul halkları sömürüldüğü için bu düzen adaletsizdi.

20. yüzyılda kapitalist sistemde devletler ekonomik olayların yönlendirilmesinde çok daha etkili olaya başladı ve kapitalizmin ’’ bırakınız yapsınlar ’’ dönemi tarihe gömüldü. Bugün hükümetler haksız uygulamalara karşı yasalar çıkararak iş dünyasını denetler. Ayrıca, sosyal güvenliği sağlamak amacıyla yaşlı, yoksul ve işsizlere ödeme yapmak, çalışma saatlerini ve fabrikalardaki güvenlik önlemlerini düzenlemek de devletin görevleri arasındadır.

Kapitalist sistemin kaldırıldığı sosyalist ülkelerde ekonomi devletçe yönlendirilir. Günümüzde kapitalist ülkelerde ’’ karma ekonomi ’’ uygulanmaktadır. Karma ekonomilerde hem devlet, hem özel sektör işletmeleri vardır. Devlet, daha çok büyük altyapı yatırımlarına ve toplum yararına yönelik ama, özel sektörün kar amacına uygun düşmeyen alanlara yönelmiştir. ÖRNEĞİN, bazı ülkelerde demiryolları, elektrik üretimi, kömür sanayisi gibi sanayi dalları devlet tekelindedir. Ayrıca devlet bütçe ve vergiler gibi mali yöntemler ile parasal düzenlemeleri kullanarak enflasyon ve durgunluğun zararlı etkilerini azaltmaya çalışır.

Günümüzde kapitalizm, çok uluslu şirketlerin çeşitli ülkelerde yaptığı yatırımlar ve ortaklıklarla ülke sınırlarını aşarak bütünleşmiştir. Kurulan anonim şirketlerle sermaye merkezileşmiş yani bir tek şirketin elindeki sermaye çok büyümüş; böylece tekelci şirketler ortaya çıkmıştır. Ülke sınırları dışında yeni pazarlar arayan bu şirketler, öbür ülkelerde ya kendi başlarına ya da o ülkedeki başka şirketlerle ortak olarak yatırımlara girmiştir. Böylece doğan çok uluslu şirketler bugün kapitalizmin başlıca yönlendiricisi durumundadır.

Kapitalizm, Kapitalizm nedir, Kapitalizm ne demek, Kapitalizm hakkında bilgi, Kapitalizm ile ilgili bilgi, Kapitalizmin özellikleri, Kapitalizm bilgi, Kapitalist, Sosyalizm, Sosyalist,

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin