UNESCO Nedir yazısına puan ver :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan | 7,75 / 10 | 249 kisi / 1.930 puan verdi.
Loading ... Loading ...
Bu siteyi beğendinmi?

UNESCO Nedir
Türkçe manası, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü”dür.
UNESCO kelimesi, İngilizce United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuştur. Dilimizde “Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu” biçiminde karşılanmıştır.

UNESCO Birleşmiş Milletler’in bir özel kurumu olarak, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1946 yılında kurulmuştur. Bu Kurumun Yasası 1945 yılı Kasım ayında Londra’da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmişti. Türkiye, bu Yasayı imzalayan ilk yirmi devlet arasında onuncudur. UNESCO Sözleşmesi, ülkemizde 20 Mayıs 1946 tarihli ve 4895 sayılı kanunla onanmıştır.

1-Milletlerarası karşılıklı tanışmayı ve anlaşmayı sağlayarak, dünya insanlarını birbirine yaklaştırmak.

2-Halk eğitimini sağlamak ve dünyanın geri kalmış yerlerindeki manevi karanlığa bilim ve kültür ışıklarını götürmek.

3-Barışın korunması yolunda yardımcı olmak.

UNESCO’nun gayesi; BM Anayasasında zikredildiği gibi, “adalete, ırk, cins, dil ve din ayrımı yapmaksızın herkes için insan hakları ve temel hürriyetlere cihanşümûl saygıyı sağlamak, bunun için eğitim, bilim ve kültür yoluyla devletler arasındaki işbirliğini geliştirmek ve bu yoldan barışın ve güvenliğin korunmasına katkıda bulunmaktır.” Teşkilat Anayasasında açık bir şekilde belirtildiği gibi UNESCO’nun zor kullanarak değil üye devletlerin kendi istekleri doğrultusunda faaliyette bulunması icab etmektedir.

UNESCO’NUN DÜNYA MİRASI LİSTESİNDEKİ TÜRK TARİHİ ESERLER

TURKEY
1985 Historic Areas of Istanbul
1985 Goreme National Park and the Rock Sites of Cappadocia
1985 Great Mosque and Hospital of Divrigi
1986 Hattusha
1987 Nemrut Dag
1988 Xanthos-Letoon
1988 Hierapolis-Pamukkale
1994 The City of Safranbolu
1998 Archaeological Site of Troy

İSTANBUL TARİHİ ALANLARI
Dünya Miras Listesine Alınmış Tarihi : 6.12.1985
İ.Ö. 7. yy’da kurulan İstanbul’un kuzeyde Haliç, doğuda İstanbul Boğazı ve güneyde Marmara Denizi ile çevrile kısmı günümüzde ‘Tarihi Yarımada’ olarak anılmaktadır. Kent, Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan stratejik konumu nedeniyle tarihi boyunca kentte hüküm süren uygarlıklar için daima çok önemli olmuştur. Bu özellikleri ile kent, Roma, Bizans ve Osmanlı gibi büyük İmparatorlulara başkentlik yapmıştır. Bu görkemli geçmişi ile farklı dinleri, kültürleri, toplulukları ve bunların ürünü olan yapıtları benzersiz bir coğrafyada bir araya getiren İstanbul, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer almaktadır. İstanbul’un tarihi yerleri Topkapı Sarayı, Yıldız Sarayı, Süleymaniye Camii ve Çevresi, Zeyrek Camii (Pantocrator Kilisesi) ve çevresi Kara suları, Bozdoğan Kemeri ve Haliç olarak tanımlanmıştır.

İstanbul’daki Bazı Önemli Müzelerin 2000 yılı ziyaretçi sayıları
Arkeolojik Müzesi 161.337
Ayasofya Müzesi 925.205
Kariye Müzesi 130.703
Mozaik Müzesi 17.719
Rumelihisarı Müzesi 67.246
Topkapı Sarayı Müzesi 1.217.848
Türk-İslam Eserleri Müzesi 66.195
Yıldız Sarayı Müzesi 3452
İstanbul – Göreme Kampanyası

The City of Safranbolu
Şehir eski çağlarda Homeros’un İlyada destanında geçen Paflagonya bölgesinde yer almaktadır ve bilinen tarihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar gider. M.Ö. 3000 ve 4000 tarihli tümülüsler, Safranbolu’nun insan yerleşimi açısından uzun bir tarihî olduğunu göstermektedir. Şehir Flaviopolis, Theodoropolis, Hadrianopolis, Germia ve Dadibra (Dadybra) gibi antik kasabalarla yorumlanmıştır. Bölgedeki bilinen ilk medeniyetler Hititlerin komşuları olan Gaspalar ve Zalpalardır.[4] Bölgede sırası ile Hititler, Frigler, dolaylı yoldan Lidyalılar, Persler, Helenistik Krallıklar (Pondlar), Romalılar (Bizans), Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlılar egemenlik kurmuşlardır.
Şehir Selçuklular tarafından fethedildiğinde adı Dadibra idi. Safranbolu, Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan’ın oğlu Muhiddin Mesut Şah tarafından 1196 tarihinde Türklerin eline geçmiştir. Muhiddin Mesut Şah, Yunanlı-Bizanslı nüfusa savaşmadan teslim olmaları durumunda hayatlarını koruyacağına söz vermiş fakat kayıtlara göre şehir savaşla ele geçirilmiştir. Hristiyanlara ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur. 1213-1280 tarihleri arasında Çobanoğulları, 1326-1354 tarihleri arasında Candaroğulları ve 1423 yılından sonra da Osmanlı Devleti’nin elinde bulunmuştur. Şu anki Kıranköy bölgesinde, Yunanlı topluluk bulunmaktaydı. Burası daha sonra merkez Yunan mahallesi olmuş ve 1923′deki nüfus değişimi bu bölgede gerçekleşmiştir.

Selçukluların idaresinde şehrin adı Zalifre olmuştur ve Sinop – Kastamonu – Safranbolu – Gerede – Söğüt uç bölgesi durumuna gelmiştir. Sonraki yıllarda şehir Türkmenler ve Bizanslılar arasında birkaç defa el değiştirmiştir. 1213 ile 1280 yılları arasında kasabayı, Anadolu Selçuklu Devleti’nin uç beyliği durumundaki Kastamonu ve Sinop bölgesine yerleşmiş olan Çobanoğulları Beyliği yönetmiştir. Daha sonra Çobanoğuları Moğol İlhanlılar’a vergi vermeye başlamıştır.

1326′da Candaroğulu Süleyman Paşa şehri ele geçirmiştir. 1332′de Kastamonu’ya gitmekte olan İbn Battuta ve Kastamonu paşasının oğlu vali Ali Bey ile görüşmüştür. İbn Battuta’ya göre geldiğinde, Hanefi ögretisini öğretmekte olan bir medrese bulunmaktaydı. Candaroğulları dönemiyle bölgede İslami mimari hareketlenmiştir, bu dönemde Gazi Süleyman Paşa Camii kullanılmaktaydı. Ayrıca eski bir Bizans kilisesi, iki hamam ve çeşitli çeşmeler bulunmaktaydı. Diğer benzer bir İslami yapılanma ancak 17. yüzyılda olacaktır.

Safranbolu 14. yüzyılın ortalarında ilk defa Osmanlı kontrolüne geçmiştir ve bu tarihten 1416′da tamamen fethedilene kadar Osmanlı Devleti ile Candaroğulları arasında bir sınır bölgesi olmuştur. Bölgeye Osmanlılar Yörükan-i Taraklı olarak bilinen çok sayıda Türkmen göçebeyi yerleştirmeye çalışmıştır ve şehrin ismi bu dönemden sonra Taraklı Borglu veya kısaca Borglu ve Borlu olarak adlandırılmıştır. 18. yüzyılın ortalarında Zağfiran Borlu kullanılmaya başlanmıştır ve daha sonra 19. yüzyılın ortasında kısa bir süre için Zağfiran Benderli kullanılmıştır fakat 19. yüzyılın son çeyreğinde Zağfiran Bolu olarak değişmiştir. En son olarak ise Zafranbolu ve daha sonra Safranbolu şekline dönüşmüştür.

Osmanlı Devleti zamanında özellikle 17. yüzyılda İstanbul-Sinop kervan yolu üzerinde konaklama merkezi olmasıyla kültürel ve ekonomik olarak en yüksek düzeyine ulaşmıştır. Aynı devirde Osmanlı sarayı ve devlet adamları şehre önemli eserler katmıştır.

18. yüzyıldan başlayarak, III. Selim ve II. Mahmud dönemlerinde de devam eden ve 1850′den sonra artan İstanbul’a olan belgelenmiş göç ile Safranbolulular sarayda etkili olmaya başlamışlardır. Göçmenlerin çoğunluğu fırıncılık veya denizcilik yapmaktaydılar. Xavier de Planhol’a göre 1860′dan başlayarak Safranbolulular İstanbul’da fırıncılık konusunda tekel kurmuşlardı ve fırınlarda çalışan yaklaşık her beş kişiden üçü Safranbolu bölgesinden gelmekteydi. Büyük ihtimalle mevki sahibi ve tanınmış kişiler Safranbolu’dan akrabalarını, arkadaşlarını veya müşterilerini İstanbul’a getirmekteydiler. Planhol’a göre Safranbolu’dan İstanbul’a gelen Yunanlıların büyük çoğunluğu denizcilik yapmaktaydılar.

1939′da işletmeye alınan Karabük Demir Çelik Fabrikası ile Karabük ilgi merkezi durumuna gelmiştir ve Safranbolu 1950′lerde Anadolu’da gerçekleşen modern şehirleşmeden fazla etkilenmemiştir. Bu nedenle mimari gelenekleri, özellikle yarı ahşap, üç odalı Pontian Yunan stilinde depreme dayanıklı evleri korunmuştur.[4] UNESCO tarafından 17 Aralık 1994 tarihinde Dünya Miras Listesi’ne alınarak “Dünya Kenti” unvanını almıştır. Dünya Miras Şehirleri Organizasyonu’nun (OWHC) aktif üyesi olan Safranbolu’da 2000 yılında OWHC yönetim kurulu toplantısı düzenlenmiştir.

Hierapolis-Pamukkale
Pamukkale, kaynak sularının kirecinden oluşmuş bir tepe. Türkiye’nin en tanınmış doğa harikasıdır; ve Denizli’dedir. Pamukkale 2700 metre uzunluğunda ve yüksekliği 160 metredir. Parlak beyaz rengiyle Pamukkale’yi 20 km uzaklıktan görmek mümkündür. Tepesinde antik Roma’lılardan kalma kutsal şehir Hierapolis adlı antik şehir bulunur.

20′nci yüzyılda Pamukkale’nin güzelliğini kendi gözleriyle görmek isteyen turistlerin akınlarıyla başa çıkabilmek için gitgide daha çok oteller inşa edildi. O zamanlarda çok hasar meydana geldi. Bazı otellerin inşa edilebilmesi için antik şehir Hierapolis’in bir kısmı yıkıldı. Pamukkale’nin sıcak kaynak suyu otellerin banyolarına havuzlarına aktarıldı. Suyu kesilen Pamukkale günden güne sararıp renk degiştirmeye başladı.
UNESCO’nun koruma altına almasıyla hasar bir miktar telafi edildi.

Nemrut Dağı
Nemrut Dağı Güneydoğu Anadolu bölgesinin Adıyaman ilinde Ankar dağları yakınında 2.150 metre yüksekliğinde bir dağdır.

Kommagene kralı Antiochus Theos, M.Ö. 62 yılında bu dağın tepesine, pekçok Yunan ve Pers tanrısının heykelinin yanısıra kendi mezar-tapınağını da yaptırmıştır. Mezarda, bir kartalın başı gibi, tanrıların taş oymaları bulunur. Heykellerin diziliş şekli hiyerotesyon olarak bilinir. Ayrıca her heykelin boyu 10 metre kadarmış ve dünyanın en güzel gün doğumu ve gün batımı burada olduğu söyleniyor.

Mezarda 1881 yılında Alman mühendis Karl Sester tarafından kazı çalışmaları yapılmıştır. Daha sonraki yıllarda yapılan kazılarda da Antiochus’un mezarı bulunamamıştır.

Nemrut Dağı 1987′de UNESCO tarafından Dünya mirası alanı ilan edilmiştir ve dünyanın sekizinci harikası sayılır.
Piyanist Tuluyhan Uğurlu, 2150 metreye taşınan piyano ile 4 Eylül 2003′te Nemrut Dağı zirvesinde bir konser vermiştir.

UNESCO, UNESCO nedir, UNESCO ne demek, UNESCO neye denir, UNESCO hakkında, UNESCO ile ilgili bilgiler, UNESCO hakkında bilgi, UNESCO ne demektir, UNESCO anlamı, UNESCO özellikleri, UNESCO nedir, UNESCO hakkında kısa bilgi, dünya kültür mirasları listesine alınan tarihi eserlerimiz, dünya kültür mirası listesindeki türk eserleri, dünya miras listesine alınan eserlerimiz, türkıyenın dünya mıras listesine alınan eserleri, unesco dünya kültür mirasları listesine alınan tarihi eserler, unesco dünya kültür mirasları listesine alınan tarihi eserlerimiz

Bu yazıda aradığınız konu yoksa soruyu yazın paylaşılsın ve eklensin

1 4 5 6
  1. kevser
    26 Eylül 2013 | Cevapla

    çok güzel bir site,ödevime çok yardımcı oldu 4.sınıf olarak yani