Sporun Sosyal ve Ekonomik Faydaları yazısına puan ver :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan | 7,70 / 10 | 20 kisi / 154 puan verdi.
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

Sporun Sosyal ve Ekonomik Faydaları
Spor en temel tarifiyle harekettir. Fakat bu hareket ister bireysel olsun ister gurup halinde olsun belli kurallar dahilinde ve bir disiplin içinde yapıldığı için sosyolojik bir olaydır.

Daha da önemlisi spor, Dünya Sağlık Örgütünün ( WHO ) tarif ettiği esenlik (WELLNESS) kavramı kapsamında İNSANIN TÜM BOYUTLARDA İYİ VE DENGE İçİNDE OLMA HALİ ne her boyutta ( fizyolojik, sosyolojik, psikolojik, ekonomik, vs.) katkıda bulunabilen bir olaydır. Bu faydaları anlamak için sporun ne olduğunu tanımamız gerekmektedir.

Spor, yapan kişinin amacına göre, elit veya rekreatif olmak üzere 2 gurupta düşünülebilir:

Elit amaçlı sporda kişi sporu teknik ve taktikleri ile derinlemesine öğrenmek, pekiştirmek ve sergilemek suretiyle üst düzede ve yoğun bir şekilde gerçekleştirmeyi amaçlar. Yani madalya hedefler. Bu doğrultuda takımlar, kulüpler, federasyonlar, vb. gibi örgütlenmeler ve antrenör, masör, spor hekimleri, vb. meslekler ortaya çıkmıştır.

Rekreatif amaçlı sporda, kişi yoğun çalışma yükü, rutin hayat tarzı veya olumsuz çevresel etkilerden tehlikeye giren veya olumsuz etkilenen bedeni ve ruhi sağlığını tekrar elde etmek, korumak veya devam ettirmek aynı zamanda zevk ve haz almak amacıyla, kişisel doyum sağlayacak, tamamen çalışma ve zorunlu ihtiyaçlar için ayrılan zaman dışında kalan bağımsız ve bağlantısız serbest zaman için de, isteğe bağlı ve gönüllü olarak ferdi veya gurup için de seçerek hareket etmeyi amaçlar. Bu amaç aynı zamanda Rekreasyonun basit bir tanımıdır.

Spor zihinsel ve / veya fiziksel bir harekettir. Bu hareket çoğunlukla sosyal ve /veya toplumsaldır. Sporun kişiye sağladığı bireysel katkıları bile sonunda kişinin daha sosyal ve toplum içinde aktif / katkı sağlayan bir birey olmasına sebep olmaktadır.

Sporun Sosyal Faydaları ve Sporun Toplumsal Faydaları
Spor çevrecidir. Bugün Dünyada daha çok spor ( Kano, Rafting, Orienteering, Dağ Bisikleti, Dağcılık, Tur Kayağı, Yamaç Paraşütü, vb. ) doğal çevrede yapılmaktadır ve bu sporların popülaritesi de giderek artmaktadır.

Çevrecilik ve Spor okadar içi içe geçmiştir ki Dünyanın en büyük spor organizasyonu olan OLİMPİYAT ların patronu IOC ( Uluslar arası Olimpiyat Komitesi ) ‘nin bir şehre Olimpiyat Oyunları Organizasyonunu vermek için ilan ettiği ölçütlerden en önemlisi olarak ÇEVRECİLİK ortaya çıkmaktadır. Bu konuda IOC hem aday şehrin çevreci yapısına hem spor tesislerindeki çevreci yaklaşımlara hemde halkın cevre bilinç ve tutumuna bakmaktadır. IOC aday şehre şu soruları sormaktadır :

a) Mimari yapı ( tasarım ve peyzaj )
b) Tesislerin yeniden kullanılabilirliği
c) Metruk mahallerin restorasyonu
d) Yıkıcı arazi kullanımdan kaçınma
e) Canlıların yaşam yerlerinin korunması ve bio-değişimlilik
f) Yenilenemeyen kaynakların kullanımının asgariye indirilmesi
g) Kirletici maddelerin kirliliğinin asgariye indirilmesi
h) Kanalizasyonun işlenmesi
i) Katı atıkların işlenmesi
j) Enerji tasarrufu
k) Su ve hava kalitesi
l) çevre bilinci

Spordaki Rekreatif yaklaşımda insanların en çok tercih ettiği sporların ( Bisiklet, Joging, Yürüme, Streetball, vb.) yapıldığı yer olarak aranan ortam yeşillikler içinde ses, hava ve toprak kirliliği olmayan alanlardır. Bu nedenledir ki Rekreasyon Uzmanları şehir planlamalarındaki Rekreasyon alanlarının YEŞİL ve SPORTİF özellikleri ağırlıklı olmasına çaba sarf etmektedirler.

Spor toplumsal dayanışma ve bütünleşmeyi sağlar. Sporun evrensel değerlerinde, toplumlarda insanları guruplara ayıran ırk, milliyet, din, mezhep, sosyal konum, eğitim, kültür ve ekonomik farklılıklar, vb. özellikleri göz ardı eden bir yaklaşımla herkese eşit bir yaklaşım ( FAİR PLAY ) ortaya konur. Hele kazanmanın ikinci plana itilip katılımın ön plana çıkarıldığı Rekreatif spor gruplar arasındaki çatışmanın azaltılmasında önemli rol oynamaktadır. Rekreatif sporda sosyal, ekonomik veya eğitim farklılıkları ortadan kalkar ya da önemsizleşir. Her kesimden insan ortak zevkleri doğrultusundaki bir araya gelirler ve ortak uğraşılarda bulunur. Spor her kesimden olan bu insanların birbirlerini tanımalarına, dostluk kurmalarına ve ortak amaçlar etrafında birlikte çalışmalarına imkan hazırlar. Örneğin; bir basketbol takımını oluşturan sporcuların etnik kökeni, ırkı, dini, sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi ya da ekonomik yönü katılanların hiç birisi için ön planda değildir ve önemsenmeyen unsurlardır. Takımı oluşturan ve her kesimden oluşan sporcuların ortaklaşa yaptıkları ve dikkatlerini öncelikle yoğunlaştırdıkları husus, basketbol faaliyetinin kendisidir. Bu durum toplum hayatının niteliğini geliştirmekte, toplumun moral değerlerini yükseltmektedir.

Günümüzde toplum bilimciler toplumların gelişmişlik değerlendirmesini Dünya Sağlık Örgütünün (WHO ) ortaya koyduğu ESENLİK ( Wellness ) kavramına paralel bir şekilde ele almakta ve bir toplumu ve onu oluşturan bireyleri sadece iş ortamında ne kadar verimli olduklarıyla değil iş sonrası serbest zamanlarında NE ile uğraştıkları ile yorumlamaktadırlar. Bu değerlendirmede REKREATİF SPOR çok önemli bir yer tutmaktadır.

Sporun Ekonomik Faydaları
Rekreatif Spor, satılan araç gereçleri, yapılan tesisler ve bunların işletim maliyetleri, organize edilen etkinlikler ve bu etkinliklerin ekonomik girdileri ( gişe-büfe gelirleri, katılım –hakem ücretleri, vb.) açısından incelendiğinde, bilhassa gelişmiş ülkelerde, ülke ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Örneğin ABD de; savunma sanayinden sonra ülke ekonomisinin 2. büyük gücü olduğu bazı yazarlar tarafından dile getirilmiştir.

Spor, bilhassa rekreatif felsefeyle yapıldığı taktirde, insan yaşamının önemli bir parçası, bir tutkusu haline gelmektedir. Bu durumda insanlar onun için vakit ayırmakta ve harcama yapmaktadırlar. Bu nedenle ülke ekonomilerinde 2. büyük güç olmasına şaşırmamak lazımdır.

Modern toplumların yaşamının önemli bir parçası olan TURİZM içinde spor son yılarda çok önemli bir yere gelmiştir. Bu ilişki sporun insan ve toplum yaşamında önemli bir yer almaya başlaması ve turizm sektörünün bundan faydalanmak istemesiyle ortaya çıkmıştır.

Bugün turizm içinde spor çok çeşitli formlarda kendini göstermektedir:

Turizmde Spor: Turistlerin turizm sırasında spor yaparak salıklı yaşam alışkınlıklarının devamının sağlanması ( örneğin: turistik tesislerin etrafında joging, yürüyüş ve bisiklet parkurlarının temin edilmesi, yüzme havuzlarının erken saatlerden itibaren konukların hizmetine sunulması, vb.) ve / veya spor etkinlikleriyle turistlere sporun bireysel ve sosyal faydalarının sunulması ile onlara daha zengin ve mutlu bir ortamın sunulması ( örneğin: havuz başı step/aerobik seansları, tesislerde rekreatif spor oyunları organizasyonları, plaj voleybolu, muz, su kayağı, vb. ) amaçlanmaktadır.

Spor Turizmi: İnsanların spora katılım amacına ulaşması için turizm hizmetlerinin sunulması olayıdır. Bu katılım insanların aktif katılımını ( Golf, Binicilik, Dağ Bisikleti, Yamaç Paraşütü, vb. ) hedeflediği gibi pasif katılımını da ( Olimpiyatlar, Uluslar arası şampiyonalar, vb. ) hedeflemektedir.

Ayrıca Nostaljik Spor Turizmi adı altında Kırkpınar Yağlı Güreşleri, Rekorların kırıldığı spor tesislerinin ziyaret edilmesi hatta kullanılması, Tarih yazmış şampiyonların eşyalarının sergilendiği müzelerin gezilmesi, vb. organizasyonlarla gerçekleştirilmektedir.

Olimpiyat Oyunları
Her dört yılda bir, Dünyanın bütün ülkelerinden kalkıp gelen çeşitli dallardan sporcular, daha Önce “Olimpiyat Komitesi” tarafından kararlaştırılan belirli bir ülkenin büyük kentlerinden birinde toplanır, yarışmalar, maçlar, spor gösterileri yaparlar. dünya ölçüsündeki bu spor hareketlerinin tümü “Olimpiyat Oyunları” diye tanımlanır.

Olimpiyat oyunlarının ilk kez hangi tarihte başladığına dair kesin kayıtlara sahip değiliz. Tarihçiler, bunun İsa’dan önce 776 yılında, Yunanistan’daki Olimp Dağında yapıldığını ileri sürmektedirler. Gene aynı kaynaklara göre, bunun esası tanrılar tanrısı Zeus adına düzenlenen bir festivaldi.

Sonradan, aynı şenliklerin bütün tanrılar ve ölmüş kahramanlar için yapılan genel bir kutlama niteliği aldığını görüyoruz.

Eski Olimpiyat şenlikleri her dört yılda bir yapılır ve dört gün sürerdi. Eski Yunanlılar, iki şenlik arasındaki dört yılı “Olimpiyat” diye isimlendirir,zamanı ve olayları, İsa’dan önce 776 yılındaki ilk Olimpiyat festivalini esas tutarak kayıtlandırırlardı.

Yunanlılar (daha doğru su eski Yunanlılar )çağındaki Olimpiyat oyunlarına, Helen asıllı (Grek) erkekler katılır,barbarlar (eski Yunanlıların yabancı kavim ve topluluklara verdikleri genel isim) ve kadınlar alınmazdı.

İlk olimpiyatlarda sadece belirli koşular,yarışmalar vardı. İsa’dan önce 702 yılında ilk kez “pentatlon” müsabakaları da programa alındı. Pentatlon müsabakaları,atletizm,mızrak atma,uzun atlama,güreş,disk atma vs. gibi çeşitli spor eylemlerini kapsayan toplu bir spor dalıydı. Birkaç yıl sonra boks da katıldı.

Grek sitili Boks, modern boksa hayli benziyordu. Aradaki tek fark,gösterinin devamlı olmasıydı. Yani rauntlara bölünmemişti. Zamanla,iki tekerlekli arabalarla yapılan yarışlar, pankreas güreşleri (boks- güreş karması bir spor) da düzenlendi. İsa’dan önce 632 yılındaki 37. Olimpiyat oyunlarında erkek çocuklar için özel atletizm yarışmalarına yer verildi.

Olimpiyat oyunlarında kazananlara “ulusal kahraman” gözüyle bakılırdı. Her spor dalında kazanan, başına giydirilen zeytin dalından bir taçla onurlandırılır, ünlü heykel ustaları onların heykellerini yaparlardı. Bazı Yunan siteleri,Olimpiyat şampiyonlarına hayat boyunca maaş bağlarlardı. Onları vergiden muaf tutarlardı.

Modern Olimpiyat oyunlarına gelince, 1878 yılında ünlü bir Alman arkeologu Heinrich Schlieman,eski Yunanlılara ait bir stadyumun kalıntılarını buldu. Olimpiyat oyunları hikayesi yeniden canlandı.

1892 yılında, Baron Pierre de Coubertin adında soylu bir Fransız, Olimpiyat oyunlarının tekrar düzenlenmesini önerdi. sportif yararları kadar,uluslar arasında bir yaklaşma bakımından da bunun yararını savundu.

Birleşik Amerika’da Princeton Üniversitesinden Profesör William M. Sloane ve daha başka kimseler onu desteklediler.1894 yılının 16 haziran günü, Paris’te bir Olimpiyat Kongresi toplandı. Çeşitli ülkelerden yetmiş iki delege katıldı bu kongreye. Uluslararası bir düzendeki Olimpiyat oyunlarının temel ilkeleri kararlaştırıldı.

Sembolik bir jest olarak,ilk Olimpiyat oyunlarının 1896 nisan ayı içinde Atina’da yapılması uygun görüldü. Sayısız kurum ve varlıklı kişinin katılmasıyla, Atina eteklerindeki eski stadyum yenileştirildi. Genişletildi.

Bundan sonrasını,Olimpiyat oyunlarının tarihleriyle birlikte şöylece belirtebiliriz:

1896 Atina Olimpiyat Yarışmaları
1900 Paris Olimpiyat Yarışmaları
1904 Missouri.St. Louis Olimpiyat Yarışmaları
1906 Atina Olimpiyat Yarışmaları
1908 Londra Olimpiyatları
1912 Stockholm Olimpiyatları
1917 Berlin Olimpiyatları (1. Dünya Savaşı dolayısıyla ertelendi)
1920 Antwerp Olimpiyatları (Belçika)
1924 Paris Olimpiyatları
1928 Amsterdam Olimpiyatları
1932 Los Angeles Olimpiyatları
1936 Berlin Olimpiyatları (İlk kez,OlimpDağındaki Zeus tapınağından getirilen Olimpiyat meşalesiyle yapıldı)
19401 Olimpiyatları, 2. Dünya Savaşı dolayısıyla ertelendi.
1944
1952 Helsinki Olimpiyatları
1956 Melbourne Olimpiyatları
1960 Roma Olimpiyatları
1964 Tokyo Olimpiyatları
1968 Mexico City Olimpiyatları
1972 Münih Olimpiyatları

Olimpiyat Oyunlarının Ülkelere Sosyal ve Ekonomik Faydaları
1980 lere kadar ev sahibi toplumlara önemli bir ekonomik yük getiren büyük spor organizasyonları ( Örneğin :1976 Münih Olimpiyat Oyunları 692 milyar Sterlin) 1984 Los Angeles Olimpiyat Oyunlarından ( 215 milyon Sterlin kazanç ) itibaren önemli birer ekonomik kazanç kaynağı haline dönüşmüştür. 1996 Atlanta Olimpiyat Oyunları 5.1 milyar dolar ekonomik hareketlilik getirirken aynı zamanda 77,000 yeni iş yaratmıştır. ABD de ulusal ve uluslar arası spor organizasyonlarında ilan edilen ekonomik değerler şaşırtıcı düzeylere ulaşmıştır. Örneğin : Ulusal Amerikan Futbol Ligi ( NFL ) 1999 şampiyonluk maçı Super Bowl için 400 milyon dolar, Amerikan Basebol 1. ligi “1999 All Star” maçında 75 milyon dolar kar ve “1998 Erkekler Basketbol Final Four” 110 milyon dolar gelir ürettiği ilan edilmiştir. İngiltere deki Euro 96 ekonomik etkileriyle ( 280,000 ziyaretçi seyirci ve gazetecilerin harcamaları 120 milyon sterlin, bunların bölge otellerine yarattığı 900,000 yatak / gece iş ve 4,000 tam zamanlı iş / sene ) büyük bir başarı kabul edilmektedir. Bu sonuçlar ülkelerin büyük spor organizasyonları ülkelerine getirmek için daha büyük çabalar içine girmesine sebep olmaktadır.

Keimyung Universitesi, Kore den Ick-Keun Oh un “Effective Tourisni Marketing Approaches to Sporting Events: Lessons from the 2002 World Cup” başlıklı sunusunda bu tür büyük organizasyonların ev sahibi şehre çok önemli TV tanıtım imkanı ( 6 milyon insan ve 190 ülke) yarattığı dile getirilmiştir. Bu kısa süreli TV yayını sayesinde ev sahibi şehir turizm için cazip bir dünya şehri olduğu imajı yaratabilmektedir. Örneğin Atlanta 1996 Olimpiyat Oyunlarından sonra bir Dünya Şehri kabul edildi. Barcelona bugün hala Olimpiyat Oyunlarından miras kalan spor tesisleri sayesinde uluslararası spor kuruluşlarının ve spor turistlerinin tercih ettiği bir şehir özelliğini taşımaktadır. Burada , TV den organizasyonu seyredenlerin nasıl gerçek turizm içine çekilebileceği önemli bir konu olarak ortaya çıkmakta ve bu doğrultuda pazarlama stratejileri uygulanmaktadır.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Genel Sekreteri Dr. Neşe Gündoğanın 28-29 Haziran 2003 tarihli Dünya Gazetesindeki demecinde göre :

Oyunların televizyon ve sponsorluk haklarının iyi bir pazarlama stratejisiyle satılmasının ardından 1984 Los Angeles Olimpiyat Oyunları sonunda oyunların Güney Kalifornia ekonomisine yaklaşık 3.29 milyar dolarlık bir katkıda bulunması üzerine 1992 Olimpiyat Oyunları için o dönemde rekor sayılabilecek sayıda altı kent birden aday olmuştur.

Organizasyon Komitesi resmi raporuna göre, 1988 Seoul Olimpiyat Oyunlarını organize eden Güney Korenin 1988 yılındaki endüstri malları ihracatı bir önceki yıla oranla %28.3lük artış göstererek 60.67 milyar dolara ulaşmıştır. 1986 yılında 2,321 dolar olan kişi başına düşen milli gelir, 1988de 3,728 dolara; yine 1986 yılında 953 milyon dolar olan gayrisafi milli hasılatı, 1988 yılında 1 milyar 561 milyon dolara yükselmiştir. Diğer taraftan Güney Koreyi 1988 yılında ziyaret eden turist sayısı bir önceki yıla oranla %23 artış göstererek 2,300.000e ulaşmış ve ülke ekonomisine 3 milyar 300 milyon dolarlık bir gelir sağlamıştır. Seoul Oyunları 1982 – 88 yılları arasında 302,000 kişilik ek istihdam yaratarak işsizlik oranının da düşüş göstermesine yol açmıştır.

Olimpiyat Oyunları organize etmek için dört kez aday olup kaybetmesine rağmen yılmayan ve beşinci adaylığı olan 1992 Olimpiyat Oyunlarıyla bu şansı elde eden İspanyanın Barcelona kenti 1991 yılının ortalarına gelindiğinde Barcelona Avrupadaki en gelişmiş ve yaşanabilir kentler arasında sekizinci sıraya yükselmiştir. Ayrıca Barcelona Olimpiyat Oyunları 1986 – 1992 yılları arasında 326,301 kişilik ek istihdam yaratarak işsizlik oranının da büyük bir düşüş göstermesine yol açmıştır.

1996 Atlanta Olimpiyat Oyunlarının 1991 -97 yılları arasında Georgia eyaleti ekonomisine katkısı ise 5.1 milyar dolar olmuş ve Oyunlar sonunda eyalet hükümeti 176 milyon dolarlık vergi geliri elde etmiştir. Atlantada oyunların alınmasından itibaren her yıl giderek artan iş istihdamı Oyunların yapıldığı yıl olan 1996da 77,000 kişiye ulaşmıştır.

2000 Sydney Olimpiyat Oyunlarının etkilerine ilişkin yaptıkları araştırma sonuçlarına göre 1994 – 2004 yılları arasında Avustralyanın gayri safi milli hasılatına 7.3 milyar Avustralya doları eklenmiş ve oyunlar 150,000 kişilik ek iş istihdam yaratmıştır. Yine bu dönemde Sydneyi 1.3 milyon ek yabancı ve 174,000 yerli turistin ziyaret etmesi ve ülke ekonomisine 3 milyar Avustralya doları gelir getirmesi beklenmektedir. Sydney Oyunları Avustralyanın ticari işlemlerini de artıracak ve 1994-2004 dönemindeki ek ihracattan yaklaşık 3.5 milyar Avustralya doları gelir sağlanacaktır. Bütün bunların yanısıra, Avustralya dünya klasında spor tesislerine kavuşacak ve her zaman büyük uluslararası spor yarışmalarını en iyi şekilde organize edebilecektir.

Olimpiyat oyunlarının televizyon yayını ve sponsorluk haklarını tüm dünyada çeşitli yayın kuruluşlarına ve şirketlere satan IOC, 2012 Olimpiyat Oyunlarının henüz hangi kentte yapılacağı belli olmamasına rağmen ABDdeki yayın haklarını geçtiğimiz hafta NBC televizyon kanalına 1,181 milyar dolara satmıştır ( 2008 Beijing ise 894 milyon dolar idi).

Televizyon yayın haklarından gelecek olan gelir 2012 Olimpiyat Oyunları organizasyonu yapacak kentin bütçe giderlerinin yaklaşık % 60ını karşılayacaktır. Bütçenin diğer yarısı ise bilet satışları, sponsor gelirleri ve hediyelik eşya satışlarından gelen gelirlerle denkleşecektir.

İstanbul, Olimpiyat Oyunlarını organize ettiği takdirde, oyunlar alındıktan organize edinceye kadar olan yedi yıllık hazırlık süresi içerisinde İstanbul Olimpiyat projesi çerçevesinde 1 milyar 772 milyon dolarlık doğrudan yatırım yapılacak ve oyunların televizyon yayın hakları, bilet satışı, sponsorluk ve hediyelik eşya satışı programından elde edilecek gelirlerle bütçe karşılanacaktır. Bu dönemde yıllık 180,000 kişilik istihdam yaratılması, doğrudan ve dolaylı yatırımlarla gayri safi milli hasılatımıza yaklaşık 8 milyar dolar ek bir katkı sağlanması ve ülkemizi 2,5 milyon ek turistin ziyaret etmesi beklenmektedir.

Olimpiyat oyunlarının sosyal ve ekonomik açıdan yapıldığı ülkeye faydaları, olimpiyat oyunlarının sosyal ekonomik faydaları, Sporun Sosyal ve Ekonomik Faydaları, Sporun Ülkelere Faydaları, Sporun Faydaları, Sporun Turizme Faydaları, Sporun Turizme Katkıları, Sporun Ekonomik Faydaları Nedir, Sporun Sosyal ve Toplumsal Faydaları Nedir, Sporun Sosyal ve Toplumsal Faydaları Hakkında Bilgiler, Olimpiyatların Ülkelere Faydaları, Olimpiyatların Ülkelere Yararları, Olimpiyat Oyunlarının Ülkelere Faydaları, Olimpiyat Oyunlarının Faydaları, Sporun Sosyal Faydaları,

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin

  1. alican koç
    27 Kasım 2012 | Cevapla

    sporun ülkemize ekonomik katkısı nedir?

  2. salih
    11 Ekim 2012 | Cevapla

    yabacı sporcular türk sporu icin faydalımıdır nicin