Sevr Antlaşması yazısına puan ver :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan | 7,90 / 10 | 10 kisi / 79 puan verdi.
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

Sevr Antlaşması 1920
Sevr Antlaşması, Birinci Dünya Savaşı sonrasında İtilâf Devletleri ile savaşta yenilmiş kabul edilen Osmanlı Devleti arasında 10 Ağustos 1920′de imzalanan barış antlaşmasıdır. Hiç uygulamaya girememiştir.

İtilâf Devletleri Osmanlı Devleti ile hemen barış yapmaya yanaşmıyorlardı. Hazırlayacakları barış şartlarını Osmanlı Hükümetine kabul ettireceklerinden emindiler. Fakat mütarekeden sonra, aradan geçen iki sene içinde, Kurtuluş Savaşı Millî Kurtuluş hareketi başlamış, Ankara’da yeni bir Türk Hükümeti kurulmuştu.

Bu sırada İtilâf Devletleri San Remo Konferansı’nda Osmanlı Devleti’ne teklif edecekleri barış şartlarını hazırladılar. 22 Nisan 1920′de Osmanlı Hükümetini Paris’te toplanacak barış konferansına davet ettiler. Padişah, eski Sadrazam Ahmet Tevfik Paşa’nın başkanlığında bir heyeti Paris’e gönderdi. 30 Nisan günü ise Mustafa Kemal, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin kurulduğunu bütün devletlerinin dışişleri bakanlıklarına bildirdi. Bu suretle, İstanbul Hükümetine kabul ettirecekleri barış şartlarını Türk Milletinin ve yeni hükümetin kabul etmeyeceğini haber vermek istemişti.

Paris’e gelen Ahmet Tevfik Paşa’ya barış şartları bildirildiği zaman: “Barış şartları bağımsız bir devlet kavramı ile bağdaşamaz!” diyerek görüşmelere girmedi. Esasen İtilâf Devletleri arasında da bir birlik yoktu.
Fransa, Güney Cephesinde Ankara Hükümeti ile mütareke yapmıştı. Müttefikler arasındaki bu anlaşmazlık barış görüşmelerini uzattı. İtilâf Devletleri, barış şartlarını diplomasi yoluyla kabul ettiremeyeceklerini anlayınca, Yunanlıların Anadolu içlerine doğru ilerlemelerine izin verdiler. Bir taraftan da İngilizler Mudanya ve Bandırma’ya asker çıkardılar.

Ahmet Tevfik Paşa’nın barış görüşmelerini terk ederek geriye dönmesi üzerine İstanbul Hükümeti, Damat Ferit Paşa başkanlığında ikinci bir heyet gönderdi. Eski maarif nazırı (milli eğitim bakanı) Hadi Paşa, Şura-yı Devlet (Danıştay) eski reisi Filozof Rıza Tevfik, Bern Sefiri Reşat Halis’ten meydana gelen bu heyet Paris’e giderek, 10 Ağustos 1920′de Sevr Antlaşması’nı imzaladı. [[ TBMM|Büyük Millet Meclisi Hükümeti]] bu antlaşmayı tanımadı. Meclis “Misak-ı Millî”ye yemin ederek, Türk topraklarının parçalanmasına müsaade etmeyeceğini dünyaya ilân etti.

Hükümleri
Osmanlı Devleti, İstanbul ve çevresi ile Anadolu’da küçük bir toprak parçasından ibaret olacak, fakat Osmanlılar, antlaşma hükümlerine saygı göstermezlerse ve uymazlarsa, İstanbul da ellerinden alınacak. Osmanlı sınırları, Trakya’da Midye’nin çok daha doğusundan başlayarak Büyük Çekmece Gölü’ne inecek, bu hattın batısında kalan Trakya, Yunanistan’a verilecekti. Güney sınırı ise, İskenderun Körfezi ile Antalya Körfezi arasında bulunan Karataş Burnu’ndan başlamak suretiyle Antep, Urfa ve Mardin’i dışta bırakarak Irak sınırına varacak.

Boğazlar, savaş zamanında bile bütün devletlerin gemilerine açık bulundurulacak ve özel bir bayrağı ve bütçesi olan bir Avrupa komisyonu tarafından kontrol edilecek.Boğazlar komitesinin bir üyesi de bir Türk vatandaşı olacak

İngiliz, Fransız, İtalyan ve Japonlardan kurulacak bir komisyonun adli kapitülasyonların yerine geçmek üzere, koyacağı bir usulü Osmanlılar kabul edecekler. Kapitülasyonlardan bütün müttefik uyrukları yararlanacak.
İngiliz, Fransız, İtalyan ve Osmanlılardan kurulacak bir komisyon, Türkiye’nin servetini düzenleyecek, bütçe üzerinde son sözü söyleyecek, Türk parasının cins ve miktarını belirleyecek ve bu komisyonun onayı olmadıkça Osmanlı Devleti iç ve dış borç alamayacak. Yıllık gelir, bu komisyon tarafından, komisyonun ve işgal kuvvetlerinin masrafları, savaş sırasında zarar görmüş olan Müttefik Uyruklarının zararları için ayrıldıktan sonra geri kalan, Osmanlılar için harcanacak. Osmanlı Üyeleri, bu komisyonda yalnızca danışman olarak bulunacak.
Azınlıklar, her derecede okul açabilecekler.

Türkiye’nin askeri kuvveti, 10.000′i jandarma olmak üzere 50.000 olacak ve top bulunmayacak. Subayların %15′ini Müttefik veya tarafsız devletler subayları oluşturacak, zorunlu askerlik hizmeti olmayacak.
Osmanlı Donanması sınırlı olacak, askeri uçak bulunmayacak. Türk Silahlı Kuvvetleri, Müttefik komisyonlarının kontrolünde olacak.

Antlaşmanın uygulanmaya başlamasından bir süre sonra Kürtler Madde 62 ve Madde 64′e göre, Doğu Anadolu’da bağımsız bir kuruluş meydana getirmek isterlerse ve onların bu istekleri “Cemiyet-i Akvam” tarafından kabul edilip, Osmanlılara tavsiye edilirse Osmanlılar, bu tavsiyeyi yerine getireceklerdir.
Van, Erzurum, Bitlis ve Trabzon illerinin bulunduğu alanda, bir Ermenistan Devleti kurulacak, sınırlarının tayini Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın hakemliğine bırakılacak.

Hicaz, bağımsız bir devlet olacak. Osmanlılar, Mısır üzerindeki bütün haklarından vazgeçecek, Suriye, Irak ve Filistin için alınan bütün kararları da kabul edecek.

Oniki Ada İtalyanlara, Akdeniz’deki diğer adalar da Yunanlılara bırakılacak.
İzmir, Türk Egemenliği’nde kalacak, fakat Osmanlı Devleti, egemenlik haklarını Yunanistan’a bırakacak, İzmir Kalelerinden birinde Türk Bayrağı dalgalanacak.

Ayrıca Suriye Fransa’ya ve Irak İngiltere’ye veriliyordu. Sevr, ölü doğan bir antlaşma oldu. TBMM, bu antlaşmayı hiç dikkate almadan Türk Ulusu’nun bağımsızlığını ve Misak-ı Milli’yi silahının gücüyle kabul ettirmek için mücadelesine devam etti…

SEVR ANTLAŞMASI (10 Ağustos 1920)
1. Dünya Savaşı’nın galipleri 18 Ocak 1919′da Paris’te toplanarak savaş sonrası barışı görüşmeye başlamışlardı. Yenilen devletlerle tek tek antlaşmalar yapıyorlardı. Osmanlı Devleti hariç diğer yenilen devletlerle barış yapılmıştı. Sadece Osmanlılarla gizli anlaşmaların uygulanmaması nedeniyle çıkan anlaşmazlık sonucu imzalanmamıştı. Büyük devletler San Remo’da 18-26 Nisan 1920′de toplanarak Osmanlı ile yapılacak barışı görüşmeye başladılar. Toplantıya gözlemci olarak katılan Tevfik Paşa taslağın devlet tasfiyesi olduğunu belirtmişti. Bu ortamda İstanbul Hükümeti bir olağanüstü kurul toplayarak (Şüray-ı Saltanat) bu barış taslağını kabul etti. Sevr’in kabul edilmesinde Yunanlıların doğu Trakya ve Batı Anadolu”da harekete geçmeleri de etkili olmuştur. Sonunda 10 Ağustos 1920′de anlaşma imzalanmıştır.

Sevr Antlaşmasının Belli Başlı Hükümleri:
1.Sınırlar
a. Trakya Sınırı: Çatalca hattının biraz ilerisinden geçiyordu.
b. Suriye Sınırı: Gaziantep, Bilecik, Urfa ve Mardin’in kuzeyinden geçiyor, bunun güneyi Suriye topraklarında kalıyordu.
c. Doğu Sınırı: Giresun, Erzincan, Muş, Bitlis, Van Gölü’nün doğusu Ermenilere bırakılıyordu.
d. Boğazlar Bölgesi: Burada askersiz bir bölge kurulacaktı. Bu bölgede askeri hareketlerde bulunmak yasaktı. Yaklaşık 20-25 km’lik saha bu bölgeye giriyordu.
2. Arabistan ve Irak toprakları İngilizlere bırakılıyordu.
3. İtilaf Devletleri Türkiye’de özel nüfuz bölgeleri kuruyorlardı.
4. Barış şartları itilaf devletlerinin istediği şekilde uygulanacaktı. Aksi bir hareket olursa İstanbul elimizden alınacaktı.
5. Mecburi askerlik kaldırılacak, jandarma subayları arasında %5 yabancı subay bulunacaktı.
6. Kapitülasyonlar yeniden yeni kurulan devletlerde dahil bütün devletlere verilecekti.
7. Devletlerin gelir kaynakları işgal devletlerinin işgal harcamaları ve savaş tazminatı için kullanılacaktı.
8. İsteyen Türk uyruğu herhangi bir devletin uyruğuna geçebilecek, böylece kapitülasyonlardan yararlanacak ve vergi ödemeyeceklerdi.
9. Boğazlar Komisyonu: Amerika, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya ve Rusya tarafından atanacak üyelerden bir komisyon kurulacaktı ve bu komisyona hiçbir Türk giremeyecekti. Özel bayrak ve bütçeye sahip olacaktı. Komisyon; boğazlardan geçiş; fenerlerin idare ve bakımı, kılavuzluk işleriyle uğraşacaktı.

Sevr Antlaşmasının Önemi:
1. Osmanlı Devleti yok sayılmış ve yağmalanmıştır.
2. Dünya Savaşı’nın galipleri Osmanlı topraklarını paylaşmışlardı.
3. Azınlıklara geniş ve sonsuz haklar verilerek, Türk hakları kısıtlanmıştır.
4. Osmanlı Devleti işgalcilerin kontrol ve güdümüne itilmiştir.
5. Anlaşma uygulama alanı bulamamış bundan dolayı ölü doğmuş bir anlaşmadır.
6. Anadolu’daki Milli Mücadele azmini hızlandırmıştır.

Notlar:
• Sevr Barışı, 1876 Anayasasına göre Mebuslar Meclisi tarafından onaylanması gerekiyordu. Bu tarihte Meclis kapatıldığından Sevr onaylanamadı. Bundan dolayı hukuki bir özelliği yoktur.
• TBMM’nin büyük tepkisine neden oldu. Sevr’i kabul edenleri vatan haini olarak ilan etti.
• Kurtuluş Savaşı sonucu Sevr geçerliliğini yitirmiş, onun yerine Lozan Zaferi kazanılmıştır.

Sevr Barışı’nın değerlendirilmesi (Tepkiler)
Osmanlı Devleti’nin Doğu Trakya, Boğazlar ve hatta İstanbul üzerindeki egemenliği sona ermiş Ege Bölgesi’nin yönetimi Yunanistan’a geçmiştir; burası 5 yıl sonra tümden Yunanistan’a ait olacaktır. Doğu Anadolu elden gitmiştir. Kısaca Sevr, Osmanlı Devleti’nin hayat hakkına son vermiş, Osmanlı Devleti’ni tamamen bağımlı bir hale getirmişti.

TBMM’nin Sevr Barışı’na tepkisi çok sert olmuş, TBMM böyle bir antlaşmayı tanımadığını ilan etmiştir. Ayrıca Sevr’i imzalayanları da vatan haini saymıştır. Bu antlaşma Anadolu genelinde ulusal bilincin artmasına neden olmuştur.

Bunu yanında Sevr’in diğer bir özelliği, yürürlüğe girmemesidir. Aynı Ayastefanos Antlaşması’nda olduğu gibi. Çünkü bir antlaşmanın yürürlüğe girmesi Parlamento’nun onayına bağlıydı. Osmanlı Parlamentosu dağılmıştı. Bundan dolayı Sevr Osmanlı Hukuku açısından da geçersizdir.

Osmanlıların yaptıkları antlaşmalar tarihlerine göre

Osmanlıların yaptıkları antlaşmalar, Sevr Antlaşması, Sevr Antlaşmasının Önemi, Sevr Antlaşmasının Tarihi, Sevr Antlaşmasının Sonuçları, Sevr Antlaşması Özet, Sevr Antlaşması Nedir, Sevr Antlaşması Hakkında Bilgi,

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin

  1. nisa
    03 Aralık 2011 | Cevapla

    sevr antlaşmasında kim lider olarak gitmiştir?