Koçgiri İsyanı Hakkında Bilgi yazısına puan ver :
Puan ver : 1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (Henuz oylanmamış)
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

Koçgiri İsyanı Hakkında Bilgi
Koçgiri İsyanı, 1921 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti’ne karşı Koçgiri, Pezgavır, Maksudan, Aslanan, Kurmeşan, Parçikan, Cenbergan, izol ve Giniyan aşiretlerinin içinde bulunduğu bir kürt olayıdır.

Koçgiri aşireti reisi Alişan Bey, kardeşi Haydar Bey ve ile Gülağaoğullarından Mehmed İzzet, Naki, Hasan Askeri, Kazım ve Alişir yönetmiştir.

Koçgiri aşireti, Koçhisar, Zara, İmranlı, Suşehri, Refahiye, Kangal ve çevresinde 40.000 kişiden oluştuğu sanılıyordu.

Kürdistan Teali Cemiyeti Alişan Bey’i Dersim’e göndererek örgütün kurulmasını istemiş ve Alişan Bey, Baytar Nuri ile birlikte örgütü kurmuştur. Baytar Nuri, ayrıca Zara, Divriği, Kangal, Hafik, İmraniye, Beypazar, Celalli, Sincan, Hamo, Zınara ve Domura’da cemiyetinin şubesini kurmuştur.

Mustafa Kemal Paşa, Erzurum Kongresi kararlarının Kürtleri de kapsadığını anlatarak Alişan Bey’i ikna etmeye çalışmış ve Sivas milletvekili olmasını önermiştir.

Alişan Bey Sivas milletvekili olmayı başta kabul ettiyse de Kürt Devleti kurma amacında olan Baytar Nuri ile konuştuktan sonra bu öneriyi reddetmiştir. Bununla birlikte Baytar Nuri de milletvekilliği önerisini kabul etmemiştir. Ayrıca Baytar Nuri, Kürt özerkliğiyle yetinen Seyit Abdülkadir’i Türk ajan rolünü oynamakla suçlamıştır.

1920 başlarında Baytar Nuri, Yellice nahiyesinde Hüseyin Abdal tekkesinde Cangaben ve Kurmeşan gibi aşiretlerin reisleriyle birlikte toplantı düzenleyerek Sevr Antlaşmasının uygulanmasını ve Diyarbakır, Van, Bitlis, Elazığ, Dersim ve Koçgiri’den oluşan bağımsız Kürt devleti kurmasını kararlaştırırmıştır.

İsyancılar Temmuz ayında Zara’nın Çulfa Ali karakoluna ve Şadan aşiret reisi Paşo da Refahiye’ye saldırmışlardır.

Türkiye Büyük Meclis Hükûmeti Koçgiri aşireti reisi Alişan Bey’i Refahiye kaymakam vekilliğine, kardeşi Haydar Bey’i de İmraniye bucak müdürlüğüne atayarak çatışmayı önlemeye çalışmıştır.

İsyanı bastırmak için İmranlı’ya gelen 6. Süvari Alayının komutanı Binbaşı Halis, yakalanarak isyancıların harp divanı kararıyla idam edilmiştir. İsyan eden aşiretler, Koçgiri kazasının mümtaz bir vilayet yapılmasını istemiştir.

25 Kasım 1920′de “Batı Dersim Aşiret Reisleri”, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Sevr Antlaşmasının uygulanması gerektiğini ve aksi halde silah zoruyla hakkı almaya mecbur kalacağını açıklamıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükumeti Sakallı Nurettin Paşanın Merkez Ordusu’sunun emrinde Topal Osman Ağanın bizzat komuta ettiği 42.ve47. Giresun Alaylarını isyanı bastırmakla görevlendirmiştir.İsyan üç ay gibi kısa bir sürede tamamen bastırılmıştır.

Koçgiri Ayaklanması
Erzincan ve çevresinde 1920 sonlarında eşkıyalık olayları alıp yürümüştü. Bu durumu önlemek üzere Zara’dan İmranlı’ya gönderilen süvari alayının varlığı, eşkıyayı rahatsız ettiği için, İmranlı bucak müdürü Haydar’ın akrabaları, askeri bölgeden uzaklaştırmak amacıyla burada bir ayaklanma hazırladılar. Bir yandan da, bölgede bağımsız bir kürt devleti kurulacağı yolunda propaganda yapıyorlardı. Nitekim 7 aşiret reisi, 8 nisan 1921′de TBMM’ye gönderdikleri bir mektupla bölgede bir Kürt vilayeti kurulmasını, valiliğe bir kürdün atanmasını istediler. Ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilen Nurettin Paşa komutasındaki Merkez Ordusu Koçhisar, Zara, Muş, Ovacık, Kemah, Kangal, Koçgiri bölgesinde geniş bir tarama harekatına girişti ve ayaklananlarla, 15 yerde çarpışmak zorunda kaldı. Mayıs sonunda doğru eşkıya grupları sindirilmiş, bunlardan bir kısmı teslim olmuş, 500 kadar da öldürülmüştü.

Koçgiri Ayaklanması
Hafik (Koçhisar) , Zara, İmranlı, Suşehri, Refahiye, Kemah, Divriği, Kangal, Ovacık, Kuruçay çevresinde 135 köye ve iki bin kilometre karelik bir alanda 40.000 nüfusu olan Koçkiri aşiretinin ayaklanması Ulusal Mücadele için önemli bir tehlike oldu. Bölgede Türkçe ve Kürtçe konuşanlar bir arada yaşamaktaydılar. Aşiret 16 köyde bütün nüfusa sahipti, fakat bazı yerlerde Türklerle iç içe yaşıyorlardı. Yaşadıkları köylerin bir özelliği de, bu köylerin çoğunun isimlerinin “Erkek, Salur” gibi Oğuz Türklerine ait oluşu ve bu isimlerin yüzyıllardan beri yaşadığı idi. Kendi içinde ve dışa kapalı yaşayan ve hükümete bağlı olan Aşiret Başkanı ö1ü Mustafa Paşa’nın oğlu Haydar Bey’in ayaklanma girişimleriyle huzursuzluk başladı.

Haydar Bey, Mondros Ateşkesi sırasında “Kürt Teali ve Teavün Derneği” (Kürt Yükseltme ve Yardımlaşma Derneği)ne girmiş ve bu derneğin şubesini kendi yöresinde açmıştı. Paris Barış Konferansı’na, bağımsız Ermenistan ve Kürdistan tezleriyle başvuran Ermeni Boğos Paşa ile Kürt Şerif Paşa anlaştılar. Haydar Bey, Seyit Abdülkadir Bey’le haberleşiyordu. Haydar Bey Divriği Kaymakamlığı’na atandıysa da, oraya gitmedi. Ailesiyle Tunceli’de (Dersim) yerleşti.

Haydar Bey, bölgedeki eşkıya Alişir’i yakalamakla görevlendirildiyse de, olayı anlaşma ile çözdü. Ankara ise bir yandan düşman, bir yandan da iç ayaklanmalarla uğraşıyordu. Bu sebeple buraya yollayabileceği kuvveti olmadığı için bu sonucu olumlu karşıladı. Asker kaçaklarını ve eşkıyayı yakalamak için 14 Şubat 1921′de İmranlı’ya gelen 6. Süvari Alayı’na karşı yoğun bir propaganda başladı. Asker kaçaklarını yakalamaya başlayan bir bölüğe asiler saldırdılar, bölük Zara’ya kaçtı. Bundan cesaret alan asi lideri Zalim Çavuş, İmranlı’da bulunan Alay Komutanlığı’na, kasabayı terk etmelerini bildirdi. Kasabada Bucak Müdürü olan Haydar Bey ise bütün hareketin planlayıcısı olduğu için, olayların gelişmesini seyrediyordu. Alay, tehdide boyun eğmeyince asiler kasabaya saldırdılar. Alay ağır kayıp verdi, cephanesi de tükenince asilere teslim oldu ve asiler İmranlı’ya girdiler.

Haydar Bey esir edilen subay ve memurları misafir etmek bahanesiyle fakat gerçekte rehin almak için evine götürdü. Diğer yandan aşiretlere mektup yazıp her kabileden 50 atlı istedi. Fakat bir mektubu Hükümet’in eline geçince durum anlaşıldı. Haydar Bey’in adamı Alişan 500 silahlı ile yardıma geldi. Sivas Valisi bölge şeyhlerine ve aşiret başkanlarına çağrı yaparak, olayın yatıştırılmasına yardımcı olmalarını istedi. Fakat aşiret bakanları ve şeyhleri, ordunun bir süredir sayım yaptığını, hükümetin Ermenilere yaptığı gibi, Kürtleri de yok etmek niyetinde olduğu endişesiyle Koçkiri Aşireti’nin ayaklanmış olduğu yanıtını verdiler. Yalan propagandaların ne kadar etkili olduğu görülüyordu. Bunun üzerine asilere nasihat etmek ve bu asılsız iddialara inanmamalarını sağlamak için tanınmış kişiler gönderildi. Fakat asiler zaman kazanmak için oyalama yapıyorlardı. Bunun üzerine yörede 10 Mart 1921′de sıkıyönetim ilan edildi.

