Masal Hakkında Bilgi yazısına puan ver :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan | 6,50 / 10 | 18 kisi / 117 puan verdi.
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

MASAL HAKKINDA BİLGİ
Dilimize masal olarak geçen ve Arapça bir sözcük olan “mesel”in İngilizcesi “tale”, Fransızcası “conte”, Almancası ise “maerchen”dır. Değişik bölgelerimizde metel, mesel, misal, mesele, nağıl, hikaye, sanık olarak da söylenen masal, çeşitli sözlük ve ansiklopedilerde şöyle tanımlanıyor:

Ana Britannica: Olağanüstü öğe, kahraman ve olaylara yer veren öykülere denmektedir.
Türkçe sözlük: Genellikle halkın yarattığı, ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, çoğunlukla insanların veya tanrıların başından geçen olağan dışı olayları anlatan hikayelerdir.

Büyük sözlük: Düzyazı biçiminde söylenmiş dinsel ve büyüsel inançlardan ve törelerden bağımsız, bütünüyle düş ürünü olan, gerçeklerle ilgisi bulunmayan olağanüstü kişi, olay ve motiflerle bezenmiş, bir çoğu anonim kısa anlatı türü.

Türk folkloru araştırma ve derleme uzmanı Pertev Naili Boratav’ın yazdığı şekliyle ise, masal, nesirle söylenmiş, dinlik ve büyülük inanışlardan ve törelerden bağımsız, tamamıyla hayal ürünü, gerçekle ilgisiz ve anlattıklarına inandırmak iddası olmayan kısa bir anlatı diye tanımlanır.

Kısaca diyebiliriz ki, masal, hayal ürünü olan, bilinmeyen bir zamanda geçen, anlatılanlara inandırmak iddiası bulunmayan bir anlatım türüdür.

Masalların içine, sözlü geleneğin ürünü olan Külkedisi, Pamuk Prenses ve 7 Cüceler, Çizmeli Kedi gibi halk öyküleriyle birlikte ünlü İngiliz yazar Oscar Wilde’ın Mutlu Prens ya da Azra Erhat’ın Troya Masalları gibi edebi yönü ağır basan bazı yapıtlar da girer.

Türleri ve özellikleri:
Masallar, “Halk Masalı Türleri” (A.Aerne ve S.Thompson, 1964) adlı uluslararası masal kataloğunda genel olarak şu ana çeşitlere ayrılmıştır:

1- Hayvan Masalları (Fabllar): Bunlar soyut fikirleri somut halde veren kısa hikayeciklerdir. Fablların kaynağı Hindistan’dan gelmektedir. Orada Buda dini hakimdir, tabiattaki her şeyde ruhun hakim olduğuna inanırlar ve hayvanlara değer verirler. Fabllarda bilinen gerçekler kısa ve öz sözlerle tekrar edilir ve masalın sonunda mutlaka açık biçimde ders verilir. Karakterleri genellikle insan gibi düşünen ve hareket eden hayvanlar ya da bitkilerdir, ancak her hayvan tek bir yönü ile ele alınır. Hayvanların ve bazen de bitkilerin “kişileştirme” ve “konuşturma” sanatı yoluyla insan tiplerini canlandırdığı fabllar, bir düşünceyi güçlendirmek, ibret dersi vermek gibi gerekli hallerde yeri gelmişken anlatılır.

2- Olağanüstü Masallar: Bu tür, diğer masal türlerine göre daha uzundur, kişi sayısı daha fazla, olaylar ise daha çapraşıktır. Olağanüstü masalların kişileri insanlarla birlikte cinler, periler, devler, ejderhalar gibi tabiat dışı varlıklardır. Konular gerçek dışı olup olaylar hayal ürünü yerlerde geçer. Kahramanlar daima olağanüstü olaylarla karşı karşıya gelir. Olayların düğümlenmesi ve çözümlenmesinde tılsım, fal, kehanet gibi olağanüstü ve esrarlı güçlerin büyük payı görülür.

3- Gerçekçi Masallar: Bu masallarda ise padişahlar, vezirler, zengin tüccarlar, sıradan ve yoksul insanlar, haydutlar gibi gerçek dünyadan alınma kişiler vardır. Konularını günlük hayatımızdan, yaşam felsefesinden, zengin-fakir ilişkilerinden almakta, bazen de çocukların karşılaştıkları güçlükler, üvey anne kıskançlıkları, aile üyelerinin birbirlerine gösterdikleri özveriler, kardeşler içinde en küçük ve saf olanın başarısı, anne-baba-kardeş ilişkileri ve sevgisi, insan aklını kurcalayan olayların nedeniyle ilgili soruların açıklanması, hayatın gülünç yönlerinin dile getirilmesi gibi temalar bulunmaktadır.

İyi bir masal ilgi bütünlüğü taşımalıdır. Okuyucunun bütün dikkati ana fikir üzerine çekilmeli, bu bakımdan fazla olay içermemelidir. Çeşitli olay ve karakterler okuyucunun ilgisini dağıtır. Genel olarak masalların temaları kuvvetli ve açıktır, karşıtlık unsuru taşır. İyinin karşısında kötü, güzelin karşısında çirkin vardır.

Bazı dil özellikleri de masalları öteki anlatım türlerinden ayırır. Masallar 3 esas üzerine kurulmuştur; giriş, gelişme-düğüm ve sonuç. Tekerlemeler ve kafiyeler girişi çekici yapar. Girişte belli başlı kahramanlar kısa ve öz olarak tanıtılır. Çözülecek sorun ortaya konur. Hızlı ve kısa anlatımına bağlı olarak masal fiilleri –miş’li geçmiş zaman, şimdiki zaman ya da geniş zamanla anlatılır, di’li geçmiş zaman kullanılmaz. Zaman saptaması, “evvel zaman içinde”, “çok eski zamanlarda” gibi cümleciklerle verilerek okuyucu belli belirsiz fakat kesinlikle eskiye ait bir döneme götürülür. Olayların geçtiği sahneler birkaç kısa cümle ile çizilir. Örneğin, ormanın kenarında küçük bir evde güzel bir kız yaşarmış gibi. Gelişme ve düğüme gelindiğinde ise, girişte de belirtilmiş olan zorluklar iyice ortaya çıkar ve kahramanı başarıya ulaşmaktan alıkoyar. Olayların birbirini izlemesi sonucunda öyle bir doruk noktasına ulaşılır ki, orada bir çözüm bulmak şart olur. Çözüm, giriş kadar kısa ve öz olmalıdır. Girişte belirtilmiş her şey bir sonuca bağlanmalı, iyiler ödüllerini, kötüler cezalarını bulmalıdır.

Anlatısı kısa ve hızlı olan hayvan masallarıyla kıyasladığımızda, olağanüstü ve gerçekçi masallar daha uzun ve detaylı gibi görünürler, ama içinde geçen olayların çokluğunu ve geçen zamanın uzunluğunu göz önünde bulundurduğumuzda anlatının aslında kısa ve hızlı olduğunu görürüz.

Dinleyicinin dikkatini masalda toplayabilmek için masalın başında, sonunda ve bazen uygun görülen yerlerde bulunan tekerlemeler masalların önemli özelliklerinden biridir. Bu tekerlemeler her masalda aynı kalabilmekle beraber, masaldan masala da değişebilirler. Ancak fabllarda başlama tekerlemeleri yoktur, ortada ve sonda gelen tekerlemeler ya da tekerlememsi kalıp sözler de öteki masallardaki kadar önemli yer tutmaz.

TÜRKİYE’DE MASAL VE TÜRK MASALCILARI
Diğer Müslüman Doğu halkları gibi Türkler de Hint, Arap ve İran kökenli masallara büyük ilgi göstermişlerdir. Çeviri ve uyarlama yoluyla türkçeye kazandırılan Binbir Gece Masalları, Bahtiyarname, Sinbadname gibi yapıtlar hem çok beğenilmiş, hem de Türk halk masallarını çok etkilemiştir. İlk türkçe masal kitabı sözlü gelenekten derlenmiş olan Billur Köşk Masalları’dır. Halk arasında ağızdan ağıza yayılan binlerce anonim masal, Nasrettin Hoca fıkraları, Keloğlan masalları, Karagöz oyunları, tekerlemeler olmasına rağmen çocuk edebiyatının gelişmesi Tanzimatla (1839) başlamıştır. Ahmed Mithat’ın “Kıssadan Hisse” isimli kitabı bazılarınca ilk çocuk kitabı sayılır (1871), ayrıca Şinasi ve Recaizade Ekrem’le birlikte o dönemde bir çok hayvan masalını da türkçeye çevirmiştir.

Türk masallarını derleme ve inceleme çalışmaları Cumhuriyet döneminde yoğunlaşmış, Ziya Gökalp (Altın Işık), Tahir Alangu (Keloğlan Masalları) ve Naki Tezel (İstanbul Masalları) derledikleri masalları edebi bir biçim vererek yayımlamışlardır; büyük masalcılarımızdan Eflatun Cem Güney de “Açıl Sofram Açıl” ve “Dede Korkut Masalları” ile bir çok ödül almıştır. Daha sonra Orhan Veli Kanık La Fontaine’den çeviriler yapmış, Nasreddin Hoca fıkralarını akıcı bir dille yazarak yeniden dilimize kazandırmıştır. Cahit Uçuk da 1940’lı yıllarda sırasıyla “Kırmızı Mantarlar”, “Üç Masal”, “Türk Çocuğuna Masallar”, “Ateş Gözlü Dev” ve “Kurnaz Tilki” eserlerini yazmış ve “Türk İkizleri” (1958) adlı eseri ile Hans Christian Andersen ödülü almıştır. Aynı yıl Halil Aytekin içinde hem Ezop’tan hem de Türk sözlü geleneğinden alınmış hikayeler bulunan “Hayvan Masalları”nı yayımlar.

Başta Pertev Naili Boratav olmak üzere Mehmet Tuğrul, Ahmet Edip Uysal gibi araştırmacılar da Türk masalları üzerine derleme ve araştırmalar yapmışlar, yakın dönemde ise Saim Sakaoğlu, Bilge Seyidoğlu ve Umay Günay Anadolu masalları üzerine yaptıkları önemli araştırmalarını ve derlemelerini yayımlamışlardır.

Anadolu’dan bir masal:

FESLEĞENCİ KIZ
“Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde deve tellal iken, pire berber iken, anam benim beşiğimi tıngır mıngır sallar iken, uzak ülkelerin birinde ihtiyar bir çiftçi ve üç kızı yaşarmış. Birbirine büyük bir sevgiyle bağlı olan bu ailecik mutluluk içinde yaşayıp giderlerken bir gün yaşlı çiftçi hastalanıp ölmüş ve üç kızı üç gün üç gece durmadan ağlamışlar. Ama yapacak birşey yokmuş. Zavallı kızlar yoksulluk içinde kalakalmışlar. Bir gece en küçük kız rüyasında bahçedeki fesleğen ağacının dibinde dokuz küp altın olduğunu görmüş. İlk önce kız buna pek aldırmamış ama üç gece üstüste aynı rüyayı görünce kardeşlerine durumu anlatmış. Hemen gidip fesleğen ağacının dibini kazmışlar ve gerçekten de dokuz küp altın olduğunu görmüşler. Mutluluktan birbirlerine sarılıp ağlaşan bu üç kardeş hemen kendilerine sarayın karşısında güzel bir ev yaptırmışlar ve fesleğeni de oradaki bahçelerine dikip her gün sırayla sulamaya başlamışlar. Meğerse padişahın yakışıklı mı yakışıklı, akıllı mı akıllı oğlu da her gün balkondan merakla bu üç kızı izlermiş. Bir akşam büyük kız bahçede fesleğeni sularken padişahın oğlu dayanamayıp kıza laf atmış: “Fesleğenci kız, fesleğenci kız! Gece gündüz fesleğen sularsın, fesleğenin yaprağı kaç?” Kız hem utancından hem de yanıtı bilemediğinden hemen içeri kaçmış. Diğer akşam ortanca kız çıkmış bahçeye ve fesleğeni sulamaya başlamış. Padişahın oğlu ona da laf atmış: “Fesleğenci kız, fesleğenci kız! Gece gündüz fesleğen sularsın, fesleğenin yaprağı kaç?” Ortanca kız da ablası gibi utanmış ve cevap vermeden içeri kaçmış. Derken diğer akşam küçük kız çıkmış fesleğeni sulamaya. Padişahın oğlu aynı soruyu ona da sormuş: “Fesleğenci kız, fesleğenci kız! Gece gündüz fesleğen sularsın, fesleğenin yaprağı kaç?” Küçük kız çok akıllı ve zeki bir kızmış ve bu uyanık oğlanın cevabını hemen vermiş: “Ağasın beysin paşasın, gece gündüz camdan bakarsın, gökte yıldız kaç?” Padişahın oğlu bu akıllı olduğu kadar da güzel olan kızdan o kadar etkilenmiş ki, hemen oracıkta ona aşık oluvermiş. Kırk gün kırk gece düğün dernek yapılmış, prensle fesleğenci kız mutlulukların en yücesine çıkıp oturmuş, fesleğen ağacı da aşk bahçesinde sevgiyle beslenip büyümüş. Ben de düğünlerine vardım, bana 3 fesleğen yaprağı verdiler, biri benim, biri bu masalı okuyanın, biri de bu masalı dinleyenlerin yüreğine mutluluk versin.”

DÜNYADA MASAL VE DÜNYA MASALCILARI
Bellibaşlı dünya masal ve masalcıları şunlardır:

Hint Masalları
1- Pançatantra : Hint masal kitapları arasında en eski olanıdır. Bazı kaynaklarda eserin yazarı olarak Beydaba ismi geçmektedir, ancak eserin yazarının o olup olmadığı kesin değildir. Eserin giriş kısmında Vişnuşarman adlı bir bilginin kralın üç oğluna anlattığı masallardan ibaret olduğu belirtilmektedir. Daha çok devlet idaresi ve ahlakî konular yer alır.
2- Masal Nehirleri Okyanusu : Masal kitapları içerisinde masal sayısı bakımından en büyük kitaptır. Eserin hacmi fazla olduğu için diğer dillere tercüme edilmemiştir.

Arap Masalları
Bin Bir Gece Masalları : Bu masallar sözlü olarak bütün dünyada bilinmektedir. Arapların ilk başta pek önem vermediği eser, Avrupa’da çok beğenilmiş ve incelenmiştir. Kimin yazdığı belli değildir. Bu masal kitabının asıl teması kadınların sadakatsizliği üzerinedir. Adından da anlaşılacağı üzere bin bir gece boyunca sabahın ilk ışıkları doğuncaya kadar anlatılmaktadır.
İran Masalları
Bin Bir Gündüz Masalları : Bin bir gece masallarına karşı çıkarılmış bu masal kitabında da erkeklerin sadakatsizliği anlatılmıştır. Bin bir gündüz masalları, bin bir gece masallarına göre daha uzundur.

Yunan Masalları
Ezop’un Masalları : Daha çok fabl türünde masallar yer alır. Her masalın sonunda yazar tarafından masalda anlatılmak istenen konu bir cümleyle açıklanır. Bazı araştırmacılar Ezop’un yaşamadığını ileri sürmüşlerdir. Ama elde kesin bir delil yoktur.

Latin Masalları
La Fontaine’den Masallar : Bu eserde yer alan masalların hepsi fabl türündedir. Hayvanları konuşturarak insanlara ders vermeyi amaçlamıştır. La Fontaine masalları manzumdur.

Alman Masalları
Grimm Kardeşler : “Çocuk ve Ev Masalları”nı yazmışlardır. Ayrıca masalları ilk defa Grimm Kardeşler araştırıp derlemişlerdir.

Fransa Masalları
Kaz Anamın Öyküleri : Kitabın yazarı Charles Perrault çok sevilen Külkedisi, Kırmızı Başlıklı Kız, Güzel ve Çirkin gibi halk masallarını bu kitabında derlemiştir.

İtalyan Masalları
Hoş Geceler : Straparolanın bu kitabında Pamuk Prenses, Uyuyan Güzel gibi masallarla birlikte başka ortaçağ italyan masal derlemeleri de bulunmaktadır.
İskandinav Masalları
Andersen’den Masallar : Danimarkalı Hans Christian Andersen yazmıştır. Bu masalların kaynağı o yörenin halk efsaneleri olmakla birlikte topluma yönelik yergiler de içermektedir.

İtalya’dan eski bir fabl

KRAL İSTEYEN KURBAĞALAR
“Çok eski zamanların birinde kocaman bir gölde geveze kurbağalar yaşarmış. Kimse karışmazmış onlara, kendilerini çok mutlu ve özgür hissederlermiş, ama gel zaman git zaman sıkılmaya başlamışlar ve Tanrı Zeus’a istekte bulunmuşlar:“Ne olur bize bir kral gönder, ne zaman ne yapacağımızı söylesin bize,” diye yalvarmışlar. İlk başta önemsememiş Zeus ama kurbağalar o kadar gürültücü, o kadar gevezeymişler ki Zeus sonunda dayanamayıp eline geçirdiği bir odun parçasını yukardan gölün ortasına fırlatıvermiş. Korkan kurbağalar bir süre seslerini çıkarmamışlar. “Zeus’un gönderdiği kralın sağı solu belli mi olur? Sakin gibi görünür ama yaklaşanın canına okur belki de,” diye düşünmüşler. Bir zaman sonra genç bir kurbağa çekinerek odun parçasına yaklaşmış, yanına gitmiş, önce dokunmuş, sonra üzerine çıkmış, ardından üzerinde zıplamaya başlamış. Bu kral ne yaparsan yap hiç sesini çıkarmıyormuş. Göldeki bütün kurbağalar krallarının yanına koşmuşlar, bütün gün üzerine çıkmışlar, tepinmişler. Sonunda kralları pis ve yosunlu bir hale gelmiş, kurbağalar da zaten krallarından bıkmışlar. Ertesi gün Zeus’tan yeni bir kral istemişler. Öylesine gevezeymişler ki sonunda Zeus dayanamamış ve iyi bir ders vermek için onlara kral olarak bir yılan göndermiş. Geveze kurbağaların bu kez de yeni kraldan ödleri kopmuş, çünkü bu kral çevrede bulduğu bütün kurbağaları bir lokmada midesine indiriyormuş. Kurbağalar yeni bir kral için vıraklamaya başladıkları anda Zeus şöyle demiş: “Size önce iyi ve uysal bir kral verdim, beğenmediniz. O halde şimdi bu kralınızı beğenmek zorundasınız, çünkü bunu da istemezseniz daha kötüsüne razı olmak zorunda kalabilirsiniz.” O günden sonra kurbağalar durumlarına razı olup yeni bir kral istememişler.”

Masal nedir
Genellikle halkın yarattığı, hayale dayanan, sözlü gelenekte yaşayan, çoğunlukla insanlar, hayvanlar ile cadı, cin, dev, peri vb. varlıkların başından geçen olağanüstü olayları anlatan halk hikayelerine masal denir.

Genellikle nesir şeklindedir. İstisna olarak bazı masallarda manzum parçalara da rastlanabilir. Masallar fıkra ve efsaneye göre uzun, destan ve halk hikâyesine göre kısadır. Masalların belirli yerlerinde klişe sözler (formeller) yer alır. Genellikle halka hitap ettiği için sade bir dil kullanılır.

Masallarda yer ve zaman belli değildir.

Masallar üç bölüme ayrılır:
a) Başlangıç (tekerleme) : Bütünüyle kelime oyunlarından, birbiriyle pek ilgisi olmayan ama dinle­yicinin ilgisini masala çekmek için bir araya getirilmiş sözlerden meydana getirilir. Dinleyiciyi masal âlemine hazırlar.

b) Asıl masal: Masal olaylarının anlatıldığı bölümdür. Kendi içinde giriş, gelişme, sonuç bölümler vardır.

c) Masal Sonu: Başlangıç gibi bir tekerlemeden oluşur.

Masal Nedir
Masallar olağanüstü öğe, kahraman ve olaylara yer veren öykülerdir. Masal terimi öncelikle, Sindirella, Çizmeli Kedi gibi sözlü geleneğin ürünleri olan halk öykülerini kapsar. Ama sözlü gelenekle ilişkisi olmayan edebi yönü ağır basan bazı eserler de bu türün içinde yer alır. Halk masalları 4 temel grupta toplanır. Hayvan masalları, olağanüstü ve gerçekçi masallar, güldürücü öyküler, zincirlemeli masallar.

Hayvan masalları genellikle kısa masallardır. Lafontaine masalları bu türün en güzel örnekleridir. Şeyhi’nin Har-name adlı eseri de Divan edebiyatındaki hayvan masalları türüne görmek gösterilebilir.

Olağanüstü masallarda, olağan varlıkların yanı sıra cin, peri, dev, ejderha gibi olağanüstü varlıklara da yer verilir. Gerçekçi masalların başlıca kahramanları ise padişahlar, vezirler, prenses ve prensesler, zenginler, hırsızlar ya da haydutlar gibi gerçek hayattaki kişilerdir.

Güldürücü masallar okuyan ve dinleyeni eğlendirmeyi amaçlayan masallardır.

Zincirleme masallarda sıkı bir mantık bağıyla birbirine bağlanan, küçük ve önemsiz bir dizi olay art arda sıralanır.

Masallarda anlatım özellikleri
Anlatım hiçbir engele uğramadan akıp gider. (Akıcılık)
Gereksiz söz tekrarları yapılmaz.(Akıcılık)
Ses akışını bozan, söylenmesi güç seslere ve kelimelere yer verilmez. (Akıcılık)
Gereksiz ifadeler olmaz. (Duruluk – Açıklık)
Anlaşılması güç cümleler kurulmaz. (Duruluk – Açıklık)
Anlatım sade ve süzsüz olur. (Yalınlık)
Duygu ve düşünceler kısa ve kesin ifadelerle dile getirilirilr. (Yalınlık)

Masal Türünün Özellikleri
—Masallar, meydana geldikleri zaman bir kişinin malıyken, yaygınlaştıkça, yöreden yöreye, ülkeden ülkeye geçtikçe halkın malı olur. Masal, anonim bir türdür.

—Masallarda genellikle iyilik-kötülük, doğruluk-haksızlık, adalet-zulüm, alçakgönüllülük-kibir… gibi zıt durumların temsilcisi olan kişilerin mücadelelerinden veya insanların ulaşılması güç hayallerinden söz edilir.

—Masallarda yer ve zaman kavramları belirsizdir.

—Anlatımda genellikle geniş zaman veya öğrenilen geçmiş zaman kipi (-mişli geçmiş) kullanılır.

—Anlatım kısa ve yoğundur.

—Masal kişileri her tabakadan seçilebilir. Masallarda cinler, periler, devler de rol alır.

—Masalların bir kısmı hayvanlarla ilgilidir.

—Masalların çoğu ” bir varmış, bir yokmuş” ya da ” evvel zaman içinde, kalbur saman içinde” gibi ifadelerle başlar. Bunlara tekerleme ya da döşeme denir. Tekerlemeden sonra olay ve dilek bölümleri gelir. Türk masallarında dilek bölümü “Onlar ermiş muradına .. ” ya da ” gökten üç elma düştü.” biçiminde başlar.

— Masallarda milli ve dini motiflere hemen hiç yer verilmez.

— Masallarda genellikle bir eğitim amacı saklıdır; masallar bu yönüyle didaktik (öğretici) bir nitelik taşır.

—Günümüzde bellli bir kişinin ortaya koyduğu yapma masallarda yazılmaktadır. Türk masalları üzerinde, bizde PERTEV NAİLİ BORATAV, EFLATUN CEM GÜNEY gibi kişiler çalışmışlardır.

—Masal türünün Hindistan’da doğduğu sanılmaktadır.

masal, masal nedir, masal ne demek, masal neye denir, masal ile ilgili bilgiler, masal hakkında bilgi, masal ne demektir, masal anlamı, masal özellikleri, masal hakkında kısa bilgi, masal kısa özeti, masalın özellikleri, masal çeşitleri, masal türleri, masallar, masal örnekleri, türk masalları, dünya masalları, masallara örnekler,

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin

  1. bu ne krallık
    17 Mayıs 2012 | Cevapla

    bune be ardığım bu deel ..