Peygamberimizin Güzel Ahlakı yazısına puan ver :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan | 8,68 / 10 | 60 kisi / 521 puan verdi.
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

Hz. Muhammed’in Örnek Ahlakı
Hz. Muhammed üstün kişiliği, güvenilirliği, insana değer vermesi, hakkı gözetmesi, sabırlı ve hoşgörülü oluşuyla en güzel örnektir.

Hz. Muhammed’in en önemli özelliği, başkalarına önerdiği öğütleri ve ahlak kurallarını önce kendi yaşamında uygulamasıdır. O, kendini başkalarından üstün görmemiş, Kur’an’ın öğütlerini ve yasaklarını yaşamının her anında uygulamıştır. Bu konuda, Kur’an’ın ,”Ey iman edenler ! yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz.” Ayetlerini kendine ilke edinmiştir.

HZ.MUHAMMED’İN YAŞAMINDA ÖNEM VE ÖNCELİK VERDİĞİ BAZI AHLAKİ KAVRAMLAR

CESARET
ADALET
GÜVEN
MERHAMET
ADİL OLMA
GÜVENİLİRLİK
SABIR
ÖRNEK AHLAK
DANIŞMA
SÖZ VERME
DEĞER VERME
ZAMANI İYİ
HOŞGÖRÜ
DEĞERLENDİRME

Hz. Muhammed cesaretliydi
Cesaret ve kararlılık başarılı olmanın temel ilkelerinden biridir. İnsanlar cesaretleri sayesinde zor işleri başarmışlardır.

Hz. Muhammed’in başlıca özelliklerinden biri de cesaretli olmasıdır. O, yaşamı boyunca inanç,adalet ve insan hakları için mücadele etmiştir. Güçsüzleri ve kimsesizleri savunmuştur. Zorluklar karşısında hiçbir zaman yılgınlık göstermemişler.

Peygamberlik görevi verildikten sonra, insanları İslam davet etmeye başladığında Hz. Muhammed tek başına idi.Kötülüğün, ahlaksızlığın,her türlü ayrımın yapıldığı bir toplumda o,hiçbir zaman yılgınlık göstermemiştir.

Hz. Muhammed, tehlikeli zamanlarda ve savaşların en şiddetli anında bile herkese cesaret örneği olmuştur. O her zaman, ”Allah’ım!Cimrilikten, korkaklıktan ve tembellikten sana sığınırım.” diye dua etmiştir.

Peygamberimiz, Müslümanların büyük çoğunluğu Mekke’den Medine’ye göç ettikten sonra hicret etmiştir. Hicret yolculuğunda Sevr Dağı’ndaki mağarada kaldıkları sırada, düşmanlardan bir grup, mağaranın ağzına kadar geldiği zaman endişe duyan Hz. Ebubekir’e , “Üzülme çünkü Allah bizimle beraber. ”diyerek cesaret vermiştir. O her konuda olduğu gibi karşılaştığı zorlukların üzerine cesaretle gidişi ile de bize örnek olmuştur.

Hz. Muhammed güvenilir bir insandı
Hz. Muhammed sözleriyle, yaşayışıyla ve davranışları ile insanlığa örnek olmuştur. Yaşamı boyunca Yüce Allah’ın “…Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”buyruğunu kendisine ilke edinmiştir.

Hz. Peygamberimizin yalan söylediği,sözünde durmadığı,bir kimseyi incittiği,başkasına zarar verecek davranışlarda bulunduğu görülmemiştir. Bu özellikleri ile o yaşadığı toplumun taktirini kazanmıştır.

Hz. Muhammed gençliğinde ticaretle uğraşmış, bu alandaki başarısı ve dürüstlüğü herkesçe taktir edilmiştir. Mekke’nin soylu ve zengin kadınlarından Hz. Hatice ona iş ortaklığı teklif etmiştir. Hz. Hatice ona olan güvenini de ”Ey Muhammed sen halkın içinde iyi tanınıyorsun,doğru güvenilir ve güzel ahlaklısın.”sözleriyle belirtmiştir.

Hz. Muhammed bir gün “Ey Kureyş! Şu dağların arkasında size karşı hazırlanan bir ordu var desem bana inanır mısınız? diye sorduğunda; hepsi:”Evet, çünkü senden hiç yalan söz işitmedik.” Diyerek onun doğruluğunu onaylamışlardır.

İçinde yaşadığı toplumda Hz. Muhammed’e öylesine bir güven oluşmuştu ki bir çok kişi Müslüman olmamasına rağmen gönül rahatlığıyla değerli eşyalarını ona emanet ediyordu.

Bizler de Peygamberimizin güzel ahlakını örnek almalıyız. Söz,iş ve davranışlarımızda dürüst ve güvenilir olmalıyız.

Hz. Muhammed merhametli idi
Hz Muhammed’in başlıca ahlaki özelliklerinden biri de merhametli olmasıdır. O; yaşamı boyunca yaratılmış tüm varlıklara karşı merhametli davranmıştır. Kur’anı kerim’de “ant olsun size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, müminlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.” buyrularak Hz. Muhammed’in şefkat ve merhamet örneği olduğu vurgulanmaktadır.

Hz. Muhammed’in şefkatli ve merhametli oluşu yaşamının her döneminde açıkça görülür. O , insanlar arsında kadın, erkek i büyük, küçük, renk, dil ve ırk ayrımı yapmazdı. İnsanlara sevgi ve merhametle yaklaşır, hiç kimsenin incinmesini istemez, kimseden intikam almayı düşünmezdi. Açları doyurur, yetimleri, öksüzleri ve kimsesizleri daima korordu. Yoksullara yardım eder, yaşlıları ve hastaları ziyaret ederek onların sıkıntılarını paylaşırdı.

Hz. Muhammed bütün varlıklara karşı hep şefkat ve merhametle yaklaşmıştır. O bu konuda “benim dediğim sizin sadece kendi aranızda merhametli olmanız değildir. Benim dediğim ,sizlerin Allah’ın bütün yarattıklarına karşı merhametli olmanızdır.” buyurmuşlardır. Çünkü şefkat ve merhamet, insan ilişkilerinin temeli ve toplumun vazgeçemeyeceği güzel davranışlardandır.

Hz. Muhammed insanlara değer verirdi
İslam dinine göre her insan değerlidir ve saygıya layıktır. Hz. Muhammed, çevresindeki tüm insanlara değer verir, onların iyi yaşayabilmeleri ve kendilerini geliştirebilmeleri için çalışırdı. O insanlarla ilişkilerinde Kur’an’ın “ biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık” , “ ant olsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık …..” şeklindeki ayetlerini dikkate almıştır.

Hz. Peygamber kendini hiçbir zaman başkalarından üstün görmezdi. Kendisiyle konuşmak isteyenleri dikkatle dinlerdi. Bir yere konuk olarak gittiğinde kendisi için ayağa kalkılmasını istemez, boş olan bir yere otururdu.

Peygamberimiz , insanlar arasında hiçbir zaman ayrım yapmamıştır. Hangi inanç yada düşüncede olursa olsun herkese değer vermiştir. Örneğin, ölen bir yahudinin cenazesi götürülürken ayağa kalkmış ve saygı göstermiştir. Yine bir yahudinin hasta olan çocuğunu ziyaret etmiştir. Savaşlarda bile düşman askerlerine iyi davranılmasını emretmiştir. Savunmasız çocuk, kadın ve yaşlılara zarar verilmesini yasaklamıştır.

Hz. Muhammed hakkı gözetirdi
İslam dininde insanların haklarının korunmasına ve adalete büyük önem verilir. Yüce Allah, hak ve adalet konusunda Kur’anıkerimde şöyle buyurmuştur:” insanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin” bir başka ayette ise “şüphesiz Allah, adaleti , iyilik yapmayı, yakınlara yerdım etmeyi emreder,…. O , düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor” denilmiştir.

Hz. Muhammed , insanların kişiliklerine saygı gösterilmesini , başkalarını kırıcı söz ve davranışlardan kaçınılmasını istemiştir. O , herkese karşı adaletli davranmıştır. Gençliğinde dürüstlüğü ve adil olmasıyla tanınmıştır.

Hz.muhammed insanlar arsında hiçbir zaman ayırım yapmamıştır. İnanç, dil, renk ve soy farkı gözetmemiştir. Her zaman ve her ortamda haksızlıklara karşı çıkmış, zayıf ve güçsüzlerin, kadınların, çocukların, yetimlerin ve yoksulların haklarını gözetmiştir. Kur’an’ın “eğer hükmedecek olursan aralarınd adaletle hükmet. çünküAllah adil davrananları sever.” Ayetini kendisine ilke edinmiş , hak ve adaletten ayrılmamıştır.

Hz. Muhammed sabırlıydı
Hz. Muhammed’in üstün ahlakı özelliklernden biride sabırlı olmasıdır. Sabırla ilgili Kur’an da bir çok ayet bulunmaktadır. Bunların bazıları şöyledir.
“….. şüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir.”
“…..Allah sabredenleri sever.”
“( ey Muhammed!) o halde yüksek azim sahibi peygamberlerin sabretmesi gibi sabret…”

Hz. Peygamber, peygamberlik görevini yerine getirirken pek çok güçlükle karşılaşmıştır. Allah’ın gönderdiği mesajları insanlar iletirken sabırlı olmuş, direncini yitirmemiştir.

Hz. Muhammed, insanlarla ilişkilerinde sabırlı ve anlayışlı olmaya daima önem vermiştir. O bir sözünde “ kuvvetli kimse güreşte başkalarını yenen kimse değildir. Öfkelendiğinde iradesine hakim olandır.” Buyurarak öfkelenince sabır gösterilmesini öğütlemiştir.

Hz. Muhammed verdiği sözde dururdu
Herhangi bir konuda verilen sözü yerine getirmek, anlaşmalara sadık kalmak güzel ahlaki bir davranıştır. Sözünde durmak; doğruluğun, dürüstlüğün, güvenilir olmanın temelidir. Verilen sözün sorumluluğunu yerine getirmek, karşılıklı güven duygusunun oluşmasında oldukça önemlidir.

Hz. Muhammed’in başlıca özelliklerinde biride verdiği sözü yerine getirmesiydi. O peygamber olmadan önce de dürüst ve güvenilir bir kişi olarak tanınmaktaydı. Verdiği sözlere her zaman sadık kalmıştı. Hz. Peygamber, verilen sözün sorumluluğunu bildiği için asla yapamıyacağı şeyler için söz vermezdi. Verdiği sözü de mutlaka yerine getirirdi. Bir sözünde “din kardeşinle münakaşa yapma, ona söz verip sözünden dönme” demiştir.

Sözünde durmak, toplumsal ilişkilerin temel koşullarındandır. Toplumda karşılıklı güveni, saygıyı, dürüstlüğü geliştiren güzel davranışlardandır. Hz. Muhammed’in bu özelliği, yaşadığı dönemde yeni ve farklı bir toplumun oluşmasında önemli bir işlev görmüştür. Bu nedenle bizler, hz. muhammed’in verdiği sözü yerine getirme, anlaşmalara sadık kalma konusundaki uygulamalarını kendimize örnek almalıyız. Verdiğimiz sözleri yerine getirmeyi ilke edinmeliyiz.

Hz. Muhammed hoşgörülüydü
Hoşgörü; her şeyi anlayışla karşılamak, başkalarının görüş ve düşüncelerine saygı göstermektir.

Hz. Muhammed engin hoşgörüye sahipti. Hoşgörüsü, bireysel ve toplumsal ilişkilerde karşılıklı anlayışın oluşmasına yönelikti. O, ailesi, komşuları, arkadaşları ve çevresindeki bütün insanlara karşı hoşgörülü davranırdı.

Peygamberimiz güler yüzlü yumuşak huylu ve son derece nazik idi. Kaba ve kırıcı değildi. Ona işlerinde yardımcı olan Enes bu konuda şöyle demiştir:”peygamberimiz bana hiçbir gün “ öf “ bile demedi. Yaptığım bir şey için bunu niye yaptın, yapmadığım bir iş için de niye yapmadın, diye beni azarlamadı.”

Hz. Muhammed diğer dinlere inanan insanlara da her zaman hoşgörülü davranmıştır. İslamı anlatırken onlara karşı baskı ve zorlama yapmamıştır. Onları, vicdanlarıyla baş başa bırakmış, olumsuz tavır takınmamıştır. Değişik inançlara mensup insanların inançlarını, ibadetlerini ve kutsal değerlerini hiçbir zaman küçümsememiştir. Hastalandıklarında onları ziyaret etmiş, cenazelerin de yanlarında yer alarak onlara değer verdiğini göstermiştir.

Hz. Muhammed engin hoşgörüsü ile insanların kalplerini kazanmış, gönüllerini fethetmiştir. Kur’anıkerim’de onun bu özelliği “…eğer kaba ve katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi…” ayeti ile belirtilmiştir.

Hz. Muhammed zamanı iyi değerlendirirdi
Hz. Muhammed zamanı en iyi şekilde değerlendirirdi. O, bütün işlerini düzenli bir şekilde yapardı. Namaz ve ibadet vakitleri, uyku ve dinlenme için ayırdığı zaman, ziyaretçileri kabul edeceği zamanlar hep belirli idi. Zamanını asla boşa geçirmezdi. O arkadaşları ile sohbet ede, sorularını yanıtlar ve onlara öğütler verirdi.

Evde bulunduğu zamanlar ailesine her konuda yardım eder, hayvanların bakımıyla ilgilenirdi.

Hz. Muhammed Kur’anı’ın “öyleyse bir işi bitirince diğerine koyul…” buyruğunu ilke edinerek zamanını yararlı bir şekilde değerlendirirdi. Boş geçen zamanı savurganlık olarak görür, insanlara zamanlarını iyi değerlendirmelerini öğütlerdi. O, bir sözünde “insanların çoğunun aldandığı iki nimet vardır: sağlık ve zaman.” demiştir. Bir başka sözünde ise “iki günü birbirine eşit olan ziyandadır” buyurmuştur.

Peygamberimiz çocukluk yıllarında bile aile bütçesine katkıda bulunmak için çobanlık yapmış ve ticaretle uğraşmıştır. Peygamberlik görevini yerine getirirken bütün olumsuz şartlara rağmen, islamı insanlara ulaştırmada başarısı, onun planlı, sabırlı azimli bir şekilde çalışması ve zamanı en iyi değerlendirmesi ile olmuştur. Bu yönü il de bizlere örnek olmuştur.

Hz. Muhammed danışarak iş yapardı
Bir iş konusunda deneyimine, bilgisine güvenilen uzman kimselerin fikir ve görüşlerini almak, onlarla görüş alışverişinde bulunmak, karar aşamasında kişinin doğru ve tutarlı karar vermesinde etkili olur.

Hz. Muhammed’in başkalarıyla görüş alışverişinde bulunması onun en önemli özelliği idi. O, zaman zaman çevresindeki bilgi sahibi kişilerin görişlerine başvururdu. Herhangi bir konuda karar vermeden önce işin uzmanı olan kişilerle görüşür, onların görüşlerini alırdı. Bu görüş ve fikirler çerçevesinde çoğunluğun verdiği ortak karara uyar ve bu kararı uygulardı. Peygamberimiz Kur’an’ın;

“…iş hakkında onlarla danış. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah’a tevekkül et,(ona dayanıp güven)….” “…onların aralarında işleri, danışma iledir.” “….eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.” şeklindeki ayetleri kendisine ilke edinmiştir.

Hz. Muhammed danışarak iş yapma konusunda bizlere örnek olmuştur. Toplumda sorunların çözümünde her zaman işin uzmanına danışılmasını, fikir alışverişinde bulunarak birlikte karar verme anlayışının yerleşmesini hedeflemiştir.


Ayet-i kerimeler, hadis-i şerifler ve İslâm büyüklerinin mübârek sözlerinin ışığında, Yüce Rasûlullah (s.a.s.)’ın ahlâkî vasıflarını özetlemeye çalışalım :
* Rasulullah (s.a.s.) güler yüzlü, tatlı sözlüydü,
* Kimseye fena söylemez, kimsenin sözünü kesmezdi,
* Sert değildi, yumuşak idi,
* Edep ve hayâ âbidesiydi,
* İnsan severdi, Dosttu,
* Çok mütevâzi idi. Vâkurdu.
* Boş ve lüzumsuz konuşmazdı.
* Karşısındakini candan dinlerdi.
* Çocukları çok sever ve okşardı. Bir hadisi şeriflerinde şöyle buyururlar : “Büyüklerimize hürmet etmeyen, küçüklerimize merhamet etmeyen bizden (kâmil ümmetimizden) değildir”
* Fazilet sahiplerine saygı gösterirdi.
* Akrabasını ve komşusunu hatırdan çıkarmaz, onlara ikrâmdâ bulunurdu. Fakat onları kendilerinden üstün, faziletli olanlara tercih etmezdi.
* Cömertti, şefkatliydi,
* Sözünde mutlaka dururdu.
* Dinlemesini, söylemekten fazla severdi,
* Nefsine hâkimdi,
* Beyaz giymeyi tavsiye ederlerdi,
* Namazı noksansız kıldıranların en hafif kıldıranıydı.
* Güleceği zaman mübarek elini, mübarek ağzının üzerine koyardı.
* Kahkaha ile gülmez, fakat daima mütebessim bulunurdu.
* Verilen müjdeler şükrederdi,
* Uyurken mübârek sağ elini, mübârek yanağının altına koyardı.
* Herkesin isteğini mümkün olan ölçüde, yerine getirirdi.
* Eli çok açıktı, cömertliği deryadan farksızdı,
* İlim, hikmet çağlayanı, sabır timsaliydi,
* Atılgandı, tehlikeden korkmazdı, heybetliydi.
* Gelmiş ve gelecek insanların en cesur ve en kahramanı, en kuvvetlisiydi.
* Hanımlarına karşı insanların en yumuşağı ve ikrâmlısıydı. Onlara karşı daima tebessümlüydü,
* Ne yer, ne içerse hizmetçisine de aynısını verirdi, Vefat ederken son anlarında dahi “Elinizin altındakilere (hizmetçi ve işçilere) iyi davranmamızı, onların haklarını gözetmemizi ve namaza dikkat etmemizi” tavsiye buyurmuştu.
* Sofradan daima doymadan, yarı aç kalkardı.
* Temizliğe son derece ehemmiyet verir ve riâyet ederdi,
* Özel işlerini kendisi yapardı. Döşeği içi hurma lifi dolu deridendi.
* Dünya malına asla rağbet göstermezdi, Bir gün yanında dünyalıktan bahsettiler, Buyurdu ki : “İşitmiyor musunuz? Sâde hayat imandandır”‘
* Ekseri yediği arpa ekmeği ve hurmaydı, Allah’ın huzuruna kavuştuğu vakit, evinde az bir arpadan başka yiyecek maddesi bulunmamıştı.
* Kimsenin ayıbını yüzüne vurmazdı,
* Çok adildi.
* Sosyal adaleti ve kardeşlik hukukunu en güzel o uyguladı.
* Çalışmaya, ilim ve irfana, icad ve keşiflere teşvik etmiştir.
* Daima Hakk’ın ve haklının yılmaz savunucusuydu.
* Zulüm ve sömürünün amansız düşmanıydı.
* İnsanların faydası için, kendi rahatını terk ederdi,
* İnsanlara madde ve mevkisine göre değil, takvâ ve ahlâkına göre değer verirdi.
* İlim-irfan âdab-erkân şiârıydı.
* Hayatı iman ve cihad olarak görmüştür,
* Cahil bir toplumu, dünyanın en insâni, en müreffeh devleti haline getirmiştir, O’nun tebliğ ettiği İslam Nizamı’nı hayatlarına gerçek mânasıyla tatbik eden cemiyetler, yine aynışekilde dünyanın ve insanlığın efendisi olurlar,
* Modern medeniyetin öncüsü ve insanlığın manevi mimarıdır.
* İlk defa insan haklarını tam manâsıyla o açıklamış ve bunu tatbik etmiştir.


Güzel Ahlak ile ilgili hadisler
Bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur: “Ey mü’min, sende şu dört şey bulunursa dünyada kaybettiğin (elde edemediğin) şeylere üzülme: Doğruluk ve sadakat, emanetlere riayet, güzel huy ve yüksek ahlâk, meşru çalışıp helalden kazanmak”

*…Şüphesiz sen pek büyük bir ahlak üzerindesin.
*[Kalem Suresi 4] ayetinde de belirtildiği üzere çok güzel ahlaklı şefkatli anlayışlı ince düşünceli bir insandı. Tüm Müminlerin maddi ve manevi her türlü sorunu ile ilgilenir sağlıkları ve güvenlikleri için tüm tedbirleri alır imanlarını ve takvalarını sürekli takviye etmeleri için onlara hatırlatmalarda bulunurdu. Peygamberimiz [sav]in tüm insanlığa örnek olan şefkati ayetlerde şöyle bildirilmektedir:

* Andolsun size içinizden sıkıntıya düşmeniz Onun gücüne giden size pek düşkün müminlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.