Merkez Ordusu Komutanı Nurettin Paşa “Sefer yetkisi ile” ayaklanmayı bastırmakla görevlendirildi. Yayınlanan bildiri ile tenkil harekatının asilere karşı olup, halkın can, mal, ırz ve namus güvenliğinin Hükümet’in teminatı altında olduğunu bildirdi. Asilere 48 saatlik teslim olma süresi tanındı. Teslim olmayanların ve Hükümet kuvvetlerine silahla karşı koyanların, mallarına el konacağı, evlerinin yakılıp ve yıkılacağı ilan edildi. Komutanlık halka zarar gelmemesi için gereken bütün önlemleri de aldı. Asi lideri Alişan, hükümete yardım eden köylüleri öldürterek korku yaratmaya ve Kürtçülük hareketini güçlendirmek için Türklere karşı kıyıma girişti. Ayaklanma 8 Nisan’a kadar daha da yaygınlaştı. Koçkiri, Dersim Aşiretleri Hükümet’e bir nota göndererek, bölgeye, bir Kürt vali atanmasını, aksi halde ayaklanmanın Dersim’den başka, Erzincan, Van, Diyarbakır ve Erzurum’a yayılacağı tehdidinde bulundular. Bu durum karşısında Merkez Ordusu 11 Nisan 1921′de tenkil harekatına başladı. Halkın da katıldığı bu harekat ile asilerin Fırat’ın doğusuna çekilmelerine fırsat verilmedi. Asi köyleri ele geçirildi. 13 Nisan’da Çakşur’da asiler ağır kayıp verdiler.

Giresun Alayı da tenkit harekatına katılınca asiler her yerde ağır yenilgiye uğradılar. 22 Nisan’da asiler hemen her yerde temizlenmişlerdi. 23-27 Nisan arasında hemen bütün asiler yakalandılar. Kaçan asi şefleri halk kuvvetleri tarafından sıkıştırıldı. Balaban Aşireti de kendilerine yardımı reddetti. Asiler, askeri birliklere teslim olmaya başladılar. Asilere karşı en büyük çatışma 28 Nisan’da Çırageldi’de yapıldı. 28. Süvari Alayı ve Giresun Alayı birlikte saldırıya geçtiler. 1 Mayıs’a kadar süren çarpışmalarda asiler ve hükümet kuvvetleri ağır kayıplar verdiler. Fakat sonunda asiler ağır bir yenilgiye uğradılar ve Haydar Bey ile ileri gelen 56 kişi aman diledi. Dersim asilerinden 400 kişilik bir kuvvet 21 Mayıs’ta yeniden saldırıya, yağma ve öldürme olaylarına başladı. 17 Haziran’a kadar süren çatışmalarda asiler yenildiler. Haydar Bey’in kardeşi Alişan ve 32 asi şefi teslim oldular ve yargılanmak üzere Sivas’a gönderildiler.

Bu ayaklanma İkinci İnönü Savaşı’nın başladığı bir tarihte patlak vermişti. Yunan saldırısı ile Koçkiri Aşireti’nin aynı tarihlere rastlaması, bunun planlanmasında düşmanların nasıl programlı çalıştığını göstermektedir. Kürt bağımsızlığını kışkırtanların amacı, Yunan saldırısı sırasında, Yunan ordusuna üstünlük sağlamak amacıyla Dersim yöresinde ayaklanma çıkarıp, Türk ordusunu sıkıştırmak idi. Gerçekten çok tehlikeli bir sırada ordunun önemli bir kısmı bu ayaklanmanın üzerine gönderildi. Ayaklanmayı bastıran Nurettin Paşa, önlem olarak bu iki aşiretin dağılıp, Türk köylerinin yanlarına yerleştirilmesini önerdi. Fakat Meclisteki bu yörenin milletvekilleri bunu kabul etmediler. Bu ayaklanma da kapanmış kabul edildi.

Koçgiri İsyanı, Koçgiri İsyanı Hakkında Bilgi, Koçgiri Ayaklanması, Koçgiri Ayaklanması Hakkında Bilgi, Koçgiri isyanı ilgili bilgiler, Koçgiri isyanı kısaca, Koçgiri isyanı sonuçları, Koçgiri ayaklanması ilgili bilgiler, Koçgiri ayaklanması kısaca, Koçgiri ayaklanması sonuçları, Koçgiri İsyanı Hakkında Kısa Bilgi

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin