Şehzade Mustafa ve ölümü yazısına puan ver :
Puan ver : 1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (Henuz oylanmamış)
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

Şehzade Mustafa ve ölümü
Şehzade Mustafa Sultan 4. Mehmet’in büyük oğlu. (d. 5 Haziran 1670) Babası şehzadesini yanından ayırmamış, hatta Polonya seferine bile götürmüştü. Dördüncü Mehmed, İkinci Viyana Kuşatması sonrasındaki bozgun yıllarında orduyu toparlamak için çaba göstermeyince, askerin ayaklanması üzerine 1689’da tahtından indirildi. Devrik hükümdar, yerine büyük oğlu Mustafa’nın geçirilmesini tavsiye etmişti ama asiler padişahın isteğini dikkate almayarak, sarayda senelerden beri hapis hayatı yaşayan kardeşi İkinci Süleyman’ı padişah yaptılar ve Şehzade Mustafa da küçük kardeşi Ahmed ile beraber önce Topkapı Sarayı’nda, daha sonra dSultan Dördüncü Mehmed’in büyük oğlu Şehzade Mustafa, 5 Haziran 1670’te doğdu. Babası şehzadesini yanından ayırmamış, hatta Polonya seferine bile götürmüştü. ama olmadı tabiki Dördüncü Mehmed, İkinci Viyana kuşatması sonrasındaki bozgun yıllarında orduyu toparlamak için çaba göstermeyince, askerin ayaklanması üzerine 1689’da tahtından indirildi. Devrik hükümdar, yerine büyük oğlu Mustafa’nın geçirilmesini tavsiye etmişti ama asiler padişahın isteğini dikkate almayarak, sarayda senelerden beri hapis hayatı yaşayan kardeşi İkinci Süleyman’ı padişah yaptılar ve Şehzade Mustafa da küçük kardeşi Ahmed ile beraber önce Topkapı Sarayı’nda, daha sonra da Edirne Sarayı’nda hapis hayatı yaşadı.

İkinci Süleyman, 1693’te öldüğünde Dördüncü Mehmed’in taraftarları, Şehzade Mustafa’yı tahta çıkarmaya çalıştılar. Sadrazam Fazıl Mustafa Paşa ise, Dördüncü Mehmed’in bir diğer kardeşi olan İkinci Ahmed’in padişahlığını tercih etti.
İkinci Ahmed de ağabeyi İkinci Süleyman gibi dört yıl hükümdarlık yaptı. Her iki padişah da senelerce hapis hayatı yaşamış, halim selim insanlardı. Ama o dönemde uluslararası arena son derece karışıktı ve Osmanlı İmparatorluğu Avusturya, Venedik, Rusya ve Polonya ile dört cephede birden savaşıyordu.

Tahta çıkartılmayan Şehzade Mustafa ise son derece hırslıydı ve bir an önce hükümdar olup devleti kurtarma hevesindeydi.

Benli Hüseyin Paşa, 1694’te İkinci Ahmed’i tahttan indirerek Şehzade Mustafa’yı padişah yapmak için bir teşebbüste bulunduysa da, muvaffak olamadı.

İkinci Ahmed 1695’te öldüğünde, tahta hanedanın hayattaki en yaşlı erkeği olan İkinci Mustafa’nın çıkması gerekiyordu ama yeni padişahın kim olacağı devlet ileri gelenlerinin katıldığı bir mecliste tartışıldı.
Sadrazam Ali Paşa, tahta İkinci Ahmed’in oğlu İbrahim’i çıkarmak istiyordu. Babasının tahttan indirilmesinin üzerinden geçen sekiz sene boyunca tahta geçebilmek için gün sayan Şehzade Mustafa’nın bütün hayalleri suya düşmek üzereydi. Bu sırada Hazinedarbaşı Mustafa Ağa ile saraydaki taraftarları şehzadeye durumu haber verdiler.
Osmanlı padişahlarının cüluslarında, yani tahtta çıkışlarında büyük bir tören yapılır ve bu törenlerde standartlaşmış sıkı teşrifat kuralları uygulanırdı. Tahta çıkacak olan şehzade, kızlarağası ve siláhdar ağa tarafından dairesinde ziyaret edilir, padişahın ölüm haberi tebliğ edilir, daha sonra şehzadenin bir koluna kızlarağası, diğer koluna da siláhdar ağa girer ve hırka-i şerif odasına gidilirdi.

Hazreti Muhammed’in eşyalarının önünde sadrazam ve şeyhülislam yeni padişaha biat ederler, yani bağlılıklarını arzederlerdi. Yeni padişahın başına saltanat alameti olarak sarık sarılır ve ve samur bir kürk giydirilirdi.
Daha sonra Müneccimbaşı uğurlu bir saat tespit eder, sarayın üçüncü kapısının önünde taht kurulur ve devlet adamları yeni padişaha bağlılıklarını sunarlardı.

1695’in 7 Şubat’ında devletin ileri gelenlerinin başka bir hükümdar adayının üzerinde durduklarını öğrenen Şehzade Mustafa, hapis tutulduğu daireden ayrılarak taht odasına koştu ve devlet adamları toplantıda iken sarayın kapısının önüne taht kurdurdu.

Haber göndererek sadrazamı ve şeyhülislamı çağırttı ve devletin ileri gelenleri şehzadenin tahtta oturduğunu görünce bir hayli şaşırdılar ama artık birşey yapamadılar ve yeni padişaha sırayla bağlılıklarını sundular.
a Edirne Sarayı’nda hapis hayatı yaşadı.

İkinci Süleyman, 1693’te öldüğünde Dördüncü Mehmed’in taraftarları, Şehzade Mustafa’yı tahta çıkarmaya çalıştılar. Sadrazam Fazıl Mustafa Paşa ise, Dördüncü Mehmed’in bir diğer kardeşi olan İkinci Ahmed’in padişahlığını tercih etti.
İkinci Ahmed de ağabeyi İkinci Süleyman gibi dört yıl hükümdarlık yaptı. Her iki padişah da senelerce hapis hayatı yaşamış, halim selim insanlardı. Ama o dönemde uluslararası arena son derece karışıktı ve Osmanlı İmparatorluğu Avusturya, Venedik, Rusya ve Polonya ile dört cephede birden savaşıyordu.

Tahta çıkartılmayan Şehzade Mustafa ise son derece hırslıydı ve bir an önce hükümdar olup devleti kurtarma hevesindeydi.

Benli Hüseyin Paşa, 1694’te İkinci Ahmed’i tahttan indirerek Şehzade Mustafa’yı padişah yapmak için bir teşebbüste bulunduysa da, muvaffak olamadı.

İkinci Ahmed 1695’te öldüğünde, tahta hanedanın hayattaki en yaşlı erkeği olan İkinci Mustafa’nın çıkması gerekiyordu ama yeni padişahın kim olacağı devlet ileri gelenlerinin katıldığı bir mecliste tartışıldı.
Sadrazam Ali Paşa, tahta İkinci Ahmed’in oğlu İbrahim’i çıkarmak istiyordu. Babasının tahttan indirilmesinin üzerinden geçen sekiz sene boyunca tahta geçebilmek için gün sayan Şehzade Mustafa’nın bütün hayalleri suya düşmek üzereydi. Bu sırada Hazinedarbaşı Mustafa Ağa ile saraydaki taraftarları şehzadeye durumu haber verdiler.
Osmanlı padişahlarının cüluslarında, yani tahtta çıkışlarında büyük bir tören yapılır ve bu törenlerde standartlaşmış sıkı teşrifat kuralları uygulanırdı. Tahta çıkacak olan şehzade, kızlarağası ve siláhdar ağa tarafından dairesinde ziyaret edilir, padişahın ölüm haberi tebliğ edilir, daha sonra şehzadenin bir koluna kızlarağası, diğer koluna da siláhdar ağa girer ve hırka-i şerif odasına gidilirdi.

Hazreti Muhammed’in eşyalarının önünde sadrazam ve şeyhülislam yeni padişaha biat ederler, yani bağlılıklarını arzederlerdi. Yeni padişahın başına saltanat alameti olarak sarık sarılır ve ve samur bir kürk giydirilirdi.
Daha sonra Müneccimbaşı uğurlu bir saat tespit eder, sarayın üçüncü kapısının önünde taht kurulur ve devlet adamları yeni padişaha bağlılıklarını sunarlardı.

1695’in 7 Şubat’ında devletin ileri gelenlerinin başka bir hükümdar adayının üzerinde durduklarını öğrenen Şehzade Mustafa, hapis tutulduğu daireden ayrılarak taht odasına koştu ve devlet adamları toplantıda iken sarayın kapısının önüne taht kurdurdu.

Haber göndererek sadrazamı ve şeyhülislamı çağırttı ve devletin ileri gelenleri şehzadenin tahtta oturduğunu görünce bir hayli şaşırdılar ama artık birşey yapamadılar ve yeni padişaha sırayla bağlılıklarını sundular.

Şehzade Mustafa, Şehzade Mustafa ve ölümü,

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin