Okulda elektrik çarpmalarına karşı alınacak önlemler nelerdir yazısına puan ver :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan | 10,00 / 10 | 2 kisi / 20 puan verdi.
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

Okulda elektrik çarpmalarına karşı alınacak önlemler nelerdir
Okullarda elektrik çarpmalarına karşı neler yapılabilir, en önemli şey prizlerin sağlamlığıdır pirizler sağlam olmalı her yerde priz olmamalı, aynı zamanda elektrik düğmeleride sık sık kontrol edilmeli ve kırılan yerinden çıkanlar varsa tamir edilmeli, sınıflarda sadece öğretmenin bulunduğu kısımda elektrik pirizi olmalı ve bir sigortaya bağlı bulunmalı işi bittiğinde sigortası indirilecek güvenliği alınmalı, ayrıca ampüller sağlam olmalı ve öğrencilerin değiştirmesi gibi durumlar söz konusu olmamalı, mesleki eğitim verilen okullarda yapılan deney veya çalışmalar öğretmenler bilgi ve nezaretinde yapılmalıdır.

Elektrik Çarpması Nedir ?
Elektriğin canlı vücudundan toprağa geçmesi olayıdır.
İnsan vücudu iletken olduğundan elektrik çarpmaları kaçınılmazdır.
Elektrik çarpması prizler-elektrikli aletlerden kaynaklanan elektrik kaçakları, kablolarının kopması ya da direklere tırmanılması, yıldırım düşmesi ile ortaya çıkabilir.

Vücuttan geçen elektrik akımları yüksek voltajdaysa, şok, kalp durması, solunum durması, ölüm gibi sonuçlar doğurabilir.

Elektrik çarpmalarına karşı alınacak önlemler
- Tornavida ve pense gibi aletlerin saplarının plastikle kaplı olması
- Elektrikli işlerle uğraşırken plastik ya da kauçuk eldiven giyilmesi
- Prizlere birden fazla elektrikli alet fişi takılmaması
- Prizlere ıslak elle dokunmamak
- Kablolarda kopukluk yada erime varsa büyüklerimize haber vermek
- Kabloların etrafının plastikle kaplanması

Elektrik Çarpmasının İlkyardımı
- Elektrik akımı şalterden kesilmeli,
- Çarpılan kişi yalıtkan bir cisim veya sopa ile itilmeli
- Yalıtkan eldiven kullanarak kişi itilebilir.

Elektrik kazalarına karşı alınacak tedbirler
Elektrik tesislerinde, evlerimizde, işyerlerimizde baş gösteren hatalar ve yıldırım düşmesi sonucunda insan hayatı ile ilgili elektrik çarpması ve yanıklar meydana geldiği gibi yangınlar da baş gösterebilir. Bunlara karşı ani ve etkili tedbirler almak suretiyle zararlar en düşük seviyede tutulabilirler. Aşağıda bu tedbirler sıralanacaktır.

Üzülerek şu hususa dokunmakta yarar vardır ki, elektrik kazalarını önlemeyi amaçlayan bütün tedbirlere rağmen, bu gibi kazalar daima meydana gelmekte, birçok insanlar hayatlarını kaybetmekte veya sakat kalmakta ve yangınlarda birçok maddi zararlar meydana gelmektedir. Onun için en iyi yol, gerek evlerde ve gerekse işletmelerde tesislerin en iyi kaliteli malzemeler ile en iyi şekilde yapılması ve cihazların çok büyük dikkatle çalıştırılmasıdır. Bundan başka gerek evlerde gerekse işletmelerde insanların ilk yardım ile ilgili bilgilerle donatılmalarının ve ilk yardım için gerekli araç ve gereçlerin hazır bulundurulmasının büyük yarar sağlayacağı şüphe götürmez bir gerçektir.

Elektrik çarpmalarına karşı ilk yardım tedbirleri
Üzerinden elektrik akımı geçerek elektriğe çarpılan bir kimse komaya girmişse tekrar hayata kavuşturmak için vakit kaybetmeden aşağıdaki ilk yardım tedbirleri uygulanır:

Kazazedenin elektrik çarpmasına maruz kaldığı hatalı akım devresi derhal kesilir; bunun için duruma göre fiş prizden çekilir, anahtar açılır veya sigorta çıkarılır.

Eğer akımın derhal kesilmesi mümkün olmazsa, elektrik tesisleri, mesajla kuru bir tahta parçası, bir baston veya benzeri, kolayca tedarik edilebilecek yalıtkan bir cismin aracılığı ile kazazededen uzaklaştırılır.

Eğer elektrik tesislerinin uzaklaştırılması mümkün olmazsa, bu taktirde kazazede, elbisenin kuru olan kısımlarından çekilerek veya kazazedeyi kuru bir bez veya elbise parçası ile tutarak, gerilimin altında bulunan tesis kısmından uzaklaştırılır.

Bu esnada yardım eden kimselerin de aynı zamanda elektrik çarpmasına maruz kalmamaları için, kazazedenin el, kol, ayak veya bacak gibi çıplak vücut kısımlarından tutarken aynı zamanda topraklanmış madeni kısımlara temas etmemeye ve iletken zemine basmamaya dikkat etmeleri gerekir.

Komaya girmiş olan kazazedenin elbiselerini çıkartmak için zaman kaybetmeden derhal suni teneffüs uygulanır ve bu işe olumlu sonuç alınıncaya kadar uzun zaman devam edilir. Kazazedenin öldüğüne kesin olarak kanaat getirilmeden, mesela ölüm morluğu baş göstermeden veya ışık tutulduğunda göz bebeklerinde daralma olduğu sürece suni teneffüse nihayet verilmemelidir.

Bir taraftan suni teneffüs yaptırılırken diğer taraftan da hastahaneye veya en yakın ilk yardım merkezine telefon ederek sıhhi yardım istenmeli ve ambulans çağrılmalıdır.

Kazazede ambülansla hastahaneye nakledilirken dahi bir taraftan oksijen verilirken diğer taraftan derhal suni teneffüse devam edilmelidir.

Kazazedeye suni teneffüs yaptırmak için geliştirilmiş cihazlar vardır. Ancak bunlar hastahanelerde ve ilk yardım merkezlerinde bulunduklarından, bu cihazlar olmadan da suni teneffüs yaptırılabilir. Elektrik çarpmasının baş gösterdiği yerlerde hiç bir zaman özel suni teneffüs cihazları bulunmadığından ve esasen bunları tedarik edinceye kadar hastanın bekletilmesine müsaade edilmeyip derhal suni teneffüse başlanması şart olduğundan, araçsız suni teneffüs uygulanmasının önemi çok büyüktür.

Suni teneffüs, nefes alma merkezlerinin dinlenmesini ve rahatlamasını sağlar; böylece suni teneffüs yaptırılan hasta bir süre sonra kendiliğinden nefes almaya başlar. Bu süre icabında 5 saat veya daha fazla sürebilir. Onun için nöbetleşerek suni teneffüs yaptırabilmek için bir kaç yardımcının hazır bulundurulmasında fayda vardır.

Suni teneffüs yaptırılacak kazazede, havadar ve rahat bir yere sırt üstü yatırılır. Nefes almayı kolaylaştırmak için yakası açılır, varsa kravatı çözülür. Ağzın mideden gelen veya ağızda kalmış olan yiyecek artıklarından temizlenmesi ve şayet varsa, takma dişlerin çıkarılması şarttır. Dilin geri çekilerek boğazı tıkamamasına dikkat edilir. Bunun için dilin daima ağız içinde serbest olması sağlanır.
Bu hazırlık durumundan sonra kazazedeye çeşitli suni teneffüs metodları uygulanabilir; bunlardan en önemlileri aşağıda açıklanmıştır:

Silvester metodu
Herkesçe bilinen en yaygın suni teneffüs yöntemi Silvester metodudur. Sırt üstü yatırılan ve yukarıda açıklandığı şekilde hazırlanmış olan hastanın omuzlarını altına yassı katlanmış bir battaniye veya buna benzer yumuşak ve kuru bir katlanmış kumaş (mesela ceket) yerleştirilir. Böylece boyun yukarı itilmiş ve baş aşağıya sarkıtılmış olur. Bu durumda hastanın yemek borusu kapatılmış ve nefes borusu dışarıya açılmış olur. Hastanın ciğerlerine havanın rahat girip çıkmasını sağlamak için hastanın dili ya iple bağlanarak dışarı çekilir veya bir yardımcı tarafından bir bez ile ağzın dışında tutulur. Kurtarıcı kazazedenin baş ucuna, yüzü hastaya dönük olarak diz çöker. Hastayı bileklerinden tutarak her iki kolu vücut hizasında yukarı çeker. Bu durumda göğüs kafesi açılır ve hasta nefes alma konumuna gelmiş olur. Bundan sonra kollar öne doğru itilerek dirsekler kıvrılır ve bilekler üzerinden göğüs üzerine bastırılır. Bu durumda göğüs kafesi sıkışır ve hasta nefes verir. Belirli bir tempo ile bu hareket dakikada 15-20 defa tekrarlanır. Hareketler gayet ahenkli ve yumuşak yapılmalıdır. Nefes alma ve nefes verme arasında 3 saniye kadar bir zaman geçmelidir, (bunun için 121, 122, 123 sayılır). Eğer ikinci bir yardımcı daha varsa o da göğüs kafesi üzerinde kalp bölgesini hafif hafif yumruklayarak masaj yapar ve kalbin çalışmasını kolaylaştırır.

Ağızdan ağıza nefes verme metodu
Son yıllarda tercih edilen en uygun suni teneffüs, ağızdan ağıza nefes verme metodudur. Bunun için kazazede sırt üstü yatırılır ve yukarıda açıklandığı şekilde hazırlanır. Kurtarıcı hastanın baş tarafında yanına diz çöker bir elini hastanın boynunun altına sokarak boynunu yukarı iter ve öne doğru bastırır ve başı sabit tutar. Hastanın dili ağız içinde serbest olmalıdır. Bu durumda hastanın yemek borusunun kapalı ve nefes borusunun açık olması sağlanır; zira ağızdan verilen nefesin mideye değil, ciğerlere girmesi istenir. Bunun üzerine kurtarıcı kendisi derin nefes alır ve nefesini kazazedenin ağzından (veya burnundan) ciğerlerine üfler ve ondan sonra başını kaldırır. Hastanın nefesi kendiliğinden dışarı çıkar. Nefesin ağızdan verilmesi anında burun kapalı tutulmalıdır. İcabında hastanın ağzına ince ve nefesi kolay geçiren bir bez, mesela temiz bir mendil konabilir. Bu şekilde nefes verme olayı dakikada 20 defa tekrarlanır. Kalbin çalışmasını sağlamak veya bunu desteklemek için zaman zaman dışardan göğüs masajı da yapılmalıdır. Bu işi ya bir yardımcı yapar yahut da, kurtarıcı yalnızsa, bir kaç dakikalık nefes verme işinden sonra buna kısa bir ara vererek göğüs masajını da yapar.

Göğüs masajı şöyle yapılır: Hastanın yanında iki dizi üzerine çöken kurtarıcı, sağ el altta olacak şekilde iki elini hastanın göğsünün üstünde sol tarafa üst üste koyarak dakikada 60 defa ve her seferinde yavaş yavaş artan hızla kuvvetle bastırır. Bu esnada göğüs kafesi 3-4 cm kadar sıkıştırılır. Bundan sonra belirli aralıklarla nefes vermeye ve göğüs masajına devam olunur. Kalp normal çalışmaya başlayıp kazazede kendiliğinden normal nefes alıp vermeye başlarsa suni teneffüs başarılı ile sonuçlanmış sayılır.

Büyük sanayi işletmelerinde ilkyardım konusunda yetiştirilmiş ve daima ilkyardıma hazır bir ekip bulundurulur; bunlar ayrıca gerekli araç ve gereçlerle, mesela suni teneffüs cihazlara ve oksijen verme cihazı ile donatılırlar.

Yanıklara karşı tedbirler
Elektrik akımları ile yanan kimselere özel tedavi metodları uygulanır.

Büyük yanık yaralarına pudra dökülmez, yağ veya merhem sürülmez ve sargı yapılmaz. Yanık yaraları sadece mikropsuz ve temiz örtülerle örtülür ve mütehassıs hekimlerin tedavisine terk edilir.

Küçük yanık yaraları ancak özel merhemlerle ve antiseptik sargı bezleriyle sarılır.
Büyük sanayi işletmelerinde ilkyardım için yetiştirilen ekip, gerekli ilaç ve tedavi araçları ile donatılmış olarak yardıma hazır bulundurulur.

Yangına karşı tedbirler
Yalnız elektrik tesisleri sebebiyle meydana gelen yangına karşı değil, genel olarak, yangın hangi kaynaktan gelirse gelsin, bütün yangınlara karşı evlerde ve işyerlerinde yangın söndürme cihazları ve yangın söndürmek için gerekli araç ve gereçler, daima çalışır bir durumda hazır bulundurulmalı ve personel yangın söndürme için eğitilmelidir.