*[Tevbe Suresi 128] Ve müminlerden sana tabi olanlara koruyucu kanatlarını ger.

* [Şuara Suresi 215] Kuran ahlakını yaşayan ve Peygamberimiz [sav] in sünnetlerinin izinden giden Müminler de onun güzel özelliklerini kendilerine örnek almalıdırlar. Müminler için her türlü fedakarlıkta bulunmalı her durum karşısında şefkatli ve merhametli olmayı ön planda tutmalıdırlar. Bir ayette müminlerin birbirleri için yaptıkları fedakarlıklar şöyle anlatılmaktadır:

* Kendilerinden önce o yurdu Medineyi hazırlayıp imanı gönüllerine yerleştirenler ise hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç arzusu duymazlar. Kendilerinde bir açıklık ihtiyaç olsa bile kardeşlerini öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin cimri ve bencil tutkularından korunmuşsa işte onlarfelah kurtuluş bulanlardır.

* [Haşr Suresi 9] Müminlerin merhamet ve yardımseverlikleri hayatın her anında kendini göstermektedir. Örneğin savaş anında esirlere yolculuk esnasında yolda kalmışlara zorluk içinde olan yoksullara ve yetimlere yardım etmeyi de Kuran ahlakının gereği olarak seve seve yerine getirirler.Kuranda şu şekilde bildirilir:

* Kendileri ona duydukları sevgiye rağmen yemeği yoksula yetime ve esire yedirirler.Biz size ancak Allahın yüzü rızası için yediriyoruz sizden ne bir karşılık istiyoruz ne bir teşekkür. Çünkü bizasık suratlızorlu bir gün nedeniyle Rabbimizden korkuyoruz.

* [İnsan Suresi 8-10] Peygamber Efendimiz [sav] hadisi şeriflerinde merhametin ve şefkatin önemine şu şekilde değinmiştir:

* Merhamet edin merhamet olunasınız.Af edin af olunasınız.Yazık laf ebesi olanlara.Yazık günahlarına bilerek devam edip istiğfar etmeyenlere.

*[G.Ahmed Ziyaüddin Ramuz El Hadis]

* Merhamet etmeyene merhamet edilmez.

* [G.Ahmed Ziyaüddin Ramuz El Hadis]

* Allah refikdir merhametli ve şefkatli rıfkı sever ve rıfka mükabil verdiğini başka hiçbir şeyle vermez.

*[Kütüb-i Sitte Muhtasarı ] Tüm müminler Peygamberimiz [sav]in şefkatli ve merhametli yapısını örnek almalıdırlar. Çünkü bu Müminlerin Allahın rızasını kazanıp aralarındaki kardeşlik bağlarının da artmasına ve güçlü bir birlik olmalarına vesile olacaktır.

Allah Resûlü sav buyurdu: “Ben, güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim”
Ebû Hureyre radıyallahu anh Mâlik

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“iman bakımından müminlerin en mükemmeli, ahlâkça en güzel olanlar ve ailesine en güzel davrananlardır” Aişe radıyallahu anha Tirmizî

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Kıyamet günü, müminin terazisinde, güzel ahlâktan daha ağır bir şey yoktur Allah teâlâ, çirkin konuşan ve ne konuştuğunu bilmeyenlerden nefret eder”
Ebû Derda radıyallahu anh Tirmizî

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“içinizden en çok sevdiklerim ve kıyamet gününde mevki bakımından bana en yakın olanlarınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır. En nefret ettiklerim ve kıyamet gününde benden en uzak olanlarınız ise, gevezeler, lafazanlar ve yüksekten atanlardır Onlar büyüklük taslayan kimselerdir”
Câbir radıyallahu anh Tirmizî

Peygamberimiz, Peygamberimizin Güzel Ahlakı, Peygamberimizin Ahlakı, Peygamberimizin Güzel Ahlakı ile ilgili bilgi, Peygamberimizin Güzel Ahlakı hakkında bilgi, Güzel Ahlak ile ilgili hadisler, Güzel Ahlak hakkında hadisler, Güzel Ahlak ile ilgili hadisler ve ayetler, Güzel Ahlak hadisler, Güzel Ahlak Ayetler,

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin

  1. Burcu
    29 Ekim 2013 | Cevapla

    Hiç gūzel değil