Yangın, elektrik tesislerindeki bir hatadan kaynaklanmasa dahi, ilk tedbir olarak, ana anahtar açılarak veya ana sigortalar çıkarılarak elekrik tesisleri gerilimsiz bırakılır; böylece yangın sebebi ile meydana gelen izolasyon hataları yüzünden kısa devrelerin ve yeni yangın ortamının meydana gelmesi önlenmiş olur. Eğer yangının başladığı bir yerde ayrıca bir şahıs elektriğe çarpılmışsa veya yanık yarası almışsa, bu kimse emin bir yere nakledilerek, evvela yangın söndürülür ve bundan sonra ilkyardım tedbirleri uygulanır.

Hata akımı koruma düzeni, yangına yol açabilecek olan küçük kaçak akımların tesiri ile devreyi derhal otomatik olarak kestiğinden, evvelce de açıklandığı gibi, hata akımı koruma anahtarları, elektrik akımından kaynaklanan yangın tehlikelerine karşı da çok iyi bir koruma imkanı sağlarlar.

Okul kazalarına karşı
Okullar açılmasıyla birlikte çocuklar tenefüste Okul kazalarına karşı dikkatli olun, spor yaparken ya da şakalaşırken yaralanabilirler. Dr. Rahşan Bayar okula giden çocuklarda en sık düşme-çarpma sonrası olan yaralanmalara rastladıklarını belirtiyor.

Dr. Rahşan Bayar okullarda meydana gelen yaralanmaları sıklık sırasına göre şu şekilde sıralıyor:

1- Travma:
- Düşme ve çarpmalara bağlı.
- Eklem ve kemiklerde kırıklar-çıkıklar.
- Kafa travmaları.
- Yumuşak doku zedelenmeleri.

2- Cilt yaralanmaları – damar yaralanmaları:
- Kesici delici aletlerle-kesiler.
- Travmaya bağlı.

3- Yanıklar: (Sıcak su ve ateş ile.)

4- Baygınlıklar:
- Psikolojik nedenlere bağlı.
- Kardiyolojik nedenlere bağlı.
- Nörolojik nedenlere bağlı.
- aaaabolik nedenlere bağlı.

Her okulun revirinde mutlaka pansuman malzemeleri yanık spreyleri elastik bandajlar steril gazlı bezler boyunluk buz torbaları ateller (kol ve bacak için) bulundurulmalıdır.

Herhangi bir şekilde yere düşmüş olan bir kişiye yardım ederken zarar vermemek için öncelikle onu yerden karga-tulumba kaldırmamalıyız. Zira bir omurilik yaralanması olabilir veya bir yerini kötü bir şekilde kırmış olabilir. Öncelikle kişi yerdeyken onunla konuşmalıyız; neresi ağrıyor kendisini nasıl hissediyor?

Eğer şuuru kapalıysa ve bel ağrısı varsa hareket etmekte güçlük çekiyorsa ambulans çağırıp sedye ile hastaneye transfer etmek en doğrusudur. Kollarında bacaklarında ağrısı deformitesi varsa hemen tahta-mukavva vb. şeylerle o ekstremiteyi hareketsiz hale getirmeliyiz. Acil servise gelinceye kadar üzerine buz koyabiliriz (mutlaka bir beze sarılmalı direkt hız uygulanırsa ciltte soğuk yanığı olabilir).

Soğuk uygulaması ağırıyı ve şişliği biraz azaltır. Acil serviste çekilen grafilerde kırık-çıkık saptanmazsa yumuşak doku zedelenmeleri elastik bandaj istirihat buz (her 4 saatte 20 dk.) elevasyon (ekstremiteyi kalp seviyesinin üzerinde tutmak örneğin; ayak bileğinde yaralanma varsa ayağı sarkıtmamak oturduğumuz yerde altına yastık koyarak yukarıda tutmak) ağrı kesiciler ile tedavi edilir.

Kafa travmalarında şuur kaybı (Baygın kaldı mı? Kaç dakika?) baş ağrısı baş dönmesi bulantı kusma mutlaka sorgulanmalıdır.

Bu semptomlar varsa hasta acil servise götürülmelidir. Muayene sonrası gerekiyorsa beyin tomografisi çekilebilir.

Ciddi kafa travmalarında boyunda da yaralanma olabileceği hatırlanmalıdır ve okul revirinde boyunluk varsa sağlık merkezine gidinceye kadar takılmalıdır.

Saçlı deride kesik olduysa ve kanıyorsa kanayan yere temiz bir gazlı bez ile bastırılıp sıkı bir bandaj uygulanarak dikiş atılmak üzere acil servise gidilir. Eğer tetanoz aşıları eksikse mutlaka rapel yapılır. Asprin vb. kan sulandırıcı ilaçlar kanamayı artırabileceği için bir süre kullanılmaz.

Kafa travmalarında ilk 24 saat takip önemlidir. Hastaneden taburcu olduktan sonra şiddetli baş ağrısı baş dönmesi fışkırır tarzda kusma uykuya meyil çift görme burundan kulaktan kanlı su gelmesi vb. semptomlar olursa tekrar acil servise gidilmelidir.

Delici-kesici aletlerle olan yaralanmalarda da mutlaka kanayan yerin üzerine temiz bir gazlı bez bastırılıp kanama kontrol altına alınmaya çalışılmalıdır. Turnike uygulamak riskli olabilir çünkü çok fazla sıkılıp venöz dönüşüme de engel olunabilir. Derin bir kesi ise kanama kontrolü yapılarak (tercihen üzerine basılarak) hasta en yakın acil servise götürülmeli orada dikiş tetanoz aşısı yapıldıktan sonra düzenli pansumanlar ile yara takip edilir.

Eğer yalnızca yüzeysel bir cilt erezyonu olduysa revirde yara yerini antiseptik solüsyonlar ile temizleyip steril bir gaz ile üstü kapatılabilir. Sıcak su ve alevle olan yanıklarda hemen giysiler çıkartılmalı küçük bir alan yandıysa örneğin; el hemen akan soğuk suyun altında bir süre tutulursa hastanın acısı bir derece azalabilir. Eğer 1. derece yanıksa (yalnızca ciltte kızarıklık ve küçük bir alanı tutuyorsa revirdeki yanık kremleri ile tedavi edilebilir ama 2. derece ve 3. derece yanıklarda daha (derin ve ciltte kabarmalar oluşmuş) yanık giysiler çıkarıldıktan sonra üzerine üzeri temiz bir gazlı bez ile kapatılır ve hasta en yakın acil servise götürülür.

Okul çağı çocuklarında baygınlıklara da sık rastlamaktayız (özellikle uzun süren törenlerde-ayakta durmalarda-sıcaklarda). Sınav stresi aşırı heyecan çocuğun bayılmasına neden olabilir. Ancak psikolojik demeden önce kardiyak hastalıkların (tansiyonda düşme aritmi kalp krizi vb.) nörolojik hastalıkların (epilepsi beyin kanaması vb.) aaaabolik hastalıkların (kan şekerinin düşmesi elektorolit bozuklukları vb.) baygınlığa neden olabileceğini unutmamalıyız.

Bayılıp yere düşen kişi hemen yerden kaldırılmamalı düz sırt üstü yatırılmalı eğer kusma varasa sol yanına yatırılarak kusmuğun akciğerlerine kaçmasına engel olmalıyız. Tansiyonun düşmesine bağlı bir baygınlıksa yatar pozisyondayken ayaklarını yukarı kaldırmak ve bir süre o şekilde tutmak gerekir. Vücudunda kasılmaları oluyorsa etraftaki eşyalar uzaklaştırılır (çarpıp kendisine zarar vermesin diye) kasılmış-kitlenmiş olan ağızın içine bir şey kokulmaya çalışılmaz.

Bayılan bir kişi kendine gelse bile mutlaka en yakın acil servise götürülmelidir ve nasıl bayıldığını gören bir arkadaşının da bilgi vermesi için eşlik etmesinde fayda vardır. “Nasıl bayıldı? Ne yapıyordu? Oturuyor muydu? Ayakta mıydı? Bayılacağını hissetti mi? Kaç dakika baygın kaldı? Çarpıntı-terleme oldu mu? Kasılmalar-idrar ve dışkı kaçırma oldu mu?” vb. sorularla baygınlığın ayırıcı tanısı yapılmaya çalışılır ve ona göre tetkiklere başlanır. Kalp ve solunum durmalarında eğer ilkyardım eğitimi almadıysak yardım çağırmalıyız ayrıca hiç müdahale etmemek ve zarar vermemek yanlış yapmaktan daha iyidir.

Okulda elektrik çarpmalarına karşı alınacak önlemler, Okulda elektrik çarpmalarına karşı önlemler, Okulda elektrik çarpması, Okuldaki elektrik çarpmalarına karşı, Elektrik çarpmalarına karşı, Elektrik çarpmalarına karşı alınacak önlemler, Elektrik çarpmalarına karşı hangi önlemler alınmalı,

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin